Hekimlerde gastroözofageal reflü hastalığı ve uyku kalitesi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Assessment of the relationship between gastroesophageal reflux disease and sleep quality in physicians
- Tez No: 985907
- Danışmanlar: PROF. DR. KAMİLE MARAKOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Gastroözofageal Reflü Hastalığı, Hekimlerde, Uyku kalitesi, Gastroözofageal reflü, Pittsburg uyku kalitesi ölçeği, Gastroesophageal Reflux Disease, Physicians, Sleep Quality, Gastroesophageal reflux, Pittsburg sleep quality index
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Selçuk Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) gastrointestinal sistemin sık görülen hastalıklarından birisi olup hastaların yaşam kalitesini bozmakta, özofajite ve diğer komplikasyonlara neden olabilmektedir. Aşırı iş yükü, yoğun ve fazla nöbetler, uzun eğitim süreleri, beslenme bozuklukları, psikolojik stres, anksiyete ve uyku bozuklukları gibi etkenlere maruz kalan asistan hekimler GÖRH açısından risk altındadır. Bu çalışma ile hekimlerde GÖRH sıklığı ve GÖRH ile uyku kalitesi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Etik kurulunun 16.07.2024 tarihli 2024/366 sayılı kararı ile onaylandı. Çalışma, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yapıldı. Araştırmanın evrenini Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 2024-2025 yılları arasında görev yapan araştırma görevlisi hekimleri oluşturdu. 557 araştırma görevlisi hekimin %80'ine ulaşılarak toplam 446 katılımcıya ulaşıldı. Çalışmanın verileri, dört bölümden oluşan bir anket formu aracılığıyla yüz yüze toplandı. Birinci bölümde 21 sorudan oluşan Sosyodemografik Bilgi Formu, ikinci bölümde gastroözofageal reflü hastalığı tanısı için Reflü Hastalığı Anketi (RDQ), üçüncü bölümde uyku kalitesi için Pittsburgh Uyku Kalite İndeksi (PUKİ) ve dördüncü bölümde vücut kompozisyon sonuçları yer almaktaydı. Veriler, Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) versiyon 25.0 istatistik paket programında değerlendirildi. İstatistiksel anlamlılık p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya katılan öğrencilerin yaş ortalamaları 28,82 ± 3,59 olarak bulundu. Hekimlerin %43,9'u erkek (n=196) ve %56,1'i kadın (n=250) idi. Çalışmada GÖRH prevalansı %42,6 olarak bulundu. GÖRH olan hekimlerde evli olma durumu GÖRH olmayanlara göre istatiksel olarak anlamlı derecede yüksek saptandı. Ayrıca mevcut çalışmaya katılan GÖRH olan hekimlerde eşiyle birlikte yaşama durumu GÖRH olmayanlara göre istatiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulundu. GÖRH olan hekimlerde haftada 3 – 4 kez fiziksel aktivite yapanların oranı GÖRH olmayanlara kıyasla anlamlı derecede düşük bulundu (p<0,001). GÖRH olan hekimlerde salçalı, baharatlı ve yağlı yemek yeme sıklığı GÖRH olmayanlara göre istatiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0,001). GÖRH olan hekimlerde uyumadan 2 saat önce yemek yeme sıklığı GÖRH olmayanlara göre anlamlı düzeyde yüksek bulundu (p=0,011). GÖRH olan hekimlerde çay-kahve tüketim sıklığı günlük 3 fincan ve daha fazla olması durumu GÖRH olmayanlara göre anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0,001). GÖRH olan hekimlerde obezite durumu GÖRH olmayanlara göre anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0,001). GÖRH olan hekimlerde GÖRH olan hekimlerde visseral yağlanma düzeyi GÖRH olmayanlara göre istatiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0,001). GÖRH olan hekimlerde kötü uyku kalitesine sahip olma sıklığı anlamlı derecede yüksek bulundu. Cinsiyet, sigara ve alkol kullanımı, kronik hastalık varlığı, ilaç kullanımı, çalıştığı bölüm ve çalışma düzeni ile GÖRH arasında anlamlı ilişki bulunmadı. Çalışmada hekimlerde uyku kalitesi değerlendirildiğinde 446 hekimin %55,8'inde kötü uyku kalitesi %44,2'sinde iyi uyku kalitesine sahip olduğu saptandı. Kötü uyku kalitesi olan hekimlerde uyumadan 2 saat önce yemek yeme alışkanlığı anlamlı derecede yüksek bulundu (p=0,002). Kötü uyku kalitesi olan hekimlerde gece lambası kullanım sıklığı anlamlı derecede yüksek bulundu (p=0,010). Kötü uyku kalitesi olan hekimlerde obezite sıklığı anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0,001). Kötü