Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanılı çocuklarda Benign Eklem Hipermobilitesinin değerlendirilmesi ve serum prolidaz düzeyinin sağlıklı çocuk grubu ile karşılaştırılması
Evaluation of Benign Joint Hypermobility and comparison of serum prolidase levels between children diagnosed with attention-deficit/hyperactivity disorder and healthy controls
- Tez No: 985089
- Danışmanlar: DOÇ. DR. HİCRAN DOĞRU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışmanın temel amacı, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanısı almış çocuklarda Benign Eklem Hipermobilite Sendromu'nun (BEHS) varlığını ve eklem hipermobilitesi düzeyini (Beighton skoru) belirleyerek, bu bulguların yaş ve cinsiyet açısından eşleştirilmiş sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırılmasıdır. Çalışmada, bağ doku yapısal özelliklerinin nörogelişimsel süreçlerle olası etkileşimini değerlendirmek amacıyla, kollajen metabolizmasının önemli bir göstergesi olan serum prolidaz düzeyleri incelenmiştir. DEHB grubunda eklem hipermobilitesinin sıklığı ve şiddetinin belirlenmesi, serum prolidaz düzeylerinin ölçülmesi ve bu parametrelerin kontrol grubu ile karşılaştırılması hedeflenmiştir. Ayrıca, DEHB'nin alt tipleri (dikkatsiz, hiperaktif/dürtüsel ve bileşik) arasında eklem hipermobilitesi ve prolidaz düzeyleri açısından farklılık olup olmadığı ile Beighton skoru ve prolidaz düzeyleri arasındaki biyokimyasal ilişkiler araştırılmıştır. Elde edilen verilerin, prolidaz aktivitesi üzerinden DEHB ve BEHS arasındaki biyolojik etkileşimin aydınlatılmasına katkı sağlayarak, erken tanı, biyobelirteç temelli izlem ve multidisipliner klinik yaklaşımlar açısından yeni bir kavramsal çerçeve sunması hedeflenmiştir. Yöntem:Bu kesitsel, kontrol gruplu gözlemsel çalışmaya, DSM-5 ölçütlerine göre DEHB tanısı almış 86 çocuk ile yaş ve cinsiyet açısından eşleştirilmiş 85 sağlıklı kontrol dahil edilmiştir (toplam n = 171, yaş aralığı 6–12 yıl). Tanısal değerlendirmede Çocuklar İçin Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi – Şimdi ve Yaşam Boyu Versiyonu (ÇDŞG-ŞY), semptom şiddetinin ölçümünde Conners Aile Derecelendirme Ölçeği – Yenilenmiş Kısa Form (CADÖ-YK), ağrı düzeyinin değerlendirilmesinde Yüz Ağrı Skalası (FPS-R) kullanılmıştır. Ayrıca, katılımcıların demografik ve sosyoekonomik özellikleri detaylı biçimde kaydedilmiştir. Ebeveynlerin yaş, eğitim düzeyi, meslek durumu, aile yapısı ve gelir–gider dengesi gibi veriler yapılandırılmış bir demografik form aracılığıyla toplanmıştır. Bu değişkenler, çalışma gruplarının sosyoekonomik düzey açısından homojenliğini sağlamak ve potansiyel karıştırıcı etkileri kontrol altına almak amacıyla değerlendirilmiştir. Eklem hipermobilitesi, Beighton Skoru kullanılarak objektif biçimde değerlendirilmiştir.Tüm katılımcılarda Beighton skoru ölçümü ve Yüz Ağrı Skalası (FPS-R) uygulaması,çift kör olarak bir fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı tarafından gerçekleştirilmiştir. Her bir katılımcı için 9 eklem bölgesi incelenmiş ve toplam Beighton skoru ≥ 5 olan olgular“hipermobil”olarak kabul edilmiştir.Bu cut-off değeri, 2017 Uluslararası Ehlers–Danlos Sendromu Sınıflaması (hEDS/HSD) kriterlerine uygun olarak belirlenmiştir. Tüm katılımcılardan sabah açlık sonrası venöz kan örnekleri alınmıştır. Kanlar iki ayrı sarı kapaklı jel ayırıcı biyokimya tüpüne alınmış; birinci tüp rutin biyokimyasal parametreler için, ikinci tüp ise prolidaz düzeyi ölçümü amacıyla ayrılmıştır. Örnekler oda sıcaklığında 20–30 dakika pıhtılaşmaya bırakılmış, ardından 3000 rpm'de 10 dakika santrifüj edilmiştir. Elde edilen serumlar dikkatlice ayrılarak Eppendorf tüplerine alınmış ve −80 °C'de saklanmıştır. Prolidaz düzeyleri, ayrılmış serum örneklerinden enzim bağlı immünosorbent analiz (ELISA) yöntemiyle kantitatif olarak değerlendirilmiştir. Bulgular :DEHB grubunda BEHS prevalansı, sağlıklı kontrollere göre anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (p < 0.05). DEHB grubunda ortalama serum prolidaz düzeyleri, kontrol grubuna kıyasla anlamlı biçimde yüksektir. Serum prolidaz düzeyleri ile Beighton skorları arasında pozitif korelasyon (r = 0.456, p < 0.001) saptanmıştır. Hipermobilite varlığı ile prolidaz düzeyleri arasında anlamlı ilişki belirlenmiş; buna karşın semptom şiddeti ile prolidaz düzeyleri arasında