Geri Dön

Resiprokal ve rotasyonel hareket yapan farklı nikel titanyum kök kanal eğelerinin apikalden taşan debris miktarına etkisinin değerlendirilmesi

Evaluation of the effect of different nickel-titanium root canal files with reciprocal and rotational movement on the amount of apical debris extrusion

  1. Tez No: 993919
  2. Yazar: NEVZAT KOÇ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ÖZKAN ADIGÜZEL
  4. Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
  5. Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
  6. Anahtar Kelimeler: Apikal debris taşması, kök kanal şekillendirmesi, Mtwo, Reciproc, TruNatomy, Apical debris extrusion, Mtwo, Reciproc, root canal shaping, TruNatomy
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dicle Üniversitesi
  10. Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Endodonti Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Endodonti Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Giriş ve Amaç: Kök kanal şekillendirmesi, kanal tedavisinin başarısını etkileyen önemli faktörlerden biridir. Kanalların şekillendirilmesinde kullanılan eğe sistemleri arasındaki kinematik, metalürjik özellikler, tasarım ve eğe sayısı gibi farklılıklar apikalden taşan debris miktarını etkilemektedir. Bu in vitro çalışmanın amacı; TruNatomy (TRN) (Dentsply, Maillefer, Ballaigues, İsviçre), Reciproc (RC) (VDW GmbH, Münih, Almanya) ve Mtwo (MT) (VDW GmbH, Münih, Almanya) döner eğe sistemlerinin kullanılarak, apikalden taşan debris miktarının karşılaştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza 45 adet alt çene kesici insan dişi dâhil edildi. Schneider'e göre kanal eğimi <10° olan dişler seçildi. Dişler rastgele üç eşit gruba (n = 15) ayrıldı: TRN, RC ve MT. 10 nolu K tipi el eğesi ile köklerin kanal boyları ölçülerek, bu boydan 1 mm kısa olacak şekilde çalışma boyları kaydedildi. Dişler okluzalden aşındırılarak çalışma boyları 18 mm'ye standardize edildi. Dişler TRN, RC ve MT eğe sistemleri ile şekillendirildi. Bütün döner eğe sistemleri tek operatör tarafından üretici firmanın talimatlarına göre kullanıldı. Myers ve Montgomery'nin hazırladığı deney düzeneğinden faydalanarak debris miktarı ölçüldü. Gruplardaki her dişe aynı yıkama prosedürü uygulandı ve eşit miktarda distile su kullanıldı. Eppendorf tüpü içindeki distile suyun buharlaşması için tüpler 70OC'de beş gün süre ile inkübatörde bekletildi.2 Eppendorf tüplerinin boş ağırlıkları ve inkübatörden çıkarıldıktan sonraki ağırlıkları 10-4 gr hassasiyetindeki hassas terazi ile ölçüldü. Ağırlıklar arasındaki fark kaydedilerek taşan debris miktarı hesaplandı. Bulgular: Verilerin normallik testi Shapiro–Wilk testi ile incelenmiş olup, çalışma grupları arasındaki debris miktarı açısından istatistiksel farklılık Kruskal–Wallis H-testi ile belirlendi ve gruplar arasında debris miktarı açısından anlamlı farklılık bulundu (p < 0.05). Kruskal–Wallis H-testinde anlamlı farklılıkların olması durumunda post hoc çoklu karşılaştırma testi ile farklı olan ikili gruplar belirlendi. TRN ile MT arasında istatistiksel olarak fark vardı (p < 0.05). TRN ve RC de istatistiksel olarak farklılık gösterdi (p < 0.05). Ancak RC ve MT arasında istatistiksel fark yoktu (p > 0.05). Sonuç: Yaptığımız çalışmada tüm eğe sistemleri kök kanalının apikalinden debris taşırdı. TRN, klinik olarak kabul edilebilir bir şekilde apikalden daha az debris taşırmıştır.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT Introduction and Objective: Root canal shaping is one factor that affects the success of root canal treatment. Differences in kinematics, metallurgical properties, design, and the number of files between file systems used in canal shaping affect the amount of apically extruded debris. The aim of this in vitro study was to compare the amount of apically extruded debris using TruNatomy, Reciproc, and Mtwo rotary file systems. Materials and Methods: In our study, 45 mandibular human incisors were included. Teeth with a canal inclination <10° (according to Schneider) were selected. The specimens were randomly distributed into three balanced groups (n =15): TRN (TruNatomy), RC (Reciproc), and MT (Mtwo). The canal lengths of the teeth were measured with a 10 K hand file, and the working lengths were recorded as 1 mm shorter than the measured length. The root canal working lengths were standardized to 18 mm by abrading the teeth occlusal. Root canals were shaped with TRN, RC, and MT file systems. All rotary file systems were used by a single operator according to the manufacturer's instructions. The amount of debris was measured using the experimental apparatus. The same irrigation procedure was applied to each tooth in the groups, and an equal amount of distilled water was used. The tubes were kept in an incubator at 70oC for five days to evaporate the distilled water in the Eppendorf tubes. The empty weights of the Eppendorf tubes and the weights of the tubes after removal from the incubator were measured with a 10-4 g precision balance. The amount of overflowing debris was calculated by recording the difference between weights.4 Results: The normality test of the data was analyzed by the Shapiro–Wilk test, and the statistical difference between the study groups regarding debris amount was determined by the Kruskal–Wallis H-test. At least one group was found to be different in terms of debris amount (p < 0.05). In case of significant differences in the Kruskal– Wallis H-test, the different paired groups were determined by the post hoc multiple comparison tests. There was a statistical difference between TRN and MT (p < 0.05). TRN and RC also showed a statistical difference (p < 0.05). RC and MT had no statistical difference (p > 0.05). Conclusion: In our study, all file systems extruded debris from the apical part of the root canal. TRN was the file that produced the lowest amount of apically extruded debris that is clinically acceptable.

