Kurucu iktidarın tarihsel sosyolojisi: Osmanlı İmparatorluğu'nda anayasal tahayyüllerin dönüşümü, 1807-1876
A historical sociology of constituent power: Transformation of constitutional imaginaries in the Ottoman Empire, 1807-1876
- Tez No: 994560
- Danışmanlar: PROF. DR. YÜCEL BULUT
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Sosyoloji, Tarih, Hukuk, Sociology, History, Law
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Sosyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu tezde bir yandan hukuk ve siyaset felsefesindeki kurucu iktidar ve anayasa tartışmalarından, diğer yandan sosyolojik teorideki alan teorisinden faydalanarak“kurucu iktidar alanı”bir araştırma nesnesi olarak tanımlanmış ve Osmanlı kurucu iktidar alanının 18. yüzyıldan Tanzimat döneminin sonlarına kadar geçirdiği dönüşümler tarihsel-sosyolojik bir analize tabi tutulmuştur. Bourdieu'nün“toplumsal dünyanın çifte nesnelliği”olarak ifade ettiği nesnellik düzeylerinin birincisinde gerçekleşen bu analizle eş zamanlı olarak anayasa sosyolojisi ve anayasa teorisi literatürlerinden uyarlanarak ödünç alınan“anayasal tahayyül”kavramı, kurucu iktidar alanındaki faillerin bu alan içerisinde oluşturdukları“müşterek varlık”ı (kendini“devlet”ve“kamu”olarak gösteren siyasal toplum/anayasal düzen) tasavvur etme biçimlerini ikinci nesnellik düzeyinde analiz etmek üzere bir araştırma nesnesi olarak inşa edilmiştir. Böylece analiz edilen zaman diliminde Osmanlı kurucu iktidar alanında üretilen dört önemli anayasal belge -Hüccet-i Şer'iyye, Sened-i İttifak, Gülhane Hatt-ı Hümâyûnu, Islâhât Fermanı- hem kendilerini oluşturan kurucu iktidar alanının tarihsel-sosyolojik teşekkülü bakımından hem de belgelerin içeriğini şekillendiren anayasal tahayyüller bakımından tahlil edilmiştir. Bu çifte analiz vasıtasıyla iki ana sonuca ulaşılmıştır. İlk olarak, Osmanlı anayasal gelişimine dair ana akım literatürde -tarih veya hukuk disiplinleri içerisinde- Nizam-ı Cedîd'den Sened-i İttifak'a, II. Mahmud'un“modernleşmeci”reformlarından Tanzimat Fermanı'na, Islahat Fermanı'ndan Kanun-ı Esasî'ye doğru süreklilik arz eden, doğrusal ve ilerlemeci bir anayasal gelişim çizgisi çizen yaklaşımların isabetli olmadığı; bilakis son dönem Osmanlı tarihindeki anayasal dönüşümlerin git-gelli, farklı doğrultularda ilerleyen, farklı eksenlerde mücadelelere konu olan karmaşık ve çok boyutlu bir mahiyet arz ettikleri ortaya konmuştur. İkinci olarak, Tanzimat dönemine kadar Osmanlı anayasal düzeninin esas itibariyle iki baskın anayasal tahayyülün -şer'î anayasacılık ve sultanî anayasacılık- gerilimli bir sentezi mahiyetindeki anayasal modeller tarafından şekillendirildiği, ancak II. Mahmud döneminin sonlarından itibaren Osmanlı kurucu iktidar alanının Avrupa uluslararası iktidar alanı karşısındaki özerklik kaybı neticesinde Tanzimat döneminde yeni bir anayasal tahayyül olarak devletçi-bürokratik anayasacılıkın ve ona bir cevap olarak geliştirilen İslamcı anayasacılıkın ortaya çıktığıdır. İlk olarak ve en açık biçimde Namık Kemal tarafından ifade edilen İslamcı anayasacılık, esas itibariyle klasik şer'î anayasacılıkın Tanzimat-sonrası tarihsel bağlamda ve modern Avrupa hukuk ve siyaset düşüncesiyle aktif bir etkileşim içinde yeniden inşa edilme çabasıdır.
