Geri Dön

Laparoskopik histerektomi operasyonlarında farklı PEEP uygulamalarının doku oksijenasyonu, solunum mekanikleri ve postoperatif pulmoner komplikasyonlara etkisi

Effects of different PEEP applications on tissue oxygenation, respiratory mechanics and postoperative pulmonary complications in laparoscopic hysterectomy surgery

  1. Tez No: 983409
  2. Yazar: BÜŞRA ŞABANO
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BANU ÇEVİK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Laparoskopik histerektomi, PEEP, doku oksijenasyonu, driving pressure, solunum mekanikleri, postoperatif pulmoner komplikasyonlar, Laparoscopic hysterectomy, PEEP, tissue oxygenation, driving pressure, respiratory mechanics, postoperative pulmonary complications
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada laparoskopik histerektomi sırasında uygulanan iki farklı PEEP düzeyinin (5 ve 10 cmH₂O) perioperatif doku oksijenizasyonu, serebral perfüzyon, solunum mekanikleri ve postoperatif pulmoner komplikasyonlara etkisinin karşılaştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız elektif laparoskopik histerektomi operasyonuna giren 64 hastanın verilerinin kaydı ile prospektif olarak planlandı. Prospektif, randomize tipteki çalışmamız için 30.10.2023 tarihli ve 514/260/11 numaralı etik kurul onayı alındıktan sonra araştırmaya başlandı. Yaşı 18'den büyük ve 75'in altında, ASA I, II ve III olan ve bilgilendirilmiş gönüllü onam formunu imzalamış hastalar çalışmaya dahil edildi. Hastalar sıralı randomizasyon yöntemi ile Grup 1; PEEP 5 cmH₂O ve Grup 2; PEEP 10 cmH₂O olarak eşit iki gruba ayrıldı. Tüm hastaların preoperatif olarak demografik bilgileri, beden kitle indeksleri, ek hastalıkları ve ASA değerleri kaydedildi. Tüm hastalar EKG, noninvaziv TA, pulsoksimetre (SpO₂) ile monitörize edildi. Her hastaya serebral NIRS probu takıldı. Anestezi öncesi uyanık haldeki bazal NIRS değerleri kaydedildi. Hastalara hastanemizdeki elektif laparoskopik histerektomide uygulanan rutin anestezi prosedürleri uygulandı. Volüm kontrollü ventilasyon modu seçilerek 6-8L/Kg volüm ve 10-12/dk frekans ayarlandı. Randomize sıralı olarak PEEP değeri 5 cmH₂0 veya 10 cmH₂0 olarak seçildi. OTE sonrası tüm hastalara Allen testini takiben 20G branül ile radial arteden arter kanülasyonu yapılarak invaziv tansiyon monitörizasyonu sağlandı. Tüm hastalarda giriş, entübasyon sonrası, pnömoperitonyumdan 30 dakika sonra ve desüflasyondan 15 dakika sonra; kalp atım hızı, sistolik arter basıncı (SAB), diastolik arter basıncı (DAB), SpO₂, NIRS değerleri, Entübasyon sonrası, pnömoperitonyumdan 30 dakika sonra ve desuflasyondan 15 dakika sonra mekanik ventilatördeki Ppeak, Pplato, Pmean, EtCO₂, Driving Pressure değerleri, alınan arter kan gazlarındaki PCO₂ ve laktat değerleri kaydedildi. Vakanın ne kadar sürdüğü, verilen toplam sıvı, kan kaybı, idrar çıkışı miktarı vaka sonunda kaydedildi. Yine vaka sonunda ARİSCAT skoru ile hastalar değerlendirilerek skor sonucu hesaplandı. Extübasyon sonrası laringospazm, bronkospazm, atelektazi olup