doğrudan ilişki görülmemiştir. DEHB alt tipleri karşılaştırıldığında, mikst tip olgularda Beighton skorlarının anlamlı biçimde daha yüksek olduğu, ancak serum prolidaz düzeylerinin alt tipler arasında farklılık göstermediği bulunmuştur. Regresyon analizlerinde, hipermobilite ve prolidaz düzeylerinin birlikte modele eklenmesi, varyansın açıklanma oranını %29.6'dan %35.0'a yükseltmiştir. Sonuç: Bu çalışma, DEHB ile BEHS arasında hem klinik hem de biyokimyasal düzeyde anlamlı ilişkiler bulunduğunu göstermektedir. Serum prolidaz düzeylerinin DEHB grubunda anlamlı derecede yüksek olması, bağ doku metabolizması ve nörogelişimsel bozukluklar arasındaki olası biyolojik bağlantıyı desteklemektedir. Ayrıca hipermobilite sıklığının DEHB'de artmış bulunması, bağ doku fenotipinin DEHB'nin heterojen klinik görünümüne katkıda bulunabileceğini düşündürmektedir. Klinik uygulamada, DEHB tanısı alan bireylerde BEHS ile ilgili tarama yapılması ve prolidaz gibi kollajen metabolizmasını yansıtan biyobelirteçlerin tanı ve izlem süreçlerinde değerlendirilmesi, erken müdahale, risk sınıflandırması ve bütüncül tedavi planlaması açısından faydalı olabilir.
Özet (Çeviri)
The primary objective of this study is to determine the presence of Benign Joint Hypermobility Syndrome (BJHS) and the degree of joint hypermobility (Beighton score) in children diagnosed with Attention-Deficit/Hyperactivity Disorder (ADHD), and to compare these findings with those of an age- and sex-matched healthy control group. The study also aims to evaluate serum prolidase levels, a key indicator of collagen metabolism, to better understand the potential interaction between connective tissue characteristics and neurodevelopmental processes. In this context, the frequency and severity of joint hypermobility, serum prolidase levels, and their relationships were assessed within the ADHD group and compared with controls. Furthermore, differences in joint hypermobility and prolidase levels among ADHD subtypes (inattentive, hyperactive/impulsive, and combined) were examined, as well as the biochemical associations between Beighton scores and prolidase levels. The findings obtained are expected to contribute to elucidating the biological interaction between ADHD and BJHS through prolidase activity and to provide a new conceptual framework for early diagnosis, biomarker-based monitoring, and multidisciplinary clinical approaches. Method:This cross-sectional, case-control observational study included 86 children diagnosed with ADHD according to DSM-5 criteria and 85 age- and sex- matched healthy controls (total n = 171, age range: 6–12 years). Diagnostic evaluations were conducted using the Schedule for Affective Disorders and Schizophrenia for School-Age Children – Present and Lifetime Version (K-SADS-PL). Symptom severity was assessed using the Conners Parent Rating Scale – Revised Short Form (CPRS-R:S), and pain intensity was measured using the Faces Pain Scale – Revised (FPS-R). In addition, the demographic and socioeconomic characteristics of the participants were recorded in detail. Data regarding the parents' age, educational level, occupational status, family structure, and income–expense balance were collected using a structured demographic form.These variables were evaluated to ensure homogeneity between study groups in terms of socioeconomic status and to control for potential confounding factors. Joint hypermobility was evaluated objectively using the Beighton Score.In all participants, Beighton score assessment and FPS-R application were conducted in a double-blind manner by a specialist in Physical Medicine and Rehabilitation.Nine joint regions were examined for each participant, and cases with a total Beighton score ≥ 5 were classified as hypermobile.This cut-off value was determined in accordance with the 2017 International Ehlers–Danlos Syndrome Classification (hEDS/HSD) criteria. Venous blood samples were collected from all participants following overnight fasting. The samples were drawn into two separate serum-separating gel biochemistry tubes—the first for routine biochemical parameters and the second for prolidase level measurement. The samples were left to clot at room temperature for 20–30 minutes, then centrifuged at 3000 rpm for 10 minutes. The resulting sera were carefully