Geri Dön

Yoğun bakım hastalarında pozisyon sürelerinin basınç yaralanması riski üzerine etkisinin incelenmesi

Examining the effect of positioning durations on the risk of pressure injury in intensive care patients

  1. Tez No: 995799
  2. Yazar: SEMA ŞAHİNER
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ SİBEL ALTINTAŞ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Hemşirelik, Nursing
  6. Anahtar Kelimeler: Basınç yaralanması, nem, pozisyon süresi, sıcaklık, yoğun bakım, yoğun bakım hastası, Hasta bakımı, Hastanede yatış süresi, Sağlık hizmetleri maliyeti, Vücut pozisyonu, Yaralar ve yaralanmalar, Yoğun bakım üniteleri, Pressure injury, humidity, positioning time, temperature, intensive care, intensive care patient, Patient care, Length of stay, Health care costs, Body position, Wounds and injuries, Intensive care, Intensive care units
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Bartın Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Hemşirelik Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu araştırmanın amacı, yoğun bakım hastalarında pozisyon sürelerinin basınç yaralanması riski üzerine etkisini belirlemektir. Araştırma randomize kontrollü, deneysel tipte planlanmıştır. Veriler, Batı Karadeniz Bölgesi'nde bir devlet hastanesinin ikinci ve üçüncü basamak yoğun bakım ünitelerinde Haziran 2024-Haziran 2025 tarihleri arasında toplanmıştır. Araştırmanın evrenini, belirtilen tarihler arasında yoğun bakım ünitelerinde tedavi gören yatağa bağımlı hastalar oluşturmuştur. Araştırma örneklemini toplam 82 hasta (deney grubu n=41, kontrol grubu n=41) oluşturmuştur. Hastalar basit rastgele örnekleme yöntemiyle gruplara atanmıştır. Deney grubunda yer alan hastalara her saat başı, kontrol grubunda yer alan hastalara ise iki saatte bir pozisyon değişimi uygulanmıştır. Pozisyon değişimleri sırasında her vücut bölgesinin eşit süreyle basınca maruz kalması amacıyla sırtüstü, sağ lateral ve sol lateral pozisyonlar döngüsel olarak uygulanmıştır. Hastalara ait veriler 0., 24., 48. ve 72. saatlerde değerlendirilmiş; deri sıcaklığı, nem değeri, deri görünümündeki değişiklikler ve Braden Risk Değerlendirme Ölçek puanları kayıt altına alınmıştır. İzlem süresi üç gün olarak belirlenmiş olup, basınca en sık maruz kalan sakral, trokanter ve topuk bölgeleri değerlendirme kapsamına alınmıştır. Verilerin analizi SPSS 29.00 programında yapılmış; analizlerde t testi, Mann Whitney U testi, Ki-kare testi, ANOVA, Friedman testi, Cochran Q testi ve Bonferroni düzeltmeli çoklu karşılaştırma testleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, deney ve kontrol gruplarında izlem süresi ilerledikçe tüm bölgelerde deri nemi ve sıcaklık değerlerinin anlamlı biçimde arttığı ve en yüksek değerlerin genellikle 72. saatte saptandığı belirlenmiştir (p<0,001). Grup içi analizlerde bu artışların özellikle 48. ve 72. saatlerde belirginleştiği ve etki büyüklüklerinin çoğunlukla orta ve büyük düzeyde olduğu görülmüştür. Gruplar arası karşılaştırmalarda, sakral, topuk ve trokanter bölgelerinde nem değerleri açısından hiçbir ölçüm zamanında anlamlı fark bulunmamıştır (p>0,05). Buna karşın, sıcaklık değerleri açısından deney grubunun çoğu ölçüm zamanında kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde daha düşük değerlere sahip olduğu saptanmıştır (p<0,05). Deri fizyolojik parametreleri incelendiğinde, her iki grupta da izlem süresi uzadıkça özellikle sakral ve topuk bölgelerinde deri görünümünde değişiklik, kızarıklık ve kısmen ödem gelişiminin arttığı belirlenmiştir. Bu değişimler çoğunlukla 48. ve 72. saatlerde ortaya çıkmış olup, gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Morarma ise hiçbir bölgede ve hiçbir ölçüm zamanında gözlenmemiştir. Braden Risk Değerlendirme Ölçek puanları açısından deney grubunun ortalamaları tüm ölçüm zamanlarında kontrol grubuna göre daha yüksek olmakla birlikte, grup içi ve gruplar arası karşılaştırmalarda istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0,05). Sonuç olarak, yoğun bakım hastalarında izlem süresi uzadıkça basınç altında kalan anatomik bölgelerde deri mikrokliması ve deri görünümünde olumsuz değişiklikler ortaya çıkmaktadır. Daha sık pozisyon değişimi uygulanması, bu değişimleri tamamen önleyemese de özellikle sıcaklık artışını sınırlayarak deri mikroklimasını kısmen dengeleyebilir. Ancak basınç yaralanmalarının önlenmesinde pozisyon değişiminin tek başına yeterli olmadığı, nem ve sıcaklığı hedefleyen bütüncül cilt bakım uygulamalarıyla birlikte ele alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Özet (Çeviri)

