Geri Dön

Atrofik posterior maksillada sinüs tabanı yükseltme işlemi ile birlikte konvansiyonel ve osseodensifikasyon teknikleri ile yerleştirilen dental implantların sonlu eleman analiz yöntemi ile değerlendirilmesi

Evaluation of dental implants placed using conventional and osseodensification techniques along with sinus lifting procedures in the atrophic posterior maxilla region: finite elements analysis study

  1. Tez No: 993989
  2. Yazar: YUSUF TATOĞLU
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ADİL BAŞMAN
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
  6. Anahtar Kelimeler: Maksiller sinüs, Maxillary sinus
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gazi Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Periodontoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Posterior maksilla bölgesi, düşük kemik yoğunluğu, rezidüel alveoler kemik yüksekliğinin sınırlı olması ve maksiller sinüs tabanı sarkması gibi anatomik özellikleri nedeniyle dental implant uygulamaları açısından biyomekanik olarak riskli bölgeler arasında yer almaktadır. Bu bölgede implant yerleştirilmesini takiben peri-implant kemikte oluşan aşırı mekanik yüklenmeler, kemik rezorpsiyonu ve implant başarısızlığı riskini artırabilmektedir. Bu nedenle, farklı cerrahi yaklaşımların ve implant yerleştirme tekniklerinin peri-implant kemik biyomekaniği üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi, uygun tedavi planlaması açısından önem taşımaktadır. Bu tez çalışmasında, maksiller sinüs tabanı sarkması bulunan ve D4 kemik tipinin yer aldığı posterior maksilla bölgesinde, farklı rezidüel kemik yüksekliklerine (2–6 mm) sahip modellerde maksiller sinüs yükseltme işlemi ile birlikte konvansiyonel ve osseodensifikasyon teknikleri kullanılarak yerleştirilen kısa ve standart uzunluktaki implantların, implant ve çevre kemik dokuları üzerinde oluşturdukları stres dağılımlarının üç boyutlu sonlu eleman analizi yöntemi ile değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, peri-implant kemik bölgesinde gerinim enerji yoğunlukları peri-implant kemik rezorpsiyon riski analizi yöntemi ile değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Bu kapsamda, her bir rezidüel kemik yüksekliği için konvansiyonel ve osseodensifikasyon tekniğini ile kısa ve standart boyunda implantını temsil eden modeller oluşturularak toplamda 20 model hazırlanmıştır. Oluşturulan modellerde implantlar üzerine dikey ve oblik kuvvetler uygulanmış; implant, peri-implant kortikal ve trabeküler kemikte oluşan von Mises, maksimum asal ve minimum asal gerilme dağılımları karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Aynı kuvvetler altında sonra peri-implant kemikte oluşan gerinim enerji yoğunlukları ve peri-implant kemik rezorpsiyon riski indeksleri incelenmiştir. Yapılan üç boyutlu sonlu eleman analizleri sonucunda, tüm modellerde gerilme yoğunlaşmalarının ağırlıklı olarak implant boynu çevresindeki kortikal kemikte oluştuğu belirlenmiştir. Osseodensifikasyon uygulanan modellerde, özellikle dış kortikal kemikte ölçülen maksimum asal gerilme değerlerinin konvansiyonel cerrahiye kıyasla daha düşük olduğu gözlenmiştir. Ayrıca, trabeküler kemikte hesaplanan gerinim enerjisi yoğunluğu değerlerinin osseodensifikasyon sonrası azaldığı ve enerji dağılımının daha dengeli bir karakter sergilediği izlenmiştir. Hesaplanan peri-implant kemik rezorpsiyon risk indekslerinin tüm modellerde düşük rezorpsiyon riski aralığında yer aldığı tespit edilmiştir. Bu tez çalışmasından elde edilen bulgular, düşük kemik yoğunluğuna sahip posterior maksilla bölgesinde osseodensifikasyon tekniğinin, peri-implant kemik dokularında oluşan stres dağılımını iyileştirebileceğini ve implant–kemik sisteminin biyomekanik davranışını daha dengeli hale getirebileceğini göstermektedir. Bununla birlikte, sonlu eleman analizi yöntemi ile elde edilen sonuçların biyomekanik bir model çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği ve klinik sonuçların doğrudan öngörülmesinde sınırlılıklar taşıdığı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle, çalışmadan elde edilen verilerin ileri klinik ve deneysel çalışmalarla desteklenmesi önerilmektedir.

Özet (Çeviri)

The posterior maxilla is considered one of the most biomechanically challenging regions for dental implant placement due to low bone density, limited residual alveolar bone height, and maxillary sinus pneumatization. Excessive mechanical loading of peri-implant bone following implant placement in this region may increase the risk of bone resorption and implant failure. Therefore, evaluating the biomechanical effects of different surgical approaches and implant placement techniques on peri-implant bone is essential for appropriate treatment planning. The aim of this doctoral thesis was to evaluate, using three-dimensional finite element analysis, the stress distributions generated in implants and surrounding bone tissues when short and standard-length dental implants are placed in the posterior maxilla with maxillary sinus floor elevation using conventional drilling and osseodensification techniques. The models represented atrophic posterior maxillae with maxillary sinus pneumatization, D4 bone quality, and different residual bone heights ranging from 2 to 6 mm. In addition, strain energy density–based peri-implant bone resorption risk analysis was performed to further assess the biomechanical response of peri-implant bone. Accordingly, a total of 20 three-dimensional finite element models were created by combining each residual bone height with conventional and osseodensification techniques and short and standard implant lengths. Vertical and oblique loading conditions were applied to the implants, and von Mises stress, maximum principal stress, and minimum principal stress distributions in the implants as well as in the peri-implant cortical and trabecular bone were comparatively evaluated. Under the same loading conditions, strain energy density values and peri-implant bone resorption risk indices were also analyzed. The results of the three-dimensional finite element analyses demonstrated that, in all models, stress concentrations were predominantly located in the cortical bone surrounding the implant neck. In models prepared using the osseodensification technique, lower maximum principal stress values were observed in the outer cortical bone compared with the conventional drilling technique. Furthermore, strain energy density values calculated in the trabecular bone decreased following osseodensification, indicating a more balanced energy distribution. The calculated peri-implant bone resorption risk indices were found to be within the low resorption risk range in all models. The findings of this thesis suggest that, in the posterior maxilla with low bone density, the osseodensification technique may improve peri-implant stress distribution and contribute to a more favorable biomechanical behavior of the implant–bone system. However, the results obtained from finite element analysis should be interpreted within the limitations of a biomechanical modeling approach and cannot directly predict clinical outcomes. Therefore, further clinical and experimental studies are recommended to support the findings of this study.

Benzer Tezler

  1. Epileptik hastaları değerlendirmede komputerize tomografinin yeri

    Başlık çevirisi yok

    F.BİRSEN İNCE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    İstanbul Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  2. Behçetli hastalarda gastrointestinal sistem tutulumu üzerine prospektif bir çalışma

    Başlık çevirisi yok

    ŞEREF EREN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Erciyes Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  3. Midede atrofik gastrit, intestinal metaplazi, karsinom ilişkisi (ışık mikroskobu düzeyinde yapısal ve histokimyasal çalışma)

    Başlık çevirisi yok

    AHMET LEVENT ALBAYRAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    Karadeniz Teknik Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...