Geri Dön

İç Hastalıkları Kliniğine interne edilen malignite tanılı hastalarda metabolik sendrom ve eşlik eden komorbiditelerin mortalite üzerine etkisi

The effect of metabolic syndrome and accompanying comorbidities on mortality in malignant patients admitted to the Internal Medicine Clinic

  1. Tez No: 990728
  2. Yazar: MEHMET ORUÇLİ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HAYRİYE ESRA ATAOĞLU, DR. MEHMET ÇETİN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ Bu çalışmanın amacı, İç Hastalıkları Kliniğinde yatırılarak izlenen malignite tanılı hastalarda mortalite ile ilişkili demografik faktörleri, komorbid hastalıkları ve metabolik sendrom varlığını değerlendirmek; mortaliteyi öngörebilecek klinik özellikleri ortaya koymaktır. GEREÇ VE YÖNTEMLER Bu çalışma, İç Hastalıkları Kliniğinde yatırılarak izlenen malignite tanılı hastaları kapsayan retrospektif ve tek merkezli bir araştırmadır. Çalışmaya belirlenen tarih aralığında kliniğe yatırılan ve tıbbi kayıtlarına eksiksiz ulaşılan toplam 387 hasta dahil edilmiştir. Hastaların yaş, cinsiyet, sigara ve alkol kullanımı, ek hastalık varlığı ve ek hastalık sayısı ile diyabet, hipertansiyon, hiperlipidemi, iskemik kalp hastalığı, KOAH/astım, tiroid hastalıkları, serebrovasküler hastalık ve PAH/DVT varlığı hasta dosyalarından kaydedilmiştir. Metabolik sendrom değerlendirmesi, retrospektif veri kısıtlılığı nedeniyle klasik tanı kriterleri yerine olası metabolik sendrom yaklaşımı kullanılarak yapılmış; iki veya daha fazla bileşenin varlığı metabolik sendrom lehine kabul edilmiştir. Hastalar hastane yatışı sırasında exitus gelişimine göre iki gruba ayrılarak karşılaştırılmıştır. İstatistiksel analizler uygun yazılım programı kullanılarak gerçekleştirilmiş; kategorik veriler Ki-kare testi, sürekli veriler uygun durumlarda parametrik veya non-parametrik testlerle analiz edilmiştir. Mortalite ile ilişkili bağımsız değişkenleri değerlendirmek amacıyla logistic regresyon analizi yapıldı. p<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. BULGULAR Çalışmaya dahil edilen 387 hastanın yaşları 21–95 yıl arasında değişmekte olup, yaş ortalaması 66,0±13,4 yıl olarak saptanmıştır. Hastaların %43,2'si kadın, %56,8'i erkekti. Hastaların %74,9'unda en az bir ek hastalık mevcuttu. Exitus olan hastaların yaş ortalaması, exitus olmayan hastalara göre anlamlı derecede daha yüksekti (67,1±12,7'ye karşı 62,2±14,9; p=0,009). Cinsiyet, sigara ve alkol kullanımı, ek hastalık varlığı ve ek hastalık sayısı açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Diyabet, hipertansiyon, hiperlipidemi ve iskemik kalp hastalığı sıklıkları exitus durumuna göre karşılaştırıldığında gruplar arasında anlamlı fark izlenmedi. KOAH/astım varlığı exitus olan grupta anlamlı olarak daha yüksek bulundu (%18,4'e karşı %9,1; p=0,038). Öte yandan, KOAH/Astım değişkeninin çok değişkenli analizde anlamlılığını yitirmesi, solunumsal komorbiditelerin mortaliteye etkisinin yaş ile kısmen örtüştüğünü, ancak bağımsız bir belirleyici olmadığını ortaya koymaktadır. Ayrıca, tiroid hastalıkları, serebrovasküler hastalık ve PAH/DVT açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı. Metabolik sendrom sıklığı açısından da gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark izlenmedi (p=0,690). SONUÇ Çalışmamızın sonucu, malignite tanılı ve hospitalize edilen hastalarda kısa dönem mortalitenin en güçlü belirleyicisinin ilerleyen yaş olduğunu göstermektedir. Solunumsal komorbiditeler klinik seyri olumsuz etkileyebilse de çok değişkenli analizde yaşa kıyasla bağımsız bir katkı göstermemiştir. Metabolik sendromun kanser gelişimi ve uzun dönem mortalite riskini artırdığına dair güçlü kanıtlar bulunmasına rağmen, hastaneye yatırılmış malignite hastalarında kısa dönem mortalite üzerindeki etkisinin sınırlı olduğu kanaatine varılmıştır. İleri yaş ve solunum sistemi hastalıkları bulunan malignite hastalarının daha yakından izlenmesi mortalite riskinin azaltılmasına katkı sağlayabilir.

