Geri Dön

Sol ön inen arter ve sol sirkümfleks arter yerleşimli kritik olmayan darlık yaratan plaklarda ramus intermedius arterinin varlığının ve çapının bilgisayarlı tomografi fraksiyonel akım rezervi değerlerine ve olası revaskülarizasyon kararına etkisi

The effect of the presence and diameter of the ramus intermedius artery on computed tomography fractional flow reserve values ​​and possible revascularization decision in non-critical stenosis plaques located in the left anterior descending artery and left circumflex artery

  1. Tez No: 978617
  2. Yazar: REMZİ YİĞİTCAN NOYAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SERKAN ARIBAL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Bilgisayarlı Tomografi Fraksiyonel Akım Rezervi, Ramus İntermedius, Koroner Arter Hastalığı, CAD-RADS, Computed Tomography Fractional Flow Reserve, Ramus Intermedius, Coronary Artery Disease, CAD-RADS
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Çalışmamızda amacı sol ana koroner arterdeki (LMCA) en sık varyasyonlardan biri olan ramus intermedius (RI) arteri varlığının ve çapının sol ön inen arter (LAD) ve sol sirkümfleks arter (LCX) yerleşimli kritik olmayan darlık yaratan plaklarda yarattığı veya yaratmadığı hemodinamik etkiyi araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Ocak 2021-Aralık 2024 tarihleri arasında Prof.Dr.Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Radyoloji Kliniğinde klinik istem üzerine koroner arter hastalığı şüphesi ile koroner bilgisayarlı tomografi çekimi yapılan hastaların verileri retrospektif olarak incelendi. Çalışma kapsamına LMCA arterinde darlığı bulunmayan, LAD ve LCX arterlerinde kritik olmayan oranda darlık oluşturan plakları (CAD-RADS 1, 2 ve 3) bulunan 18 yaş ve üzeri hastalar inceleme kapsamına alındı.Bu hastalar RI varlığı ve yokluğuna göre iki ayrı gruba bölündü.RI arteri bulunan hastalar da CAD-RADS sınıflamasında anlam ifade edecek şekilde RI çapı 1,5 mm altı ve üzeri olarak ikiye bölündü. Gruplar yaş, cinsiyet, risk faktörleri(diyabet, hipertansiyon, hiperlipidemi) ve plak morfolojisi-plak darlık oranına göre eşleştirildi.Yaş,cinsiyet,risk faktörleri gibi bilgiler hasta depolama sisteminden ve tetkik planlama öncesinde hastalardan alınmış anamnezlerden sağlandı.Vaka grubuna ve kontrol grubuna uyan hastaların görüntüleri anonimize edilerek kurumumuzun PACS (Picture Archiving Communicating Systems) sisteminden DİCOM (Digital Imaging and Communications in Medicine) formatında elde edildi. Elde edilen anonimize edilmiş görüntüler LAD,LCX arterlerinde proksimal segmentte yer alan plakların 1-2 cm distalinden ve varsa RI arterlerinin aynı düzeye gelen segmentten CT-FFR (Bilgisayarlı Tomografi Fraksiyonel Akım Rezervi) ölçümleri yapıldı. Bulgular: Bulgularımız, RI arter varlığının LCX'de kritik olmayan darlıklarda anlamlı CT-FFR azalmasına neden olduğunu ortaya koymuştur. Buna karşın RI arter varlığının LAD'da kritik olmayan darlıklarda CT-FFR değerleri üzerine anlamlı bir etkisi olmadığını, RI arter çapının da CT-FFR değerleri arasında farka yol açmadığını göstermiştir. Çalışmamızda RI arter çapının LAD, LCX ve RI CT-FFR değerlerinde anlamlı farklılığına yol açmadığı bulunsa da öte yandan LAD üzerinde yapılan alt grup analizlerinde, özellikle CAD-RADS 1 ve 2 olgularda RI çapının artışıyla LAD CT-FFR değerlerinde anlamlı düşüş gözlenmiştir. Sonuç: Çalışmamızın sonuçları RI arteri varlığının LCX yerleşimli kritik olmayan darlık yaratan plaklarda CT-FFR değerlerinde anlamlı düşüş yarattığını ve negatif yönde bir hemodinamik etki yaratabileceğini ortaya koymuştur. Ayrıca RI arter varlığının yaratabileceği etkinin tek başına düşünülmemesi gerektiği bu etkinin plak morfolojisi, plak darlık oranları gibi verilerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır.

