Meme kanseri riski yüksek kadınlarda planlı eğitim programının sağlık inancı ve kadercilik üzerine etkisi
The effect of a planned education program on health belief and fatalism in women at high risk of breast cancer
- Tez No: 986552
- Danışmanlar: PROF. DR. SÜHEYLA ALTUĞ ÖZSOY
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Halk Sağlığı, Hemşirelik, Public Health, Nursing
- Anahtar Kelimeler: Halk sağlığı, Hemşirelik, Meme kanseri, Risk, public health nursing, at-risk women, early diagnosis behavior, fatalism, health belief model, breast cancer, Public health, Nursing, Risk
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Halk Sağlığı Hemşireliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Meme kanseri riski yüksek kadınlarda Planlı Eğitim Programının Sağlık İnancı ve Kadercilik üzerine etkisinin incelenmesidir. Yöntem: Bu araştırma, ön test-son test kontrol gruplu, randomize kontrollü ve tek kör izlem araştırması olarak Şubat 2022 ve Nisan 2024 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmada, Ordu Eğitim Araştırma Hastanesi, Aile Hekimliği ve Meme Polikliniğine başvuran gönüllü 235 kadına ulaşılmış olup, Ulusal Aile Planlaması Hizmet Rehberinde yer alan 'Meme Kanseri Risk Değerlendirme Formu' kullanılarak, 301 ve yukarı puan alan meme kanserinde riskli, 30 yaş üstü 72 kadınla yapılmıştır. Kadınlar eğitim, yaş ve POWE Kadercilik Algı Ölçeği puanlarına göre girişim grubu 36 ve kontrol grubu 36 olmak üzere olmak üzere ikiye ayrılmış, Champion Sağlık İnanç Modeli Ölçeği (CSİMÖ) ön test uygulanmıştır. Daha sonra, sağlık inancı ve kadercilik algılarına yönelik hazırlanan planlı eğitim programı girişim grubu kadınlara uygulanmıştır. Planlı Eğitim Programı kapsamında meme kanserine ve erken tanı davranışları konusunda bilgiler verilmiş olup, demonstrasyon aşamasında kadınlar üstlerine giyilebilen meme maketi üzerinde kendi kendine meme muayenesini uygulamıştır. Planlı eğitimden 15 gün sonra Champion Sağlık İnanç Modeli Ölçeği ve POWE Kadercilik Algı Ölçeği son test uygulanmıştır. Son test uygulanmasından 3 ay sonra, telefon ile kendi kendine meme muayenesi yapma, klinik meme muayenesi yaptırma ve Mamografi çektirme durumları sorgulanmıştır. Bulgular: Girişim grubuna uygulanan planlı eğitim sonrası; sağlık inancı alt boyutlarında grup içi duyarlılık ve sağlık motivasyon boyutları hariç diğer boyutlarda istatiksel olarak anlamlı değişim olmuştur. Ancak, engel algısı alt boyutunda değişim kontrol grubunda gerçekleşmiştir (p < 0,05). Girişim ve kontrol grubu arasında ise sadece güven alt boyutunda istatiksel olarak anlamlı fark vardır ( p<0,05). Kadınların kadercilik algı puanlarında değişim olmamıştır ( p<0,05). Planlı eğitim programı sonrası 3. ay sonunda telefon ile yapılan izlemde kadınların, Kendi Kendine Meme Muayenesi yaptığı, mamografi çektirdiği, ancak Klinik Meme Muayenesi yaptırma oranlarında anlamlı bir değişim olmadığı görülmüştür. Sonuç: Meme kanseri riski yüksek kadınlarda, risk düzeyinin hesaplanarak eğitim planlanması ve uygulanması önerilmektedir. Sağlığı koruyucu davranışların kazandırılmasında eğitim etkili bir yöntemdir. Ancak sağlık inancı bileşenlerin de ve kadercilik algılarında eğitim temelli değişim için, daha uzun süreli, motivasyonel ve bireysel görüşme yapılması, kadınların duygusal, bilişsel, yönlerinin de değerlendirilmesi, sağlığın sosyal belirleyicilerinin ortaya çıkarılması etkili eğitim için planlama aşamasında önerilmektedir. Anahtar Kelimeler; halk sağlığı hemşireliği; riskli kadınlar, erken tanı davranışı, kadercilik; sağlık inanç modeli; meme kanseri
Özet (Çeviri)
