Geri Dön

Rozasea hastalarında serum chemerin düzeylerinin değerlendirilmesi

Evaluation of serum chemerin levels in patients with Rosacea

  1. Tez No: 1007815
  2. Yazar: RAMAZAN BURAK SİVRİ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. FATMA EFSUN TANAÇAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Etlik Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Dermatoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Rozasea; burun, alın, yanak ve çenede yerleşen rekürren flushing, eritem, papül ve püstüllerle seyreden, kronik seyirli, inflamatuvar bir deri hastalığıdır. Hastalık patogenezi tam olarak aydınlatılamamış olup genetik yatkınlık, immün sistem disregülasyonu, nörovasküler disregülasyon ve çevresel tetikleyicilerin etkileşimi sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir. Chemerin ise başta adipoz doku olmak üzere çeşitli dokularda sentezlenen ve eksprese edilen bir adipokindir. Kemotaksisi ve anjiogenezi arttırdığı belirtilmekte olup dokudan dokuya etkisi değişmekle birlikte inflamatuvar ve antiinflamatuvar etkilerinin olduğu literatürde yer almaktadır. Bilinen üç farklı reseptörü aracılığıyla immün sistem ve vasküler yapı üzerinde etkili olduğu gösterilmiş olup obezite, metabolik sendrom, kardiyovasküler hastalıklar gibi rozasea ile ilişkili olan hastalıkların patogenezinde rol oynadığı belirtilmektedir. Son dönem çalışmalarda chemerinin psoriasis, akne vulgaris gibi kronik inflamatuvar dermatolojik hastalıklarla ilişkili olduğu gösterilmiştir ancak güncel literatür taramalarımızda bilindiği kadarıyla rozasea hastalarında serum chemerin düzeylerini inceleyen bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu çalışmada, rozasea hastalarında serum chemerin düzeylerinin ölçülmesi; bu düzeylerin kontrol grubu ile karşılaştırılması, klinik alt tipler ve hastalık şiddeti (RASI skoru) ile ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Bu çalışma, vaka-kontrol tipi gözlemsel bir araştırma olarak planlandı. Etlik Şehir Hastanesi Dermatoloji Polikliniği'ne Nisan 2025-Haziran 2025 tarihleri arası başvuran 18–65 yaş arası, rozasea tanısı almış, sistemik/topikal tedavi almayan 42 hasta çalışmaya dahil edildi. Kontrol grubunu ise yaş ve cinsiyet açısından eşleştirilmiş, rozasea tanısı bulunmayan 42 sağlıklı birey oluşturdu. Serum chemerin düzeyleri Enzim Bağlantılı İmmünosorbent Analiz (ELISA) yöntemiyle ölçüldü. Rozasea şiddeti, Rozasea Alan ve Şiddet İndeksi (RASI) ile değerlendirildi. Çalışmada elde edilen verilerin analizi IBM SPSS Statistics 25.0 yazılımı kullanılarak gerçekleştirildi. Bulgular: Chemerin değerleri açısından hasta ve kontrol grubu arasında anlamlı bir fark saptanmadı (p=0.357). RASI skoru ile chemerin düzeyi arasında orta düzeyde pozitif korelasyon saptandı (r=0.43, p=0.0047). Hasta grubunun Beden Kitle İndeksi (BKİ) kontrol grubuna göre anlamlı şekilde yüksek çıkmıştır (p<0.001). BKİ ile chemerin düzeylerinin pozitif korele olduğu görülmüş ama istatistiksel olarak anlamlı sonuç çıkmamıştır (ρ=0.25, p=0.109). BKİ ile RASI arasında ise anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p=0.0037). Hastalar arasında telenjiektazi bulgusu görülen bireylerin chemerin düzeyi anlamlı ölçüde daha yüksek çıkmıştır (p=0.007). Stresin tetikleyici olduğunu belirten bireylerde ise chemerinin anlamlı ölçüde daha yüksek olduğu saptanmıştır (p=0.009). Sonuç: Çalışmamızda gruplar arası chemerin düzeyleri açısından anlamlı fark bulunmamıştır fakat özellikle hastalık şiddeti arttıkça chemerin düzeyinin artması chemerinin hastalığın şiddetini belirlemede ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Öte yandan chemerinin anjiyogenez etkisi göz önüne alındığında, telenjiektazili hastalarda chemerinin anlamlı ölçüde daha yüksek çıkması hastalık patogenezinin özellikle vasküler yönünde chemerinin bir rolü olduğunu düşündürmektedir. Chemerin, rozaseanın tanısında ayırt edici bir biyobelirteç olmamakla birlikte; hastalık şiddetinin değerlendirilmesi, hastalık aktivitesinin izlenmesi ve patogenezin anlaşılması açısından potansiyel bir molekül olarak değerlendirilebilir.