Özet (Çeviri)

Aim: This study aimed to investigate whether the presence and diameter of the ramus intermedius (RI) artery—a common anatomical variation of the left main coronary artery (LMCA)—have a hemodynamic impact on non-significant stenosis-causing plaques located in the left anterior descending (LAD) and left circumflex (LCX) arteries. Materials and Methods: In this retrospective study, data were collected from patients who underwent coronary computed tomography angiography (CCTA) due to suspected coronary artery disease at the Department of Radiology, Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu City Hospital, between January 2021 and December 2024.Patients aged 18 years and older with no LMCA stenosis, but with non-significant LAD or LCX plaques (CAD-RADS 1, 2, or 3), were included. Patients were divided into two groups based on the presence or absence of an RI artery. Those with an RI artery were further stratified into two subgroups based on RI diameter: less than 1.5 mm and greater than or equal to 1.5 mm. Groups were matched for age, sex, risk factors (diabetes, hypertension, hyperlipidemia), plaque morphology, and degree of stenosis. Demographic and clinical data were obtained from the hospital information system and patient anamneses. Imaging data were anonymized and exported from the hospital PACS (Picture Archiving and Communication System) in DICOM (Digital Imaging and Communications in Medicine) format. CT-derived fractional flow reserve (CT-FFR) measurements were obtained from 1–2 cm distal to the plaques located in the proximal segments of LAD and LCX arteries, and from the corresponding level in the RI artery, if present. Statistical analyses were performed using SPSS version 30.0.0.0. Descriptive statistics were presented as frequencies and percentages for categorical variables, and as means ± standard deviations for continuous variables. The Chi-square test and Fisher's exact test were used to compare categorical variables between independent groups. Kolmogorov-Smirnov test was used to assess the normality of continuous variables. For continuous variables, independent samples t-test was used for normally distributed data, and the Mann-Whitney U test for non-normally distributed data. Pearson correlation coefficient was used to assess linear correlations among variables. Additionally, a multivariate linear regression model was applied to evaluate the predictive relationships between variables. A p-value of <0.05 was considered statistically significant. Results: Our findings demonstrated that the presence of the RI artery was associated with a significant reduction in CT-FFR values in LCX arteries with non-significant stenosis. However, no significant effect was observed on CT-FFR values in the LAD artery. Furthermore, RI diameter did not result in a statistically significant difference in CT-FFR values across the LAD, LCX, or RI arteries. Nonetheless, subgroup analysis of LAD showed that in CAD-RADS 1 and 2 patients, an increase in RI diameter was significantly associated with decreased CT-FFR values in the LAD. Conclusion: The results of this study suggest that the presence of the RI artery may lead to a hemodynamically unfavorable effect by significantly lowering CT-FFR values in LCX segments with non-significant stenotic plaques. However, the hemodynamic impact of the RI artery should not be considered in isolation; rather, it should be assessed in conjunction with other factors such as plaque morphology and degree of stenosis.

Benzer Tezler

  1. Bilgisayarlı tomografide saptanan miyokardiyal köprüleşme ile EKG incelemedeki Frontal Planar QRS-T açısı arasındaki ilişkinin araştırılması

    Investigation of the relationship between the myocardial bridge detected on Computed tomography and the Frontal Planar QRS-T angle in ECG examination

    KADİR KİSİP

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    KardiyolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. UĞUR BOZLAR

    PROF. DR. MURAT ÇELİK

  2. Koroner anjiyografisinde kalp kası bandı tanısı almış bireylerde bandın yerleşim yeri ve uzunluğunun değerlendirilmesi ve Manisa'da kalp kası bandı prevalansının saptanması

    The incidence of myocardial bridge in Manisa with coronary angiography and the assessment of the location and lenght of the tunneled segment in patients with myocardial bridges

    ALKIM ALKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    KardiyolojiCelal Bayar Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALİ RIZA BİLGE

    YRD. DOÇ. DR. İ. OZAN ÜTÜK

  3. Patient-specific in-silico hemodynamic characterization of the AAOCA anomaly in left coronary artery network

    Sol koroner arter ağındaki AAOCA anomalisinin hastaya özel ın-sılıco hemodinamik karakterizasyonu

    HACER DUZMAN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2024

    Biyoteknolojiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Hesaplamalı Bilim ve Mühendislik Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    PROF. DR. MUSTAFA SERDAR ÇELEBİ

  4. Koroner arter hastalığı ve metabolik sendromu olan hastalarda serum ürik asit düzeylerinin koroner tımı kare sayıları üzerindeki etkisi

    The effect of serum uric acid levels on timi frame counts in patients with coronary artery disease and metabolic syndrome

    EMRAH İPEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    KardiyolojiSağlık Bakanlığı

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. MEHMET BİLGE