Salin infüzyon sonografi yapılan hastalarda iki farklı ağrı kesme tekniğinin (paraservikal blok / paraservikal blok + intrauterin lidokain) plasebo ile karşılaştırılması
Salin infüzyon sonografi̇ yapilan hastalarda iki farkli ağri kesme tekni̇ğinin (paraservi̇kal blok / paraservikal blok + intrauteri̇n li̇dokai̇n) plasebo i̇le karşilaştirilmasi
- Tez No: 995773
- Danışmanlar: UZMAN BÜLENT KARS
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2012
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: İstanbul Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Amaç: Bu çalışmada, jinekoloji pratiğinde sıkça başvurulan ve ağrılı bir teşhis yöntemi olan salin infüzyon sonografide, paraservikal blok, paraservikal blok+intrauterin lidokain ve kontrol gruplarının ağrı kesici etkinliklerinin karşılaştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma Mart-Ağustos 2011 tarihleri arasında Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde gerçekleştirildi. Çalısmaya herhangi bir endikasyonla SIS yapılması gereken ve çalışma kriterlerine uyan 96 hasta dahil edildi. Hastalar randomize olarak kontrol grubu (1.grup), paraservikal blok (2.grup), paraservikal blok+intrauterin lidokain (3.grup) gruplarına ayrıldılar. İkinci gruba 2 ml. iekain ampul ile PSB yapılırken, üçüncü gruba 2 ml iekain ampul ile önce PSB yapıldı. Sonrasında uterin kavite içine 2ml iekain ampul uygulandı. Birinci gruba ise SF ile PSB yapılarak, kavite içine 2 ml SF uygulandı. Tüm gruplara, SIS sırasında, tenakulum sırasında, salin infüzyon sırasında ve SIS uygulandıktan 30 dk sonra VAS skorları yapıldı. Hastalara ait veriler bilgisayar ortamında SPSS 13.0 for Windows paket programına aktarıldıktan sonra istatistiksel analizi yapıldı. Veriler ortalama ± Standart sapma veya Standart hata şeklinde verildi. Parametrik gruplara tek yönlü varyans analizi, gruplar arası anlamlılığı ölçmek için Post hoc Tukey testleri uygulandı. İstatistik anlamlılık için p değerinin 0.05'ten küçük olması kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya katılan 96 hastanın demografik özellikleri incelendiğinde, yaş 23 ile 62 arasında değişmekte idi. Grupların ayrı ayrı yaş ortalamaları incelendiğinde 1. grubun (SF grubu) yaş ortalamasının 38.38±7.48 yıl, 2.grubun (paraservikal blok grubu) 35.25±8.08 yıl, 3. grubun (paraservikal blok+intrauterin lidokain grubu) 37.03±7.27 yıl olduğu görüldü. Grupların yaş ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0.05). Çalısmaya dahil edilen hastaların 16 tanesi postmenopozal, 80 tanesi premenopozal dönemde idi. 1.gruptaki hastaların (n:32) 26'sı premenapozal, 6'sı postmenopozal, 2. Gruptaki hastaların (n:32) 27'si premenopozal, 5'i postmenopozal, 3. Gruptaki (n:32) hastaların 27'si premenopozal, 5'i postmenopozal dönemde idi. Tüm hastalar değerlendirildiğinde, tenakulum sırasında, kaviteye salin infüzyonu sırasında ve SIS yapıldıktan 30 dk sonra uygulanan VAS skorları arasında, SF grubu ile PSB grubu arasında ve SF grubu ile PSB+IUL grubu arasında anlamlı derecede fark tespit edilmiştir. Fakat PSB ile PSB+IUL grubu arasında anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Önceden F/C müdahalesi geçiren hastalar değerlendirildiğinde, tenakulum sırasında, kaviteye salin infüzyonu sırasında ve SIS yapıldıktan 30 dk sonra uygulanan VAS skorları arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır. Önceden F/C müdahalesi geçirmemiş hastalar arasında ise VAS skorları arasında SF grubu ile PSB ve PSB+IUL arasında anlamlı bir fark saptanırken PSB ve PSB+IUL grubu arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır. Premenopoz hastalar değerlendirildiğinde, tenakulum sırasında, kaviteye salin infüzyonu sırasında ve SIS yapıldıktan 30 dk sonra uygulanan VAS skorları arasında SF grubu ile PSB ve PSB+IUL arasında anlamlı bir fark saptanırken, PSB ve PSB+IUL grubu arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır. Postmenopoz hastalar değerlendirildiğinde, gruplar arasında tenakulum sırasında, kaviteye salin infüzyonu sırasında ve SIS yapıldıktan 30 dk sonra uygulanan VAS skorları açısından anlamlı fark saptanmamıştır. Sonuç: SIS sırasında PSB premenopozal hastalarda ağrıyı etkin bir şekilde tek başına kesen, güvenle kullanabileceğimiz bir yöntemdir. PSB'ye IUL'nin eklenmesi SIS sırasında ağrıyı anlamlı şekilde kesmediği gibi, ekstra analjezik maliyete ve hastanın 3 dk. daha fazla litotomi pozisyonunda kalmasına sebep olarak zaman kaybına yol açmıştır. Ancak postmenopozal hastalarda bu tarz prosedürler sırasında ağrıyı kesmek için uygulanacak yöntemin belirlenmesi amacıyla daha fazla hastanın çalışmaya katıldığı randomize çalışmalara ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
