Geri Dön

Yetişkin ön kol kırık cerrahilerinde infraklaviküler blok ve genel anestezi uygulanan hastalarda irisin düzeylerinin değerlendirilmesi

Evaluation of irisin levels in patients undergoing infraclavicular block and general anesthesia in adult forearm fracture surgeries

  1. Tez No: 993474
  2. Yazar: YUSUF AYNİGÜL
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SUMRU ŞEKERCİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: İrisin, Ön kol kırığı, İnfraklaviküler blok, Genel anestezi, Cerrahi stres yanıtı, Rejyonel anestezi, Irisin, forearm fracture, infraclavicular block, general anesthesia, surgical stress response, regional anesthesia
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Ön kol kırıkları, erişkin popülasyonda sık görülen ve çoğunlukla cerrahi tedavi gerektiren travmatik yaralanmalardır. Cerrahi girişim sonrası iyileşme süreci; uygulanan cerrahi teknik kadar, perioperatif dönemde tercih edilen anestezi yönteminden de etkilenmektedir. Günümüzde ön kol kırık cerrahilerinde genel anestezi ve rejyonel anestezi yöntemleri yaygın olarak kullanılmakta olup, bu yöntemlerin biyokimyasal stres yanıtı ve metabolik etkileri üzerindeki farklılıkları halen tam olarak aydınlatılamamıştır. İrisin, iskelet kasından salınan ve enerji metabolizması, inflamasyon, kas-kemik etkileşimi ve doku iyileşmesi süreçlerinde rol oynayan bir miyokindir. Cerrahi stres ve anestezi uygulamalarının irisin düzeyleri üzerindeki etkisi sınırlı sayıda çalışmada ele alınmış olup, ön kol kırık cerrahilerinde kullanılan farklı anestezi tekniklerinin irisin yanıtı ile ilişkisini değerlendiren bir çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmanın birincil amacı; erişkin ön kol kırık cerrahisi geçiren hastalarda genel anestezi ile infraklaviküler blok uygulamalarının serum irisin düzeyleri üzerindeki etkilerini karşılaştırmaktır. İkincil amaçlar arasında ise irisin düzeylerindeki zamana bağlı değişimin değerlendirilmesi ve anestezi tekniğine bağlı biyokimyasal stres yanıtının ortaya konulması yer almaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, etik kurul onayı alındıktan sonra Mart 2025– Ağustos 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen prospektif, randomize bir araştırmadır. Çalışmaya 18–65 yaş aralığında, ASA I–III sınıfında yer alan ve elektif şartlarda ön kol kırık cerrahisi planlanan toplam 82 hasta dahil edilmiştir. Hastalar bilgisayar destekli randomizasyon yöntemiyle iki gruba ayrılmıştır: Genel anestezi grubu (Grup G, n=39) ve İnfraklaviküler blok grubu (Grup B, n=43). Genel anestezi grubunda hastalara standart intravenöz indüksiyon ve inhalasyon anestezisi uygulanmış; infraklaviküler blok grubunda ise ultrasonografi rehberliğinde infraklaviküler blok uygulanmıştır. Her iki grupta da perioperatif hemodinamik parametreler standart şekilde izlenmiştir.Tüm hastalardan preoperatif dönemde, postoperatif erken dönemde ve postoperatif 24. saatte olmak üzere üç farklı zaman noktasında venöz kan örnekleri alınarak serum irisin düzeyleri ölçülmüştür. İrisin düzeylerine ek olarak, preoperatif postoperatif ve preoperatif-postoperatif 24. saat değişimleri mutlak ve yüzdesel olarak hesaplanmıştır. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların demografik verileri, ASA sınıflamaları ve ek hastalık dağılımları açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Preoperatif irisin düzeyleri genel anestezi ve infraklaviküler blok grupları arasında benzer bulunmuştur. Postoperatif erken dönemde, infraklaviküler blok uygulanan grupta serum irisin düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı bir artış saptanırken, genel anestezi grubunda belirgin bir azalma izlendi. Benzer şekilde, yüzdesel değişim analizleri de iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar ortaya koymuştur. Preoperatif ve postoperatif 24 saatlik toplam değişim değerlendirildiğinde, infraklaviküler blok grubunda irisin düzeylerinin bazal seviyelere göre daha yüksek, genel anestezi grubunda ise daha düşük olduğu saptanmıştır. Bu bulgular, anestezi yönteminin irisin yanıtı üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olduğunu ve özellikle erken postoperatif dönemde bu etkinin daha belirgin olduğunu ortaya koymaktadır. Sonuç: Bu çalışma, ön kol kırık cerrahisi geçiren erişkin hastalarda anestezi yönteminin serum irisin düzeyleri üzerinde anlamlı etkileri olduğunu göstermiştir. İnfraklaviküler blok uygulanan hastalarda postoperatif erken dönemde irisin düzeylerinde artış izlenirken, genel anestezi uygulanan hastalarda irisin düzeylerinde belirgin bir azalma saptanmıştır. Sonuç olarak, infraklaviküler blok uygulamasının kas kaynaklı miyokin yanıtını daha iyi koruduğu söylenebilir. Bu bulgular, rejyonel anestezi tekniklerinin yalnızca analjezik değil, aynı zamanda metabolik ve endokrin açıdan da avantajlar sağlayabileceğini göstermektedir. İrisin düzeylerinin, anestezi yöntemlerinin biyokimyasal etkilerinin değerlendirilmesinde potansiyel bir biyobelirteç olarak kullanılabileceği düşünülmektedir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Objective: Forearm fractures are common traumatic injuries in the adult population and often require surgical treatment. The postoperative recovery process is influenced not only by the surgical technique applied but also by the anesthetic method chosen during the perioperative period. Currently, general anesthesia and regional anesthesia techniques are widely used in forearm fracture surgery; however, differences between these methods in terms of biochemical stress response and metabolic effects have not yet been fully elucidated. Irisin is a myokine secreted from skeletal muscle that plays an important role in energy metabolism, inflammation, muscle–bone interaction, and tissue healing processes. Although the effects of surgical stress and anesthetic interventions on irisin levels have been investigated in a limited number of studies, there is no study evaluating the relationship between different anesthetic techniques used in forearm fracture surgery and the irisin response. The primary objective of this study was to compare the effects of general anesthesia and infraclavicular block on serum irisin levels in adult patients undergoing forearm fracture surgery. Secondary objectives included the evaluation of timedependent changes in irisin levels and the assessment of the biochemical stress response associated with the anesthetic technique. Materials and Methods: This prospective, randomized study was conducted between March 2025 and August 2025 after obtaining approval from the institutional ethics committee. A total of 82 patients aged 18–65 years, classified as American Society of Anesthesiologists (ASA) physical status I–III, who were scheduled for elective forearm fracture surgery were included. Patients were randomly assigned using a computer-generated randomization method into two groups; the general anesthesia group (n = 39) and the infraclavicular block group (n = 43).Patients in the general anesthesia group received standard intravenous induction followed by inhalational anesthesia, whereas patients in the infraclavicular block group underwent an ultrasound-guided infraclavicular block. Perioperative hemodynamic parameters were monitored according to standard protocols in both groups.Venous blood samples were obtained from all patients at three time points: preoperatively, in the early x􀵴 postoperative period, and at postoperative 24 hours. Serum irisin levels were measured at each time point. In addition to absolute irisin levels, absolute and percentage changes between the preoperative–postoperative and preoperative–24-hour measurements were calculated. Results: There were no statistically significant differences between the groups with respect to demographic characteristics, ASA classifications, or the distribution of comorbidities. Preoperative serum irisin levels were comparable between the general anesthesia and infraclavicular block groups. In the early postoperative period, serum irisin levels increased significantly in the infraclavicular block group, whereas a marked decrease was observed in the general anesthesia group. At postoperative 24 hours, irisin levels were similar between the two groups. The preoperative– postoperative change in irisin levels was positive in the infraclavicular block group and negative in the general anesthesia group. Likewise, percentage change analyses demonstrated statistically significant differences between the groups. Evaluation of the total preoperative–24-hour change revealed a more physiological irisin profile in the infraclavicular block group. These findings indicate that the anesthetic technique has a significant impact on the irisin response, particularly during the early postoperative period. Conclusion: This study demonstrates that the anesthetic technique significantly affects serum irisin levels in adult patients undergoing forearm fracture surgery. While an increase in irisin levels was observed in the early postoperative period in patients receiving infraclavicular block, a significant decrease was detected in those receiving general anesthesia. In conclusion, infraclavicular block appears to limit the biochemical stress response more effectively and to better preserve the muscle-derived myokine response. These findings suggest that regional anesthesia techniques may provide not only analgesic benefits but also metabolic and endocrine advantages. Serum irisin levels may serve as a potential biomarker for evaluating the biochemical effects of different anesthetic techniques.

