Akut böbrek hasarı gelişen hastalarda serum ve idrar DcR3 düzeylerinin renal iyileşme ve hasta prognozu üzerine etkisi
The effect of high DcR3 levels in blood and urine on renal and patient prognosis in patients with acute kidney injury.
- Tez No: 990217
- Danışmanlar: PROF. DR. ARİF ALPER KIRKPANTUR, PROF. DR. ÜÇLER KISA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Akut böbrek hasarı, Biyobelirteçler-farmakolojik, Nefroloji, Acute kidney injury, Biomarkers-pharmacological, Nephrology
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Kırıkkale Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Akut böbrek hasarına ikincil mortalite son yıllarda azalsa da altta yatan sebebe bağlı olarak %20-50'lere varan oranda halen görülebilmektedir. Şimdiye kadar, akut böbrek hasarında erken tanıyı, şiddeti, patofizyolojiyi, izlemde böbreği neyin beklediğini (ilerleyici böbrek hasarı, RRT ihtiyacı ya da ölüm) ön görmek için yeni biyobelirteçler araştırılmakta ancak bu biyobelirteçlerin klinik pratikte kullanımı ve yararı konusunda belirsizlik devam ediyor. Bu nedenle yeni ABH biyobelirteçlerinin keşfi ve geliştirilmesi halen araştırılmaktadır. Bizim çalışmamızın da temel amacı akut böbrek hasarı gelişen hastalarda serum ve idrarda DcR3 düzeylerini inceleyerek bunun renal ve hasta prognozu üzerine etkisini araştırmaktır. Çalışmaya 2 Temmuz 2021 – 31 Aralık 2021 tarihleri arasında Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Kliniğinde yatan, çalışmayı kabul etmiş, renal replasman tedavisi almayan, malignite ve otoimmün hastalık öyküsü olmayan, kronik böbrek hastalığı zemini olsun ya da olmasın akut böbrek hasarı gelişen, 18 yaş ve üzeri hastalar dahil edilmiştir. ABY tablosu sonrası bir yıllık prospektif izlemde hastaların 27'si (%46,6) öldü. Mortalitenin ortanca 24,5 günde (1-342 gün) olduğu görüldü. Bir yıllık izlemde mortalite gelişmeyen hastaların serum DcR3 düzeyi 9,5 ng/ml (7,5-30,6) iken mortalite gelişenlerin DcR3 düzeyi 12,2 ng/ml (8,4-31,9) ile istatistiksel anlamlı düzeyde daha yüksekti. Mortalite gelişmeyen hastaların yaş ortalaması ve üre ortancası daha düşükken, albümin, ve bikarbonat ortalamaları daha düşüktü (sırasıyla p=0,008, p=0,01, p <0,001 ve p=0,014). AKIN evresi 1 ve 2 olanlar ile evre 3 olanlar karşılaştırıldığında istatistiksel anlamlılığa yakın şekilde AKIN evre 3 olanlarda daha yüksekçe mortalite gelişimi mevcuttu (p=0,053). Serum DcR3 düzeyinin mortaliteyi öngörmede tanısal değeri eğri altında kalan alan (EAA):0,713 (%95GA 0,58-0,85, p=0,005) ile orta performanstaydı. Sağ kalım grafiği serum DcR3 düzey medyanı olan 10,9 ng/ml'ye göre değerlendirildiğinde serum DcR3 düzeyleri 10.9 ng/dl altında ve üzerinde olan hastaların sağ kalım eğrileri arasında istatistiksel anlamlı farklılık vardı (p=0,001). Serum DcR3 düzeyi 10.9 ng/dl altında olanların ortalama hayatta kalma süresi 308.25 gün iken 10.9 ng/dl üzerinde olanların ortalama hayatta kalma süresi 175.70 gündü. Tek değişkenli (univariate) Cox regresyon analizinde ölüm riskini başvuru anındaki serum albümin düzey düşüklüğü 3,21 (1,805-5,714, %95GA) kat, bikarbonat düşüklüğü 1,116 kat (1,033-1,205, %95GA), üre yüksekliği 1,008 kat (1,003-1,012, %95GA) istatistiksel anlamlı şekilde arttırdığı görüldü. Serum DcR3 düzey yüksekliği istatistiksel anlamlılık sınırına çok yakın düzeyde 1 yıllık dönemde ölüm riskini 1,056 kat (1,000-1,114, %95GA) arttırmaktaydı (p=0,05). Çok değişkenli (multivariate) cox regresyon modelinde serum DcR3 değişkeni hariç diğer değişkenler (albümin, bikarbonat, üre) istatistiksel anlamlı olarak bulundu. Tek değişkenli (univariate) ve çok değişkenli (multivariate) Cox regresyon analizinde 1 yıllık dönemdeki yetersiz iyileşme riski incelendi ancak istatistiksel anlamlı risk faktörü saptanmadı. Sonuç olarak ABH gelişen hastaların tanı sırasındaki albumin, üre, bikarbonat ve serum DcR3 düzeyi bir yıl içindeki sağkalımı etkileyen faktörlerdir. Sağkalan hastalarda birinci yıl sonunda böbrek fonksiyonları normale gelen ve yetersiz iyileşen hastalar arasında klinik ve laboratuvar öngörücü parametre saptanmamıştır.
