Geri Dön

Radyoembolizasyon tedavisinde Tc-99m makroagregat albumin(MAA) SPECT/BT dozimetrisinin gerçek absorbe dozlar için öngörü değeri ve cam/reçine mikrokürelerde karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi

Predictive value of Tc-99c macroaggregated albumin (MAA) SPECT/CT dosimetry for actual absorbed doses and a comparative evaluation in glass and resin microspheres in radioembolization therapy

  1. Tez No: 982304
  2. Yazar: AYŞE BETÜL DERE
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BURCU ESEN AKKAŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: İtriyum-90, Tc-99m MAA, PET/BT, Voksel tabanlı dozimetri, Radyoembolizasyon, Partitisyon modeli, Nükleer tıp, Yttrium-90, Tc-99m MAA, PET/CT, Voxel-based dosimetry, Radioembolization, Partition model, Nuclear medicine
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Bu çalışmanın amacı; cam ve reçine mikrokürelerle tedavi edilen hastalarda, tedavi öncesi Tc-99m MAA SPECT/BT temelli planlama dozimetresi ile tedavi sonrası Y-90 PET/BT temelli gerçek dozimetri ölçümlerinin karşılaştırılması ve klinik pratikte Tc-99m MAA SPECT/BT verilerinin gerçekleşen absorbe dozları öngörme kapasitesinin araştırılmasıdır. GEREÇ VE YÖNTEM: Haziran 2022–Ocak 2025 arasında Transarteriyel Radyoembolizasyon (TARE) uygulanan ≥18 yaş 124 hasta (155 tedavi seansı, 173 lezyon) retrospektif olarak analiz edilmiştir. Hastaların Tc-99m MAA SPECT/BT ve Y-90 PET/BT görüntüleri üzerinden hem volumetrik hem de absorbe doz parametreleri karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Analizlerde tümör volümü (TV), perfüze volüm (PV), normal karaciğer volümü (NKV) ve total karaciğer volümü (TKV) ile tümör absorbe dozu (TAD), perfüze alan absorbe dozu (PAAD), perfüze normal karaciğer absorbe dozu (PNKAD), normal karaciğer absorbe dozu (NKAD) ve total karaciğer absorbe dozu (TKAD) parametreleri dikkate alınmıştır. Ayrıca reçine mikrokürelerle tedavi edilen olgularda ise klasik partitisyon modeli ile voksel tabanlı dozimetri yöntemleri karşılaştırılarak yöntemler arası uyum değerlendirilmiştir. BULGULAR: Çalışmada cam mikroküre ile tedavi edilen 80 hastaya ait 101 lezyon ve reçine mikroküre ile tedavi edilen 57 hastaya ait 72 lezyon incelenmiştir. Her iki grupta da olguların yarısından fazlasını hepatoselüler karsinom (HCC) tanılı hastalar oluşturmuş olup, bunu sırasıyla kolorektal kanser metastazları, nöroendokrin tümörler (NET) ve intrahepatik kolanjiyoselüler karsinomlar (iCCA) izlemiştir. Tedavi uygulanan lob dağılımı her iki grupta da benzer olup, yaklaşık %80 oranında sağ lob yerleşimlidir. Tedavi yaklaşımları sıklık sırasına göre segmentektomi, bisegmentektomi ve lobektomi şeklindedir. Tedavi öncesi MAA SPECT ve tedavi sonrası Y90 PET üzerinden hesaplanan volümlerin karşılaştırmasında; TV her iki grupta da benzer hesaplanırken, PV'de tedavi görüntülerinde anlamlı azalma saptanmıştır. Buna karşılık, TKV ve NKV tedavi görüntülerinde artış göstermiştir. Dozimetrik analizlerde, tedavi görüntülerinde TAD ve PAAD'nin anlamlı şekilde arttığı, buna karşın NKAD'nin istatistiksel olarak anlamlı biçimde azaldığı gözlenmiştir. TKAD, cam mikroküre grubunda tedavi görüntülerinde anlamlı azalma ix göstermiş olup, reçine mikroküre grubunda ise anlamlı bir değişiklik izlenmemiştir. Tümör alt tiplerine göre yapılan analizde, tedavi öncesi ve sonrası ölçüm farklarının her iki grupta da büyük oranda HCC tanılı olgularda meydana geldiği gözlenmiştir. Ayrıca, reçine mikroküre ile tedavi edilen hastalarda yapılan Simplicit90Y ve Partitisyon modeli dozimetri karşılaştırmasında Wilcoxon testi sonuçlarına göre iki yöntem arasında TAD açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır. SONUÇ: Tc-99m MAA planlama dozlarının tedavi sonrası Y-90 PET/BT ile doğrulanan absorbe dozlarla karşılaştırılması sonucunda, hem cam hem de reçine mikroküre gruplarında tümör absorbe dozunun tedavi sonrasında arttığı, buna karşılık normal karaciğer absorbe dozunun daha düşük gerçekleştiği saptanmıştır. Bu bulgular, planlama aşamasında Tc-99m MAA'nın öngörü gücünün sınırlı olabileceğini ve tedavi sonrası gerçekleşen absorbe dozların Y-90 PET/BT dozimetrik verileriyle doğrulanması gerektiğini göstermektedir. Normal karaciğer absorbe dozunun planlamada öngörülen değerin altında gerçekleşmesi ise, normal parankimin korunmasına yönelik klinik bir emniyet şeridi sağlandığını düşündürmektedir. Ayrıca reçine mikroküre grubunda, partisyon modeli ile voksel tabanlı dozimetri yöntemleri arasında anlamlı bir fark saptanmamış, bu da klinik uygulamada her iki yöntemin de karşılaştırılabilir ve birbirinin yerine kullanılabilir olduğunu desteklemektedir.

