Tiroidektomi sonrası oluşan yara izini azaltmak için PRP uygulaması
Effect of platelet-rich plasma application on scar quality after thyroidectomy
- Tez No: 985833
- Danışmanlar: DOÇ. DR. M. BURÇ YAZICIOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Kocaeli Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Tiroid cerrahisi sonrası boyun bölgesinde oluşan cerrahi skar, hastalar açısından önemli bir kozmetik ve psikososyal sorun oluşturmaktadır. Servikal bölgenin anatomik özellikleri ve skarın sürekli görünür olması, yara izinin hastalar üzerindeki etkisini artırmaktadır. Bu nedenle tiroidektomi sonrası yara iyileşmesini hızlandıracak ve skar oluşumunu azaltacak yöntemlerin araştırılması klinik açıdan önem taşımaktadır. Plateletten Zengin Plazma (PRP), içerdiği büyüme faktörleri ve biyolojik aktif moleküller sayesinde yara iyileşmesini destekleyici etkileri ile son yıllarda dikkat çekmektedir. Bu çalışmanın amacı, tiroidektomi sonrası servikal insizyon hattına intraoperatif dönemde uygulanan subkutan PRP'nin yara izi üzerine etkisini değerlendirmek ve hasta memnuniyetine katkısını araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, benign tiroid hastalığı tanısı ile elektif koşullarda total tiroidektomi uygulanan hastalar üzerinde prospektif olarak planlandı. Çalışmaya toplam 128 hasta dâhil edildi. Hastalar, intraoperatif dönemde PRP uygulanmayan kontrol grubu (n=64) ve PRP uygulanan çalışma grubu (n=64) olmak üzere iki gruba ayrıldı. PRP, hastalardan operasyon öncesi alınan otolog kan örneklerinin santrifüj edilmesiyle elde edildi ve insizyon hattının kapatılması sırasında subkutan olarak uygulandı. Tüm cerrahi işlemler standart tiroidektomi teknikleri ile gerçekleştirildi. Yara izi değerlendirmesi, postoperatif 45. ve 180. günlerde Vancouver Scar Skalası kullanılarak yapıldı. Skarın vaskülarizasyonu, pigmentasyonu, esnekliği ve yüksekliği gibi parametreler objektif olarak puanlandı. Elde edilen veriler istatistiksel analiz yöntemleri kullanılarak gruplar arasında karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışma grupları demografik özellikler açısından karşılaştırıldığında, yaş ve cinsiyet dağılımı bakımından anlamlı fark saptanmadı. Postoperatif 45. gün değerlendirmelerinde, PRP uygulanan grupta Vancouver Scar Skalası toplam skorlarının kontrol grubuna kıyasla daha düşük olduğu gözlendi. Özellikle skar vaskülarizasyonu ve 5 pigmentasyonu açısından PRP grubunda belirgin iyileşme saptandı. Postoperatif 180. gün değerlendirmelerinde de benzer şekilde, PRP uygulanan hastalarda skar esnekliği ve yüksekliği parametrelerinde kontrol grubuna göre daha olumlu sonuçlar elde edildi. PRP uygulamasının, yara izinin daha yumuşak, daha az belirgin ve çevre cilt dokusuna daha yakın bir görünüm kazanmasına katkı sağladığı belirlendi. Ayrıca hasta memnuniyetinin PRP grubunda daha yüksek olduğu gözlemlendi. Sonuç: Tiroidektomi sonrası servikal insizyon hattına intraoperatif dönemde uygulanan subkutan PRP, yara iyileşmesini destekleyen ve skar oluşumunu azaltan etkili bir yöntemdir. PRP uygulamasının, özellikle erken ve geç dönem skar görünümünü olumlu yönde etkilediği ve hasta memnuniyetini artırdığı görülmüştür. Bu yöntem, tiroidektomi sonrası kozmetik sonuçların iyileştirilmesine yönelik güvenli ve kolay uygulanabilir bir seçenek olarak klinik pratiğe katkı sağlayabilir.
