Geri Dön

Gecekondudan kentsel dönüşüme: Ankara örneği

From gecekondu to urban transformation: The Ankara example

  1. Tez No: 982788
  2. Yazar: ERKAM BURAK TİRYAKİOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AYŞEGÜL MENGİ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Siyasal Bilimler, Political Science
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Kent ve Çevre Bilimleri Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Başkent olmasıyla birlikte üstyapı ve altyapı ihtiyaçları artan Ankara ciddi bir iç göç almaya başlamıştır. Başlangıçta büyük bir savaştan harap olarak çıkmış genç Cumhuriyet, konut ihtiyacını planlı bir biçimde çözmek istemiştir. Yeni başkentin hızlı bir biçimde büyümesi ile planlar kısa sürede işlevsiz kalmıştır. Sonrasında II.Dünya Savaşı ve yokluk yılları yeni başkentin büyümesini de etkilemiş ve savaş sonrası tüm Avrupa'da başlayan ve savaşın ortaya çıkardığı yıkımı silmeyi hedefleyen inşa rüzgarı Ankara'da da yeni bir hareketlenmeye yol açmıştır. Kırdan kente göçün kontrolsüz bir biçimde hızlanması ile planlı büyüme fırsatı da kaçırılmış ve yurttaşlar barınma ihtiyaçlarını kendi başlarına çözmek zorunda kalmışlardır. Bu gelişmeler sonrasında Ankara gecekondu ile tanışmıştır. Gecekondu olgusu, temelde Türkiye'nin yaşadığı plansız, hızlı ve de sancılı modernleşme ve kentleşme sürecinin bir sonucudur. Kırsal alandaki çözülme, bu alanda yaşayan insanları başkent oluşu dolayısıyla başta Ankara olmak üzere büyükşehirlere itmiş ancak bu şehirler plansız bir biçimde gelen bu nüfusa yeterli ve karşılanabilir konut imkanı sunamamıştır. Devletin gecekonduya yönelik yaklaşımı, başlangıçta“reddetme”ve“yıkım”sonrasında ise“hoşgörü/af”ve“ıslah/iyileştirme”ikilemi ile süreç içerisindeki hızlı çözüm arayışları ile şekillenmiştir. Başlangıçta kaçak ve yasadışı yapılar olarak görülen gecekondular, zamanla kitlesel bir olgu haline gelince, devletin müdahale biçimi de değişmiştir. Türkiye'de, özellikle Ankara başta olmak üzere büyükşehirlerde yaşanan konut sorunu ve gecekondu olgusu karşısında kamu yönetimlerinin (merkezi yönetim ve yerel yönetimler) müdahale biçimleri, tarihsel süreç içinde önemli farklılıklar ve dönüşümler göstermiştir. Bu müdahaleler,“politikasızlık”olarak nitelendirilebilecek ilk dönemlerden, imar afları ve ıslah planları gibi düzenleyici araçlara, 1980 sonrası neoliberal dönemde ise doğrudan piyasaya müdahale eden ve kentsel dönüşümü bir rant aracı olarak kullanan politikalara dönüşmüştür. Kamu yönetimlerinin konut sorununa ve gecekondu olgusuna yönelik müdahaleleri, 1980'lerden itibaren“kentsel dönüşüm”kavramı altında yeni bir boyut kazanmıştır. Ankara'da gecekondu