SUMMARY Objectives: In this study, we aim to compare the use of paracervical block (PCB), paracervical block+intrauterine lidocain (PCB+IUL) and control groups during saline infusion sonography which is a common diagnostic method in the gynecologic practice and a quite painful one. Materials and Methods: This study was performed in Dr.Lutfi Kırdar Kartal education and research Hospital, Division of Obstetrics and Gynecology between March and August 2011. 96 patients on which SIS was performed for any reason were included. Patients were randomly divided into control group (1. group), PCB (2. group), PCB+IUL (3. group). PCB was performed with 2 ml of lidocain in the first group. Third group received 2 ml of intrauterin lidocain following PCB with 2 ml lidocain. PCB was done with 2 ml of SF in the first group, and then 2 ml SF was administered into the cavity. In all groups, VAS score was performed during SIS, during the tenaculum, while saline was administered and 30 minutes after the SIS. Statistical analysis was performed with SPSS for Windows after the data of patients were transfered into the computer. Data was presented as mean±standart deviation and standart error. One way variant analysis in the parametric groups was done, and post-hoc Tukey test was performed in order to measure the difference between the groups. For the statistical significance p was accepted as less than 0.05. Results: When the demographic properties of the patients were examined, patients were between 23 and 62 years-old. When the mean age was inspected in the individual groups, the mean age of the 1.group (SF group) was 38.38±7.48 years-old, the second group (PCB group) was 35.25±8.08 years-old, and the 3. Group (PCB+IUL) was 37.03±7.27 years-old. There was no statistically significant difference between the groups in terms of mean age (p>0.05). 16 of the patients included in the study were postmenapousal, and 80 of them were postmenapousal. In the 1.group (n:32) 26 of them were premenapousal, and 6 of them were postmenapousal, in the 2.group (n:32) 27 of them were premenapousal, and 5 of them were postmenapousal, and finally in the 3.group (n:32) 27 of them were premenopausal, and 5 of them were postmenapousal. When all the patients were evaluated, the difference in the VAS scores that were performed during tenaculum, during the saline infusion into the cavity and 30 minutes following the SIS were statistically different between the SF and PCB group and between the SF and PCB+IUL group. However, there was no statistically significant difference between PCB and PCB+IUL groups. When patienst with a F/C history were evaluated, the difference in the VAS scores were not statistically significant during tenaculum, during the saline infusion into the cavity and 30 minutes following the SIS. In the patients without a history of F/C VAS scores were significantly different between SF and PCB or PCB+IUL groups, while there was no significant difference between PCB and PCB+IUL. Among the premenopausal patients, VAS scores during tenaculum, during the saline infusion into the cavity and 30 minutes following the SIS were significantly different between SF and PCB or PCB+IUL, while there was no difference between PCB and PCB+IUL. When the postmenopousal patients were evaluated, during tenaculum, during the saline infusion into the cavity and 30 minutes following the SIS no statistically significance in the VAS scores were detected. Conclusion: PSB is a safe method to use in the premenapousal patients in order to cease the pain during SIS. Addition of IUL to the PCB does not seem to increase analgesic effect, moreover, it increases the cost and the time that patient stays in the dorsolitotomy position by 3 minutes. However, more randomised studies with larger patient numbers are needed in order to define the analgesic methods in the postmenapousal patients during these kinds of procedures.
Benzer Tezler
- Histeroskopi yapılan olgularımızda salin infüzyon sonografi ve histeroskopik tanı değerlerinin karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
AHMET ZEKİ NESSAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık BakanlığıKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
UZMAN HAKAN NAZİK
- Sezaryen operasyonlarında kullanılan farklı uterin insizyon kapatma yöntemlerin postoperatif sezaryen insizyon skar kalınlığı ve istmosel oluşumu açısından karşılaştırılması
Comparison of different uterine incision closure methods used in cesarean section in terms of postoperative cesarean incision scar thickness and istmosel formation
ANIL İNCEDERE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Kadın Hastalıkları ve DoğumDokuz Eylül ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖMER ERBİL DOĞAN
- Postmenopozal endometrial kalınlık artışı olan hastalarda sonobiyopsinin ve konvansiyonel yöntemin retrospektif olarak karşılaştırılması
Retrospective comparison of sonobiopsy and conventional method in post-menopausal patients with increased endometrial wall thickness
ABDURRAHMAN ALP TOKALIOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık BakanlığıKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BERNA DİLBAZ
- İnfertil hastalarda yapılan histeroskopilerin değerlendirilmesi
Assesment of Hysteroscopies Performed in İnfertile Patients
ŞERİFE ESKALEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KUTSİYE PELİN ÖÇAL
- Primer sezaryen olgularında uterin skar defektinin 3d transvajinal sonografi ve sonohisterografi ile değerlendirilmesi
Evaluation of uterine scar defect in primary cesarean section cases with 3d transvaginal sonography and sonohysterography
TUĞBA YEŞİLYURT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. RECEP ERİN