Geri Dön

Akut tip-A aort diseksiyonlarında serebral malperfüzyon gelişen hastalarda cerrahi tedavi sonuçlarının değerlendirilmesi

Evaluation of surgical outcomes in patients with acute type A aortic dissection presenting with cerebral malperfusion

  1. Tez No: 962128
  2. Yazar: AHMET İBRAHİM BALKAYA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. TOLGA DEMİR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Aort diseksiyonu, kardiyopulmoner by-pass, serebral malperfüzyon, serebral perfüzyon, nörolojik defisit, Aortic dissection, cardiopulmonary bypass, cerebral malperfusion, cerebral perfusion, neurological deficit
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

-Amaç: Bu çalışmanın amacı, akut Tip-A aort diseksiyonuna bağlı serebral malperfüzyon gelişen hastalarda yapılan cerrahi tedavinin öncesi ve sonrasında nörolojik defisit gelişme riskini ve bu hastalarda yapılan operasyon sonuçlarını değerlendirmek amaçlamaktadır. -Gereç ve Yöntem: Araştırma, retrospektif olarak Sağlık Bilimleri Üniversitesi Seyrantepe Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 57 hastanın verileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar operasyon öncesinde serebral malperfüzyon görülenler ve operasyon öncesinde serebral malperfüzyon görülmeyenler olarak iki gruba ayrılmıştır. SMP (+) grubunda operasyon öncesinde serebral malperfüzyon görülmekte, SMP (-) grubunda ise operasyon öncesinde serebral malperfüzyon görülmemekte idi. Serebral perfüzyon durumları, laboratuar bulguları, hastaneye geliş semptomları ve komplikasyonlar değerlendirildi. -Bulgular: Gruplar arasında geliş semptomları, operasyon süresi, laboratuar bulguları ve postoperatif serebral malperfüzyon açısından anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Sırt ağrısı SMP (-) grupta SMP (+) gruba göre anlamlı olarak daha sık gözlendi (%51,3'e karşı %15) ve bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p = 0,007). Operasyon süresi SMP (-) grubunda (467±148 dk) SMP (+) grubuna (384±85 dk) göre daha uzun bulunmuştur (p = 0.0352). Postoperatif SMP (POSMP), yalnızca SMP (+) grubunda saptandı ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (%15; p = 0,039). SMP (+) grubunun gelişteki MPV ve PDW değerleri SMP (-) gruba göre yüksek olması istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (sırasıyla 10,8±1,2'e karşı 9,9±1,3 fL, p=0.0103 ve %16,6±0,5'e karşı %15,9±1, p=0.0019). -Sonuç: Bu çalışma, serebral hipoperfüzyonun genellikle belirgin nörolojik semptomlarla seyrettiğini ve bu semptomların tanısal süreçte mutlaka dikkate alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Serebral malperfüzyonun (SMP) önlenmesinde, serebral perfüzyon stratejisinin dikkatli bir şekilde planlanması, intraoperatif nöromonitörizasyonun etkin kullanımı ve hastaya özgü anatomik varyasyonların göz önünde bulundurulması daha büyük önem arz etmektedir. Ayrıca, SMP gelişen hastalarda ortalama trombosit hacmi (MPV) ve trombosit dağılım genişliği (PDW) değerlerinin anlamlı düzeyde yüksek olması, trombosit aktivasyonunun bu hasta grubunda etkili bir fizyopatolojik mekanizma olabileceğini düşündürmektedir. Bu bağlamda, platelet sayısı, MPV ve PDW gibi parametreler; non-invaziv, kolay erişilebilir ve düşük maliyetli potansiyel biyobelirteçler olarak SMP riskinin değerlendirilmesinde klinik anlam taşıyabilir. Elde edilen bulgular, SMP'nin oluşumunda inflamasyonun yanı sıra trombosit aktivasyonu ve mikrotromboz mekanizmalarının da önemli roller oynayabileceğini göstermektedir. Özellikle MPV ve PDW, yüksek riskli hastaların perioperatif değerlendirmesinde erken uyarı sinyali olarak kullanılabilir. Bu veriler, hem klinik karar destek sistemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayabilir hem de ileri düzey araştırmalar için yeni hipotezlerin oluşmasına zemin hazırlayabilir. -

