Laboratuvar karar ağacı – erken uyarı skor sistemi validasyon çalışması
Laboratory data decision tree - early warni̇ng score system validation study
- Tez No: 986109
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MEHMET ERGİN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Acil servislerde hastaların durumunu izlemek ve kötüleşmesini önceden tahmin etmek için çeşitli uyarı sistemleri kullanmaktadır. Uyarı sistemi olarak hastaların yaşamsal belirtilerini (nabız, kan basıncı, solunum hızı, bilinç seviyesi gibi) göz önünde bulundurarak hastaların triyajı ve durum izlemesi yapılır. Ancak personel eğitimi, klinik monitörlerin doğruluğu ve doğru ölçüm tekniklerini kullanamamak ölçüm doğruluğunu etkileyebilir. Laboratuvar Karar Ağacı – Erken Uyarı Skoru ise krutin laboratuvar test sonuçlarına dayalı olarak hastaların hastane içi sonlanımını ön görmek amacı ile geliştirilmiş bir skorlama sistemidir. Laboratuvar test sonuçları katı kalite kontrolüne tabi tutulur ve bağımsız olarak kötü hasta sonuçları için risk faktörü olarak tanımlanmıştır.“Laboratuvar Karar Ağacı – Erken Uyarı Skoru Validasyon”skorlama sisteminde yer alan Üre, Kreatin, Albümin, Sodyum, Potasyum, Beyaz Kan Hücreleri ve Hemoglobin değerlerine bakarak, hastanın hastane sonlanımını doğru şekilde öngördüğü iddia edilmektedir. Bu çalışmanın amacı, acil servise başvuran hasta grubunda Laboratuvar Karar Ağacı – Erken Uyarı Skoru kullanarak, acil servis ve hastane sonlanımı için skorlama sisteminin geçerli ve güvenilir olup olmadığının değerlendirilmesi açısından validasyon çalışması yapmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, retrospektif, kesitsel ve analitik nitelikte olarak tasarlandı. Araştırma, T.C. Sağlık Bakanlığı Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Acil Tıp Kliniğinde 2023 yılı Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarının ilk yedi günü içerisinde acil servise başvuran tüm erişkin hastaları kapsamaktadır. Başvurular içinde 18 yaşın altındaki olgular, travmatik nedenlerle başvuran hastalar, laboratuvar incelemesi yapılmamış olanlar, laboratuvar sonuçlarına ulaşılamayanlar, başvuru sonrasında sonuç göstermek üzere geri dönmeyen veya acil servisi izinsiz terk eden hastalar, tüm hayati riskleri kabul ederek imza karşılığında acil servisten ayrılanlar ile acil servis sonlanımı“sevk”olarak kaydedilen olgular dışlama kriteri olarak çalışma dışında tutuldu. Dahil edilme kriterlerini karşılayan hastaların demografik özellikleri, laboratuvar bulguları ile acil servis ve hastane sonlanım bilgileri hastane bilgi yönetim sistemi üzerinden retrospektif olarak incelendi ve analize dahil edildi. Bulgular: Çalışma dönemi boyunca acil servise yapılan toplam 31.650 başvuru arasından dışlama kriterleri dikkate alındığında 9.580 erişkin hasta analize dâhil edildi. Katılımcıların %52,6'sı kadın, ortanca yaş 51 yıl (dağılım:18–102) olarak belirlendi. Acil servis başvurularının sonlanımları incelendiğinde, hastaların %77,7'sinin taburcu edildiği, %12,8'inin yoğun bakıma yatırıldığı, %8,9'unun servise yatırıldığı ve %0,7'sinin acil serviste vefat ettiği saptandı. Hastane içi toplam mortalite oranı %3,6 olarak bulundu. Laboratuvar parametrelerinin analizi sonucunda, mortalite gelişen hastalarda yaş, üre, kreatin, potasyum ve lökosit değerlerinin anlamlı biçimde yüksek (p<0,001); buna karşılık albümin, sodyum ve hemoglobin düzeylerinin anlamlı derecede düşük olduğu tespit edildi (p<0,001). Ayrıca, LDT-EWS değerleri mortalite grubunda belirgin şekilde daha yüksek olup, taburcu edilenlerde medyan 1, vefat olanlarda medyan 6 olarak hesaplandı. ROC analizi sonuçlarına göre mortaliteyi öngörmede en yüksek ayırt edici doğruluğa sahip parametre LDT-EWS skoru (AUC=0,886) idi. Albümin (AUC=0,865) ve üre (AUC=0,845) düzeyleri de güçlü prognostik performans gösterdi. LDT-EWS için en dengeli kesim noktası ≥4 olarak belirlenmiş olup, düşük skorların (<2) yüksek negatif prediktif değerle güvenli taburculuk açısından anlamlı bir gösterge olduğu saptandı. Sonuç: Bu çalışma, LDT-EWS'nin acil servis ve hastane içi mortaliteyi öngörmede yüksek doğruluk sunduğunu ortaya koymaktadır. Aynı zamanda güvenli taburculuğu öngörmede de anlamlı sonuçlar elde edildi. Albümin düşüklüğü, üre yüksekliği ve hiperkalemi ise mortalite riskini bağımsız biçimde artıran güçlü biyokimyasal belirteçler olarak öne çıktı. LDT-EWS, rutin laboratuvar verilerine dayanan, ek maliyet gerektirmeyen ve yaşamsal bulgu ölçüm hatalarından bağımsız bir araç olup, mevcut triyaj ve izlem sistemlerinin tamamlayıcısı olarak kullanılabilir.
