Geri Dön

The reception of transhumanist philosophy in contemporary English literature

Transhümanist felsefenin çağdaş İngiliz edebiyatında alımlanış biçimi

  1. Tez No: 983510
  2. Yazar: GÜLSÜM GÜMÜŞ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. FUNDA CİVELEKOĞLU
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: İngiliz Dili ve Edebiyatı, English Language and Literature
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: İngiliz Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: İngiliz Dili ve Edebiyatı Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Kurgu, her zaman gerçek hayattan ilham almış ve okuyucuları güncel değişimler hakkında bilgilendiren bir kaynak hâline gelmiştir. Bu nedenle, hayal edilmiş bir hikâye yarının gerçeği olabilir; tıpkı dünün kurgusunun bugünün hakikati hâline gelmiş olması gibi. Transhümanizm, özellikle kişiyi zihin ya da bilinç olarak tanımladıklarından ötürü bedenlere sahip olmanın insanı ölümün çarklarına bağladığı fikrini destekleyen çağdaş bir akımdır. Makinelere dönüşmenin insanlığı sona erdireceği yönündeki genel kanının aksine, transhümanizm insan bilincini, içinde sergilendiği kırılgan bedenden daha önemli görür ve insanlığı yok etmeyi hedeflemez. Bu tez, çağdaş İngiliz edebiyatında seçilmiş yazarların bakış açılarına göre, transhümanın yapay zekâ güç kazanırken insan egemenliğinin sönümlenmesini değil, tersine onun kurtuluşunu temsil ettiğini ortaya koymaktadır. Bu tez kapsamında incelenen her iki roman - Kazuo Ishiguro'nun transhümanize bir dünyada geçen ve insansı bir robotun hikâyesini anlatan Klara ve Güneş'i ile Jeanette Winterson'ın Frankenstein'ı çağdaş dünyada yeniden canlandırdığı Frankissstein: Bir Aşk Hikayesi adlı eseri insan ile insan olmayan arasındaki sınırları ortadan kaldırmaktadır. Bu sınırları eriterek, tüm insan acılarının kaynağı olarak görülen biyolojik bedeni bertaraf etmeye çalışır ve böylece insanlığı karbon temelli geçmişimize ait ikiliklerden muaf ederler. Bu çalışma, her iki yazarın transhümanist bir geleceğe karşı görünürde karamsar bir ton benimsese de nihayetinde teknolojik evrimin gerekliliğini vurguladıklarını savunmaktadır. Sürekli gelişen yirmi birinci yüzyıl dünyasında, insanın gelişimi yerine teknolojik dönüşümü reddetmek, duraklamaya hatta yok oluşa yol açma riski taşımaktadır. Biyolojik ve biyolojik olmayan biçimler arasındaki sınırların çözülmesi, bir kayıp olarak değil, karbon temelli geçmişimizin sınırlamalarından bir kurtuluş olarak sunulmaktadır. Bilinci, bedenden bağımsız bir kimlik özü olarak öne çıkaran her iki yazar da biyolojik olmayan bir gelecekte hayatta kalmanın, insan olmanın anlamını yapay terimlerle yeniden tanımlama yetisine bağlı olduğunu ileri sürmektedir.

Özet (Çeviri)

Fiction has always been inspired by real life and has become a source to inform readers on recent changes. Therefore, an imagined story might be tomorrow's reality, just as yesterday's fiction has become today's truth. Transhumanism is a contemporary movement which supports the idea that having a body equals to being bound to the wheels of death, especially because of the fact that they consider a human being to be rather a mind or consciousness. As opposed to the general belief that turning into machines would end humanity, transhumanism actually considers human consciousness to be more significant than the fragile body in which it is displayed, and it does not aim to wipe away humankind. This thesis investigates that the transhuman does not indicate the slipping of man's dominance while artificial intelligence seizes power; on the contrary, being transhumanized is the salvation of it, according to the selected authors of contemporary English literature. Indeed, both of the novels that are studied for this thesis, Klara and the Sun by Kazuo Ishiguro, which tells the story of a humanoid robot in a transhumanized world, and Jeanette Winterson's Frankissstein: A Love Story, reanimating Frankenstein in a contemporary world, dissolve the boundary between human and non-human. By doing so, they free humankind from binaries that belong to our carbon-based past by attempting to get rid of the source of all human suffering, which is the biological body. This study argues that although both authors adopt a seemingly pessimistic tone toward a transhuman future, they ultimately underscore the necessity of technological evolution. In an increasingly advanced twenty-first-century world, resisting enhancement rather than embracing transhumanization risks stagnation or even extinction. The dissolution of boundaries between biological and non-biological forms is portrayed not as a loss, but as a liberation from the constraints of our carbon-based past. By privileging consciousness as the core of identity, independent of flesh, both authors suggest that survival in a post-biological future depends on our ability to redefine what it means to be human in artificial terms.

Benzer Tezler

  1. Yeniden yazımlarla yeniden yazılanlar: Frankensteın'da yeniden yazılan metin, yazar ve çevirmen imgeleri üzerine feminist bir inceleme

    The rewritten in rewritings: A feminist analysis on the rewritten images of the text, author and translator in Frankenstein

    MERVE SEVTAP SÜREN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Mütercim-Tercümanlıkİstanbul Üniversitesi

    Çeviribilim Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞE FİTNAT ECE ÜSTÜN

  2. Hümanizmden posthümanizme sıradan insanın reddi

    Ordinary people's rejection from humanism to posthumanism

    NECLA FAKILI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    FelsefeNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Felsefe Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SEBİLE BAŞOK DİŞ

  3. Seeing beyond structures: The power of aesthetics in housing architecture

    Yapıların ötesini görmek: Konut mimarisi ve estetiğin gücü

    RAMİ HARKOUS

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2025

    MimarlıkBahçeşehir Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NILAY UNSAL GULMEZ

  4. The posthuman condition: A comparative study of Kazuo Ishiguro's Never Let Me Go and Margaret Atwood's Oryx and Crake

    İnsan sonrası durum: Beni Asla Bırakma (Kazuo Ishiguro) ile Antilop ve Flurya'nın (Margaret Atwood) karşılaştırmalı analizi

    NERGİZ ÖZNUR VARDAR

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2018

    Karşılaştırmalı EdebiyatTekirdağ Namık Kemal Üniversitesi

    İngiliz Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ CANSU ÖZGE ÖZMEN

  5. Trans/posthumanist themes in American science fiction novels

    Amerikan bilim kurgu romanlarında trans/posthümanist temalar

    HAZAL ÇOMAK

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2016

    Amerikan Kültürü ve EdebiyatıEge Üniversitesi

    Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MURAT ERDEM