Dekompanse kalp yetersizliği olgularında diüretik tedavi yanıtının klinik, laboratuvar ve ekokardiyografi paremetreleri ile korelasyonu
Correlation of diuretic treatment response with clinical, laboratory, and echocardiographic parameters in patients with decompensated heart failure
- Tez No: 993508
- Danışmanlar: PROF. DR. AYDAN ONGUN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Akut dekompanse kalp yetersizliği, diüretik direnci, hipertonik salin, NGAL, VEXUS, spot idrar sodyumu, Acute decompensated heart failure, diuretic resistance, hypertonic saline, NGAL, VEXUS, spot urinary sodium
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Akut dekompanse kalp yetersizliği (ADKY) yönetiminde intravasküler volümü koruyarak diürezi artırmayı hedefleyen hipertonik salin solüsyonu (HSS) destekli diüretik tedaviye verilen natriüretik yanıt, hastalar arasında değişkenlik göstermektedir. Bu çalışmanın amacı, HSS destekli yüksek doz diüretik tedavisi uygulanan ADKY hastalarında“yetersiz diüretik yanıtı”öngörebilecek klinik, laboratuvar (NGAL, elektrolitler) ve ekokardiyografik (venöz konjesyon/VEXUS) belirteçleri belirlemek ve tedavi yanıtını erken dönemde öngörebilecek çok parametreli bir risk sınıflama yaklaşımını değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif gözlemsel çalışmaya ADKY tanısı ile hastaneye yatırılan 79 hasta dahil edilmiştir. Hastalara standartlaştırılmış HSS destekli yüksek doz intravenöz loop diüretik tedavisi protokolü uygulanmıştır. Diüretik yanıtın göstergesi olarak ilk 24 saatteki kümülatif idrar sodyum atılımı esas alınmış; <105 mEq/24 saat olması“yetersiz diüretik yanıt”(direnç) olarak tanımlanmıştır. Yirmi dört saatlik idrar toplama verisi yetersiz olan 2 hasta yanıt analizine dahil edilmemiş ve analizler 77 hasta üzerinden yapılmıştır. Hastaların klinik özellikleri, serum biyobelirteçleri (NGAL, sodyum, klor), tedavinin 2. saatindeki spot idrar sodyumu ve venöz konjesyonu yansıtan ekokardiyografik ölçümleri (inferior vena kava [İVK] çapı, sağ atriyum basıncı [SAB] ve VEXUS skoru) analiz edilmiştir. Bağımsız öngördürücüler çok değişkenli lojistik regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışma grubunun yaş ortalaması 70,3 ± 10,8 yıl olup olguların %57'si erkektir. Yanıt analizine alınan 77 hastanın 40'ı (%51,9) etkin, 37'si (%48,1) yetersiz diüretik yanıt göstermiştir. Yetersiz yanıt grubunda klinik olarak eşlik eden akciğer hastalığı daha sık saptanmış (p=0,002); laboratuvar bulgusu olarak serum sodyum ve klor düzeyleri daha düşük (her ikisi için p<0,001), serum NGAL düzeyi ise daha yüksek bulunmuştur (p=0,004). Tedavinin 2. saatinde spot idrar sodyumu etkin yanıt grubunda daha yüksek saptanmış (p<0,001) ve <70 mEq/L olma durumu yetersiz yanıt grubunda belirgin şekilde daha sık izlenmiştir (p<0,001). Ultrasonografik değerlendirmede yetersiz yanıt grubunda İVK çapı (p=0,010) ve SAB (p<0,001) anlamlı düzeyde daha yüksek saptanmıştır. Çok değişkenli analizlerde NGAL (OR: 1,26; p=0,042), serum sodyum (OR: 0,83; p=0,038) ve 2. saat spot idrar sodyumu (OR: 0,96; p=0,001) yetersiz diüretik yanıt ile bağımsız olarak ilişkili bulunmuştur. Kestirim noktalarına göre yapılan analizde NGAL ≥10 ng/mL (OR: 4,16; p=0,025), serum sodyum <135 mmol/L (OR: 6,45; p=0,004), 2. saat spot idrar sodyumu <70 mEq/L (OR: 14,36; p<0,001) ve akciğer hastalığı varlığı (OR: 11,45; p=0,002) bağımsız öngördürücüler olarak saptanmıştır. NGAL için ROC analizinde AUC 0,642 olup anlamlı bulunmuş (p=0,022), 9,9 ng/mL kestirim noktası için duyarlılık %62,2 ve özgüllük %67,4 olarak hesaplanmıştır. Sonuç: Hipertonik salin destekli yüksek doz diüretik tedavisine verilen yanıt heterojen özellik göstermektedir. Hastanın tübüler (NGAL), hemodinamik (venöz konjesyon/ Venous Excess Ultrasound Score [VEXUS]) ve fonksiyonel (spot idrar sodyumu) fenotipine göre değişkenlik göstermektedir. Eşlik eden akciğer hastalığı ve ileri evre venöz konjesyon varlığı, bu tedavi protokolüne rağmen direnç riskini artırmaktadır. Tedavinin 2. saatinde ölçülen spot idrar sodyumu diüretik yanıtını belirlemede güçlü bir erken göstergedir. Bu bulgular, HSS destekli tedavinin her hasta fenotipinde benzer etkinlik göstermediğini; bunun yerine ADKY yönetiminde risk belirteçlerine dayalı erken ve kişiselleştirilmiş dekonjesyon stratejilerinin uygulanması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Özet (Çeviri)
