Ebû Re's en-Nâsıri'nin (Ö.1823) Acâ'ibü'l-Esfâr ve Letâ'ifü'l-Ahbâr isimli eserindeki Osmanlı tarihi'ne dair bilgilerin tercümeve değerlendirilmesi
The translation of Ebû Raʾs al-Nâsirî's (D. 1823) work Acâʾibü'l-Esfâr ve Letâʾifü'l-Ahbâr and its evaluation in terms of the information it provides on Ottoman history
- Tez No: 986279
- Danışmanlar: DOÇ. DR. YUSUF ALPEREN AYDIN
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Tarih, History
- Anahtar Kelimeler: Cezayir, Algeria
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Yeniçağ Tarihi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Cezayir'in batı kesiminde yer alan Vehrân vilayeti, başlangıç meridyeni (0°) ile 2° batı boylamları ve 35° ile 36° kuzey enlemleri arasında konumlanmaktadır. Erken modern dönemin başlarında geniş bir coğrafyaya sahip olan bu vilayet, Osmanlı yönetimi süresince Garb Beyliği'nin merkezi işlevini görmüş; doğuda Şelef'ten başlayarak batıda Fas sınırlarına ve güneyde Sahra'nın uç noktalarına kadar uzanmıştır. Vehrân kenti, tarih boyunca İspanya kıyılarıyla doğrudan temas noktası olması sebebiyle Batı Akdeniz havzasına eklemlenen stratejik bir merkez hâline gelmiş, buna karşılık kendi yakın bölgesel çevresinden kısmen yalıtılmıştır. Şehrin 1509 ve 1732 yıllarında iki kez İspanyol işgaline uğraması, dönemin yerel siyasal yapılarının zayıflığı bağlamında, Avrupalı güçlerin Mağrib sahillerine yönelik emellerinin açık bir göstergesi olmuştur. Ancak bu sömürgeci varlık kalıcı bir istikrar kazanamamış; bir taraftan Osmanlı otoritesinin giderek artan askerî ve siyasî baskısı, diğer taraftan ise yerel kabilelerin kesintisiz direnişi nedeniyle sürekli tehdit altında kalmıştır. Bu dinamiklerin birleşmesi, nihayetinde İspanya'nın 1792'de şehri tamamen terk etmesine yol açmış, bu da XVIII. yüzyıl sonlarında Batı Akdeniz'deki Osmanlı–İspanyol mücadelesinde dönüm noktası teşkil etmiştir. Söz konusu gelişmeler, dönemin ilmî ve kültürel çevrelerinde geniş yankı uyandırmış; tarihçiler, âlimler ve şairler tarafından farklı bakış açılarıyla kayda geçirilerek, dönemin anlaşılmasına katkı sağlayan yüksek değerde tarihî ve edebî bir miras üretmiştir. Cezayirli tarihçi Ebû Re's en-Nâsırî (ö. 1823) – XVIII. yüzyıl sonu hadiselerine bizzat tanıklık eden ve 1792'de Vehrân'ın kurtarılmasında fiilen yer alan önde gelen âlimlerden biri – ʿAcâʾibü'l-Esfâr ve Letâʾifü'l-Ahbâr adlı eserinde, Osmanlı hâkimiyetindeki Cezayirliler ile İspanyol arasındaki yaklaşık üç asırlık mücadelenin seyrini ele almıştır. Eserin temel ekseni Vehrân tarihine odaklansa da müellif Osmanlı dönemi ve öncesindeki Cezayir'de yaşanan çeşitli yerel ve bölgesel gelişmeleri de kapsamlı biçimde değerlendirmiştir. Bu çalışma, söz konusu eserde yansımasını bulan Osmanlı tarihine dair Cezayirli algıları ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmada, ʿAcâʾibü'l-Esfâr'daki metinlerin eleştirel tahlili ile Cezayirli yerel rivayetler, Osmanlı ve İspanyol kaynakları arasında karşılaştırmalı bir inceleme gerçekleştirilmiştir. Ayrıca eserde Osmanlı tarihine dair kısımlar Türkçeye tercüme edilerek, araştırma çevrelerinde bilimsel tartışmaya açılması ve tarihî bir kaynak olarak kullanım alanının genişletilmesi hedeflenmiştir.
