Geri Dön

Kudüs'te ayrımcılığın kentsel yüzü: İsrail yerleşim politikaları, demografik değişim ve hak ihlalleri

The urban dimension of discrimination in Jerusalem: Israeli settlement policies, demographic reconfiguration, and violation of rights

  1. Tez No: 987253
  2. Yazar: KÜBRA ALEMDAR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HATİCE ESRA DANACIOĞLU TAMUR
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Siyasal Bilimler, Uluslararası İlişkiler, Political Science, International Relations
  6. Anahtar Kelimeler: Filistin, İsrail, Yerleşim, Politika, Hak İhlali, Palestine, Israel, Settlement, Politics, Rights Violation
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Yıldız Teknik Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

İsrail-Filistin çatışması, bölge üzerindeki hakimiyeti sağlama mücadelesidir. Bu süreçte çeşitli yöntemlerle bölge coğrafyası yeniden şekillenmekte, hak iddiaları ve yerleşim politikalarıyla farklı koşullarda yaşam alanları oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bahsedilen durumun en belirgin yaşandığı yer Kudüs'tür. Kudüs sorunu geçmiş birikimi oldukça fazla olan güncel bir sorundur. Dini boyutuyla önemi çok yüksek olan bu şehir, siyasi açıdan dış güçlerin rekabet sahası, iç çatışmaların da odağında yer alan bir konuma sahiptir. İşgalini tarihsel bir hak olarak meşrulaştırmaya çalışan İsrail, Filistinlilerin toprağıyla olan bağını da zayıflatma yönelimindedir. İsrail, bölgedeki nüfusunu arttırmak için hem merkezi yönetim hem de yerel belediyeden yararlanarak kentsel yapıyı dönüştürmekte, Filistinlilere karşı uluslararası hukuka aykırı ayrıştırıcı politikalar izlemektedir. Bu durum kapsamında faydalandıkları alanlar; imar planlamaları, arkeolojik kazılar, ayırım duvarı, kontrol noktaları ve kimlik belgesi uygulamaları, Yahudi yerleşim izinleri, Filistin inşaat/ruhsat kısıtlaması ve ev yıkımları gibi uygulamalardır. Uluslararası hukuk nezdinde yasa dışı olarak kabul edilen İsrail'in oluşturduğu yerleşim birimleri, güvenlik gerekçesi ve nüfus artış uygulamaları öne sürülerek savunulmaktadır. İsrail tüm politika ve çalışmalarıyla varlığını meşru bir zemine oturtmaya çalışmaktadır. Tarihsel aidiyetini mitsel anlatılardan çıkarma gayretiyle yürüttüğü arkeolojik kazılarıyla varlığını gözlemlenebilir ve ispatlanabilir bir olguya dönüştürmek istemektedir. Güvenlik söylemini gerekçe göstererek yeni Yahudi yerleşim alanları inşa eden İsrail, bu yerleşimlerin ve ilgili uygulamaların uluslararası hukuk hükümlerine uygun olmadığına ilişkin BM ve diğer uluslararası kuruluşların kararlarını dikkate almamaktadır. İsrail'in uygulamaları sonucunda kentte oluşan demografik dönüşüm, Kudüs'ün nüfus yapısının belirli politik hedefler doğrultusunda yönlendirildiğini ortaya koymaktadır. Çalışmada, Yahudi nüfusunu artırmaya yönelik teşvik mekanizmaları ile Filistin nüfusunu mekânsal ve hukuki kısıtlamalar yoluyla daraltan politikalar birlikte analiz edilmiştir. Bu çalışma, Kudüs'ün mekânsal ve demografik dönüşümünü kent kimliği, mekân üretimi ve söylemsel güç kavramları ekseninde incelemektedir. Araştırmada, kentin kurgulanarak yeniden şekillendirildiği ve mekânın bilinçli biçimde yeniden üretiminin söylemsel güçle birleştirildiği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Yapılan araştırmada, Kudüs'teki mekânsal dönüşümün tesadüfi olmadığı; sistematik ve bütünlüklü bir politikanın parçaları olarak işlediği görülmektedir.

Özet (Çeviri)

The Israeli-Palestinian conflict is a struggle for dominance over the region. In this process, the geography of the region is reshaped through various methods, and living spaces are tried to be created under different conditions through claims of rights and settlement policies. Jerusalem is the most prominent place where the aforementioned situation is experienced. The problem of Jerusalem is a current problem with a lot of past accumulation. This city, which is of great importance in terms of its religious dimension, is politically a field of competition for foreign powers and a focal point of internal conflicts. Israel, which tries to legitimize its occupation as a historical right, also tends to weaken the Palestinians' connection to their land. In order to increase its population in the region, Israel uses both the central government and local municipalities to transform the urban structure and pursues discriminatory policies against Palestinians in violation of international law. The areas in which they benefit are zoning plans, archaeological excavations, the separation wall, checkpoints and identification documents, Jewish settlements permit, Palestinian construction/permit restrictions and house demolitions. Israeli settlements, which are considered illegal under international law, are defended on the grounds of security and population growth practices. Israel seeks to legitimize its existence with all its policies and activities. It seeks to transform its existence into an observable and provable phenomenon through archaeological excavations that it conducts in an effort to remove its historical belonging from mythical narratives. Israel, which builds new Jewish settlements under the pretext of security, disregards the decisions of the UN and other international organizations that these settlements and related practices are not in accordance with international law. The demographic transformation in the city resulting from Israel's practices reveals that Jerusalem's population structure has been directed towards specific political goals. The study analyzes both the incentive mechanisms aimed at increasing the Jewish population and the policies that restrict the Palestinian population through spatial and legal constraints. This study examines the spatial and demographic transformation of Jerusalem through the concepts of urban identity, spatial production, and discursive power. The research attempts to reveal how the city has been reshaped through construction and how the conscious reproduction of space has been combined with discursive power. The research shows that the spatial transformation in Jerusalem is not accidental; it operates as part of a systematic and comprehensive policy.

Benzer Tezler

  1. Sir Moses Montefiore'nin Filistin'e yaptığı ziyaretler ve Kudüs'teki faaliyetleri (1827-1875)

    Sir Moses Montefiore's visits to Palestine and activities in Jerusalem (1827-1875)

    TUĞBA KÖSE KAYGUSUZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    TarihBursa Uludağ Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CAFER ÇİFTCİ

  2. The Armenians and the development of photography in the Ottoman Arab lands

    Ermeniler ve Osmanlı Arap topraklarında fotoğrafın gelişimi

    RAHAF ALMOMANI

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2022

    Sanat Tarihiİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Uluslararası Osmanlı Çalışmaları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. M. TALHA ÇİÇEK

  3. Kudüs'te Osmanlı idaresi (1808-1874)

    Ottoman administration in Jerusalem (1808-1874)

    ISSA BARAIJIA

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    TarihAnkara Hacı Bayram Veli Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NECDET HAYTA

  4. Kudüs'te Osmanlı Dönemi (1516-1917) su yapıları: Çeşme, sebil, şadırvan ve hamam mimarisi

    Ottoman Period in Jerusalem (1516-1917) water structures: Fountain, sebil, şhadırvan and hammam architecture

    EMİNE KIZILASLAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Sanat TarihiErciyes Üniversitesi

    Sanat Tarihi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CELİL ARSLAN

  5. Kudüs'te Hristiyan kutsallığının inşası ve dönüşümü: Roma ve Erken İslâm dönemi (325-715)

    The construction and transformation of sanctity in Jerusalem: The Roman and Early Islamic period

    TUĞBA TÜRKOĞLU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Tarihİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TURHAN KAÇAR