Weaving well-being in exile: Twelve Afghan refugee women in Istanbul
Sürgünde refahı dokumak: İstanbul'da yaşayan on iki Afganistanlı mülteci kadın
- Tez No: 982148
- Danışmanlar: PROF. DR. NURCAN ÖZGÜR BAKLACIOĞLU
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Siyasal Bilimler, Uluslararası İlişkiler, Political Science, International Relations
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: İngilizce
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Uluslararası İlişkiler (ingilizce) Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
İnsanlar giderek daha fazla kendi topraklarından koparılıyor ve güvenlik, özgürlük ve haysiyet arayışıyla kaçmak zorunda kalıyor. Kişinin evini terk etme kararı, ekonomik, sosyal, siyasi ve kültürel bağlamlarla bağlantılı birçok nedenden oluşur. Genellikle mülteciler daha iyi bir yaşam arayışındadır. Afganistan'da yüzyıllar boyunca süren göç, kolonyal ve emperyalist güçlerin müdahalesine maruz kalan çeşitli toplulukları bir araya getirdi. Türkiye'ye göç eden ilk büyük Afgan mülteci grubu 1980 yılında, binlerce Özbek ve Türkmen Afgan'a kalma hakkı verildiğinde ortaya çıktı. O zamanlar sadece Türk kökenli kişiler kayıt yaptırabiliyordu. Ancak elli yıl sonra, Afganistan'dan insanlar kaçmaya devam ediyor, ancak ikamet hakkı hala garanti edilmiyor. Bu çalışma, İstanbul ve Ankara'da çalışan veya okuyan orta sınıf ailelerden gelen genç yetişkin kadınlarla diyalog kuruyor. Taliban'ın dayattığı cinsiyet ayrımcılığı altında hayallerini ve arzularını gerçekleştiremedikleri için ülkelerini mülteci olarak terk ettiler. Aslında, çalışmak ve aktif olmak bile onları tehlikeye atıyordu. Bu tezde şu soruluyor: Türkiye'deki nitelikli Afgan kadınlar sürgünde refah ve özerkliklerini nasıl kazanmaya çalışıyorlar? Bunun için, sürgünün belirsizliği içinde özerklik yaratma ve hayallerini uyarlama yöntemleriyle birlikte, verdikleri anlamlar inceleniyor. Savaşlar kadınları ve erkekleri farklı şekilde etkiler. Göç de öyle. Bu nedenle, savaş zamanında mülteci kadınları ciddiye almak ve söylediklerini dikkatle dinlemek çok önemlidir. Teorik olarak, bu çalışma Sosyal Yeniden Üretim Teorisinden yola çıkarak, zorla yerinden edilmiş bir nüfusun günlük yaşamını incelemek ve refahın anlamını anlamak için başlatılmıştır. Bu çalışmanın hazırlanması sırasında, yalnızca bu teoriyi kullanmanın sınırlılıkları gözlemlenmiştir, bu nedenle boşlukları doldurmak için Feminist Güvenlik Çalışmaları ve refahı inceleyen diğer çalışmaların perspektifleri kullanılmıştır. Bu konular, İstanbul'da yaşayan on bir kadın ve Ankara'da yaşayan bir kadının sesleri aracılığıyla niteliksel bir yaklaşımla işlenmiştir.
Özet (Çeviri)
People are increasingly being uprooted from their territories and have to flee in search of safety, freedom and dignity. The decision to leave one's home is made up of multiple reasons connected to their economic, social, political and cultural contexts. Generally, refugees are searching for a better life. In Afghanistan, migration throughout centuries brought diverse communities together, whose relations have been interfered by colonial and imperialist powers. The first large group of Afghan refugees to migrate to Türkiye was in 1980, when thousands of Uzbek and Turkmen Afghans were offered a right to stay. At that time, only ethnically Turkic people could register. Fifty years later, however, people from Afghanistan continue to flee, but the right to receive a residency still is not guaranteed. This study dialogues with young adult women from middle-class families who work or study in Istanbul and Ankara. They left their country as refugees because their aspirations and desires couldn't be practiced under the gender-apartheid imposed by the Taliban. Actually, working and being active already put them in danger. This thesis then asks: how qualified Afghan women in Türkiye cultivate well-being and autonomy in exile? For this, the meanings they attribute are looked upon, together with ways they create autonomy and adjust aspirations in the limbo of exile. Wars affect women and men differently. Displacement as well. That's why it's so important to take wartime refugee women seriously, and listen attentively to what they have to say. Theoretically, this study initiates from Social Reproduction Theory to look at everyday life and to understand the meanings of well-being from a forcibly displaced population. During the making of this study, limitations were observed by solely using this theory, hence perspectives of Feminist Security Studies and other studies that look at well-being are used to fill in the gaps. These threads are weaved in a qualitative approach through the voices of eleven women in Istanbul and one in Ankara who have a lot to say.
Benzer Tezler
- Osmanlı İmparatorluğu döneminde Rize ekonomisinde dokumacılık
Weaving in Rize economy during Ottoman Empire
SEMA KELEŞ
- Kitle iletişim aracı olarak sanatın, makina halı dokumaları örneğinde, endüstriye kazandırılması
Introduction of art as a mass media to the industry in the example of machine carpet weaving
ESEN YÜKSEL
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
Güzel SanatlarSüleyman Demirel ÜniversitesiSanat ve Tasarım Ana Sanat Dalı
PROF. NAİLE RENGİN OYMAN
- Eskişehir/Kayakent beldesi ve çevresinde geleneksel dokumacılık ve dokuma çeşitleri
Traditional weaving and weave products in Eskişehir/Kayakent area
HAVVA AYKIT ÖZMEN
- Dokumanın tarihsel süreci içerisinde Girit battaniyesi ve güncel tasarımları
Cretan blanket and current designs in the historical process of weaving
DİLEM DOĞAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
Güzel Sanatlarİzmir Demokrasi ÜniversitesiSanat ve Tasarım Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HACER NURGÜL BEGİÇ