Kronik böbrek yetmezliği hastalarında endocan ve fetuin-Adüzeylerinin SCORE2 ve ASCVD risk skorları ile ilişkisininaraştırılması
Investigation of the relationship between endocan and fetuin-A levels and SCORE2 and ASCVD risk scores in patients with chronic kidney disease
- Tez No: 984409
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ERDEM ÇOKLUK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Biyokimya, Biochemistry
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sakarya Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
GİRİŞ VE AMAÇ: KBH, dünya genelinde artan sıklığıyla önemli bir halk sağlığı sorunu olarak görülmektedir. KBH'de mortalite ve morbiditenin başlıca nedenleri olarak kardiyovasküler hastalıklar öne çıkmaktadır. KBH'de görülen kardiyovasküler risk artışı, yalnızca klasik risk faktörleriyle açıklanamamaktadır. Endotelyal aktivasyon ve inflamasyon belirteçleri bu riske katkıda bulunan önemli biyobelirteçlerdir. Bu çalışmada, KBH tanısı konmuş bireylerde endocan ve fetuin-A düzeylerinin, SCORE2 ve ASCVD Risk Estimator Plus modelleriyle 10 yıllık kardiyovasküler risk skorlarının ilişkisini değerlendirmek amaçlanmıştır. YÖNTEM: Bu kesitsel çalışmaya 40-75 yaş aralığında kronik böbrek hastalığı tanısı almış 125 ve sağlıklı 34 birey dahil edilmiştir. Katılımcılarda serum endocan ve fetuin-A düzeyleri ve rutin biyokimyasal analitlerin ölçümleri yapılmıştır. Kardiyovasküler risk, SCORE2 ve ASCVD-RE+ modelleri kullanılarak hesaplanmıştır. BULGULAR: Serum endocan ve fetuin-A düzeyleri ile SCORE2 ve ASCVD-RE+ risk skorları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamıştır (p>0,05). Endocan düzeyleri KBH evreleri arasında anlamlı farklılık göstermemiş, fetuin-A düzeylerinde ise evre ilerledikçe düşme eğilimi gözlenmiştir ancak bu azalma istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p>0,05). Çok değişkenli analizlerde endocan ve fetuin-A düzeylerinin kardiyovasküler risk skorları üzerinde bağımsız etkisi tespit edilmemiştir. SONUÇ: Bu çalışmada, KBH tanısı alan bireylerde serum endocan ve fetuin-A düzeylerinin SCORE2 ve ASCVD-RE+ risk skorlarıyla anlamlı ilişki göstermediği belirlenmiştir. Bulgular, bu biyobelirteçlerin tek başına kardiyovasküler risk öngörüsünde yeterli olmayabileceğini düşündürmektedir. Ancak hasta sayısının sınırlı olması ve kesitsel tasarım nedeniyle sonuçların daha geniş örneklemli, prospektif çalışmalarla desteklenmesi gerekmektiği düşünülmektedir.
Özet (Çeviri)
AIM: Chronic kidney disease is recognized as an important public health issue worldwide due to its increasing prevalence. Cardiovascular diseases are the leading causes of morbidity and mortality in CKD. The increased cardiovascular risk observed in CKD cannot be fully explained by traditional risk factors alone. Biomarkers of endothelial activation and inflammation are important contributors to this elevated risk. The aim of this study was to evaluate the relationship between serum endocan and fetuin-A levels and 10-year cardiovascular risk scores calculated using the SCORE2 and ASCVD Risk Estimator Plus models in individuals diagnosed with CKD. MATERIALS AND METHODS: A cross-sectional study was conducted including 125 individuals aged 40–75 years with a diagnosis of chronic kidney disease and 34 healthy controls. Serum endocan and fetuin-A levels, along with routine biochemical analytes, were measured in all participants. Cardiovascular risk was calculated using the SCORE2 and ASCVD-RE+ models. RESULTS: No statistically significant relationship was found between serum endocan and fetuin-A levels and SCORE2 or ASCVD-RE+ risk scores (p>0.05). Endocan levels did not differ significantly among CKD stages, while fetuin-A levels showed a decreasing trend with disease progression, although this decrease was not statistically significant (p>0.05). Multivariable analyses revealed no independent effect of endocan or fetuin-A levels on cardiovascular risk scores. CONCLUSION: This study found that serum endocan and fetuin-A levels were not significantly associated with SCORE2 and ASCVD-RE+ risk scores in individuals diagnosed with CKD. These findings suggest that these biomarkers alone may not be sufficient to predict cardiovascular risk. However, due to the limited number of patients and the cross-sectional design, the results need to be confirmed with larger prospective studies.
Benzer Tezler
- Vaskülojenik erektil disfonksiyonlu hastalarda serum endocan ve ADMA düzeyleriile penil doppler ultrasonografi bulguları arasındaki ilişki
The relationship between serum endocan and ADMA levels and penile doppler ultrasonography findings in patients with vasculogenic erectile dysfunction
DORUK DEMİREL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
ÜrolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiÜroloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BİNHAN KAĞAN AKTAŞ
- İnmeli hastalarda serum endocan düzeylerinin belirlenmesi
Determination of serum endocan levels in stroke patients
GÖZDE YALÇIN
- Henoch Schönlein purpuralı çocuk hastalarda inflamasyon belirteçlerinin değerlendirilmesi
Evaluation of inflammatory markers in children with Henoch Schönlein purpora
FEHİM AKGÜNGÖR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıKahramanmaraş Sütçü İmam ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FATİH TEMİZ
- Kronik böbrek yetmezliği hastalarında anerji sıklığı ve tüberkülin deri testinin değeri
Başlık çevirisi yok
AYŞE ŞEKER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2003
NefrolojiOndokuz Mayıs Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KUDDUSİ CENGİZ