transferred to Eppendorf tubes and stored at −80 °C until analysis.Serum prolidase levels were quantified using the enzyme-linked immunosorbent assay (ELISA) method. Results:The prevalence of BJHS was significantly higher in the ADHD group compared to healthy controls (p < 0.05).The mean serum prolidase levels were significantly elevated in the ADHD group compared to the control group. A positive correlation was found between serum prolidase levels and Beighton scores (r = 0.456, p < 0.001). A significant association was also observed between hypermobility status and prolidase levels, whereas no direct relationship was found between prolidase levels and symptom severity. When ADHD subtypes were compared, combined-type cases had significantly higher Beighton scores, but no significant difference in prolidase levels was observed across subtypes.In regression analyses, the inclusion of hypermobility and prolidase levels in the model increased the explained variance from 29.6% to 35.0%. Conclusion:This study represents one of the first comprehensive investigations evaluating the clinical and biochemical relationship between ADHD and BJHS. The finding of significantly elevated serum prolidase levels in the ADHD group supports a potential biological link between connective tissue metabolism and neurodevelopmental processes. The increased frequency of joint hypermobility among ADHD patients suggests that connective tissue phenotype may contribute to the heterogeneous clinical presentation of ADHD. These findings highlight the potential clinical value of routinely evaluating connective tissue characteristics and incorporating biomarkers such as prolidase into diagnostic and follow-up procedures, thereby supporting early intervention, risk stratification, and integrated multidisciplinary treatment planning.
Benzer Tezler
- Epilepsili hastalarda ilaç tedavisi başlanmadan önce dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu ve hayat kalitesi düzeyinin değerlendirilmesi
Evaluation of attention deficit and hyperactivity impairment and quality of li̇fe assesment before drug terapy in epilepsy patient
AFAG GARAYEVA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıMarmara ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. DİLŞAD TÜRKDOĞAN
- Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanılı çocuklarda yaşam kalitesinin değerlendirilmesi, tip 1 diyabetes mellitus ve sağlıklı kontrol gruplarıyla karşılaştırılarak yaşam kalitesine etki eden faktörlerin belirlenmesi
Assessment of life quality in the children with attention deficit hyperactivity disorder, investigation of the factors affecting life quality by comparison with type1 diabetes mellitus and healthy control groups
NİHAL YURTERİ ÇETİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
PsikiyatriDokuz Eylül ÜniversitesiÇocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYNUR AKAY
- Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanılı çocuklarda ve ebeveynlerinde otizm spektrumuna ilişkin bulguların incelenmesi
Investigation of autism spectrum symptoms in children with attention deficit hyperactivity disorder and their parents
ESRA OKYAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
PsikiyatriTrakya ÜniversitesiÇocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. IŞIK GÖRKER
- Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanılı çocuklarda sosyal uyum becerilerinin ve saldırganlığın serum kortizol, DHEA-s, oksitosin ve vazopressin ile ilişkisi
The relationship of social adaptation skills and aggression with serum cortisol, dhea-s, oxytocin and vasopressin in children with attention deficit hyperactivity disorder
ESRA BOZDEMİR ÜNER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
PsikiyatriMarmara ÜniversitesiÇocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYŞE ARMAN
- Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanılı çocuklarda bilgisayar oyun bağımlılığında bağlanmanın etkisi ve yordayıcı faktörlerin incelenmesi
Investigation of the effect of attachment and predictive factors on computer game addiction in children with attention deficit hyperactivity disorder
AHMET YILMAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
PsikiyatriMersin ÜniversitesiÇocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ GÜLEN GÜLER AKSU