alanlarında gerçekleştirilen kentsel dönüşüm çalışmaları fiziki anlamda büyük oranda başarılı olmuştur ancak dönüşümün sosyal sonuçları ise tam aksine istenen neticeyi verememiştir. Ankara'daki büyük ölçekli kentsel dönüşüm projeleri incelendiğinde, başlangıçta hedef bu olmasa da süreç içerisinde dönüşüm soylulaştırma ile sonuçlanmıştır. Ankara'da uygulanan kentsel dönüşüm projeleri, belirli bir kesim için yeni ve modern konutlar üretmiş olsa da, kentin genel konut sorununa, özellikle de dar gelirlilerin barınma sorununa kalıcı ve adil bir çözüm getirememiştir. Tez kapsamında incelenen kentsel dönüşüm projelerinden, Dikmen Vadisi Projesi, 229 hektarlık alanda 2285 gecekonduyu hedefleyen bir yeniden geliştirme (redevelopment) modelidir. Proje, vadi tabanını temizleyerek modern konut ve iş merkezleri inşa etmeyi amaçlamıştır. Projenin yönetim modelinde belediye, kooperatif ve özel sektör temsilcileri bir araya gelmiştir. Süreç içerisinde, gecekondu sakinlerinin kurduğu“Barınma Hakkı Bürosu”ile politik bir direniş ve örgütlenme de ortaya çıkmış ancak tüm muhalefete rağmen proje, eski sakinlerinin büyük bir kısmının ekonomik yük ve değişen sosyal kimlik nedeniyle konutlarını satarak bölgeden ayrılmasıyla sonuçlanmıştır. Portakal Çiçeği Vadisi Projesi'nde ise yerinde iyileştirme ilkesi benimsenmiştir. Bu modelde, mevcut gecekondu dokusunu ve sosyal yapıyı koruyarak altyapıyı iyileştirmek ve sakinlerin kendi yaşam alanlarını dönüştürmek hedeflenmiştir. Finansmanda, yüksek maliyetli kamulaştırma yerine yaratılan değerin arsa sahipleriyle uzlaşılarak paylaşılmasına dayanan ve bu sayede soylulaştırma ve zorunlu yerinden edilme gibi sosyal maliyetleri minimize etmeyi hedefleyen, bir model benimsenmiştir. Ancak fiziksel dönüşüm yavaş ve sınırlı kalmıştır. Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi, Gültepe (Çinçin), Konya Yolu, Yeni Mamak ve Hıdırlıktepe-Atıfbey-İsmetpaşa projeleri ise yeniden geliştirme ve vitrin iyileştirmenin öne çıktığı kentsel dönüşüm projeleridir. Kuzey Ankara Girişi Projesi, çıkarılan özel kanun ile Ankara'nın protokol yolu üzerindeki gecekondu dokusunu ortadan kaldırmayı ve kentin vitrinini iyileştirmeyi amaçlamıştır. Gültepe (Çinçin) projesi ise yoksulluk sorununu karma gelirli konut stratejisiyle çözmeyi hedeflemiştir. Ancak, projeler büyük oranda soylulaştırma ile sonuçlanmış ve eski sakinler dönüşüm sonrası ortaya çıkan yeni ekonomik yükler nedeniyle yaşadıkları bölgeleri terk etmek zorunda kalmışlardır. Merkezi konuma sahip Hıdırlıktepe-Atıfbey-İsmetpaşa projesi de benzer şekilde, yerinden edilme ile sonuçlanmış ve yoksulluğu gidermek yerine kentin başka bölgelerine taşımıştır.