Benzer Tezler

  1. Tam tur dönen ve resiprokasyon hareketi ile çalışan nikel titanyum döner eğelerin döngüsel yorgunluğuna kullanıcı tecrübesinin etkisinin araştırılması

    Comparison of the effect of operator experience on cyclic fatigue resistance of reciprocating and rotating nickel-titanium rotary file systems

    HANDE ÖZYÜREK

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Diş HekimliğiKocaeli Üniversitesi

    Pedodonti Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MESUT ELBAY

  2. Resiprokal ve rotasyonel hareket ile çalışan farklı ısıl işlem görmüş tek eğe sistemlerinin koronal genişletme enstrümanı ile birlikte kullanımının apikalden taşan debris miktarı üzerine etkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the effect of using different heat-treated single file systems working with reciprocal and rotational motion together with A coronal expansion instrument on the amount of apically extruded debris

    AYCAN DÖĞER ÇAĞLAR

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Diş HekimliğiVan Yüzüncü Yıl Üniversitesi

    Endodonti Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ESİN ÖZLEK

  3. Farklı eğe sistemleri kullanılarak apikalden taşan debris miktarının ve çalışma zamanının karşılaştırılması

    Comparison of amounts of apically extruded debris and working time using different rotary file systems

    MİNE ÖZÇELİK YILMAZ

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Diş HekimliğiSelçuk Üniversitesi

    Endodonti Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HALE ARI AYDINBELGE

  4. Farklı patlar ile doldurulmuş kanallarda tekrarlayan endodontik tedavi sonrası Ni-Ti eğelerin yüzey değişimleri:AFM ve SEM çalışması

    Surface alterations of Ni-Ti files after retreatment of root canals filled with different sealers:AFM and SEM study

    DUYGU AKSOY

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Diş HekimliğiZonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi

    Endodonti Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SİBEL KOÇAK

  5. Farklı döner alet sistemlerinin apikalden taşan debris miktarı üzerine etkisinin karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi

    Comparative evaluation of the effect of different rotary i̇nstrument systems on the amount of apically extruded debris

    BİLGE ÜNAL

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Diş HekimliğiSivas Cumhuriyet Üniversitesi

    Endodonti Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. RECAİ ZAN