Rezeke Edilmiş Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanserinde ERCC1 ve EGFR Ekspresyonunun Sağkalıma Etkileri
Effects of ERCC1 and EGFR Expression on Survival in Resected Non-Small Cell Lung Cancer
- Tez No: 993696
- Danışmanlar: DOÇ. DR. SEDAT ALTIN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2008
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: İstanbul Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Akciğer kanserleri, dünyada erkeklerde prostat, kadınlarda meme kanserinden sonra ikinci sıklıkta görülür ve her iki cinsiyette de kansere bağlı ölümlerin başında yer alır. Tüm kanserlerin %13.4'ünü akciğer kanseri oluştururken, tüm kanser ölümlerinin %28.4'ünden akciğer kanseri sorumludur. Küçük hücreli dışı akciğer kanserli (KHDAK) hastaların da uzun dönemli sağkalım oranları kötüdür. Günümüzde yeni gelişen tanısal metodlara, ilerlemiş cerrahi tekniklere ve cerrahi dışı tedavi yöntemlerindeki gelişmelere rağmen genel olarak KHDAK'li hastaların 5 yıllık sağkalım oranı sadece %14'tür. Uzun süre yaşayan hastaların çoğunda kanserin TNM evresi başlangıçta I veya II'dir. Ancak kanser cerrahisinin temel prensiplerinden vazgeçilmeksizin tüm olgular için uygulanan aynı prosedüre rağmen 5 yıllık sağkalım oranları evre IA, IB, IIA ve IIB için sırasıyla %70, %60, %55 ve %40'tır. Buna karşın evre IA ve IB KHDAK'li hastalarda 5 yıllık nüks oranları sırasıyla %29 ve %40 düzeylerine ulaşmaktadır. Görüldüğü gibi birçok erken evre KHDAK'li hasta potansiyel küratif tedaviye rağmen kanser relapsı ile karşılaşmakta ve bu nedenle ölmektedir. Standart tedavisi cerrahi rezeksiyon olan bu evredeki kanser hastalarında adjuvan tedavinin etkinliği gösterilememiştir. Bununla birlikte evre I ve II KHDAK'li olup nüks-metastaz ihtimali göreceli olarak yüksek olan hasta subgrubunun tespit edilmesi, bu hastalara daha agresif adjuvan tedavi uygulanması için bir dayanak oluşturabilir ve adjuvan tedavi sonrası bu hastalarda daha iyi bir sağkalım elde edilebilir. Ayrıca KHDAK biyolojisini daha iyi anlamak, rekürrens tahmininde, rekürrens, sağkalım ve hayat kalitesinde etkisi olan tedavi seçiminde bize yarar sağlayabilir. Son 20 yıl içinde akciğer kanseri moleküler biyolojisinde ortaya çıkan gelişmeler ile, belirli hasta gruplarında adjuvan tedavi, konvansiyonel sitotoksik kemoterapi veya yeni gelişmekte olan özel hedeflenmiş ajanların tedavide kullanımları gündeme gelmiştir. Bu nedenle son yıllarda moleküler biyolojiye dayanan uzun süreli sağkalımı belirleyebilecek yeni evreleme sistemleri geliştirilmeye çalışılmakta ve prognostik önemi olabilecek yeni faktörler incelenmektedir. KHDAK'li hastalarda prognostik olabileceği düşünülen yüzlerce faktör araştırılmış ve araştırılmaya devam edilmektedir. Bunların çoğu ile ilgili çalışmalar çelişkili sonuçlar bildirmektedir. Bu faktörler arasında proto-onkogenlerin mutasyonları, tümör süpresör genler, genom instabilitesinin değerlendirilmesi, otokrin ve parakrin kanıtı, hücre döngüsü progresyon ve apopitoz yolaklarındaki proteinlerin ekspresyonu, ekstrasellüler matriks proteinazları ve inhibitörlerinin ekspresyonu bulunur. Akciğer kanseri gelişiminde rol oynayan büyüme faktörlerinin başında gelen Epidermal Büyüme Faktörü Reseptörü (EGFR), KHDAK üzerinde yapılan çalışmalarda ileri evre hastalık, metastaz gelişimi, sağkalım süresinde azalma ve kötü prognoz ile ilişkili bulunmuş olmakla birlikte, literatürde hala, EGFR ekspresyonunun sağkalım üzerine olan olası etkileri araştırılmakta, ancak bu konuda çelişkili sonuçlar elde edilmektedir. Akciğer kanseri gelişiminde rol oynayan diğer bir mekanizma da, DNA tamirinde görev alan genlerde ortaya çıkan değişikliklerdir. Eksizyon tamiri cross-komplemantasyon grup 1 (ERCC1); nükleotid eksizyon tamir kompleksinin protein komponentidir. Nükleotid eksizyon tamir yolağı cisplatinin indüklediği DNA addüktlerini tanır vet amir eder ve bu bakımdan platin ajanlarına karşı rezistans için önemli olduğu düşünülmektedir. Birçok klinik çalışmada over, kolorektal, gastrik, özofagus kanserlerini ve KHDAK'ni içeren çeşitli kanser tiplerinde ERCC1 ekspresyonunun platin ajanlarına klinik direnç ile bağlantısı olduğu raporlanmıştır. IALT-BIO çalışmasında immünohistokimyasal yolla saptanan ERCC1 protein ekspresyonunun azlığının, KHDAK'lerinde daha uzun hastalıksız sağkalım ile bağlantılı olduğu rapor edilmiştir. Başka bir çalışmada da immünfloresans otomatik kantitatif analizle ölçülen ERCC1 ekspresyonunun, evre I KHDAK'lerinde sağkalım saptayıcısı olduğunu gösterdi. Tüm bu bulgular, ERCC1 ekspresyonunun KHDAK'lerinde prognostik faktör olarak kullanılabileceğine işaret etmekte ve bu konuda daha fazla sayıda araştırılma yapılmasını gerektirmektedir. Bu çalışmada, opere edilmiş Evre I ve Evre II KHDAK'li hastalarda, tümör dokusunda immünhistokimyasal yöntemlerle saptanan ERCC1 ve EGFR ekspresyon düzeylerinin sağkalım üzerindeki etkisi araştırıldı.