Özet (Çeviri)

Ankara's designation as the capital city necessitated rapid urban development, leading to escalating demands for infrastructure and a substantial influx of internal migration. Although the nascent Republic initially sought a planned resolution to the housing shortage, the city's rapid expansion, compounded by the exigencies of World War II, quickly rendered early planning efforts obsolete. This uncontrolled pace of rural-to-urban migration resulted in the loss of planned growth opportunities, compelling citizens to independently address their housing needs. This sequence of events marked the emergence of the gecekondu (squatter settlement) phenomenon in Ankara. Fundamentally, the gecekondu phenomenon is a direct result of Turkey's unplanned, rapid, and challenging modernization and urbanization process. The disintegration of the rural economy pushed the population toward metropolitan areas, primarily Ankara due to its capital status. However, these cities were unable to offer adequate and affordable housing options to this unplanned influx. The state's approach to gecekondus was initially characterized by the dualistic tension of“rejection”and“demolition,”later shifting to“tolerance/amnesty”and“rehabilitation/upgrading”as part of a rapid search for effective solutions. Initially viewed as illegal and unauthorized structures, the state's intervention strategies evolved as gecekondus transformed into a mass social phenomenon. In Turkey, the intervention methods adopted by public administrations (central government and municipalities) in response to the housing crisis and the gecekondu phenomenon in major cities, especially Ankara, have undergone significant historical variations and transformations. These interventions ranged from initial periods described as“lack of policy”to regulatory tools such as zoning amnesties and rehabilitation plans, and eventually, in the post-1980 neoliberal era, to policies that directly intervened in the market and instrumentalized urban transformation for rent-seeking. Public administration interventions regarding the housing problem and gecekondu areas gained a new dimension under the concept of“urban transformation”starting from the 1980s. While the urban transformation efforts undertaken in Ankara's gecekondu areas have been largely successful in the physical sense, the social outcomes of the transformation have, conversely, failed to yield the desired results. An examination of large-scale urban transformation projects in Ankara reveals that, despite initial intentions, the process ultimately resulted in gentrification. Among the urban transformation projects examined within the scope of this thesis, the Dikmen Valley Project aimed to clear the valley floor for the construction of modern residences and business centers. The management model involved collaboration between the municipality, a cooperative, and private sector representatives. A political resistance and organization, led by the gecekondu residents'“Housing Rights Office,”emerged during the process. Nevertheless, despite all opposition, the project concluded with a significant portion of the former residents selling their new homes and relocating due to economic hardship and a shift in social identity. On the other hand, the Portakal Çiçeği Valley Project adopted the principle of in-situ upgrading. This model sought to improve existing infrastructure while preserving the gecekondu structure and social fabric, encouraging residents to transform their own living spaces. Regarding financing, a model was adopted that focused on negotiated value-sharing with landowners, instead of high-cost expropriation, thereby aiming to minimize social costs such as gentrification and forced displacement. However, the physical transformation remained slow and limited. The North Ankara Entrance Urban Transformation Project, along with the Gültepe (Çinçin), Konya Yolu, Yeni Mamak, and Hıdırlıktepe-Atıfbey-İsmetpaşa projects, are examples where redevelopment and“showcase upgrading”were emphasized. The North Ankara Entrance Project, authorized by a special law, aimed to eradicate the gecekondu areas along Ankara's protocol route to enhance the city's image. The Gültepe (Çinçin) project sought to address poverty through a mixed-income housing strategy. However, these projects largely resulted in gentrification, forcing former residents to abandon their neighborhoods due to the new economic burdens resulting from the transformation. Similarly, the centrally located Hıdırlıktepe-Atıfbey-İsmetpaşa project also led to displacement, effectively relocating poverty to other parts of the city rather than solving it.

Benzer Tezler

  1. Gecekondudan apartmana geçiş sürecinde kültürel dönüşüm: Ankara Şentepe ve Birlik Mahallesi örneğinin Bourdieucu bir çözümleme denemesi

    Cultural transformation in the process of moving from gecekondu (shanty) to apartment flat: The analysis of the case of Şentepe and Birlik District of Ankara in accordance with Bourdieu?s approach

    NİLÜFER KORKMAZ YAYLAGÜL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    AntropolojiHacettepe Üniversitesi

    Antropoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. N. SERPİL ALTUNTEK

  2. Bir gecekondu mahallesinin dönüşümü: Macun örneği (Ankara / Yenimahalle)

    Urban transformation of a slum area: Sample of Macun District (Ankara / Yeni̇mahalle)

    SEVGİ ERDEM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    CoğrafyaVan Yüzüncü Yıl Üniversitesi

    Coğrafya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET ZEYDİN YILDIZ

  3. Kentsel dönüşüm uygulamaları Ankara Büyükşehir Belediyesi: Dikmen Vadisi 3. Etap örneği

    Urban regeneration applications Ankara Municipality: Dikmen Valley 3rd Stage case

    MURAT YAMAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Kamu YönetimiAnkara Üniversitesi

    Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞEGÜL MENGİ

  4. Spatial aspects of survival strategies of urban poor

    Kent yoksullarının yaşam stratejilerinde mekanın rolü

    SEHER ŞEN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2000

    SosyolojiOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Kentsel Politika Planlaması ve Yerel Yönetimler Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    PROF. DR. MELİH ERSOY

  5. Yoksul insanların barındığı konut iç mekânlarının işlevsel analizi: Dikmen Vadisi gecekondu örneği

    Functional analysis of interior spaces in low-income housings: Asquatter example from Dikmen Valley

    EMRE DEDEKARGINOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    SosyolojiHacettepe Üniversitesi

    İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MELTEM YILMAZ