Özet (Çeviri)
Introduction And Aim: Postoperative cervical scarring after thyroid surgery remains a notable cosmetic and psychosocial concern. The unique anatomical features of the cervical region, combined with the permanent visibility of the surgical incision, amplify the potential negative effects on patients' quality of life. Accordingly, the development of strategies that accelerate wound healing and mitigate scar formation following thyroidectomy is of substantial clinical relevance. In this regard, platelet-rich plasma (PRP) has emerged as a promising adjunctive therapy, owing to its capacity to enhance tissue repair through the concentrated delivery of growth factors and bioactive mediators involved in wound healing. The aim of this study was to assess the effect of intraoperative subcutaneous platelet-rich plasma (PRP) application to the cervical incision on postoperative scar formation following thyroidectomy and to evaluate its impact on patient satisfaction. 6 Materials and Methods: This prospective study included patients undergoing elective total thyroidectomy for benign thyroid disease. A total of 128 patients were prospectively enrolled and equally divided into two groups: a control group (n = 64) without intraoperative PRP application, and a PRP group (n = 64) with intraoperative PRP treatment. Autologous PRP was prepared preoperatively by centrifugation of peripheral blood samples and applied subcutaneously along the cervical incision line during wound closure. All procedures were performed using standardized thyroidectomy techniques. Postoperative scar assessment was conducted on postoperative days 45 and 180 using the Vancouver Scar Scale. Scar characteristics—including vascularity, pigmentation, pliability, and height—were evaluated in an objective and standardized manner. The resulting data were subjected to statistical analysis and compared between the two groups. Results: No statistically significant differences were observed between the groups with respect to baseline demographic characteristics, including age and sex distribution. On postoperative day 45, the total Vancouver Scar Scale scores were significantly lower in the platelet-rich plasma (PRP) group than in the control group, with the most pronounced improvements noted in scar vascularity and pigmentation. At postoperative day 180, the PRP group demonstrated more favorable outcomes in scar pliability and height compared with the control group. PRP application was associated with a softer, less conspicuous scar that more closely resembled the surrounding skin. Furthermore, patient satisfaction scores were significantly higher in the PRP group. Conclusion: Intraoperative subcutaneous application of platelet-rich plasma (PRP) to the cervical incision during thyroidectomy was associated with improved wound healing and reduced postoperative scar formation. Favorable effects were observed in both early and late scar characteristics, along with higher patient satisfaction. These findings suggest that PRP may represent a safe and feasible adjunct to standard surgical closure techniques for improving cosmetic outcomes after thyroid surgery; however, further studies are warranted to confirm its efficacy and to define its role in routine clinical practice.
Benzer Tezler
- Tavşan matür skar modelinde rekombinant epidermal büyüme faktörü ile ön koşullandırma sonrası kıkırdak greftinin sağ kalımının değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
MUSTAFA TAYGUN OLUKLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Plastik ve Rekonstrüktif CerrahiMarmara ÜniversitesiPlastik Cerrahi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FATMA NİHAL DURMUŞ KOCAASLAN
- Gliserol ve keten tohumu yağının tiroidektomi sonrası adezyonları önlemedeki etkinliği
Efficacy of glycerol and flax oil as a anti-adhesive barriers after thyroidectomy.
UFUK OĞUZ İDİZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Genel CerrahiBezm-İ Alem Vakıf ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUSTAFA ERHAN AYŞAN
- Tiroidektomi ameliyatı sonrası hastaların yaşadıkları sorunların belirlenmesi
Determination of the problems experienced BY the patients after thyroidectomy
SEMRA ATASAYAR
Yüksek Lisans
Türkçe
2016
HemşirelikGazi ÜniversitesiHemşirelik Ana Bilim Dalı
ÖĞR. GÖR. SEVİL GÜLER DEMİR
- D vitamini eksikliğinin total tiroidektomi sonrası hipokalsemi riski üzerine etkisi
The role of vitamin d deficiency in risk of hypocalcemia after total thyroidectomy
SERHAT MERİÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Genel Cerrahiİstanbul ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FATİH TUNCA
- Tiroid cerrahisi sonrası problemler (382 olgunluk prospektif klinik araştırma)
Başlık çevirisi yok
FULYA CAN ÖZKAN