Özet (Çeviri)

AIM: This study aimed to compare pre-treatment Tc-99m MAA SPECT/CT–based planning dosimetry with post-treatment Y-90 PET/CT–based actual dosimetry in patients treated with glass and resin microspheres, and to evaluate the predictive capacity of Tc-99m MAA SPECT/CT for estimating the actual absorbed doses in clinical practice. MATERIALS AND METHODS: A total of 124 patients (≥18 years; 155 treatment sessions, 173 lesions) who underwent TARE between June 2022 and January 2025 were retrospectively analyzed. Pre- and post-treatment Tc-99m MAA SPECT/CT and Y-90 PET/CT images were compared for both volumetric and absorbed dose parameters. The analyzed parameters included tumor volume (TV), perfused volume (PV), normal liver volume (NKV), total liver volume (TKV), tumor absorbed dose (TAD), perfused area absorbed dose (PAAD), perfused normal liver absorbed dose (PNKAD), normal liver absorbed dose (NKAD), and total liver absorbed dose (TKAD). Additionally, in patients treated with resin microspheres, classical partition model dosimetry was compared with voxel-based dosimetry (Simplicit90Y) to assess inter-method agreement. RESULTS: A total of 101 lesions in 80 patients treated with glass microspheres and 72 lesions in 57 patients treated with resin microspheres were evaluated. In both groups, more than half of the cases were HCC, followed by colorectal cancer metastases, NET, and iCCA. Approximately 80% of the treated lobes were located in the right hepatic lobe. The most common treatment approaches were segmentectomy, bisegmentectomy, and lobectomy, respectively. Comparative volumetric analysis revealed similar TV before and after treatment, while PV significantly decreased post- xi TARE. In contrast, TKV and NKV showed an increase after treatment. Dosimetric analysis demonstrated a significant post-treatment increase in mean TAD and PAAD, whereas mean NKAD significantly decreased. TKAD significantly decreased in the glass microsphere group, while no significant change was observed in the resin group. According to tumor subtype analysis, most pre- to post-treatment differences occurred in patients with HCC. Moreover, in the resin microsphere group, no significant difference in TAD was observed between voxel-based and partition model dosimetry methods according to the Wilcoxon signed-rank test. CONCLUSION: Comparison of Tc-99m MAA–based planning doses with post-treatment Y-90 PET/CT dosimetry demonstrated that tumor absorbed dose increased after treatment in both glass and resin microsphere groups, whereas normal liver absorbed dose was lower than the pre-treatment estimation. These findings indicate that the predictive accuracy of Tc-99m MAA during the planning phase may be limited, and highlight the necessity of post-therapy dosimetric verification using Y-90 PET/CT. The fact that the realized normal liver dose remained below the planned value suggests the presence of a protective safety margin for normal parenchyma. Additionally, in the resin microsphere cohort, no significant difference was observed between the partition model and voxel-based dosimetry, supporting the notion that both methods are comparable and can be used interchangeably in clinical practice.

Benzer Tezler

  1. Mikroküre tedavisi almış primer ve metastatik karaciğer kanserli hastalarda tümör yanıtı ve sağkalıma etki eden faktörlerin araştırılması

    Evaluation of factors affecting tumor response and survival in patients with primary and metastatic liver cancer treated with microspheres

    SERKAN DEMİRELLİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Radyoloji ve Nükleer TıpAkdeniz Üniversitesi

    Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. METİN ERKILIÇ

  2. Yttrium-90 görüntülemede kolimatör ve enerji penceresi optimizasyonu

    Collimator and energy window optimization for yttrium-90 imaging

    CANER İNCE

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Radyoloji ve Nükleer TıpDokuz Eylül Üniversitesi

    Medikal Fizik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖZLEM KARADENİZ

    PROF. DR. HATİCE DURAK

  3. Karaciğer malignitelerinde Y-90 mikroküre tedavisi

    Y-90 microsphere therapy in liver malignencies

    GÜLNİHAL HALE KAPLAN KURT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    OnkolojiAkdeniz Üniversitesi

    Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AKIN YILDIZ

  4. Hepatosellüler kanserde transarteriyel radyoembolizasyon tedavisinde resin ve cam mikrokürelerin tedavi etkinliğinin karşılaştırılması

    Comparison of the treatment efficacy of resin and glass microspheres in transarterial radioemboli̇zation in hepatocellular cancer

    HALİS HARUN ÖZTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Radyoloji ve Nükleer TıpAnkara Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET SADIK BİLGİÇ

  5. Hepatoselüler karsinomda transarteriyel radyoembolizasyon tedavisinde dozimetrik değerlendirmenin rolü: Retrospektif çalışma

    The role of dosimetric assessment in transarterial radioembolization therapy in hepatocellular carcinoma: a retrospective study

    TOLGA CAN BOZDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Radyoloji ve Nükleer TıpDokuz Eylül Üniversitesi

    Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERKAN DEREBEK