Geri Dön

Depresyon hastalarında agresyon ve aleksitimi ilişkisi

The relationship between aggression and alexithymia in patients with depression

  1. Tez No: 988442
  2. Yazar: MELİKE SARIYEVA
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SONER ÇAKMAK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Majör depresif bozukluk, aleksitimi, agresyon, öfke, depresyon, Major depressive disorder, alexithymia, aggression, anger, depression
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Çukurova Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, majör depresif bozukluk (MDB) tanısı almış bireylerde agresyon ve aleksitimi arasındaki ilişkiyi incelemektir. Gereç ve Yöntem: Bu araştırmaya, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Polikliniği'ne 2024-2025 yılı içinde başvuran, majör depresif bozukluk tanısı almış 105 hasta ile yaş, cinsiyet ve eğitim düzeyi açısından eşleştirilmiş 105 sağlıklı kontrol birey olmak üzere toplam 210 kişi dahil edilmiştir. Katılımcılar Beck Depresyon Envanteri (BDE), Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği (HAM-D), Toronto Aleksitimi Ölçeği (TAÖ) ve Buss–Perry Agresyon Ölçeği (BPAÖ) ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Depresyon grubunda Toronto Aleksitimi Ölçeği (TAÖ) ve Buss–Perry Agresyon Ölçeği (BPAÖ) toplam puanları kontrol grubuna göre anlamlı biçimde daha yüksektir (p<0,001). GLM (General Linear Model) analizinde TAÖ toplam puanının saldırganlığın tüm alt boyutları üzerinde anlamlı etkisi saptanmıştır: fiziksel saldırganlık (F=46,94; p<0,001; η²=0,186), sözel saldırganlık (F=5,21; p=0,023; η²=0,025), öfke (F=34,83; p<0,001; η²=0,145) ve düşmanlık (F=29,68; p<0,001; η²=0,126). Tanı faktörü açısından en belirgin fark öfke düzeyinde görülmüştür (F=38,01; p<0,001; η²=0,156). Korelasyon analizinde, duyguları tanıma ve ifade etme zorluğu alt boyutları öfke, düşmanlık ve toplam saldırganlıkla pozitif ilişkilidir (r=0,39–0,51; p<0,001). Regresyon analizinde TAÖ duyguları tanıma zorluğu fiziksel saldırganlığı artırırken (β=0,50; p<0,001), depresyon puanları azaltmıştır (β=–0,24; p=0,007). Aracılık analizinde aleksitiminin depresyon ve agresyon arasındaki ilişkide anlamlı bir aracılık rolü bulunmamıştır (p>0,05). Sonuç: Majör depresyon hastalarında aleksitimi ve saldırganlık düzeyleri anlamlı biçimde yüksektir. Aleksitimi özellikle duyguları tanıma zorluğu boyutunda, öfke ve saldırganlığın güçlü bir yordayıcısıdır. Depresyonun saldırganlık üzerindeki etkisi doğrudan değil, duygusal farkındalık eksiklikleri aracılığıyla dolaylı olarak gerçekleşmektedir. Bu bulgular, depresyon tedavisinde duygusal farkındalık ve öfke yönetimi odaklı yaklaşımların önemini vurgulamaktadır.

Özet (Çeviri)

Objective: The aim of this study was to examine the relationship between aggression and alexithymia in individuals diagnosed with major depressive disorder (MDD). Materials and Methods: The study included a total of 210 participants: 105 patients diagnosed with MDD who presented to the Psychiatry Outpatient Clinic of Çukurova University Faculty of Medicine between 2024 and 2025, and 105 healthy control individuals matched for age, gender, and education level. Participants were assessed using the Beck Depression Inventory (BDI), Hamilton Depression Rating Scale (HAM-D), Toronto Alexithymia Scale (TAS-20), and Buss–Perry Aggression Questionnaire (BPAQ). Results: Patients with depression scored significantly higher on both the TAS-20 and BPAQ total scores compared to the control group (p<0.001). GLM (General Linear Model) analysis revealed that the total TAS-20 score had a significant effect on all subdimensions of aggression: physical aggression (F=46.94; p<0.001; η²=0.186), verbal aggression (F=5.21; p=0.023; η²=0.025), anger (F=34.83; p<0.001; η²=0.145), and hostility (F=29.68; p<0.001; η²=0.126). The most prominent diagnostic group difference was observed in anger levels (F=38.01; p<0.001; η²=0.156). Correlation analyses indicated positive associations between the difficulty identifying and describing feelings subscales and anger, hostility, and total aggression (r=0.39–0.51; p<0.001). Regression analysis showed that difficulty identifying feelings increased physical aggression (β=0.50; p<0.001), whereas depression scores reduced it (β=–0.24; p=0.007). Mediation analysis revealed that alexithymia did not play a significant mediating role in the relationship between depression and aggression (p>0.05). Conclusion: Levels of alexithymia and aggression were significantly higher among patients with major depressive disorder. Alexithymia, particularly the difficulty in identifying feelings, was a strong predictor of anger and aggression. The impact of depression on aggression appears to occur indirectly through deficits in emotional awareness rather than directly. These findings highlight the importance of interventions focusing on emotional awareness and anger regulation in the treatment of depression.

Benzer Tezler

  1. Majör depresif bozukluk hastalarında seçici serotonin geri alım inhibitörü antidepresan tedavinin aleksitimi ile ilişkisi

    Relationship between treatment of selective serotonin reuptake inhibitors and alexithymia in patients with major depressive disorder

    LEYLA AKGÜÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    PsikiyatriAkdeniz Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET ERYILMAZ

  2. Şizofreni hastalarında koku algılama ve yüz ı̇fadelerini tanıma becerilerinin agresyon ve dürtüsellikle ı̇lişkisi

    The relationship between odor perception and facial expression recognition with aggression and impulsivity in schizophrenia patients

    AHMET ÇÖPÜR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EROL GÖKA

    DR. HASAN KAYA

  3. Şizofreni hastalarında içgörünün yaşam niteliği, depresyon ve belirti örüntüsü ile ilişkisi

    The relationship of insight with quality of life, depression and symptomatology in patients with schizophrenia

    NARİN TAN KARTAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    PsikiyatriSağlık Bakanlığı

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    UZMAN NEŞE ÜSTÜN

    UZMAN NEZİH ERADAMLAR

  4. Obsesif Kompulsif Bozukluk hastalarında çocukluk çağı travmalarının semptom boyutlarına göre analizi, klinik özellikler ile ilişkisi ve semptom boyutlarının klinik özellikler açısından değerlendirilmesi

    The analysis of childhood traumas in terms of symptom dimensions, the relationship of childhood traumas with clinical features and the evaluation of symptom dimensions in terms of clinical features

    AYÇE FERİDE KÖROĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    PsikolojiÜsküdar Üniversitesi

    Klinik Psikoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. OĞUZ TAN

  5. Bipolar bozukluk tanılı ötimik dönemdeki hastalar ve bu hastaların sağlıklı birinci derece akrabalarında interlökin-6 ve c-reaktif protein düzeylerinin impulsivite ve agresyon ile ilişkisi

    Relation of interleukin-6 and c-reactive protein levels with impulsivity and aggression in euthymic patients with bipolar disorder and their first-degree relatives

    NACİYE HOCAOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    PsikiyatriErciyes Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AKİF ASDEMİR