Özet (Çeviri)

Objective: Rosacea is a chronic inflammatory skin disease characterized by recurrent flushing, erythema, papules, and pustules, primarily affecting the nose, forehead, cheeks, and chin. The pathogenesis of rosacea has not been fully elucidated; however, it is thought to result from the interaction of genetic predisposition, immune system dysregulation, neurovascular dysregulation, and environmental triggers. Chemerin is an adipokine synthesized and expressed in various tissues, particularly adipose tissue. It has been reported to enhance chemotaxis and angiogenesis and to exert both pro-inflammatory and anti-inflammatory effects depending on the tissue context. Through its three known receptors, chemerin has been shown to influence the immune system and vascular structures and to play a role in the pathogenesis of rosacea-associated conditions such as obesity, metabolic syndrome, and cardiovascular diseases. Recent studies have demonstrated an association between chemerin and chronic inflammatory dermatological diseases such as psoriasis and acne vulgaris; however, to the best of our knowledge, no study has investigated serum chemerin levels in patients with rosacea. The aim of this study was to measure serum chemerin levels in patients with rosacea, compare these levels with those of a control group, and evaluate their association with clinical subtypes and disease severity assessed by the Rosacea Area and Severity Index (RASI). Methods: This study was designed as a case–control observational study. A total of 42 patients aged 18–65 years who were diagnosed with rosacea and were not receiving systemic or topical treatment, and who presented to the Dermatology Outpatient Clinic of Etlik City Hospital between April 2025 and June 2025, were included. The control group consisted of 42 healthy individuals without rosacea, matched for age and sex. Serum chemerin levels were measured using the Enzyme- Linked Immunosorbent Assay (ELISA) method. Disease severity was evaluated using the Rosacea Area and Severity Index (RASI). Statistical analyses were performed using IBM SPSS Statistics version 25.0. Results: No statistically significant difference in serum chemerin levels was observed between the patient and control groups (p=0.357). A moderate positive correlation was found between RASI scores and serum chemerin levels (r=0.43, p=0.0047). Body mass index (BMI) was significantly higher in the patient group compared with the control group (p<0.001). Although a positive correlation was observed between BMI and serum chemerin levels, this relationship was not statistically significant (ρ=0.25, p=0.109). A significant association was found between BMI and RASI scores (p=0.0037). Patients presenting with telangiectasia had significantly higher serum chemerin levels (p=0.007). Additionally, serum chemerin levels were significantly higher in patients who reported stress as a triggering factor (p=0.009). Conclusion: In this study, no significant difference in serum chemerin levels was found between rosacea patients and controls. However, the increase in chemerin levels with increasing disease severity suggests that chemerin may be associated with disease severity. Furthermore, considering the angiogenic effects of chemerin, its significantly higher levels in patients with telangiectasia suggest a potential role for chemerin in the vascular component of rosacea pathogenesis. Although chemerin does not appear to be a discriminative biomarker for the diagnosis of rosacea, it may be considered a potential molecule for evaluating disease severity, monitoring disease activity, and understanding disease pathogenesis.

Benzer Tezler

  1. Serum chemerin düzeyinin Rosacea hastalığındaki biyobelirteç potansiyelinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the biomarker potential of serum chemerin levels in Rosacea

    CAN MUHAMMED KAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İBRAHİM HALİL YAVUZ

  2. Rozasea hastalarında serum interlökin-36, interlökin-37 ve interlökin-38 düzeylerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of serum interleukin-36, interleukin-37 and interleukin-38 levels in rosacea patients

    ALPER EKİNCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    DermatolojiÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SEVİLAY KILIÇ

  3. Rozasea hastalarında serum zinc-alfa-2 glikoprotein (ZAG) ve insülin düzeyleri ve metabolik sendromla korelasyonu

    Serum zinc-alfa-2 glycoprotein (ZAG) and insulin levels in rosacea patients and correlation with metabolic syndrome

    RANA BAŞARA ŞAHİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    DermatolojiBalıkesir Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA ARZU KILIÇ

  4. Rozasea hastalarında serum endocan ve endoglin düzeylerinin değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    MELODİ ÇEKİÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    DermatolojiMersin Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞIN KÖKTÜRK

  5. Rozasea hastalarında serum visfatin düzeyinin belirlenmesi ve inflamatuar belirteçler ile ilişkisinin araştırılması

    Evaluation of serum visfatin levels in patients with rosacea and its relationship with inflammatory markers

    BURAK ÜNLÜ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZAFER TÜRKOĞLU