Özet (Çeviri)

-Objective: This study aims to evaluate the risk of developing neurological deficits before and after surgical treatment in patients who develop cerebral malperfusion due to acute type A aortic dissection, and to assess the surgical outcomes in this patient population. -Materials and Methods: The study was conducted retrospectively on data from 57 patients at the University of Health Sciences, Seyrantepe Hamidiye Etfal Training and Research Hospital. Participants were divided into two groups: those with preoperative cerebral malperfusion and those without preoperative cerebral malperfusion. In the SMP (+) group, cerebral malperfusion was present preoperatively, whereas in the SMP (–) group, it was not observed preoperatively. Cerebral perfusion status, laboratory findings, presenting symptoms, and complications were evaluated. -Results: Significant differences were found between the groups in terms of presenting symptoms, operative time, laboratory findings, and postoperative cerebral malperfusion. Back pain was significantly more common in the SMP (–) group compared to the SMP (+) group (51.3% vs. 15%), and this difference was statistically significant (p = 0.007). The operative time was longer in the SMP (–) group (467 ± 148 minutes) compared to the SMP (+) group (384 ± 85 minutes) (p = 0.0352). Postoperative cerebral malperfusion (POSMP) was observed only in the SMP (+) group and was statistically significant (15%; p = 0.039). The mean platelet volume (MPV) and platelet distribution width (PDW) values at admission were significantly higher in the SMP (+) group compared to the SMP (–) group (10.8 ± 1.2 vs. 9.9 ± 1.3 fL, p = 0.0103 and 16.6% ± 0.5 vs. 15.9% ± 1, p = 0.0019, respectively). -Conclusion: This study demonstrates that cerebral hypoperfusion is frequently accompanied by prominent neurological symptoms, which should be carefully evaluated during the diagnostic process. In the prevention of cerebral malperfusion (CMP), meticulous planning of cerebral perfusion strategies, effective use of intraoperative neuromonitoring, and consideration of individual anatomical variations appear to be of critical importance.Moreover, the significantly elevated levels of mean platelet volume (MPV) and platelet distribution width (PDW) observed in patients who developed CMP suggest that platelet activation may represent a key pathophysiological mechanism in this subgroup. In this context, platelet count, MPV, and PDW may serve as non-invasive, easily accessible, and cost-effective potential biomarkers for assessing the risk of CMP.The findings also indicate that, in addition to inflammation, platelet activation and microthrombus formation may play important roles in the development of CMP. Notably, MPV and PDW could serve as early warning indicators during the perioperative evaluation of high-risk patients. These data may contribute to the advancement of clinical decision support systems and provide a basis for generating new hypotheses in future research. -

Benzer Tezler

  1. Tip a aort diseksiyonlarında total sirkulatuar arrestin mortalite ve morbiditeye etkisi

    Başlık çevirisi yok

    NURAY ALTINDEĞER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Sağlık Bakanlığı

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  2. Proksimal aort diseksiyonlarında cerrahi tedavi sonuçlarının değerlendirilmesi

    Evaluation to the results of surgical treatment of proximal aortic dissections

    UĞUR KAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Atatürk Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  3. Arkus aorta cerrahisi yapılan hastaların erken ve orta dönem sonuçlarının retrospektif incelenmesi

    Retrospective analysis of early and midterm results of arcus aorta surgery

    ÇİĞDEM TEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    İstanbul Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  4. Akut tip a aort diseksiyonlarında oral antikoagülan kullanımının yalancı lümen açıklığı üzerine etkisi

    The efficacy of the oral anticoagulant usage on the patency of the false lumen in aortic dissection type a

    PELİN ÖZTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Ege Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  5. Hafif–orta aort kapak yetersizlikli tip A aort diseksiyonlarında suprakoroner greft interpozisyonu sonrası aort kapak yetersizliği orta dönem sonuçlarının değerlendirilmesi

    Mid-term results of aortic valve regurgitationevaluation after supracoronary graft replacement for acute type a aortdissection with mild aortic insufficiency

    YUSUF TAŞPINAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Sağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...