Geri Dön

27 Mayıs'a giden süreçte Dokuz Subay Olayı

The Nine Officers Incident in the period leading to May 27

  1. Tez No: 993792
  2. Yazar: ORHAN ÖZÇELİK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SABİT DUMAN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Tarih, History
  6. Anahtar Kelimeler: 27 Mayıs 1960 ihtilali, Askeri darbeler, 27 May 1960 revolution
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Muş Alparslan Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Türkiye'nin 1945 yılında çok partili hayata geçmesi ve 1950'de Demokrat Parti'nin iktidara gelmesi, ülkede yeni bir sürecin başlangıcı olmuştur. DP'nin takip ettiği bazı politikalar ordu içerisinde özellikle alt rütbedeki subaylar tarafından hoş karşılanmamıştır. Bu dönemde ezanın Türkçe okunmasından vazgeçilmesi, DP'nin Atatürk devrimlerinden ve laiklikten uzaklaşması olarak telaffuz edilmişti. Ayrıca subayların sosyal ve ekonomik sorunları da vardı. Tüm bunlar alt kademedeki subayların gizli örgütlenmeler içerisine girmesine neden olmuştur. Orduda alt kademedeki subaylar arasında büyük rahatsızlıklar ve cuntacı yapılanmalar 1954-1955 yıllarından itibaren artmış ve birbirinden haberli habersiz çeşitli ihtilal grupları oluşmaya başlamıştır. Bunlardan ilki Aralık 1957'de Binbaşı Samet Kuşçu'nun ihbarı ile ortaya çıkan“9 Subay Olayı”dır. Ancak örgütlenme yapısı ve önemli konumlarda yer alan subayların aynı zamanda cuntacı yapılanma içerisinde yer almaları onların işin içinden kolayca sıyrılmalarını sağlamıştı. Olayın belki de tek mağduru, olayı ihbar eden Samet Kuşçu olmuştu. Dokuz subayın yargılanması sırasında mahkeme heyetinin başkanı olan Cemal Tural da bu cuntacı yapılanmanın içinde idi. Cuntacılara en önemli desteği ise Milli Savunma Bakanı Şemi Ergin'in emir subayı Adnan Çelikoğlu sağlıyordu ve arkadaşlarını her türlü ihbardan haberdar ediyordu. Onlar da anında gerekli önlemleri alıyorlardı. Adnan Menderes ve hükümeti ise bu konuda yeterli önlemleri almamıştı. Çünkü üst rütbeli subaylar hükümete bağlıydı ve onların bu durumdan rahatsız olmalarını istemiyordu. Sonunda Samet Kuşçu hariç diğer subayların beraat ederek görevlerine dönmeleri, onları hem cesaretlendirdi hem de daha ihtiyatlı davranmalarını sağladı. Bu durum onların 27 Mayıs 1960 Darbesine giden süreçte adım adım ilerlemelerini sağladı.

Özet (Çeviri)

Turkey's transition to a multi-party system in 1945 and the Democratic Party's rise to power in 1950 marked the beginning of a new era. DP's some policies were not well-received within the military, particularly by lower-ranking officers. The abandonment of reciting the call to prayer in Turkish was interpreted departure from Atatürk's reforms and secularism. Furthermore, facing social and economic problems, some lower-ranking officers began to engage in clandestine organizations. Discontent and coup-plotting among lower-ranking officers in army increased from 1954-1955 onwards, and various revolutionary groups began to form, some aware, some unaware of each other. The first of these was the“Nine Officers Incident,”which was noticed in December 1957 with the denunciation of Major Samet Kuşçu. However, since the officers involved in the coup plot had important positions in the army structure they easily extricate themselves from the situation. Perhaps the only victim of the incident was Samet Kuşçu, who reported it. Cemal Tural, presiding over the court during the trial of the nine officers, was also part of this coup plot. The most important support for the coup plotters came from Adnan Çelikoğlu, the aide-de-camp of the Minister of National Defense, Şemi Ergin, who informed his friends of all denunciations. They, in turn, immediately took the necessary precautions. Adnan Menderes and his government, however, did not take sufficient precautions by thinking that the high-ranking officers were loyal to the government, so they didn't want to upset them. Ultimately, except for Samet Kuşçu, other officers were acquitted and returned to their duty and they began to act much more boldly and cautiously. This allowed them to advance step by step in the process leading up to the May 27, 1960 coup.

Benzer Tezler

  1. Türk basınında 12 Mart olayı

    Turkish press for more than 12 March events

    BESRA ŞAHİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    GazetecilikDokuz Eylül Üniversitesi

    Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı

    ÖĞR. GÖR. MEHMET EMİN ELMACI

  2. Türk Milliyetçi Hareketinde milliyetçi toplumcu ideolojinin incelenmesi (1963-1980)

    A rewiew of nationalist socialist idelogy in Turkish Nationalist Movement (1963-1980)

    MEVLÜT CAN ERSERGİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Siyasal BilimlerSüleyman Demirel Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞEGÜL ŞENTÜRK YİĞİT

  3. 12 mart askeri müdahalesi ve üniversiteler

    12 march military intervention and universities

    İBRAHİM ERTENER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    TarihDokuz Eylül Üniversitesi

    Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FEVZİ ÇAKMAK

  4. Kolcaba'nın konfor kuramı'na temellendirilmiş eğitimin inme geçiren hastaların günlük yaşam aktiviteleri ve konfor düzeyine etkisi

    Effects of education based on kolcaba's comfort theory on activities of daily living and comfort levels of patients with stroke

    SEVGİ AYDIN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    HemşirelikEge Üniversitesi

    Hemşirelik Esasları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞEBNEM ÇINAR YÜCEL

  5. Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e geleneksel ve dini bayramlar (1908-1938)

    Traditional and religious holidays from the Constitutional era to the Republic (1908-1938)

    MİNE İBİŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    TarihDokuz Eylül Üniversitesi

    Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FEVZİ ÇAKMAK