Geri Dön

PSORİASİS HASTALARINDA SERUM FERROPORTİN VE HEPSİDİN DÜZEYLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HASTALIK ŞİDDETİ İLE KARŞILAŞTIRILMASI

EVALUATION OF SERUM FERROPORTIN AND HEPCIDIN LEVELS IN PSORIASIS PATIENTS AND COMPARISON WITH DISEASE SEVERITY

  1. Tez No: 986096
  2. Yazar: BİLGE KARAN YURTSEVEN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MÜZEYYEN GÖNÜL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Demir, Ferroportin, Ferroptoz, Hepsidin, Psoriasis, Ferroportin, Ferroptosis, Hepcidin, Iron, Psoriasis
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Etlik Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Psoriasis Hastalarında Serum Ferroportin Ve Hepsidin Düzeylerinin Değerlendirilmesi Ve Hastalık Şiddeti İle Karşılaştırılması Amaç: Psoriasis; genetik zemin üzerinde çeşitli tetikleyicilerin etkisi ile gelişen immün disfonksiyon sonucu ortaya çıkan, keskin sınırlı, eritemli ve skuamlı lezyonların olduğu, yaşam kalitesini önemli ölçüde kısıtlayan ve çok sayıda komorbiditenin eşlik ettiği kronik inflamatuvar bir hastalıktır. Patogenezi henüz tam olarak anlaşılamamış olsa da immün sistem ile inflamatuvar yolaklar arasındaki karmaşık etkileşimin bu süreçte belirleyici olduğu kabul edilmektedir. Hastalıktaki kronik inflamasyon, kontrolsüz keratinosit proliferasyonu ile sonuçlanmaktadır. Epidermal keratinositler, hem inflamatuvar süreci tetikleme hem de bu sürece yanıt verme özelliğinde olup, bu hücrelerin ölümü inflamatuvar yanıtı daha da şiddetlendirmektedir. Güncel çalışmalar; demir (Fe) birikimi ve lipid peroksidasyonu ile karakterize, yeni bir programlı hücre ölümü türü olan ferroptozun, inflamatuvar reaksiyonları tetikleyebildiğini göstermektedir. Fe iyonlarının hücre dışına aktarılmasını sağlayan tek taşıyıcı molekül ferroportindir (FPN). FPN ve onun inhibitörü olan hepsidin, sistemik Fe homeostazının anahtar düzenleyicileridir. FPN'nin baskılanmasıyla artan hücre içi Fe miktarı, hücreyi ferroptoza karşı duyarlı hale getirmektedir. Keratinositlerde de Fe homeostazının ve FPN'nin rolü gösterilmiş ve az sayıda çalışmada psoriasisli dokuda FPN'nin azaldığı tespit edilmiştir. Ancak psoriasisli hastaların serumunda FPN seviyesi daha önce hiç bakılmamıştır. Bu hasta grubunda serum hepsidin seviyesi ise az sayıda çalışmada araştırılmış ve farklı sonuçlar elde edilmiştir. Bu çalışmada, psoriasis hastalarının serumlarındaki FPN ve hepsidin düzeylerini inceleyerek; bu moleküllerin hastalık riski ve şiddeti üzerindeki rollerini aydınlatmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Vaka-kontrol tasarımındaki bu çalışmaya, Nisan-Eylül 2025 tarihleri arasında; topikal tedavileri en az iki haftadır, sistemik tedavileri en az bir aydır ve biyolojik tedavileri en az üç aydır kullanmayan 86 psoriasis hastası ve 86 sağlıklı gönüllü dahil edilmiştir. Katılımcıların serum FPN ve hepsidin düzeyleri ELISA yöntemi ile analiz edilmiş, elde edilen veriler uygun istatistiksel yöntemlerle değerlendirilmiştir. Bulgular: Gruplar arasında yaş ve cinsiyet dağılımı açısından istatistiksel bir fark saptanmadı. Yapılan analizlerde, FPN seviyelerinin psoriasis grubunda kontrol grubuna kıyasla anlamlı derecede düşük olduğu izlendi (p<0,001). Hepsidin seviyeleri hasta grubunda daha yüksek seyretmekle birlikte, bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. Lojistik regresyon (LR) analizi sonuçlarına göre; FPN düzeyindeki her 1 birimlik artışın, hastalık riskini %0,2 azalttığı (OR=0,998) ve hepsidin düzeyindeki her 1 birimlik artışın hastalık riskini %0,1 artırdığı (OR=1,001) tespit edildi. Hastaları ayırt etmede kullanılacak olan optimal FPN (ng/L) düzeyi cut-off değeri %60,5 sensivite ve %62,8 spesifite ile ≤148,6 olarak tespit edildi (AUC=0,659; p<0,001). Hepsidin düzeyinin hastalık ayrımındaki rolü ise istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (p=0,097>0,05). İki molekül arasında da anlamlı zayıf pozitif ilişki saptandı. Sonuç: Bu çalışma, literatürde ferroptoz mekanizmasının iki kritik molekülü olan FPN ve hepsidini birlikte değerlendiren ilk araştırmadır. Bulgularımız, düşük FPN seviyelerinin psoriasis varlığı ile güçlü bir ilişki içinde olduğunu ve hepsidin artışının da hastalık riskini tetikleyebileceğini ortaya koymuştur. Sonuç olarak; bu moleküllerin koordineli hareket ettiği ancak tek kontrol mekanizmasının hepsidin olmayabileceği ve bu moleküllerin hastalık şiddetinden ziyade, hastalığın mevcudiyeti ve gelişim sürecinde belirleyici bir rol oynadığı düşünülmüştür.