Özet (Çeviri)

AIM: The aim of this study is to evaluate the demographic factors, comorbid diseases, and presence of metabolic syndrome associated with mortality in patients diagnosed with malignancy and hospitalized in the Internal Medicine Clinic; and to identify clinical features that may predict mortality. MATERIAL AND METHODS: This study is a retrospective, single-center investigation involving patients diagnosed with malignancy who were hospitalized and monitored in the Internal Medicine Clinic. A total of 387 patients admitted to the clinic within the specified time period and whose medical records were fully accessible were included in the study. Patient data, including age, gender, smoking and alcohol use, presence and number of comorbidities, and the presence of diabetes, hypertension, hyperlipidemia, ischemic heart disease, COPD/asthma, thyroid disorders, cerebrovascular disease, and PAH/DVT, were recorded from patient files. Due to the limited retrospective data, metabolic syndrome assessment was performed using a probable metabolic syndrome approach instead of classical diagnostic criteria; the presence of two or more components was considered indicative of metabolic syndrome. Patients were divided into two groups based on the incidence of death during hospital admission and compared. Statistical analyses were performed using appropriate software; categorical data were analyzed using the Chi-square test, and continuous data were analyzed using parametric or non-parametric tests where appropriate. Logistic regression analysis was performed to evaluate the independent variables associated with mortality. A p-value < 0.05 was considered statistically significant. RESULTS: The study included 387 patients whose ages ranged from 21 to 95 years, with an average age of 66.0 ± 13.4 years. 43.2% of the patients were female and 56.8% were male. 74.9% of the patients had at least one additional medical condition. The mean age of patients who died was significantly higher than that of patients who did not die (67.1±12.7 vs. 62.2±14.9; p=0.009). There were no statistically significant differences between the groups in terms of gender, smoking and alcohol use, presence of comorbidities, and number of comorbidities (p>0.05). No significant differences were observed between groups when comparing the frequencies of diabetes, hypertension, hyperlipidemia, and ischemic heart disease according to death status. The presence of COPD/asthma was significantly higher in the group with death (18.4% vs. 9.1%; p=0.038). On the other hand, the loss of significance of the COPD/asthma variable in the multivariate analysis reveals that the effect of respiratory comorbidities on mortality partially overlaps with age, but is not an independent predictor. Furthermore, no significant differences were found between groups in terms of thyroid diseases, cerebrovascular disease, and PAH/DVT. There was also no statistically significant difference between groups in terms of metabolic syndrome frequency (p=0.690). CONCLUSION: Our study results show that advanced age is the strongest predictor of short-term mortality in hospitalized patients diagnosed with malignancy. Although respiratory comorbidities can negatively affect the clinical course, they did not show an independent contribution compared to age in multivariate analysis. Despite strong evidence that metabolic syndrome increases the risk of cancer development and long-term mortality, its effect on short-term mortality in hospitalized malignancy patients is considered limited. Closer monitoring of malignancy patients with advanced age and respiratory system diseases may contribute to reducing the risk of mortality.

Benzer Tezler

  1. Üst gastrointestinal sistem kanaması tanısıyla İç Hastalıkları Kliniğinde yatarak tedavi gören hastaların prognozunu etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi

    The evaluation of factors affecting the prognosis of inpatients with a diagnosis of upper gastrointestinal system bleeding in the Internal Medicine Clinic

    ERGÜN ENİS AYDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAYRİYE ESRA ATAOĞLU

    DR. ÖĞR. ÜYESİ EMRE HOCA

  2. Semptomatik anemi ön tanısı ile iç hastalıkları servisine interne edilen, tetkikleri demir eksikliği anemisi ile uyumlu saptanan hastaların analizi: Semptom, etyoloji ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi

    Analysis of patients hospitalized in the internal medicine department with a preliminary diagnosis of symptomatic anemia and confirmed to have iron deficiency anemia: Evaluation of symptoms, etiology, and laboratory findings

    BERÇEM KARADAYI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ASLIHAN ÇALIM

  3. Ülseratif kolit tanılı hastalarda C-reaktif protein-albümin-lenfosit (CALLY) indeksi ile hastalık aktivasyon ilişkisi

    The relationship between C-reactive protein-albumin-lymphocyte (CALLY) index and disease activation in patients with ulcerative colitis

    NİHAN GÜNER KORKMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞULE POTUROĞLU

  4. Febril nötropeni nedeniyle hastane yatışı olan malignite hastalarında 25-hidroksi vitamin D düzeyinin klinik seyir ile ilişkisinin retrospektif olarak incelenmesi

    Retrospective investigation of the relationship of 25-hydroxy vitamin D level and clinical progress in malignant patients with hospital admission due to febrile neutropenia

    ŞEYMA BETÜL YIĞCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    OnkolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KADİR KAYATAŞ

  5. Akut koroner sendromun klinik alt tipleri ile ortalama trombosit hacmi ilişkisi

    Association of clinial subtypes of acute coronary syndrome with mean platelet volume

    FİLİZ TİDİM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    KardiyolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. RAHİME ÖZGÜR