Geri Dön

Uterin prolapsus nedeniyle uygulanan vajinal histerektomi sonrası patoloji raporlarında malignite görülme sıklığının değerlendirilmesi

Evaluation of the frequency of malignancy in pathology reports after vaginal hysterectomy performed due to uterine prolapse

  1. Tez No: 986182
  2. Yazar: ELİFE YILDIZ TUTLÜBÜK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. YUSUF ÜSTÜN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Uterin prolapsus, vajinal histerektomi, okült malignite, endometrial biyopsi, patoloji, Uterine prolapse, vaginal hysterectomy, occult malignancy, endometrial biopsy, pathology
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, uterin prolapsus nedeniyle vajinal histerektomi (VH) uygulanan olgularda postoperatif patoloji raporlarında malignite görülme sıklığını belirlemek ve literatürdeki verilerle karşılaştırmaktır. Uterin desensus, pelvik organ prolapsusunun (POP) en sık formlarından biri olup genellikle benign nedenlerle cerrahi gerektiren bir durumdur. Ancak, bu hastalarda preoperatif dönemde fark edilmeyen okült malignite olasılığı, cerrahi planlama ve hasta yönetimi açısından önem taşımaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif kesitsel çalışma, SBÜ Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde 1 Ocak 2015–31 Ocak 2025 tarihleri arasında uterin prolapsus tanısı ile vajinal histerektomi yapılan 154 hasta üzerinden yürütülmüştür. Preoperatif dönemde anormal uterin kanama, pozitif Pap-smear veya patolojik biyopsi bulgusu bulunan 10 olgu dışlanmış; toplam 144 hasta analize dahil edilmiştir. Hastaların demografik özellikleri, preoperatif smear ve endometrial biyopsi (Probe C) sonuçları, operasyon notları ve postoperatif histopatolojik bulguları elektronik hasta kayıt sisteminden elde edilmiştir. Veriler SPSS 20 programında analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 144 olgunun yaş ortalaması 59,3±8,2 yıl olup, ortalama vücut kitle indeksi 31,7 kg/m²'dir. Olguların %82'si postmenopozal dönemdedir. Preoperatif smear testlerinin tamamı benign sitoloji ile uyumludur. Endometrial örnekleme yapılan 62 olguda, malignite veya prekanseröz lezyon saptanmamıştır. Postoperatif patoloji değerlendirmesinde tüm olgular benign bulunmuş; okült maligniteye rastlanmamıştır. En sık tespit edilen patolojik bulgular leiomyom (%38,2), adenomyozis (%25,6) ve endometrial polip (%14,5) olarak belirlenmiştir. Sonuç: Uterin prolapsus nedeniyle yapılan vajinal histerektomilerde postoperatif dönemde malignite saptanmaması, bu cerrahi grubun düşük onkolojik risk taşıdığını göstermektedir. Bununla birlikte, postmenopozal dönemdeki hastalarda veya anormal uterin kanama öyküsü bulunan olgularda preoperatif endometrial örnekleme yapılması klinik açıdan önem taşır. Çalışmanın sonuçları, benign endikasyonla vajinal histerektomi planlanan olgularda rutin preoperatif tarama ve patolojik değerlendirmenin gerekliliğini desteklemektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: This study aimed to determine the frequency of malignancy detected in postoperative pathology reports of patients who underwent vaginal hysterectomy (VH) for uterine prolapse and to compare the findings with the existing literature. Uterine descent is one of the most common forms of pelvic organ prolapse (POP) and usually requires surgical treatment for benign indications. However, the possibility of occult malignancy, which may not be recognized preoperatively, remains a clinically significant concern for surgical planning and postoperative management. Materials and Methods: This retrospective cross-sectional study was conducted at the Department of Obstetrics and Gynecology, SBÜ Ankara Training and Research Hospital, between January 1, 2015, and January 31, 2025. A total of 154 patients who underwent VH for uterine prolapse were reviewed. Ten patients with preoperative abnormal uterine bleeding, positive Pap-smear, or abnormal endometrial/biopsy findings were excluded, leaving 144 patients eligible for analysis. Demographic data, preoperative cytology and endometrial biopsy (Probe C) results, surgical records, and postoperative histopathological findings were collected from the hospital's electronic database. Statistical analyses were performed using IBM SPSS 20. Results: The mean age of the patients was 59.3 ± 8.2 years, and the mean body mass index was 31.7 kg/m². The majority of the patients (82%) were postmenopausal. All preoperative Pap-smear results were benign. Among 62 patients who underwent endometrial sampling, no malignant or premalignant lesions were detected. Postoperative pathological examinations revealed exclusively benign findings, and no occult malignancy was observed. The most frequent benign lesions were leiomyoma (38.2%), adenomyosis (25.6%), and endometrial polyp (14.5%). Conclusion: The absence of malignancy in pathology specimens following vaginal hysterectomy for uterine prolapse indicates that this surgical group carries a low oncologic risk. Nevertheless, preoperative endometrial sampling is recommended in postmenopausal women and in those presenting with abnormal uterine bleeding. These findings underscore the importance of routine preoperative screening and systematic pathological evaluation in benign hysterectomy cases.

Benzer Tezler

  1. Abdominal ve vajinal cerrahi sonrası üriner disfonksiyonların değerlendirilmesi

    Evaluation of urinary dysfunction after abdominal and vaginal surgery

    SEYİT İBRAHİM SOYSÜREN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Kadın Hastalıkları ve DoğumTrakya Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. PETEK BALKANLI KAPLAN

  2. Kliniğimizde yapılan laparoskopik lateral süspansiyon ameliyatlarının sonuçlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of the results of laparoscopic lateral suspension operations performed in our clinic

    MEHMET YOLACAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kadın Hastalıkları ve DoğumHarran Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HACER UYANIKOĞLU

  3. Nüks pelvik organ prolapsusu için risk faktörleri

    Risk factors for recurrent pelvic organ prolapse

    SİMGE ÇEKMEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MELİKE DOĞANAY

  4. Total prolapsus nedeniyle lefort operasyonu yapılan hastaların preoperatif ve postoperatif laboratuar ve görüntüleme yöntemleriyle değerlendirilmesi

    Preoperative and postoperative evaluation of cases undergoing modified lefortoperation due to total prolapses with laboratory and imaging techniques

    GÜLÇİN SARIİZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Kadın Hastalıkları ve DoğumPamukkale Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NAZAN BAŞAK YILDIRIM

  5. Uterus desensusu nedeniyle L/S histerektomi yapılan vakalarda vajinal kafın retroperitoneal olarak 1 no prolen sütürle batın yan duvar kas aponörozu üzerine askı yapılmasının kısa ve uzun dönem sonuçlarının değerlendirilmesi

    Short and long term results of L/S hysterectomy and vaginal suspension to lateral retroperitoneal abdominal wallaponeurosis with 1 no prolen suture cases because of uterine descent

    ŞEYMA ŞAFAK IŞIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSüleyman Demirel Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET OKAN ÖZKAYA