Geri Dön

Bronkopulmoner displazili prematüre bebeklerde diüretik tedavisinin pulmoner etkilerinin akciğer ultrasonu ile değerlendirilmesi

Evaluation of the pulmonary effects of diuretic therapy in preterm infants with bronchopulmonary dysplasia using lung ultrasound

  1. Tez No: 980011
  2. Yazar: KARDELEN ÇELİKEL
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HÜSNÜ FAHRİ OVALI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Bebek-prematür, İntermittent pozitif basınç ventilasyonu, Infant-premature, Intermittent positive pressure ventilation
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Medeniyet Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bronkopulmoner displazi (BPD); prematüre bebeklerde sık izlenen, uzun dönem solunum desteği ve ciddi morbiditelerle seyreden komplike bir kronik akciğer hastalığıdır. BPD tanısı çoğunlukla klinik kriterlere ve solunum desteği ihtiyacına dayanmakta olup hastalığın şiddetini öngörecek objektif ve yatakbaşı uygulanabilir biyobelirteçlere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu doğrultuda akciğer ultrasonografisi (LUS); özellikle sıvı yükü, pulmoner parankimal durum ve tedavi yanıtını değerlendirmede öne çıkan noninvaziv ve semikantitatif bir araç olarak önem kazanmaktadır. Bu prospektif çalışmada, Eylül 2022 – Eylül 2025 tarihleri arasında İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde BPD tanısı alan 32 prematüre bebekte, klinik endikasyonla başlanan diüretik tedavi öncesi ve sonrası LUS skorlarının zamansal değişimi incelenmiştir. LUS değerlendirmeleri; tedavi öncesi, tedaviden sonraki 24. saat, 1. hafta ve tedavi kesildikten sonraki 24. saatte yapılmıştır. Olgular, postmenstrüel 36. haftadaki solunum desteği ihtiyacına göre hafif (n=18) ve orta-ağır (n=14) BPD grubu olarak ikiye ayrılmıştır. LUS skorlarıyla birlikte klinik, laboratuvar ve ventilasyon verileri de karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Çalışmada, tedavi sonrası tüm zaman noktalarında LUS skorlarında anlamlı düzeyde düşüş saptanmıştır (p<0,05). LUS skorundaki bu düşüş hafif ve orta-ağır BPD gruplarında benzer seyretmiş, skor değişim oranları açısından gruplar arasında anlamlı fark izlenmemiştir (p>0,05). Ancak diüretik öncesi dönemde, orta-ağır BPD grubunun LUS skoru anlamlı olarak daha yüksek saptanmıştır (p<0,05). Bu bulgu, LUS'un hastalık şiddetini yansıtma potansiyelini öngörebileceğini göstermektedir. Orta-ağır BPD grubunda intrauterin büyüme geriliği (IUGR), invaziv ve noninvaziv ventilasyon süresi, inhale kortikosteroid kullanım oranı ve süresi ile diüretik tedavi süresi anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Diüretik kesildiği haftadaki sıvı alımı da bu grupta anlamlı düzeyde daha düşük izlenmiştir (p<0,05), ancak diğer zamanlardaki sıvı alımı açısından gruplar arasında fark saptanmamıştır. LUS skorları ile dakika solunum sayısı ve solunum desteği türü arasında uyumlu bir değişim gözlenmiş; tedavi süresince her iki grupta da invaziv mekanik ventilasyon oranlarında azalma, oda havasına geçiş oranlarında artış saptanmıştır. Bu bulgular; LUS'un yalnızca BPD şiddetini öngörebilmede değil, aynı zamanda tedaviye yanıtın takibinde de etkin bir gösterge olabileceğini göstermektedir. Sonuç olarak, bu çalışma; LUS'un bronkopulmoner displazili prematürelerde diüretik tedaviye yanıtı izlemek ve hastalığın seyrini değerlendirmek amacıyla kullanılabilecek güvenilir ve tekrarlanabilir bir araç olduğunu ortaya koymaktadır. LUS'un bu yönüyle klinik karar süreçlerine katkı sağlayabileceği düşünülmekte olup daha geniş örneklemli çalışmalarla desteklenmesi önemlidir.