Aim: In the management of acute decompensated heart failure (ADHF), the natriuretic response to hypertonic saline solution (HSS)–supported diuretic therapy, which aims to enhance diuresis while preserving intravascular volume, varies considerably among patients. The aim of this study was to identify clinical, laboratory (NGAL, electrolytes), and echocardiographic (venous congestion/VEXUS) markers that may predict an inadequate diuretic response in patients with ADHF treated with high-dose diuretics in combination with HSS, and to evaluate the feasibility of an early multiparametric risk stratification approach. Materials and Methods: A total of 79 patients hospitalized with a diagnosis of ADHF were included in this prospective observational study. A standardized protocol consisting of HSS combined with high-dose intravenous loop diuretics was applied. Cumulative urinary sodium excretion within the first 24 hours was accepted as the indicator of diuretic response, and <105 mEq/24 hours was defined as an inadequate diuretic response (resistance). Two patients with insufficient urine collection data were excluded from the response analysis, and the final analysis was performed on 77 patients. Clinical characteristics, serum biomarkers (NGAL, sodium, chloride), second-hour spot urinary sodium levels, and echocardiographic parameters reflecting venous congestion (inferior vena cava [IVC] diameter, right atrial pressure [RAP], and VEXUS score) were evaluated. Independent predictors were analyzed using multivariable logistic regression. Results: The mean age of the study population was 70.3 ± 10.8 years, and 57% were male. Among the 77 patients included in the response analysis, 40 (51.9%) had an effective response, whereas 37 (48.1%) exhibited an inadequate diuretic response. Concomitant lung disease was more frequent in the inadequate response group (p=0.002). Serum sodium and chloride levels were lower (both p<0.001), while serum NGAL levels were higher (p=0.004) in this group. Second-hour spot urinary sodium was significantly higher in patients with an effective response (p<0.001), and a value <70 mEq/L was markedly more common in those with inadequate response (p<0.001). Ultrasonographically, IVC diameter (p=0.010) and RAP (p<0.001) were higher in the inadequate response group. In multivariable analysis, NGAL (OR: 1.26; p=0.042), serum sodium (OR: 0.83; p=0.038), and second-hour spot urinary sodium (OR: 0.96; p=0.001) were independently associated with inadequate response. In the categorical model, NGAL ≥10 ng/mL (OR: 4.16; p=0.025), serum sodium <135 mmol/L (OR: 6.45; p=0.004), second-hour spot urinary sodium <70 mEq/L (OR: 14.36; p<0.001), and the presence of lung disease (OR: 11.45; p=0.002) emerged as independent predictors. ROC analysis demonstrated a modest but significant discriminative ability for NGAL (AUC: 0.642; p=0.022). The optimal cut-off value of 9.9 ng/mL yielded a sensitivity of 62.2% and specificity of 67.4%. Conclusion: The response to HSS-supported high-dose diuretic therapy is heterogeneous and varies according to tubular (NGAL), hemodynamic (venous congestion/VEXUS), and functional (spot urinary sodium) characteristics. The presence of lung disease and marked venous congestion increases the likelihood of an inadequate response. Early measurement of spot urinary sodium may serve as an important predictor of 24-hour natriuretic failure. These findings support the need for risk marker–guided, early, and individualized decongestion strategies in the management of ADHF.
Benzer Tezler
- Yaygın koroner arter hastalığı bulunan kalp yetersizlikli olgularda Levosimendanın iskemik göstergeler üzerine etkisi
The effect of levosimendan on ischemic markers in heart failure patients with diffuse coronary artery disease
ERKAN GENCER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
KardiyolojiEskişehir Osmangazi ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YÜKSEL ÇAVUŞOĞLU
- Pozitif inotrop desteği gereken dekompanse kalp yetersizliği hastalarında ivabradin kullanımının pozitif inotrop ajanların neden olduğu pozitif kronotropik cevap üzerine etkisi
The effect of ivabradine on the positive chronotropy of the positive inotropic agents in acute decompensated heart failure patients in need of inotropic support
KADİR UĞUR MERT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
KardiyolojiEskişehir Osmangazi ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YÜKSEL ÇAVUŞOĞLU
- Akut romatizmal ateşli çocuklarda“BNP VE Nöron spesifik enolaz”ilişkisi
BNP and Neuron specific enolase relationship in children with acute rheumatic fever
ASLI MUTLUGÜN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıKahramanmaraş Sütçü İmam ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ŞEREF OLGAR
- Trigliserit Glukoz İndeksi'nin dekompanse kalp yetersizliği tablosu ile kliniğimize yatırılmış diyabetik ve non-diyabetik olgularda mortalite ve morbidite üzerine etkisi
The effect of Triglyceride Glucose Index on mortality and morbidity in diabetic and non-diabetic patients hospitalized in our clinic with decompensated heart disease
İBRAHİM BATUHAN ÖZTÜRK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
UZMAN RAHİME ÖZGÜR
- Dekompanse kalp yetersizliği ile başvuran hastalarda tedavi ile sağlanan beyin natriüretik peptid düzey değişimleri ile ekokardiyografi parametrelerinin ilişkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of changes in brain natriuretic peptide levels and echocardiographic parameters by heart failure treatment in patients admitted for decompensated heart failure
MEHMET AKİF EKİNCİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
KardiyolojiDokuz Eylül ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖZER BADAK