Geri Dön

Ekstübasyon sonrası stridorun öngörülmesinde larengeal hava yolu genişliğinin ultrasonografi ile değerlendirilmesi

Evaluation of laryngeal airway width by ultrasonographyin predicting post-extubation stridor

  1. Tez No: 984122
  2. Yazar: İREM GEZER
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AYÇA SULTAN ŞAHİN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Laringeal hava yolu, ultrasonografi, ekstübasyon, stridor, anesteziyoloji, Anestezi, Anestezi-endotrakeal, Solunum yolları obstrüksiyonu, Laryngeal airway, ultrasonography, extubation, stridor, anesthesia, Anesthesia-endotracheal, Airway obstruction
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, erişkin elektif cerrahi hastalarında ekstübasyon sonrası stridor gelişimini öngörmede ultrasonografi ile ölçülen larengeal hava yolu genişliğinin prediktif değerini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Prospektif olarak planlanan çalışmaya, genel anestezi altında elektif cerrahi geçiren toplam 82 erişkin hasta dahil edilmiştir. Her hastada entübasyon öncesi ve ekstübasyon öncesi dönemde yüksek frekanslı lineer ultrason probu ile vokal kord düzeyinde larengeal hava yolu çapı ve cilt altı doku kalınlığı ölçülmüştür. Ekstübasyondan sonraki ilk 30 dakika içinde stridor gelişimi gözlenmiş, hastalar stridor (+) ve stridor (–) olarak iki gruba ayrılmıştır. Elde edilen veriler Mann–Whitney U testi ve Ki-kare testi ile karşılaştırılmış, ROC analizi kullanılarak cut-off değerleri, duyarlılık ve özgüllük oranları belirlenmiştir. Bulgular: Stridor insidansı %50 idi. Stridor gelişen hastalarda BMI değerleri anlamlı olarak yüksek bulundu (p=0,0047) ve ROC analizinde BMI için AUC=0,681 olarak hesaplandı. Preoperatif cilt altı doku kalınlığı stridor ile anlamlı ilişki gösterdi (p=0,013) ve AUC=0,670 ile çalışmanın en güçlü ultrasonografik belirteci oldu. Buna karşılık vokal kord çapı ve ΔVK değerleri gruplar arasında anlamlı fark göstermedi; ROC analizinde AUC=0,574 olup düşük duyarlılık (0,20) nedeniyle prediktif güçleri sınırlı bulundu. Operasyon süresi ve ASA skoru ise istatistiksel olarak anlamlı değildi (p>0,05). Sonuç: Preoperatif cilt altı doku kalınlığı ve BMI, PES gelişimini öngörmede anlamlı belirteçlerdir. Vokal kord düzeyi ölçümleri ve ΔVK değişimi düşük prediktif güce sahiptir. Larengeal USG'nin ekstübasyon öncesi risk değerlendirmesinde noninvaziv, pratik ve uygulanabilir bir yöntem olduğu görülmüştür. Özellikle yüksek riskli hastaların erken dönemde tanımlanması, hava yolu yönetimi ve perioperatif güvenlik açısından klinik fayda sağlayabilir.

Özet (Çeviri)

Objective:The aim of this study was to evaluate the predictive value of ultrasonographically measured laryngeal airway width in predicting post-extubation stridor among adult patients undergoing elective surgery under general anesthesia. Materials and Methods:This prospective observational study included 82 adult patients scheduled for elective surgical procedures. In each patient, laryngeal airway diameter and subcutaneous tissue thickness were measured at the level of the vocal cords using a high- frequency linear ultrasound probe, both before intubation and immediately before extubation. The occurrence of stridor within the first 30 minutes after extubation was recorded, and patients were classified into two groups as stridor (+) and stridor (–). Data were analyzed using the Mann–Whitney U and Chi-square tests. Receiver Operating Characteristic (ROC) analysis was performed to determine the diagnostic performance of ultrasonographic parameters, identifying optimal cut-off values, sensitivity, and specificity. Results: The incidence of stridor was 50%. BMI was significantly higher in patients who developed stridor (p=0.0047), with an AUC of 0.681. Preoperative subcutaneous tissue thickness was also significantly associated with stridor (p=0.013) and demonstrated the strongest USG-based predictive value with an AUC of 0.670. In contrast, vocal cord diameter and Δ-VC values showed no significant difference between groups; ROC analysis revealed limited diagnostic performance (AUC=0.574, sensitivity 0.20). Operative duration and ASA scores were not statistically significant predictors (p>0.05). Conclusion:BMI and preoperative subcutaneous tissue thickness are significant predictors of PES, whereas vocal cord measurements and Δ-VC changes have limited predictive value. Laryngeal USG appears to be a noninvasive and practical tool for pre- extubation airway risk assessment. Early identification of high-risk patients may contribute to improved perioperative airway management and patient safety.

Benzer Tezler

  1. Preterm yenidoğanlarda ekstübasyon öncesi tek doz deksametazonun reentübasyonu önlemedeki etkiinlik ve güvenilirliği

    Başlık çevirisi yok

    MURAT PALABIYIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZEYNEP İNCE

  2. Yenidoğanlarda videolaringoskop ve direkt laringoskopun, hemodinami ve entübasyon koşulları yönünden karşılaştırılması

    Comparison of hemodynamic changes and intubation conditions of videolaryngoscope and direct laryngoscope use in newborns.

    HATİCE SELÇUK KUŞDERCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Anestezi ve ReanimasyonOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SİBEL BARIŞ

  3. Ekstübasyon sonrası görülen kardiyovasküler ve solunum sistemi yanıtlarına benzidamin ile lidokainin etkileri

    Effects of benzydamine and lidocaine on cardiovascular and respiratory responses to extubation

    METE MANİCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Anestezi ve ReanimasyonGazi Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KADİR KAYA

  4. Kaf içi ve dışına lidokain uygulamasının ekstübasyon sonrası görülen kardiyovasküler ve solunum sistemi yanıtlarına etkileri

    Effects of application lidocaine intracuff and around the cuff on cardiovascular and respiratory responses to extubation

    SELİN EYÜPOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Anestezi ve ReanimasyonGazi Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KADİR KAYA

  5. Genel anestezi altında cerrahi geçiren olgularda alkalinize lidokain ile salinin kaf içi uygulamasının postoperatif öksürük, boğaz ağrısı ve ses kısıklığı üzerindeki etkilerinin retrospektif incelenmesi

    Retrospective investigation of the effects of alkaline lidocaine and saline inside the cuff on postoperative cough, sore throat and hoarseness in surgical patients under general anesthesia

    SELVİNAZ DEMİREL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Anestezi ve ReanimasyonSüleyman Demirel Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BERİT GÖKÇE CEYLAN