Özet (Çeviri)

Bronchopulmonary dysplasia (BPD) is a complex chronic lung disease commonly observed in preterm infants and is associated with long-term respiratory support and significant morbidities. The diagnosis of BPD is primarily based on clinical criteria and the need for respiratory support; however, there remains a need for objective and bedside-applicable biomarkers to predict disease severity. In this context, lung ultrasonography (LUS) has gained importance as a non-invasive and semi-quantitative tool, particularly in assessing fluid overload, pulmonary parenchymal status, and treatment response. In this prospective study conducted between September 2022 and September 2025 at the Neonatal Intensive Care Unit of Istanbul Medeniyet University Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın City Hospital, temporal changes in LUS scores were examined in 32 preterm infants diagnosed with BPD and initiated on diuretic therapy based on clinical indications. LUS evaluations were performed at four time points: before treatment, 24 hours after initiation, on the 7th day of treatment, and 24 hours after discontinuation. Based on respiratory support requirements at 36 weeks of postmenstrual age, infants were categorized into mild (n=18) and moderate-to-severe (n=14) BPD groups. Clinical, laboratory, and ventilatory data were also analyzed comparatively alongside LUS scores. Significant reductions in LUS scores were observed at all post-treatment time points (p<0,05). The magnitude of score reduction was similar between the mild and moderate-to-severe BPD groups, with no statistically significant difference between them (p>0,05). However, baseline (pre-treatment) LUS scores were significantly higher in the moderate-to-severe BPD group (p<0,05), indicating the potential of LUS to reflect disease severity. This group also exhibited significantly higher rates of intrauterine growth restriction (IUGR), longer durations of invasive and non-invasive ventilation, increased use and longer duration of inhaled corticosteroid therapy, and prolonged diuretic treatment (p<0,05). Additionally, fluid intake during the week of diuretic discontinuation was significantly lower in the moderate-to-severe group (p<0,05), although no differences were found at other time points. Changes in LUS scores were paralleled by reductions in respiratory rate and the need for respiratory support. In both groups, a decrease in invasive mechanical ventilation and an increase in the number of infants transitioned to room air were observed throughout the treatment course. These findings suggest that LUS may be effective not only in classifying BPD severity but also in monitoring treatment response. In conclusion, this study demonstrates that LUS is a reliable and reproducible tool that can be used to monitor the response to diuretic therapy and assess disease progression in preterm infants with BPD. Given these characteristics, LUS may contribute meaningfully to clinical decision-making processes and should be supported by studies with larger sample sizes.

Benzer Tezler

  1. Bronkopulmoner displazi gelişmekte olan çok düşük doğum ağırlıklı infantlarda hidroklorotiyazid ile birlikte spironolaktonun etkisi

    The effect of hydrochlorothiazide with spironolactone treatment on bronchopulmonary dysplasia development in very-low-birth-weight infants

    MEHMET BÜYÜKTİRYAKİ

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NURDAN URAŞ

  2. Farklı bronkopulmoner displazi sınıflamalarının uzun dönem sonuçlar üzerine etkisi

    Effect of different bronchopulmonary dysplasıa classıfıcatıons on long term outcomes

    ERVA BERİN KÜÇÜK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. LEYLA BİLGİN

  3. Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde takip edilen preterm bebeklerde metabolik kemik hastalığı gelişimi ve neden olan faktörlerin retrospektif incelenmesi

    Development of metabolic bone disease and contributing factors in preterm infants in the neonatal intensive care unit: A retrospective study

    DENİZ CABİRİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DİDEM ARMAN

  4. Bronkopulmoner displazili bebeklerde mannoz bağlayan Lektin ve İnterlökin -1 reseptör antagonisti gen polimorfizmleri araştırılması

    Mannose Binding Lectin and Interleukin-Receptor-1 antagonist gene polymorphism in premature babies with bronchopulmonary dysplasia

    BİLİN ÇETİNKAYA ÇAKMAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NİLGÜN KÜLTÜRSAY

  5. Bronkopulmoner displazili prematüre bebeklerin okul çağı prognozu

    Prognosis of premature infants with bronchopulmonary dysplasia at scholl age

    MÜMİNE TÜRKSOYLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZGE ALTUN KÖROĞLU