uyku kalitesi olan hekimlerde visseral yağlanma oranı anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0,001). Kötü uyku kalitesi olan hekimlerin Cerrahi branşta görev yapma ve nöbet tutma durumu anlamlı derecede yüksek bulundu. Cinsiyet, medeni durum, birlikte yaşadığı kişi, fiziksel aktivite, çay-kahve tüketimi, karartma perde kullanımı, uyumadan önce telefon kullanımı ile uyku kalitesi arasında anlamlı ilişki bulunmadı. Kötü uyku kalitesine sahip hekimlerde GÖRH sıklığı anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0,001). Sonuç: Uzun nöbet saatleri, vardiyalı çalışma düzeni ve yoğun iş yükü gibi mesleki stres etmenleri, hekimlerde gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) gelişiminde önemli bir rol oynamaktadır. Bu nedenle, hekimlerde GÖRH'nin erken tanısı için düzenli tarama programları uygulanmalı ve reflüye özgü semptomlar gösteren bireyler vakit kaybetmeden gastroenteroloji birimlerine yönlendirilmelidir. Nöbet süresi, vardiya sayısı ve gece çalışma sıklığı gibi etkenler yeniden değerlendirilerek; hekimlerin yeterli ve kaliteli uykuya ulaşmasını destekleyecek şekilde çalışma planları oluşturulmalıdır. Hekim sağlığına yönelik politikalar tasarlanırken yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda gastrointestinal ve nöropsikiyatrik sağlık göstergeleri de göz önünde bulundurulmalı; GÖRH ile uyku sağlığı arasındaki çift yönlü ilişki dikkate alınarak bütüncül bir yaklaşım benimsenmelidir.
Özet (Çeviri)
Objective: Gastroesophageal reflux disease (GERD) is one of the most common disorders of the gastrointestinal system, negatively affecting patients' quality of life and potentially leading to esophagitis and other complications. Resident physicians, who are frequently exposed to excessive workload, long and frequent shifts, extended training periods, poor dietary habits, psychological stress, anxiety, and sleep disturbances, are considered to be at increased risk for GERD. This study aimed to evaluate the prevalence of GERD among physicians and to assess the relationship between GERD and sleep quality. Materials and Methods: This study was approved by the Ethics Committee of Selçuk University Faculty of Medicine (Decision No: 2024/366, dated 16.07.2024). The study was conducted at Selçuk University Faculty of Medicine Hospital. The study population consisted of resident physicians working at Selçuk University Faculty of Medicine Hospital during the 2024–2025 academic year. A total of 446 participants, representing 80% of the 557 resident physicians, were included in the study. Data were collected face-to-face using a four-part questionnaire. The first part included a 21-item Sociodemographic Information Form; the second part utilized the Reflux Disease Questionnaire (RDQ) for GERD diagnosis; the third part employed the Pittsburgh Sleep Quality Index (PSQI) to assess sleep quality; and the fourth part included body composition measurements. Data were analyzed using the Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) version 25.0, with a p-value <0.05 considered statistically significant. Results: The mean age of the participating physicians was found to be 28.82 ± 3.59 years. Of the physicians, 43.9% were male (n=196) and 56.1% were female (n=250). The prevalence of GERD in the study was determined to be 42.6%. Among physicians with GERD, the rate of being married was statistically significantly higher compared to those without GERD. Additionally, living with a spouse was found to be significantly more common among physicians with GERD than those without. The proportion of physicians engaging in physical activity 3–4 times per week was significantly lower in the GERD group compared to those without GERD (p<0.001). The frequency of consuming spicy, oily, and tomato paste–based foods was statistically significantly higher among physicians with GERD (p<0.001). Similarly, eating within two hours before sleep was significantly more common in the GERD group than in those without GERD (p=0.011). The frequency of tea or coffee consumption of three or more cups per day was also significantly higher in the GERD group (p<0.001). The prevalence