Geri Dön

Yeni çalışma modellerinin ekolojik sistem yaklaşımıyla araştırılması: Kocaeli örneği

Recearching new working models with ecological system approach: Kocaeli example

  1. Tez No: 993955
  2. Yazar: ABDULHALİK KÖSE
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HACI YUNUS TAŞ
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri, Labour Economics and Industrial Relations
  6. Anahtar Kelimeler: Yeni Çalışma Modelleri, Teknolojik Dönüşüm, Ekolojik Sistem, Değişim, New Working Models, Technological Transformation, Ecological System, Change
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Yalova Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Çalışma yaşamı, tarihsel kırılma noktaları itibariyle temel düzeyde sanayi öncesi ve sanayi sonrası dönemler üzerinden analiz edilebilmektedir. Endüstrileşme süreciyle birlikte, üretim biçimleri ve iş ilişkileri ekseninde toplumsal yapılar köklü bir dönüşüm geçirmiştir. Özellikle sanayi devrimlerinin kendine özgü dinamikleri, işgücünün koşullarını ve üretim süreçlerini doğrudan etkilemiştir. Dijitalleşme (yapay zekâ, otomasyon, büyük veri, nesnelerin interneti gibi teknolojik gelişmeler), küreselleşme, ekonomik sistemdeki yapısal tıkanıklıklar, işsizlik oranlarındaki artış, müşteri davranışlarındaki değişim, uluslararası rekabetin yoğunlaşması ve işveren-işgören tercihlerindeki dönüşüm gibi faktörlerle birlikte değişim olgusu; üretim süreçlerine, iş ilişkilerine ve çalışma modellerine radikal biçimde yansımaktadır. İş yürütüm süreçleri teknik, yönetsel ve organizasyonel düzeyde yeniden yapılandırılmakta; üretimsel faaliyetlerin zaman-mekân boyutu esnekleşerek yeni bir paradigma oluşmaktadır. Geleneksel çalışma anlayışının (sabit işyeri/sabit zaman) yerini esnek zaman ve mekâna dayalı yeni çalışma konseptleri almaktadır. Bu dönüşüm, iş yaşamı ile özel yaşam arasındaki keskin sınırları da belirsizleştirmekte; klasik çalışma çizgisi esnemektedir. Bu dönüşüm sürecinde, Covid-19 pandemisi katalizör işlevi görerek yeni çalışma modellerine geçişi hızlandırmış ve çalışma anlayışının yeniden şekillenmesinde kritik bir rol üstlenmiştir. Nitel araştırma yöntemiyle yürütülen bu çalışmanın bulgularına göre; pandemi öncesinde sınırlı düzeyde uygulanan yeni çalışma modellerinin pandemi süreciyle birlikte yaygınlaştığı, ancak pandemi sonrasında bu modellerin bazı kurumlarda sürdürüldüğü, bazılarında ise tamamen ya da kısmen terk edildiği tespit edilmiştir. Yeni çalışma modellerinin hem avantaj hem de dezavantajlar barındırdığı; bu modellerin kalıcı olacağına dair görüşlerin ağırlık kazandığı; bireysel ve kurumsal düzeyde çeşitli gereksinimlerin ortaya çıktığı; kişisel ve mesleki gelişimin önemi ile genç kuşakların bu modellere yatkınlığına yönelik vurgunun arttığı; serbest çalışma biçimlerinin hızla kabul gördüğü ve özellikle özel sektörde departman ve sektör bazında çeşitlenerek uygulanacağı; yapay zekâ destekli uygulamaların yaygınlaşacağına dair güçlü bir algının oluştuğu sonucuna ulaşılmıştır.

Özet (Çeviri)

Working life can be analysed at a fundamental level through pre-industrial and post-industrial periods, based on historical turning points. With the industrialisation process, social structures underwent a fundamental transformation centred on production methods and labour relations. In particular, the unique dynamics of the industrial revolutions directly affected labour conditions and production processes.The phenomenon of change, along with factors such as digitalisation (technological developments such as artificial intelligence, automation, big data, and the Internet of Things), globalisation, structural bottlenecks in the economic system, rising unemployment rates, changes in customer behaviour, intensified international competition, and transformations in employer-employee preferences, is radically reflected in production processes, labour relations, and working models. Work execution processes are being restructured at the technical, managerial, and organisational levels; the time-space dimension of productive activities is becoming more flexible, creating a new paradigm. New working concepts based on flexible time and space are replacing the traditional understanding of work (fixed workplace/fixed time). This transformation is also blurring the sharp boundaries between work life and private life; the classic working line is becoming more flexible. During this transformation process, the Covid-19 pandemic acted as a catalyst, accelerating the transition to new working models and playing a critical role in reshaping the understanding of work. According to the findings of this study, conducted using qualitative research methods, new working models that were implemented to a limited extent before the pandemic became widespread during the pandemic, but after the pandemic, it was found that these models were continued in some institutions, while in others they were completely or partially abandoned. It was found that new working models have both advantages and disadvantages; opinions that these models will be permanent gained weight; various needs emerged at the individual and organisational levels; the importance of personal and professional development and the emphasis on the affinity of younger generations for these models increased; it has been concluded that freelance working arrangements are rapidly gaining acceptance and will be implemented in a variety of ways, particularly in the private sector, on a departmental and sectoral basis; and there is a strong perception that artificial intelligence-supported applications will become widespread.

Benzer Tezler

  1. Urban acupuncture as a strategic method to improve cities in terms of blue-green infrastructure

    Mavi-yeşil altyapı açısından şehirleri iyileştirmek için stratejik bir yöntem olarak kentsel akupunktur

    RÜMEYSA KONUK AL

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2022

    Peyzaj Mimarlığıİstanbul Teknik Üniversitesi

    Peyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MELİH BOZKURT

  2. Ecological niche modeling of Myotis davidii

    Myotis davidii türünün ekolojik niş modellemesi

    EMRE CAN AKSAKAL

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2022

    Biyolojiİstanbul Teknik Üniversitesi

    İklim ve Deniz Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ EMRAH ÇORAMAN

  3. A study on understanding potential users' intention to use micro-mobility vehicles: E-scooter systems in İstanbul

    Potansiyel kullanıcıların mikromobilite araçlarını kullanma niyetlerini anlama üzerine bir çalışma: İstanbul'da e-scooter sistemleri

    SEMANUR KAPLAN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2024

    Endüstri Ürünleri Tasarımıİstanbul Teknik Üniversitesi

    Endüstriyel Tasarım Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ EKREM CEM ALPPAY

  4. Peyzaj tasariminda bir keşif araci: üretken yapay zeka temelli tasarim karar destek modeli

    Ai-enabled generative decision support model as a predictive decoding tool for landscape design

    SAFİYE ELİF SERDAR YAKUT

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Peyzaj Mimarlığıİstanbul Teknik Üniversitesi

    Peyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MELTEM ERDEM KAYA

  5. The processes of paleo-environmental changes, their impacts on the northwest shore of the sea of marmara at the beginning of the holocene, and its effects on the early neolithic settlements

    Holosen'in başlangıcında paleoçevresel değişim süreçleri, bu süreçlerin marmara denizi'nin kuzeybatı kıyısı üzerindeki etkileri ve erken neolitik yerleşimler üzerindeki yansımaları

    BEDEL ESMA EMRE

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2025

    Coğrafyaİstanbul Teknik Üniversitesi

    İklim ve Deniz Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BÜLENT ARIKAN

    PROF. DR. EROL SARI