The aim of this study is to determine the effect of positioning duration on the risk of pressure injury in intensive care patients. The study was designed as a randomized controlled experimental study. Data were collected between June 2024 and June 2025 in the second and third-level intensive care units of a state hospital in the Western Black Sea Region. The study population consisted of bedridden patients treated in intensive care units during the specified dates. The study sample consisted of a total of 82 patients (experimental group n=41, control group n=41). Patients were assigned to groups using a simple random sampling method. Patients in the experimental group underwent position changes every hour, while patients in the control group underwent changes every two hours. To ensure that each body region was exposed to pressure for an equal duration during position changes, supine, right lateral, and left lateral positions were applied cyclically. Data were evaluated at 0, 24, 48, and 72 hours; skin temperature, moisture value, changes in skin appearance, and Braden Risk Assessment Scale scores were recorded. The follow-up period was set at three days, and the sacral, trochanteric, and heel regions, which are most frequently exposed to pressure, were included in the evaluation. Data analysis was performed using SPSS 29.00 software; t-test, Mann Whitney U test, Chi-square test, ANOVA, Friedman test, Cochran Q test, and multiple comparison tests with Bonferroni correction were used in the analyses. According to the research findings, skin moisture and temperature values increased significantly in all regions as the follow-up period progressed in both the experimental and control groups, and the highest values were generally detected at 72 hours (p<0.001). In within-group analyses, it was observed that these increases were particularly pronounced at 48 and 72 hours, and the effect sizes were mostly moderate to large. In intergroup comparisons, no significant difference was found in moisture values in the sacral, heel, and trochanteric regions at any measurement time (p>0.05). In contrast, it was found that the experimental group had significantly lower temperature values than the control group at most measurement times (p<0.05). When the physiological parameters of the skin were examined, it was determined that in both groups, as the observation period increased, changes in skin appearance, redness, and partial edema increased, especially in the sacral and heel regions. These changes mostly occurred between the 48th and 72nd hours, and no statistically significant difference was found between the groups. Bruising was not observed in any region or at any measurement time. Regarding Braden Risk Assessment Scale scores, the mean scores of the experimental group were higher than the control group at all measurement times, but no statistically significant difference was found in within-group and between-group comparisons (p>0.05). In conclusion, as the observation period increases in intensive care patients, negative changes in skin microclimate and skin appearance occur in anatomical regions under pressure. While more frequent position changes cannot completely prevent these changes, they can partially balance the skin microclimate, especially by limiting temperature increase. However, it was concluded that position changes alone are not sufficient to prevent pressure injuries and should be considered in conjunction with holistic skin care practices targeting moisture and temperature.

Benzer Tezler

  1. 2000-2010 yılları arasında intrakranial kitle cerrahisi nedeni ile nöroanestezi uygulanan hastaların retrospektif analizi

    2000-2010 neuroanesthesia because of surgery ın patıents between intracranial mass retrospective analysıs

    SEDA YEĞİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Anestezi ve ReanimasyonOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BİNNUR SARIHASAN

  2. Yoğun bakımda yatan, spontan solunumu olan ve asiste modlar ile ventile edilen hastalarda midazolamın volüm değişikliği üzerine etkilerinin ekokardiyografi ile incelenmesi

    Echocardiographic examination of the effects of midazolam on volume change in patients who are hospitalized in intensive care, who have spontaneous breathing and who are ventilated with assist modes

    CANAN TİRYAKİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ABDULKADİR YEKTAŞ

  3. Günübirlik inguinal herni cerrahisinde bupivakain ve bupivakain+fentanil kombinasyonları uygulanan tek taraflı spinal anestezide hemodinamik değişiklikler ve derlenme

    Hemodynamic changes and recovery in unilateral spinal anesthesia using bupivacaine and bupivacaine + fentanyl combinations in outpatient inguinal hernia surgery

    İLHAN OCAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bakanlığı

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    UZMAN FERHUNDE DİLEK SUBAŞI

  4. COVID-19 pandemisinde yoğun bakımda high flow nazal kanülasyon ile uzun süreli uyanık prone pozisyon uygulamasının etkinlik ve hasta toleransı açısından retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of long-term awake prone position application with hi̇gh flow nasal cannulation in icu in the COVID-19 pandemic in terms of efficiency and patient tolerance

    MERVE ÖZLEM DİNÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Anestezi ve Reanimasyonİstanbul Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FİGEN ESEN

  5. Osteogenezis imperfekta hastalarında morbiditeye etki eden faktörlerin retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of the factors affecting morbidity in patients with osteogenesis imperfecta

    PARISA SADAT HOSSEINI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Anestezi ve Reanimasyonİstanbul Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET İLKE BÜGET