of obesity and the level of visceral fat were both found to be significantly higher among physicians with GERD (p<0.001 for both). Poor sleep quality was significantly more frequent among physicians with GERD. No statistically significant associations were found between GERD and gender, smoking and alcohol consumption, presence of chronic disease, medication use, medical specialty, or work schedule. In the evaluation of sleep quality among physicians, 55.8% (n=446) were found to have poor sleep quality, while 44.2% had good sleep quality. Among those with poor sleep quality, the frequency of eating within two hours before sleep was significantly higher (p=0.002). The use of night lights was also significantly more common among those with poor sleep quality (p=0.010). Physicians with poor sleep quality had significantly higher rates of obesity (p<0.001) and visceral fat accumulation (p<0.001). Working in a surgical specialty and taking night shifts were significantly more common among physicians with poor sleep quality. No significant associations were observed between sleep quality and gender, marital status, cohabitation, physical activity, tea or coffee consumption, use of blackout curtains, or use of mobile phones before sleep. The prevalence of GERD was significantly higher among physicians with poor sleep quality (p<0.001). Conclusion: Occupational stressors such as long shift hours, rotating work schedules, and heavy workload play a significant role in the development of GERD among physicians. Therefore, regular screening programs should be implemented for the early diagnosis of GERD, and individuals exhibiting GERD-specific symptoms should be promptly referred to gastroenterology units. Factors such as shift duration, number of rotations, and frequency of night work should be re-evaluated, and work schedules should be adjusted to support physicians' access to adequate and high-quality sleep. When developing health policies targeting physicians, not only physical health but also gastrointestinal and neuropsychiatric indicators should be taken into account. A holistic approach should be adopted by considering the bidirectional relationship between GERD and sleep health.
Benzer Tezler
- Sleeve gastrektomi sonrası komplikasyon olarak ortaya çıkabilecek kaçakların pilora botilinum enjeksiyonu sonrası tedavisi: Bir sıçan çalışması
Pylora of anastomotic leaks after sleeve gastrectomypost-botilinum injection treatment: A rat study
FARUK DÜNDAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Genel CerrahiVan Yüzüncü Yıl ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖZKAN YILMAZ
- Kocaeli ili İzmit ilçesindeki aile sağlığı merkezlerinde çalışan hekimlerin Proton Pompa İnhibitörleri (PPİ) hakkındaki bilgi ve kullanım alışkanlıklarının değerlendirilmesi
Evaluation of the knowledge and usage habits of physicians working in family health centers in İzmit district, Kocaeli province, regarding Proton Pump Inhibitors (PPIs)
ASLI ÇAKIR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Aile HekimliğiKocaeli ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TUNCAY MÜGE ALVUR
- Tekrarlayan akciğer enfeksiyonu olan hastaların etiyoloji ve uzun dönem izlemlerinin incelenmesi
Evaluation of the etiology and long-term follow-up of patients with recurrent lung infections
NECİP ŞENOL AĞYAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHacettepe ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NAGEHAN EMİRALİOĞLU
- Kliniğimize kronik öksürük şikayeti ile başvuran hastaların prospektif olarak incelenmesi
The prospective evaluation of patients with chronic cough
HÜLYA ATMACA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Göğüs HastalıklarıOndokuz Mayıs ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. OĞUZ UZUN
- Altmış yaş üstü bireylerde demans ve sağlık okuryazarlığının COVID-19 aşısı yaptırma kararı üzerine etkisi
The effect of dementia and health literacy on the decision to recieve COVİD-19 vaccine in individuals over SİXTY years of age
EMİNE ARSLANSOY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Aile HekimliğiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. HAKAN DEMİRCİ