Benzer Tezler

  1. Yetişkin ön kol kırıklarında intramedüler radius ulna çivileri ile cerrahı tedavi sonuçlarımızın değerlendirilmesi- Retrospektif çalışma

    Evaluation of our surgical treatment results with intramedullary radius ulna nails in adult forearm fractures – Retrospective study

    SELİM TEKİNEMRE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Ortopedi ve TravmatolojiFırat Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OKTAY BELHAN

  2. Yetişkin ön kol kırıklarının cerrahi tedavisi

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET RÜŞTÜ MİDİLLİOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bakanlığı

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DR. BEHÇET SEPİCİ

  3. Yetişkin ön kol cisim kırıklarının LC-DCP ile tedavisi

    Treatment of forearm shaft fractures by LC-DCP

    MEHMET HALICI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Ortopedi ve TravmatolojiErciyes Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ BAKTIR

  4. Süleyman Demirel Üniversitesi acil servisi'ne başvuran önkol ve cruris travmalarında ultrasonografi ile direk grafinin karşılaştırılması

    Comparison of ultrasonography and direct x-ray in forearm and cruris traumas admitted to Süleyman Demirel University Emergency service

    AYŞE ASLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Acil TıpSüleyman Demirel Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖNDER TOMRUK

  5. Kas iskelet sistemi yaralanmalarının istatistiksel olarak incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    HALİT BALEVİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Ortopedi ve TravmatolojiSelçuk Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ABDURRAHMAN KUTLU