Geri Dön

İntrakraniyal tutulumu olan HIV ile yaşayan bireylerde mortaliteyi etkileyen faktörler

Factors affecting mortality in individuals living with HIV with intracranial involvement

  1. Tez No: 989376
  2. Yazar: ECE DEMİRKIRKAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MELİHA MERİÇ KOÇ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Infectious Diseases and Clinical Microbiology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: İnsan immün yetmezlik virüsü (HIV) enfeksiyonu, antiretroviral tedavi (ART) ile kontrol edilebilir bir hastalık hâline gelmiş olsa da tedavi edilmemiş ileri dönem hastalarda ortaya çıkan nörolojik komplikasyonlar hayatı tehdit etmektedir. HIV ile yaşayan bireylerde santral sinir sistemi (SSS) tutulumu; tanı sürecini zorlaştırmakta, nörolojik işlev kaybına yol açmakta ve mortalite riski yüksek fırsatçı enfeksiyonların gelişimine zemin hazırlamaktadır. Kriptokok menenjiti başta olmak üzere intrakraniyal fırsatçı enfeksiyonlar, düşük CD4⁺ T lenfosit düzeylerinde belirgin mortalite artışıyla seyretmektedir. Bu çalışmada HIV ile yaşayan bireylerde intrakraniyal tutulumların sıklığının, etyolojik dağılımının ve klinik özelliklerinin değerlendirilmesi; CD4⁺ T lenfosit düzeyi, HIV RNA düzeyi, antiretroviral tedavi (ART) kullanımı ve yoğun bakım gereksinimi gibi faktörlerin mortalite ile ilişkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca sağkalım analizinin sonuçları incelenerek intrakraniyal tutulumu olan hastalarda ölüm zamanının dağılımının ortaya konulması hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği'nde 01.01.2021–31.12.2024 tarihleri arasında yatarak izlenen ve intrakraniyal tutulumu doğrulanan HIV ile yaşayan bireyler retrospektif olarak değerlendirildi. Çalışmaya, 18 yaş üzerinde olan, HIV enfeksiyonu tanısı kesinleşmiş, klinik, laboratuvar veya görüntüleme yöntemleriyle intrakraniyal tutulum saptanan ve verilerine eksiksiz erişilebilen hastalar dahil edildi. Hastalara ait demografik veriler, laboratuvar bulguları, nörolojik tanılar, antiretroviral tedavi, IRIS gelişimi, yoğun bakım ihtiyacı ve mortalite verileri kaydedildi. Hastaların ölüm zamanları Kaplan–Meier sağkalım analizi ile değerlendirildi. Mortalite için risk faktörlerini değerlendirmek amacıyla ikili (bivariate) analizler, çoklu değişken (lojistik regresyon) analizi ve ROC analizi kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya kriterlere uyan toplam 49 hasta dahil edildi. Olguların yaş ortalaması 41,2 yıl olup %76'sı erkekti. En sık intrakraniyal tutulum toksoplazma ensefaliti (%36,7) idi; bunu nörosifiliz (%18,4) ve kriptokok menenjiti (%10,2) izledi. Genel mortalite oranı %32,7 olarak bulundu. Sağ kalan 33 hastanın 9'unda sekel geliştiği tespit edildi. Sağkalım analizinde mortalitenin özellikle erken dönemde ortaya çıktığı gözlendi. İlk 30 günlük izlemde ölüm oranı diğer dönemlere göre daha yüksekti. Medyan sağkalım süresi 198 gün, ortalama sağkalım süresi 216 ± 113,6 gün olarak hesaplandı. Yüzüncü günden sonraki dönemde mortalite hızında azalma izlendi. Mortalite için risk faktörlerini değerlendirmek amacıyla yapılan ikili karşılaştırmalarda, araştırılan birçok risk faktörü gibi INSTI temelli rejimler arasında mortalite farkı saptanmamıştır. İstatistiksel olarak anlamlı bulunan kadın cinsiyet, yoğun bakım ihtiyacı ve kriptokok menenjiti değişkenleri ile lojistik regresyon analizi yapıldı. Lojistik regresyon analizinde yoğun bakım ihtiyacının (OR = 0.180, %95 CI: 0.041–0.784) ve kriptokok menenjiti varlığının (OR = 6.400, %95 CI: 1.321–31.018) mortaliteyi arttıran birer risk faktörü olduğu saptandı. Ayrıca yapılan ROC analizinde; düşük CD4 hücre sayısı (<57,5 hücre/mm³) ve yüksek HIV RNA düzeylerinin (≥866.500 kopya/mL), kriptokok menenjiti gibi fırsatçı intrakraniyal enfeksiyonların varlığında mortalite riskini artırdığı bulundu. Sonuç: HIV ile yaşayan bireylerde intrakraniyal tutulum, morbidite ve yüksek mortalite riski ile ilişkilidir. Çalışmamızda özellikle kriptokok menenjiti varlığının ve yoğun bakım gereksiniminin mortalite açısından belirleyici risk faktörleri olduğu saptandı. Literatürde HIV ile ilişkili intrakraniyal fırsatçı enfeksiyonlarda farklı antiretroviral rejimlerin mortalite üzerindeki etkilerini doğrudan karşılaştıran çalışmalar sınırlıdır. Çalışmamızda INSTI temelli rejimlerin mortaliteyi etkilemediğinin gösterilmesi literatüre katkı sağlaması açısından önemlidir.Mortalitenin büyük ölçüde erken dönemde gerçekleşmesi, bu hastalarda klinik seyrin hızlı ilerleyebildiğini ve erken farkındalık ile erken tanısal değerlendirme süreçlerinin kritik önem taşıdığını ortaya koymaktadır.