Özet (Çeviri)
Lung cancer is the second most common cancer worldwide after prostate cancer in men and breast cancer in women, and it is the leading cause of cancer-related deaths in both sexes. Lung cancer accounts for 13.4% of all cancers and is responsible for 28.4% of all cancer deaths. Patients with non-small cell lung cancer (NSCLC) also have poor long-term survival rates. Despite advances in diagnostic methods, surgical techniques, and non-surgical treatment options, the overall 5-year survival rate for NSCLC patients is only 14%. In most long-lived patients, the initial TNM stage of cancer is I or II. However, despite applying the same procedure to all cases without abandoning the basic principles of cancer surgery, 5-year survival rates are 70%, 60%, 55%, and 40% for stages IA, IB, IIA, and IIB, respectively. In contrast, 5-year recurrence rates in patients with stage IA and IB NSCLC reach 29% and 40%, respectively. As can be seen, many patients with early-stage NSCLC experience cancer relapse despite potentially curative treatment and therefore die. The effectiveness of adjuvant therapy has not been demonstrated in these cancer patients, whose standard treatment is surgical resection. However, identifying a subgroup of patients with stage I and II NSCLC who have a relatively high probability of recurrence/metastasis may provide a basis for applying more aggressive adjuvant therapy to these patients, and better survival may be achieved in these patients after adjuvant therapy. Furthermore, a better understanding of NSCLC biology can help us in predicting recurrence and in choosing treatment that impacts recurrence, survival, and quality of life. Over the past 20 years, advancements in the molecular biology of lung cancer have brought to the forefront the use of adjuvant therapy, conventional cytotoxic chemotherapy, or newly emerging targeted agents in specific patient groups. Therefore, in recent years, efforts have been made to develop new staging systems based on molecular biology that can determine long-term survival, and new factors with potential prognostic significance are being investigated. Hundreds of factors considered to have prognostic potential in patients with NSCLC have been investigated and continue to be investigated. Studies on many of these factors report conflicting results. These factors include mutations in proto-oncogenes, tumor suppressor genes, assessment of genomic instability, autocrine and paracrine evidence, expression of proteins in cell cycle progression and apoptosis pathways, and expression of extracellular matrix proteinases and inhibitors. Epidermal Growth Factor Receptor (EGFR), one of the leading growth factors in lung cancer development, has been associated with advanced disease, metastasis, decreased survival time, and poor prognosis in studies on NSCLC. However, the literature still investigates the possible effects of EGFR expression on survival, yielding conflicting results. Another mechanism involved in lung cancer development is alterations in genes involved in DNA repair. Excision repair cross-complementation group 1 (ERCC1) is the protein component of the nucleotide excision repair complex. The nucleotide excision repair pathway recognizes and repairs cisplatin-induced DNA adducts and is therefore considered important for resistance to platinum agents. Many clinical studies have reported a link between ERCC1 expression and clinical resistance to platinum agents in various cancer types, including ovarian, colorectal, gastric, esophageal cancers, and NSCLC. The IALT-BIO study reported that decreased ERCC1 protein expression, detected immunohistochemically, was associated with longer disease-free survival in NSCLC. Another study showed that ERCC1 expression, measured by automated quantitative immunofluorescence analysis, was a survival predictor in stage I NSCLC. All these findings suggest that ERCC1 expression can be used as a prognostic factor in NSCLC and necessitate further research in this area. This study investigated the effect of ERCC1 and EGFR expression levels, detected by immunohistochemical methods in tumor tissue, on survival in patients with operated Stage I and Stage II NSCLC.
Benzer Tezler
- Rezeke edilmiş küçük hücreli dışı akciğer kanserinde patolojik n1 hastalıkta sağkalım analizi
Başlık çevirisi yok
EMRAH KARCI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Göğüs CerrahisiDokuz Eylül ÜniversitesiGöğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYDIN ŞANLI
- Opere küçük hücreli dışı akciğer kanserinde nüks riskini belirlemede dolaşımdaki mirna'ların rolü
The role of circulating micrornas in determining the risk of recurrence in operated non-small cell lung cancers
AYŞE VASFİYE ERTUĞRUL
- Akciğer kanser rezeksiyonunda tek istasyon N2 tespit edilmiş hastalarda cerrahi tedavi sonuçları
Surgical treatment result of patients diagnosed with single station N2 in lung cancer resection
ERKAN KABA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisiİstanbul ÜniversitesiGöğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEYFİ ALPER TOKER
- Akciğerin rezeke skuamöz hücreli karsinomlarında histopatolojik parametrelerin prognostik önemi
Prognostic significance of histopathological parameters in resected squamous cell carcinomas of the lung
SİMGE BARAN
- Tamamlayıcı pnömonektomi yapılan hastalarda uzun dönem prognoz
Long term prognosis in patients with complementary pneumonectomy
ANAR SULEYMANOV
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiGazi ÜniversitesiGöğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İSMAİL CÜNEYT KURUL