Özet (Çeviri)

Evaluation of Serum Ferroportin and Hepcidin Levels in Psoriasis Patients and Comparison with Disease Severity Objective: Psoriasis is a chronic inflammatory disease that develops on a genetic basis under the influence of various triggers, resulting from immune dysfunction, characterized by sharply demarcated, erythematous, and scaly lesions, significantly limiting quality of life and frequently accompanied by numerous comorbidities. Although its pathogenesis is not yet fully understood, it is accepted that the complex interaction between the immune system and inflammatory pathways is a determining factor in this process. The chronic inflammation in the disease results in uncontrolled keratinocyte proliferation. Epidermal keratinocytes have the ability to both trigger and respond to the inflammatory process, and the death of these cells further exacerbates the inflammatory response. Current studies show that ferroptosis, a new type of programmed cell death characterized by iron (Fe) accumulation and lipid peroxidation, can trigger inflammatory reactions. Ferroportin (FPN) is the sole transporter molecule that facilitates the export of Fe ions from the cell. FPN and its inhibitor hepcidin are the key regulators of systemic Fe homeostasis. The increased intracellular Fe levels resulting from the suppression of FPN make the cell susceptible to ferroptosis. The role of Fe homeostasis and the roles of FPN has also been demonstrated in keratinocytes, and a few studies have detected decreased FPN in psoriatic tissue. However, serum FPN levels in psoriasis patients have never been examined before. Serum hepcidin levels in this patient group have been investigated in only a few studies, yielding different results. This study aims to examine the serum FPN and hepcidin levels of psoriasis patients to clarify the roles of these molecules on disease risk and severity. Materials and Methods: This case-control study included 86 psoriasis patients who had not used topical treatments for at least two weeks, systemic treatments for at least one month, or biological treatments for at least three months and 86 healthy volunteers, between April and September 2025. Participants' serum FPN and hepcidin levels were analyzed using the ELISA method and the data obtained were evaluated using appropriate statistical methods. Findings: No statistically significant difference was found between the groups regarding age and gender distribution. In the analyses performed, it was observed that FPN levels were significantly lower in the psoriasis group compared to the control group (p<0,001). Although hepcidin levels were higher in the patient group, this difference was not statistically significant. According to the results of the logistic regression (LR) analysis, it was determined that each 1-unit increase in FPN levels reduced the risk of disease by 0.2% (OR=0,998) and each 1-unit increase in hepcidin levels increased the risk of disease by 0.1% (OR=1,001). The optimal FPN (ng/L) cut-off value to be used for distinguishing patients was determined to be ≤ 148.6 with 60.5% sensitivity and 62.8% specificity (AUC=0,659; p<0,001). The role of hepcidin levels in disease discrimination was not found to be statistically significant (p=0.097 > 0.05). A significant weak positive correlation was also detected between the two molecules. Conclusion: This study is the first in the literature to evaluate FPN and hepcidin, two critical molecules in the ferroptosis mechanism, together. Our findings reveal that low FPN levels are strongly associated with the presence of psoriasis and that the increase in hepcidin may also trigger the disease risk. Consequently, it is thought that these molecules act in a coordinated manner, but that hepcidin may not be the sole control mechanism, and that these molecules play a decisive role in the presence and development process of the disease rather than in its severity.

Benzer Tezler

  1. Psoriasis hastalarında serum vascular endothelial growth factor (VEGF) düzeylerine PUVA, RE-PUVA ve dar band UV-B tedavilerinin etkisi

    Başlık çevirisi yok

    FİKRİYE YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    DermatolojiAkdeniz Üniversitesi

    Dermatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZLEM YEREBAKAN

  2. Psoriasis hastalarında serum oksitosin düzeyleri ve psikometrik değişkenlerin değerlendirilmesi

    Evaluation of serum oxytocin levels and psychometric variables in patients with psoriasis

    BENGÜ ALTUNAY TUMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    DermatolojiAbant İzzet Baysal Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. BETÜL ŞEREFLİCAN

  3. Psoriasis hastalarında serum anti-modifiye sitrüline vimentin antikor düzeyleri

    Anti-mutated citrullinated vimentin antibody levels in psoriasis patients

    GÖKÇEN ÇELİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Dermatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SELDA PELİN KARTAL

  4. Psoriasis hastalarında serum survivin seviyelerinin değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    ÜMİT AKPINAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜNEŞ GÜR AKSOY

  5. Psoriasis hastalarında serum sortilin düzeyinin hastalık şiddeti ve subklinik ateroskleroz ile ilişkisi

    Evaluation of the level of serum sortilin and its relationship between disease severity and subclinic atherosclerosis in psoriasis patients

    GAMZE TAŞ AYGAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BENGÜ ÇEVİRGEN CEMİL