Özet (Çeviri)

Objective: Human immunodeficiency virus (HIV) infection has become a manageable chronic condition with the widespread availability of antiretroviral therapy (ART); however, neurological complications arising in untreated or advanced-stage patients remain life-threatening. Central nervous system (CNS) involvement in people living with HIV complicates the diagnostic process, contributes to progressive neurological dysfunction, and predisposes patients to opportunistic intracranial infections with high mortality risk. Intracranial opportunistic infections, particularly cryptococcal meningitis, are strongly associated with increased mortality in individuals with severely diminished CD4⁺ T-lymphocyte counts. This study aimed to evaluate the frequency, etiological distribution, and clinical characteristics of intracranial involvement in individuals living with HIV, and to investigate the association between mortality and factors such as CD4⁺ T-lymphocyte levels, HIV RNA load, ART use, and the need for intensive care. In addition, survival analysis was performed to describe the temporal distribution of mortality among patients presenting with intracranial pathology. Materials and Methods: Individuals living with HIV who were hospitalized and diagnosed with intracranial involvement at the Infectious Diseases Clinic of Başakşehir Çam and Sakura City Hospital between 1 January 2021 and 31 December 2024 were retrospectively evaluated. The study included patients over 18 years of age with a confirmed diagnosis of HIV infection, evidence of intracranial pathology based on clinical findings, laboratory results, or neuroimaging, and complete availability of medical records. Demographic characteristics, laboratory parameters, neurological diagnoses, antiretroviral therapy (ART) history, development of immune reconstitution inflammatory syndrome (IRIS), need for intensive care, and mortality outcomes were recorded. Time to death was assessed using Kaplan–Meier survival analysis. To determine risk factors associated with mortality, bivariate analyses, multivariable logistic regression modeling, and receiver operating characteristic (ROC) analysis were performed. A p-value of <0.05 was considered statistically significant. Results: A total of 49 patients who met the inclusion criteria were enrolled in the study. The mean age was 41.2 years, and 76% of the cohort were male. The most common intracranial pathology was toxoplasma encephalitis (36.7%), followed by neurosyphilis (18.4%) and cryptococcal meningitis (10.2%). The overall mortality rate was 32.7%. Among the 33 survivors, neurological sequelae were identified in 9 individuals. Survival analysis showed that mortality occurred predominantly during the early phase of follow-up. The first 30 days after presentation exhibited a markedly higher risk of death compared with subsequent periods. The median survival time was 198 days, and the mean survival time was 216 ± 113.6 days. A decline in mortality rate was observed after approximately day 100. Bivariate analyses demonstrated no significant difference in mortality between integrase strand transfer inhibitor (INSTI)–based antiretroviral regimens, similar to many other investigated risk factors. Variables that showed statistical significance—female sex, need for intensive care, and presence of cryptococcal meningitis—were entered into the multivariable logistic regression model. Logistic regression revealed that intensive care requirement (OR: 0.180, 95% CI: 0.041–0.784) and cryptococcal meningitis (OR: 6.400, 95% CI: 1.321–31.018) were independent predictors of mortality. Receiver operating characteristic (ROC) analysis further demonstrated that a low CD4⁺ T-cell count (<57.5 cells/mm³) and high HIV RNA levels (≥866,500 copies/mL) were associated with an increased risk of death in patients with intracranial opportunistic infections such as cryptococcal meningitis. Conclusion: Intracranial involvement in individuals living with HIV is associated with substantial morbidity and a high risk of mortality. In this study, the presence of cryptococcal meningitis and the need for intensive care emerged as the most significant predictors of death. Evidence directly comparing the impact of different antiretroviral therapy regimens on mortality in HIV-related intracranial opportunistic infections remains limited in literature. The finding that INSTI-based regimens did not influence mortality in our cohort provides a noteworthy contribution to the existing body of knowledge. The observation that most deaths occurred during the early phase of follow-up underscores the rapid clinical deterioration that can occur in these patients. This highlights the critical importance of early clinical recognition, prompt diagnostic evaluation, and timely initiation of appropriate therapeutic strategies to improve outcomes.

Benzer Tezler

  1. İntrakraniyal arteriyal tutulum gösteren nörobehçet hastalarında demografik, klinik ve radyolojik özellikler

    Demographic, clinical and radiological features of intracranial arterial involvement in patients with neurobehçet syndrome

    BURCU ZEYDAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Nörolojiİstanbul Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SABAHATTİN SAİP

  2. İntrakraniyal arteriyel kalsifikasyon ile serum alkalen fosfataz seviyelerinin ilişkisi

    Relationship between intracranial arterial calcification and serum alkaline phosphatase levels

    HAMZA ŞAHİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    NörolojiKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA GÖKÇE

  3. Akut veya kronik serebral iskemi saptanan olgularda, intrakranial arteriyel yapıların damar duvarına yönelik çekilmiş manyetik rezonans görüntülerinin retrospektif incelenmesi

    Retrospective study of magnetic resonance images taken for the vascular wall of intracranial arterial structures in cases with acute or chronic cerebral ischemia

    ÖNER ÖZBEY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Radyoloji ve Nükleer TıpEge Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET CEM ÇALLI

  4. Serebral vaskülitler

    Başlık çevirisi yok

    AKİF ŞİRİKÇİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Radyoloji ve Nükleer TıpMarmara Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

  5. Serebral küçük damar hastalığında genişlemiş perivasküler boşlukların yeri ve etkisinin manyetik rezonans görüntüleme ile değerlendirilmesi

    Magnetic resonance imaging evaluation of the location and impact of enlarged perivascular spaces in cerebral small vessel disease

    EMRE KILINÇARSLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Radyoloji ve Nükleer TıpÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İBRAHİM ÖZTOPRAK