Özet (Çeviri)
In this thesis, I make use of the debates on constituent power and constitutions in legal and political philosophy on the one hand, and of the field theory in sociological theory on the other, in order to construct a“field of constituent power”as a research object and then operationalize this concept in carrying out a historical-sociological anaylsis of the transformations that the Ottoman field of constituent power underwent from the 18th century to the later Tanzimat period. Simultaneously with this analysis, which takes place at the first of the objectivity levels that Bourdieu refers to as the“double objectivity of the social world”, I borrow and adapt the concept of“constitutional imaginary”from constituional theory and sociology and construct it as another research object in order to analyze, at the second level of objectivity, the ways in which the agents in the field of constituent power conceive of the“collective entity”(the political society/constitutional order that manifests itself as the“state”and the“public”) that they generated within this field. Thus I offer anaylses of four constitutional documents produced in the Ottoman field of constituent power during the 19th century -Hüccet-i Şer'iyye, Sened-i İttifak, Gülhane Hatt-ı Hümâyûnu, Islâhât Fermanı- both in terms of the historical-sociological formation of the field of constituent power that generated them and in terms of the constituional imaginations that shaped the content of the documents. I have reached two main conclusions through this double analysis. The first one is that the continuous, linear and progressive line of constitutional development from Nizâm-ı Cedîd to Sened-i İttifak, from the“modernizing”reforms of Mahmud II to the Tanzimat Edict, from the Islahat Edict to the Kanun-ı Esâsî that has been described in the mainstream literature on Ottoman constitutional development -whether within the disciplines of law or history- is not accurate. On the contrary, the constitutional transformations that took place in the late Ottoman history were complex and multidimensional in nature, progressing in different directions and being subject to various struggles on different axes. The second conclusion is that the pre-Tanzimat Ottoman constitutional order has been shaped by constitutional models that represented an uneasy synthesis between two dominant constitutional imaginaries in the period, namely shar'î constitutionalism and sultanic constitutionalism. However, two new constitutional imaginaries emerged in the Tanzimat period as a result of the loss of autonomy the Ottoman field of constituent power suffered vis-à-vis the European international field of power from the end of Mahmud II's reign onwards: statist-bureaucratic constitutionalism and Islamist constitutionalism, the latter being a response to the former. First and most clearly articulated by Namık Kemal, Islamist constitutionalism is essentially an effort to reconstruct classical shar'î constitutionalism in the post-Tanzimat historical context and in active interaction with modern European legal and political thought.
Benzer Tezler
- Türkiye'de ulusal kimlik inşasında müze-toplum ilişkisi 1919-1938
Museum-soci̇ety correlati̇on in nati̇onal identi̇ty formati̇on in turkety between 1919-1938
ALİ BAĞ
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
MüzecilikDokuz Eylül ÜniversitesiMüzecilik Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ URUNGU AKGÜL
- Cumhuriyet ve eğlence politikası: 1923 - 1938
Republic and politics of entertainment: 1923 - 1938
MEHMET KENDİRCİ
Doktora
Türkçe
2019
Siyasal BilimlerAnkara ÜniversitesiSiyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYHAN YALÇINKAYA
- Urban transformation as political and ideological intervention in space: A case study in Diyarbakır
Mekana politik ve ideolojik bir müdahale olarak kentsel dönüşüm: Diyarbakır örneği
DİREN TAŞ
Yüksek Lisans
İngilizce
2019
SosyolojiOrta Doğu Teknik ÜniversitesiSosyoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. BARIŞ MÜCEN
- Erken Cumhuriyet Döneminde dinin sosyo-politik araçsallaştırılması bağlamında cuma hutbeleri
Friday sermons in the context of socio-political instrumentalization of religion in the Early Republican Period
GÜLENER KIRNALI
Doktora
Türkçe
2023
TarihGalatasaray ÜniversitesiSiyaset Bilimi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AHMET ŞEMSETTİN KUYAŞ
- Les procureurs de la République travaillant au sein des cours d'assises en Turquie à l'égard des politiques néolibérales
Neoliberal politikalar bağlamında Türkiye ağır ceza mahkemelerinde görevli Cumhuriyet savcıları
GÖZDE AYTEMUR NÜFUSÇU
Yüksek Lisans
Fransızca
2013
SosyolojiGalatasaray ÜniversitesiSosyoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. VERDA İRTİŞ