Özet (Çeviri)
Aim: Various early warning systems are used in emergency departments to monitor patients' conditions and to predict clinical deterioration in advance. These systems perform triage and patient monitoring by considering vital signs, such as pulse, blood pressure, respiratory rate, and level of consciousness. However, factors such as staff training, the accuracy of clinical monitors, and the inability to apply proper measurement techniques may affect measurement reliability. The Laboratory Decision Tree – Early Warning Score (LDT-EWS) is a scoring system developed to predict in-hospital outcomes of patients based on routine laboratory test results. Laboratory test results are subject to strict quality control and have independently been identified as risk factors for adverse patient outcomes. In the“Laboratory Decision Tree – Early Warning Score Validation”scoring system, it is claimed that by evaluating the levels of urea nitrogen, creatinine, albumin, sodium, potassium, white blood cell count, and hemoglobin levels, the hospital outcome of a patient can be accurately predicted. The aim of this study is to conduct a validation analysis in a group of patients admitted to the emergency department to determine whether the Laboratory Decision Tree – Early Warning Score is a valid and reliable scoring system for predicting emergency department and in-hospital outcomes. Materials and Methods: This study was designed as a retrospective, cross sectional, and analytical study. The research included all patients who presented to the Emergency Medicine Clinic of Ankara Bilkent City Hospital, Ministry of Health of the Republic of Türkiye, during the first seven days of January, April, July, and October 2023. Patients under the age of 18, those admitted due to traumatic causes, those who did not undergo laboratory testing, patients whose laboratory results were unavailable, those who did not return after initial presentation, patients who left the emergency department without permission, those who left the department after signing informed refusal forms despite being at life-threatening risk, and cases whose emergency department outcome was recorded as“referral”were excluded from the study based on exclusion criteria.Demographic characteristics, laboratory findings, and emergency department and hospital outcome data of patients who met the inclusion criteria were retrospectively reviewed through the hospital information management system and included in the analysis. Results: During the study period, a total of 31,650 emergency department visits were recorded. After excluding cases that met the exclusion criteria, 9,580 adult patients were included in the final analysis. Of the participants, 52.6% were female, and the median age was 51 years (range: 18–102). Analysis of emergency department outcomes revealed that 77.7% of patients were discharged, 12.8% were admitted to the intensive care unit, 8.9% were admitted to inpatient wards, and 0.7% died in the emergency department. The overall in-hospital mortality rate was 3.6%. Analysis of laboratory parameters showed that in patients who developed mortality, age, blood urea nitrogen, creatinine, potassium, and leukocyte levels were significantly higher (p<0.001), whereas albumin, sodium, and hemoglobin levels were significantly lower (p<0.001). Moreover, LDT-EWS values were markedly higher in the mortality group, with a median of 1 among discharged patients and 6 among those who died. According to the ROC analysis, the parameter with the highest discriminative accuracy in predicting mortality was the LDT-EWS score (AUC=0.886). Albumin (AUC=0.865) and urea (AUC=0.845) levels also demonstrated strong prognostic performance. The most balanced cutoff value for LDT-EWS was determined to be ≥4, while lower scores (<2) were identified as significant indicators of safe discharge with high negative predictive value. Conclusion: This study demonstrates that the LDT-EWS provides high accuracy in predicting both emergency department and in-hospital mortality. It also yielded significant results in identifying patients suitable for safe discharge. Low albumin levels, elevated urea levels, and hyperkalemia emerged as strong independent biochemical predictors associated with increased mortality risk. The LDT-EWS is a tool based on routine laboratory data, requires no additional cost, requiring no additional cost and independent of errors related to vital sign mesaurements and therefore can be utilized as a complementary system to existing triage and patient monitoring methods
Benzer Tezler
- COVID-19 hastalarında acil servise ilk başvuruları sırasında bakılan“REMS, RISE UP, 4C mortalite skoru ve MEWS”skor sistemlerinin 30 günlük kötü sonlanım belirlemedeki etkinliklerinin karşılaştırılması
Comparison of the effectiveness of“REMS, RİSE UP, 4C mortality score and mews”score systems in determining 30-day poor outcome in COVID-19 patients during the first references to emergency department
MUSTAFA AKARCA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Acil TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. TUBA CİMİLLİ ÖZTÜRK
- Yoğun bakım hastalarında grady bakteriyemi/sepsis tahmin modellerinin prospektif validasyonu: Klinik performans ve erken uyarı sistemi olarak kullanılabilirliği
Prospective validation of grady bacteremia/sepsis prediction models in intensive care unit patients: Clinical performance and feasibility as an early warning system
AHMET DOĞUKAN BAYRAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. OKAN DERİN
- Acil servise nefes darlığı şikayeti ile başvuran kalp yetmezliği hastalarında skorlama sistemlerinin mortaliteyi öngörme performanslarının karşılaştırılması
Comparison of the performance of scoring systems in predicting mortality in heart failure patients presenting to the emergency department with dyspnea
YUNUS ENSAR GÖNDER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Acil TıpAdıyaman ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ EBRU KARA
- COVID-19 pnömoni şüpheli/kesin tanılı hastalarda hastalığın şiddetini tahmin etmede integre pulmoner indeks (IPI)'inklinik değeri
Covid-19 pneumonia suspected/finally diagnosed patientsestimating the severity of the disease integrated pulmonary index (IPI) clinical value
ENES KILINÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
İlk ve Acil YardımRecep Tayyip Erdoğan ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ÖZCAN YAVAŞİ
- Akut tip-A aort diseksiyonlarında serebral malperfüzyon gelişen hastalarda cerrahi tedavi sonuçlarının değerlendirilmesi
Evaluation of surgical outcomes in patients with acute type A aortic dissection presenting with cerebral malperfusion
AHMET İBRAHİM BALKAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bilimleri ÜniversitesiKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TOLGA DEMİR