Özet (Çeviri)
In recent years, although the mortality rate due to acute kidney injury has decreased, it still ranges from 20% to 50%, depending on the underlying cause. So far, new biomarkers are being investigated for early diagnosis, severity assessment, understanding the pathophysiology, and predicting outcomes in terms of progressive kidney injury, need for renal replacement therapy, or death due to acute kidney injury. However, there is still uncertainty regarding current biomarkers' utility in practical clinical practice. Therefore, the discovery and development of new biomarkers for acute kidney injury are still being investigated. The main aim of our study is to investigate the levels of DcR3 in the blood and urine in patients who develop acute kidney injury. |The patients are selected among the ones who were admitted to the Nephrology Clinic of Kırıkkale University Faculty of Medicine Hospital between July 2, 2021 and December 31, 2021, who agreed to participate in the study, were not receiving renal replacement therapy, had no history of malignancy, inflammatory or autoimmune diseases, and developed acute kidney injury, regardless of whether they had a background of chronic kidney disease or not, and were 18 years of age or older. During the one-year prospective follow-up period, 27 patients (46.6%) died after the development of acute kidney injury. The median time to mortality was 24.5 days (1-342 days). The serum DcR3 levels of patients who did not develop mortality during the one-year follow-up were 9.5 ng/ml (7.5-30.6), while the serum DcR3 levels of patients who developed mortality were 12.2 ng/ml (8.4-31.9), which was statistically significantly higher. Patients who did not develop mortality had lower mean age and median urea levels and also lower mean albumin and bicarbonate levels (p=0.008, p=0.01, p<0.001, and p=0.014, respectively). When patients with AKIN stages 1 and 2 were compared with those with stage 3, there was a trend towards higher mortality in patients with AKIN stage 3 (p=0.053). The diagnostic value of serum DcR3 levels in predicting mortality was moderate, with an area under the curve (AUC) of 0.713 (95% confidence interval 0.58-0.85, p=0.005). The survival curve was evaluated based on a serum DcR3 median value of 10.9 ng/ml. There was a statistically significant difference in survival between patients with serum DcR3 levels below and above 10.9 ng/ml (p=0.001). The mean survival time was 308.25 and 175.70 days for patients with serum DcR3 levels below and above 10.9 ng/ml, respectively. In univariate Cox regression analysis, low serum albumin levels at admission increased the risk of death by 3.21-fold (95% confidence interval 1.805-5.714), low bicarbonate levels increased the risk by 1.116-fold (95% confidence interval 1.033-1.205), and high urea levels increased the risk by 1.008-fold (95% confidence interval 1.003-1.012) in a statistically significant manner. The elevation of serum DcR3 levels was associated with a near-significant increase in the risk of death by 1.056-fold (95% confidence interval 1.000-1.114) during the one-year period (p=0.05). In the multivariate Cox regression model, excluding the serum DcR3 levels, the other variables (albumin, bicarbonate, urea) were statistically significant. Univariate and multivariate Cox regression analysis examined the risk of inadequate recovery during the one-year period, but no statistically significant risk factor was identified. In conclusion, albumin, urea, bicarbonate, and serum DcR3 levels at the time of diagnosis are factors that affect survival within one year in patients with acute kidney injury requiring renal replacement therapy. However, no clinical or laboratory predictive parameters were identified between patients who had recovered renal function and those who had inadequate recovery at the end of the first year among the survivors.
Benzer Tezler
- Akut böbrek hasarı gelişen abdominal kompartıman sendromlu (AKS) olgularda serum FGF-23, süperoksit dismutaz (SOD) ve idrar (kidney injury molecule) kım-1 düzeylerinin mortalite ile ilişkisi
The mortality of the serum FGF-23, superoxide dismutase (SOD) and urine (kindey injury molecule) kim-1 levels in acute kidney failure patients due to abdominal compartment syndrome (ACS)
HARUN MUĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
NefrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NUMAN GÖRGÜLÜ
- Açık kalp cerrahisi sonrası akut böbrek hasarı gelişen diyabetik hastalarda renal replasman tedavisine erken ve standart kriterler ile başlanmasının erken dönem mortalite üzerine etkisi
The effect of early and standard renal replacement therapy on early mortality in diabetic patients who develop acute kidney injury after open heart surgery
ÖZKAN ÖZLER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bilimleri ÜniversitesiKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. VEDAT ERENTUĞ
- Akut böbrek hasarında serum ve idrar anjiyotensinojen düzeyleri ile hastalığın prognozu arasındaki ilişki
The relationship between serum and urine angiotensinogen levels and the prognosis of the disease in acute ki̇dney i̇njury
ALİ AKIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
İç HastalıklarıTokat Gaziosmanpaşa Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ AYŞE KEVSER DEMİR
- Çocuk yoğun bakım ünitesinde yatan hastalarda akut böbrek hasarı ve mortalite ilişkisinin belirlenmesinde pRİFLE ve AKIN kriterlerinin yeri
The role of pRIFLE and AKIN criteria in determining the relationship of acute renal damage and mortality in patients in the children intensive care unit
GUNEL AGHAZADA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
UZMAN NEVİN KILIÇ
- Akut dekompanse kalp yetmezliğinde tip 1 kardiyorenal sendromun gelişimi ve geri dönüşümlülüğünü öngörmede serum sistatin c ve idrar böbrek hasar molekülü-1 düzeyleri
Usefulnes of serum cystatin c levels and urie kidney injury molecule 1 in prediction of development and reversibility of type 1 cardiorenal syndrome in patients with decompansated heart failure
ESER AÇIKGÖZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
KardiyolojiGazi ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HÜSEYİN MURAT ÖZDEMİR