Özet (Çeviri)
Oran Province is located in the western part of Algeria, between the Prime Meridian (0°) and 2° west longitude, and between 35° and 36° north latitude. At the dawn of the modern era, it was a vast territory, serving as the center of the Beylik of the West throughout the Ottoman rule of Algeria. Its domain stretched from the city of Chlef in the east to the Moroccan border in the west, and as far as the depths of the Sahara in the south. Throughout successive phases of its history, the city of Oran constituted a strategic point of contact with the Spanish coasts, drawing it into a network of relations within the western Mediterranean, while simultaneously creating a degree of isolation from its immediate regional surroundings. The Spanish occupation of the city on two occasions—first in 1509 and again in 1732—clearly reflected European ambitions on the Maghreb coasts, especially amid the fragility of local political structures at the time. Yet this colonial presence was never stable; it remained threatened on two fronts: on one hand, by the growing military and political pressures of Ottoman authority, which had imposed its dominance in Algeria, and on the other, by the persistent resistance of local tribes who never ceased to oppose the occupation. The convergence of these factors eventually compelled Spain to abandon the city definitively in 1792. This moment marked a turning point in the Ottoman–Spanish conflict in the western Mediterranean during the late eighteenth century. These events resonated widely in intellectual and cultural circles. Historians, scholars, and poets alike documented and praised them, each from their own perspective, thus producing historical and literary material of great value for understanding that period. The Algerian historian Abu Ras al-Nasiri (d. 1823)—one of the most prominent Algerian scholars to have witnessed the late eighteenth-century events and to have actively participated in the liberation of Oran in 1792—addressed this long confrontation, which spanned nearly three centuries between the Algerians under Ottoman rule and the Spaniards, in his manuscript ʿAjāʾib al-Asfār wa-Laṭāʾif al-Akhbār (Marvels of Journeys and Subtleties of Reports). Although the main subject of the manuscript is the history of the city of Oran, the author also sought to cover broader local and regional developments in Algeria during the Ottoman period as well as earlier transformations. This study aims to highlight Algerian conceptions of Ottoman history as reflected in this manuscript. It does so by combining critical analysis of the texts in ʿAjāʾib al-Asfār with comparative readings of related Algerian local accounts, as well as Ottoman and Spanish sources. Furthermore, efforts were made to translate the materials concerning Ottoman history in the text into Turkish, in order to make them accessible for scholarly discussion and to broaden their use as a historical source
Benzer Tezler
- Kuru incirlerde küf florası ve aflatoksigenik küflerin saptanması
Başlık çevirisi yok
SİBEL BÜYÜKŞİRİN
- Mobil telefon kullanımına bağlı oluşan 900-1800 mhz radyo frekans dalgalarının meydana getirdiği elektromanyetik alanın iliak kanat kemik mineral yoğunluğuna etkisi
The effect of electromagnetic fields on bone mineral density of iliac bone produced by 900-1800 mhz radio frequency waves dependent on cellular phone usage
BEŞİR ANDAÇ AKSOY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
Ortopedi ve TravmatolojiSüleyman Demirel ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. NEVRES HÜRRİYET AYDOĞAN
- Farklı katyon katkılı Ceo2 bileşiklerinden elektrokimyasal yöntemle hidrojen gazı eldesi
Obtaining hydrogen gas from different cation-doped Ceo2 compounds by electrochemical method
RABİA KIRKGEÇİT KARAKELLE
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
KimyaKahramanmaraş Sütçü İmam ÜniversitesiKimya Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET TÜMER
DOÇ. DR. HANDAN ÖZLÜ TORUN
- Yeni Cami'nin akustik açıdan performans değerlendirmesi
Evaluation of the acoustical performance of the New Mosque
EVREN YILDIRIM
Yüksek Lisans
Türkçe
2003
Mimarlıkİstanbul Teknik ÜniversitesiMimarlık Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEVTAP YILMAZ DEMİRKALE