Akne rozase hastalığının klinik şiddetinin depresyon, anksiyete ve yaşam kalitesi ile ilişkisi
The relationship between clinical severity of acne rosacea and depression, anxiety and quality of life
- Tez No: 989377
- Danışmanlar: DOÇ. DR. FUNDA GÖKGÖZ DURMAZ, DR. GÜNSELİ KEKEÇ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Akne rozase, primer özellikler, sekonder özellikler, anksiyete, depresyon, yaşam kalitesi, Acne rosacea, primary features, secondary features, anxiety, depression, quality of life
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Konya Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Akne Rozase; yüzün santral bölgesini etkileyen, eritem ve telenjiektazi temelinde papül, püstül, fima, ödem görülebilen, ataklarla seyreden kronik tekrarlayıcı inflamatuvar bir deri hastalığıdır. AR ile ilişkisi bilinen tetikleyiciler: UV ışınları, diyet, alkol, psikolojik faktörler, sıcak-soğuk geçişleri, ilaçlar ve mikroorganizmalardır. Yapılan çok sayıda çalışmada AR'li hastalardaki azalmış yaşam kalitesi, artmış anksiyete ve depresyon gösterilmiştir. Aynı zamanda AR hastalığının klinik şiddeti ile depresyon-anksiyete gelişme olasılığı arasında ilişki olduğu düşünülmeli ve yaşam kalitesinin de aynı ölçüde olumsuz etkilendiği göz ardı edilmemelidir. Literatür taramasında bu konuda yapılan çalışmalar sınırlıdır. Bilindiği üzere AR hastalığının eritema telenjiaktazik, kalıcı eritem, papül ve püstül, fimatöz, oküler gibi başlıca tipleri mevcuttur. Hastalığın klinik tiplerinin birinci basamakta görevli aile hekimleri tarafından da tanınabilmesi ve depresyon-anksiyete gelişimine ve hayat kalitesinde düşüş yaşanmasına neden olabileceğinin farkında olunması, AR hastalığının tiplerinin ve etkilerindeki farklılıkların ortaya konmasına yardımcı olacaktır. Bu bağlamda çalışmamızda AR hastalığının klinik alt tiplerinin depresyon-anksiyete ve hayat kalitesi üzerine etkilerindeki farklılıklar ortaya konmaya çalışılmaktadır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya toplamda 214 AR hastası dahil edildi. Hastaların sosyodemografik özellikleri kaydedildi,“Rosacea'ya Özgü Yaşam Kalitesi Ölçeği”(RÖYKÖ) ve“Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği(HADÖ)”ile birlikte toplam 2 anket hekim tarafından poliklinik muayenesi esnasında uygulandı. AR'nin şiddeti, tipi ve diğer bulguları poliklinikte hekim tarafından yapılan fizik muayene ile belirlendi. Bulgular: Hastaların %77.6'sı Tip I: ET, %19.2'si Tip II: PP ve %3.3'ü Tip III: Fimatözdür. PP ve Fimatöz olanların Rozasea Klinik Şiddet Skorlaması primer ve sekonder özellikler skorları ET olanlardan daha yüksektir. AR hastalarının Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği'nin anksiyete alt boyutundan aldıkları puanların ortalaması 10.13±3.51 ve depresyon alt boyutundan aldıkları puanların ortalaması 7.58±3.25 olup anksiyete ve depresyon puan ortalamaları kesme puanlarına (anksiyete: 10, depresyon: 7) yakındır. Rosacea'ya Özgü Yaşam Kalitesi Ölçeği'nden alınan puanların ortalaması 56.71±19.90 olup alınabilecek ortalama puanın altındadır. Rozasea Klinik Şiddet Skorlaması'nın primer özelliklerinden alınan puanların ortalaması 1.22±0.50 olup alınabilecek ortalama puana yakınken, sekonder özelliklerinden alınan puanların ortalaması 0.13±0.30 olup alınabilecek ortalama puanın altındadır. Yaş ile primer özellikler arasında düşük düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki vardır (r=0.184, p<0.01). Günlük hayatta algılanan stres düzeyi ile anksiyete puanları arasında orta düzeyde pozitif yönlü (r=0.420, p<0,001), depresyon (r=0.287, p<0.001) ve RÖYKÖ (r=0.216, p<0,01) puanları arasında düşük düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki vardır. Anksiyete puanları ile RÖYKÖ puanları arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki vardır (r=0.403, p<0,001). Depresyon puanları ile RÖYKÖ puanları arasında düşük düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki vardır (r=0.242, p<0.001). Sekonder özellikler ile RÖYKÖ puanları arasında düşük düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki vardır (rS=0.222, p<0,01). Sonuç: Çalışmamızda AR'lı hastalarımızda baskın tipin ET olduğu ve diğer tiplerin klinik şiddet skorlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. AR hastalarında anksiyete ve depresyon oranının fazla olduğu ve yaşam kalitesinin kötü yönde etkilendiği tespit edilmiştir. Aynı zamanda AR tipleri ve klinik şiddeti; farklı derecelerde olmak üzere depresyon, anksiyete ve hayat kalitesinin kötü etkilenmesi ile pozitif yönlü bir korelasyon göstermektedir. AR'nin anksiyete, depresyon ve azalmış yaşam kalitesi ile yakın ilişkili olabileceği ve bu ilişkinin AR klinik şiddetine göre farklı derecelerde karşımıza çıkabileceği aile hekimleri tarafından göz önünde bulundurulmalıdır ve gerekli olan durumlarda hastaların psikiyatri ile koordine halinde çalışılarak daha bütüncül bir tedavi alması sağlanmalıdır. Çalışmamız yeni yapılacak çalışmalara ışık tutmakla birlikte bu ilişkileri netleştirmek için daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Purpose: Acne rosacea is a chronic, recurrent inflammatory skin disease affecting the central area of the face, characterized by papules, pustules, phlegmons, and edema, often accompanied by erythema and telangiectasia. Known triggers associated with AR include UV radiation, diet, alcohol, psychological factors, hot-cold transitions, medications, and microorganisms. Numerous studies have demonstrated decreased quality of life, increased anxiety, and depression in patients with AR. Furthermore, a relationship between the clinical severity of AR and the