olmadığı ve uzamış bir mekanik ventilatör ihtiyacı gelişip gelişmediği kaydedildi. Bulgular: Çalışmamızda gruplar arasında demografik veriler, VKI, ASA skorları, ek hastalık oranı, operasyon süreleri, insüflasyon süreleri açısından anlamlı fark yoktu. Verilen toplam sıvı miktarları, toplam kan kaybı, toplam idrar çıkış miktarları benzerdi. KTA ve tansiyon verilerinde iki grup arasında anlamlı farklılıklar yoktu. Pnömoperitonyum sonrası 30. Dakika ve insuflasyondan 15 dakika sonrası SpO₂ değerleri Grup 2'de Grup 1'e göre anlamlı olarak daha yüksekti. Grup 1 ve Grup 2 arasında NIRS değerleri açısından anlamlı bir fark yoktu. Grup 2'de desuflasyon sonrası 15. Dakikada NIRS değeri Grup 1'e göre anlamlı daha yüksekti. İki grup arasında laktat, pCO₂ ve ETCO₂ değerleri açısından anlamlı bir fark tespit edilmedi. Her 2 grupta da ETCO₂ değerleri OTE sonrasına göre anlamlı olarak artış gösterdi. İki grup arasındaki artış oranlarına bakıldığında anlamlı bir fark tespit edilmedi. Her 2 grupta da Ppeak, Pplato değerleri pnömoperitonyumdan 30 dakika sonra ve desuflasyondan 15 dakika sonra OTE sonrasına göre anlamlı artış gösterdi. Grup 1'deki artış Grup 2'ye göre anlamlı daha yüksekti. Driving pressure değerlerine bakıldığında Grup 2'de OTE sonrası, pnömoperitonyum sonrası 30. dakika ve desuflasyon sonrası 15. dakika değerleri Grup 1'e göre anlamlı olarak daha düşüktü. Grup 1'de OTE sonrasına göre pnömoperitonyum sonrası 30. dakika driving pressure artışı Grup 2 ile kıyaslandığında anlamlı daha yüksekti. İki grup arasında ARİSCAT skorları açısından anlamlı bir fark yoktu ve postoperatif pulmoner komplikasyon görülme oranında anlamlı bir fark tespit edilmedi. Sonuç: Çalışmamızın sonuçları laparoskopik histerektomi operasyonları sırasında uygulanan 5 ve 10 cmH₂O PEEP değerlerinin hemodinami, doku oksijenizasyonu, solunum mekanikleri ve postoperatif pulmoner komplikasyonlar açısından benzer etkilere sebep olduğunu ve her ikisinin de güvenle kullanılabileceğini göstermektedir. Günümüzde kişiye özel optimal PEEP uygulamaları hakkında çalışmalar yapılmaktadır. Kişiye özel PEEP'in klinik sonuçlar üzerindeki etkilerini doğrulamak için büyük ölçekli ileri çalışmalara ihtiyaç vardır. Çalışmamızda ventilasyon etkinliğinin önemli göstergesi olan driving pressure basıncının PEEP 10 cmH₂O olan grupta anlamlı düşük tespit edilmesi yüksek PEEP uygulamasının solunum mekaniklerini iyileştirebileceğini düşündürebilir. Özellikle laparoskopik cerrahi geçiren ve oksijenasyonun sıkıntılı olduğu hasta gruplarında (ARDS, akciğer ödemi vs.) PEEP 10 cmH₂O kullanılarak elde edilen düşük driving pressure basıncı fayda sağlayabilir. Bu tarz hasta gruplarında yapılan ileri çalışmalar bu konuda daha aydınlatıcı olacaktır. PEEP 10 cmH₂O uygulanan hastalarda NIRS değerlerinin anlamlı daha yüksek tespit edilmesi yüksek PEEP uygulamalarında serebral oksijenlenmenin nispeten daha iyi olduğunu düşündürebilir. NIRS ile ilgili çok merkezli ve daha geniş bir populasyonda yapılacak ileri çalışmalar bu konu ile ilgili daha aydınlatıcı olacaktır.