Objective: To examine the effect of a Planned Education Program on Health Beliefs and Fatalism in women at high risk of breast cancer. Method: This study was conducted between February 2022 and April 2024 as a pretest-posttest control group, randomized controlled, single-blind follow-up study. 235 volunteer women who applied to the Family Medicine and Breast Polyclinic of Ordu Training and Research Hospital were contacted. The study included 72 women over the age of 30 who were at risk for breast cancer and scored 301 or higher using the“Breast Cancer Risk Assessment Form”from the National Family Planning Service Guide. The women were divided into two groups: 36 in the intervention group and 36 in the control group based on their education, age, and fatalism perception scores. Health Belief Model (HBM) pre-test was applied. A planned education program designed to address health belief and fatalism perceptions was administered to the intervention group women. As part of the Planned Education Program, information was provided about breast cancer and early diagnosis behaviors. During the demonstration phase, women performed breast self-examination using a wearable breast model. Fifteen days after the planned training, the Health Belief Model scale and the fatalism perception scale were post-tested. Three months after the training, they were asked about their rates of breast self-examination by phone, clinical breast examination, and mammography. Result: Following the planned education implemented in the intervention group, there were statistically significant changes in all dimensions of the health belief subscale, except for the within-group sensitivity and health motivation dimensions. However, the change in the perception of obstacles subscale occurred in the control group (p < 0.05). There was a statistically significant difference between the intervention and control groups only in the confidence subscale (p 0.05). There was no change in the women's fatalism perception scores. A follow-up conducted by phone at the end of the third month after the planned education program revealed that women performed breast self-examination and mammography, but there was no significant change in their rates of clinical breast examination. Conclusion: For women at high risk of breast cancer, it is recommended that risk levels be calculated and implemented to plan and implement education. Education is an effective method for instilling health-protective behaviors. However, for educationbased changes in health belief components and fatalistic perceptions, longer-term, motivational, and individual interviews are recommended, women should be assessed emotionally and cognitively, and the social determinants of health should be identified.
Benzer Tezler
- Meme kanserli hastalarda Tyrer-Cuzick risk hesaplama modelinin prognostik faktörler ve moleküler subtipler ile ilişkisinin değerlendirilmesi
Tyrer-Cuzick in patients with breast cancer prognostic of risk calculation modelwith factors and molecular subtips evaluation of relationship
RAMAZAN AZAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Genel CerrahiSağlık Bilimleri ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
UZMAN SALİHA KARAGÖZ EREN
- Feature extraction from mammographic mass shapes and development of a mammogram database
Mamografik kütle şekillerinden özellik çıkarımı ve bir mamogram veri tabanı geliştirilmesi
GÖKHAN ERTAŞ
Yüksek Lisans
İngilizce
2001
Tıbbi BiyolojiBoğaziçi ÜniversitesiBiyomedikal Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. HALİL ÖZCAN GÜLÇÜR
- Metastatik meme kanserinde B² prognostik indeksin prognoz belirlemedeki rolü
The role of B² prognostic index in determination of prognosis in metastatic breast cancer
MEHMET MERİÇ ÇOBAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
OnkolojiDokuz Eylül Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TUĞBA YAVUZŞEN
- Kemoterapi hastalarının hatalı tıbbi uygulama algısının ve deneyimlerinin belirlenmesi
Determination of chemotherapy patients' perceptions and experiences about medical errors
EMİNE GÜRSEL
- Meme kanseri riski yüksek kadınlara uygulanan risk azaltma programının taramalara katılım, sağlık inançları ve davranışlarına etkisi
The effect of risk reduction program applied to women with high breast cancer risk on participation in screening, health beliefs and behavior
HABİBE ÖZÇELİK
Doktora
İngilizce
2021
Halk SağlığıAkdeniz ÜniversitesiHalk Sağlığı Hemşireliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEBAHAT GÖZÜM