likelihood of developing depression and anxiety should be considered, and it should not be overlooked that quality of life is similarly negatively affected. The literature review reveals limited studies on this topic. As is well known, AR can be classified as erythema telangiectasia, persistent erythema, papules and pustules, phlegmons, and ocular. Recognizing the clinical types of AR by primary care family physicians and understanding that it can lead to the development of depression and anxiety and a decrease in quality of life will help clarify the differences in the types of AR and their effects. In this context, our study aims to reveal the differences in the effects of clinical subtypes of AR on depression, anxiety, and quality of life. Materials and Methods: A total of 214 patients with AR were included in the study. The patients' sociodemographic characteristics were recorded, and two questionnaires, including the Rosacea-Specific Quality of Life Scale (ROSAC) and the Hospital Anxiety and Depression Scale (HADS), were administered by a physician during an outpatient clinic examination. The severity, type, and other findings of AR were determined by a physical examination performed by a physician in the outpatient clinic. Results: 77.6% of the patients had Type I: ET, 19.2% had Type II: PP, and 3.3% had Type III: Phymatous. Those with PP and Phymatous had higher primary and secondary features scores on the Rosacea Clinical Severity Score than those with ET. The mean scores of AR patients on the anxiety subscale of the Hospital Anxiety and Depression Scale were 10.13±3.51 and 7.58±3.25, respectively, and the mean scores for anxiety and depression were close to the cut-off scores (anxiety: 10, depression: 7). The mean scores on the Rosacea-Specific Quality of Life Scale were 56.71±19.90, which is below the acceptable average score. The mean score for the primary features of the Rosacea Clinical Severity Scoring is 1.22±0.50, close to the possible mean score, while the mean score for the secondary features is 0.13±0.30, below the possible mean score. There is a low-level positive significant correlation between age and the primary features (r=0.184, p<0.01). There is a moderate positive significant correlation between the perceived stress level in daily life and anxiety scores (r=0.420, p<0.001), and a low-level positive significant correlation between depression (r=0.287, p<0.001) and RÖYKÖ (r=0.216, p<0.01) scores. There is a moderate positive significant correlation between anxiety scores and RÖYKÖ scores (r=0.403, p<0.001). There is a low-level positive significant correlation between depression scores and RPQOL scores (r=0.242, p<0.001). There is a low-level positive significant correlation between secondary characteristics and RPQOL scores (rS=0.222, p<0.01). Conclusion: In our study, the predominant type in our AR patients was ET, and clinical severity scores were higher for other types. It was determined that anxiety and depression rates were higher in AR patients, and that quality of life was negatively affected. Furthermore, AR types and clinical severity positively correlate with varying degrees of depression, anxiety, and negative impact on quality of life. Family physicians should be mindful that AR can be closely associated with anxiety, depression, and decreased quality of life, and that this relationship can manifest itself to varying degrees depending on the clinical severity of AR. When necessary, patients should be coordinated with psychiatrists to ensure a more holistic treatment. While our study sheds light on future studies, more comprehensive studies are needed to clarify these relationships.
Benzer Tezler
- Sistemik izotretionin kullanan rozase hastalarında tedavi ile PACAP, CGRP VE VIP düzeylerinin değişimi ve eritem indeksiyle ilişkisinin araştırılması
Changes in PACAP, CGRP AND VIP levels with systemic isotretinoin treatment in rosacea patients and relationship to erythema index
YUSUF MERT DÖŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
DermatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. VİLDAN BAŞ
- Rozasea hastalarında demografik ve klinik özelliklerin hastalık algısına ve güneşten korunma davranışlarına etkisi
The impact of demographic and clinical characteristics on i̇llness perception and sun protection behaviors in rosacea patients
GÜLFEM NUR AKIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
DermatolojiDokuz Eylül ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEVGİ AKARSU
- Akne rozaseada hastalık şiddeti ile CRP/albümin oranı ve diğer inflamatuar kan parametreleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between disease severity and CRP/albumin ratio and other inflammatory blood parameters in acne rosacea
AHMET ONUR SOĞUKSU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
DermatolojiAtatürk ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ERDAL PALA
- Rozasea hastalarında serum chemerin düzeylerinin değerlendirilmesi
Evaluation of serum chemerin levels in patients with Rosacea
RAMAZAN BURAK SİVRİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
DermatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiDermatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FATMA EFSUN TANAÇAN
- Akne rozasea hastalarında serum interlökin-17 seviyesinin değerlendirilmesi ve kontrol grubu ile karşılaştırılması
Evaluation of serum interleukin 17 levels in acne rosacea patients and comparison with the control group
VOLKAN BURAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
DermatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BENGÜ ÇEVİRGEN CEMİL