Özet (Çeviri)

Objective: This study aimed to compare the effects of two different PEEP levels (5 and 10 cmH₂O) applied during laparoscopic hysterectomy on perioperative tissue oxygenation, cerebral perfusion, respiratory mechanics and postoperative pulmonary complications. Materials and Methods: Our study was planned prospectively by recording the data of 64 patients who underwent elective laparoscopic hysterectomy. The study was initiated after receiving ethics committee approval dated 30.10.2023 and numbered 514/260/11 for our prospective, randomized study. Patients aged over 18 and under 75, ASA I, II and III and who signed the informed consent form were included in the study. Patients were divided into two equal groups as Group 1; PEEP 5cmH₂O and Group 2; PEEP 10cmH₂O with the sequential randomization method. Demographic information, body mass index, additional diseases and ASA values of all patients were recorded preoperatively. All patients were monitored with ECG, noninvasive TA, and pulse oximetry (SpO₂). A cerebral NIRS probe was attached to each patient. Before anesthesia, baseline NIRS values were recorded while awake. Routine anesthesia procedures performed in elective laparoscopic hysterectomy in our hospital were applied to the patients. Volume-controlled ventilation mode was selected and 6-8L/Kg volume and 10-12/min frequency were adjusted. PEEP value was randomly selected as 5 cmH₂0 or 10 cmH₂0. After OTE, invasive blood pressure monitoring was provided to all patients by cannulation of the radial artery with a 20G branule following the Allen test. In all patients, entry, after intubation, 30 minutes after pneumoperitoneum and 15 minutes after desufflation; Heart rate (HR), systolic arterial pressure (SAB), diastolic arterial pressure (DAB), SpO₂, NIRS values, Ppeak, Pplato, Pmean, EtCO₂, Driving Pressure values in mechanical ventilation after intubation, 30 minutes after pneumoperitoneum and 15 minutes after desufflation, PCO₂ and lactate values in arterial blood gases were recorded. The duration of the case, total fluid given, blood loss, urine output were recorded at the end of the case. Again, at the end of the case, patients were evaluated with the ARISCAT score and the score result was calculated. It was recorded whether laryngospasm, bronchospasm, atelectasis occurred after extubation and whether a prolonged mechanical ventilation requirement developed. Results: In our study, there were no significant differences between the groups in terms of demographic data, BMI, ASA scores, comorbidity rates, operation times, and insufflation times. Total fluid amounts administered, total blood loss, and total urine output were similar. There were no significant differences between the two groups in terms of CTA and blood pressure data. SpO₂ values at 30 minutes after pneumoperitoneum and 15 minutes after insufflation were significantly higher in the PEEP 10 group than in the PEEP 5 group. There was no significant difference between Group 1 and Group 2 in terms of NIRS values. In Group 2, the NIRS value at 15 minutes after desufflation was significantly higher than in Group 1. No significant difference was found between the two groups in terms of lactate, pCO₂, and ETCO₂ values. ETCO₂ values increased significantly in both groups compared to after OTE. When the increase rates between the two groups were examined, no significant difference was found. In both groups, Ppeak, Pplato values showed a significant increase 30 minutes after pneumoperitoneum and 15 minutes after desufflation compared to after OTE. The increase in Group 1 was significantly higher than in Group 2. When looking at driving pressure values, in Group 2, the values after OTE, 30 minutes after pneumoperitoneum and 15 minutes after desufflation were significantly lower than in Group 1. In Group 1, the driving pressure increase at 30 minutes after pneumoperitoneum compared to after OTE was significantly higher compared to Group 2. There was no significant difference between the two groups in terms of ARISCAT scores and no significant difference was detected in the rate of postoperative pulmonary complications. Conclusion: The results of our study show that the PEEP values of 5 and 10 cmH₂O applied during laparoscopic hysterectomy operations cause similar effects in terms of hemodynamics, tissue oxygenation, respiratory mechanics and postoperative pulmonary complications and both can be used safely. Currently, studies are being conducted on individualized optimal PEEP applications. Further large-scale studies are needed to confirm the effects of individualized PEEP on clinical outcomes. In our study, the significant lower determination of driving pressure, which is an important indicator of ventilation efficiency, in the PEEP 10 cmH₂O group may suggest that high PEEP application may improve respiratory mechanics. Especially in patient groups undergoing laparoscopic surgery and in which oxygenation is problematic (ARDS etc.), low driving pressure obtained by using PEEP 10 cmH₂O may be beneficial. Further studies conducted in such patient groups will be more enlightening on this subject. The significantly higher determination of NIRS values in patients applied PEEP 10 cmH₂O may suggest that cerebral oxygenation is relatively better in high PEEP applications. Further studies conducted on NIRS in a multicenter and larger population will be more enlightening on this subject.

Benzer Tezler

  1. Uterus manipülatör kullanımına bağlı vajinal laserasyonlara vajinal lubrikant jelin etkisi

    Effect of vaginal lubricant gel on vaginal lacerations due to uterine manipulator use

    ALPER SOLMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYÇA NAZLI AKAR

  2. Tuboovaryan apse nedeniyle opere edilen hastalarda cerrahi prosedürün postoperatif sonuçlara etkisi

    The effect of surgical procedure on postoperative outcomes in patients operated for tuboovarian abscess

    FARUK İKİZOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MURAT EKİN

  3. Obez hastalarda laparoskopik, abdominal ve vajinal histerektomi sonuçlarının karşılaştırmalı incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    ÖZGE NUR GÜLEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Kadın Hastalıkları ve DoğumOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ AYŞE ZEHRA ÖZDEMİR

  4. Laparoskopik histerektomi ve vajinal histerektomi yapılan hastalarda idrar sondasının çekilmesi sonrası ultrasonla ölçülen rezidü idrar oranları

    Ultrasound measurements of residual urine levels after urinary catheter removal in patients undergoing laparoscopic hysterectomy and vaginal hysterectomy.

    DENİZ KARAOĞLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET KALE

  5. Kliniğimizde benign endikasyonlar ile yapılan v-notes histerektomi, vajinal histerektomi ve laparoskopik histerektomi operasyonlarının cerrahi sonuçlarının retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Valuation of surgical outcomes of vaginal hysterectomy, laparoscopic hysterectomy, and v notes hysterectomy for benign indications in our clinic: A retrospective analysis

    METEHAN HERGÜNER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. LEVENT YAŞAR