Geri Dön

Flow diverter stentleme yöntemiyle tedavi edilen internal karotis arter anevrizmalarında internal karotis arter dallarının oklüzyon oranı

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 995798
  2. Yazar: MUSTAFA KIVRAK
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. FATİH YAKAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nöroşirürji, Neurosurgery
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Pamukkale Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Supraklinoid internal karotis arter (ICA) anevrizmalarında flow diverter (FD), geniş boyunlu ve kompleks lezyonlar için giderek daha sık tercih edilen endovasküler tedavi yöntemidir. Bu çalışmanın amacı, supraklinoid ICA anevrizmlerinde FD tedavisi sonrası anevrizma oklüzyonu, yan dal patensisi ve difüzyon MRG (DWI) lezyonları ile ilişkili morfolojik ve klinik faktörleri değerlendirmektir. Bu tek merkezli retrospektif çalışmada, FD (Surpass Evolve veya Derivo) ile tedavi edilen 26 ardışık unruptüre supraklinoid ICA anevrizmalı olgu incelenmiştir. Hastalar, FD sonrası internal karotis dal oklüzyonu (oftalmik arter, posterior kommunikan arter, superior hipofizer arter) gelişenler ve dalın patent kaldığı olgular olarak alt gruplara ayrılmış; anevrizma boynu, kubbe çapı, yükseklik, aspect ratio ve dome/neck oranı gibi morfolojik parametreler ile O'Kelly–Marotta (OKM) skoru ve klinik sonuçlar karşılaştırılmıştır. Tüm olgularda işlem sonrası DWI ve en az bir kontrol DSA yapılmış, median radyolojik takip süresi 35 ay (ÇAA: 21,75–44,25) olarak hesaplanmıştır. Nihai DSA'da anevrizma oklüzyonu OKM'ye göre %77,8 tam oklüzyon (D) ve %88,9“favorable”oklüzyon (C2–D) düzeyinde saptanmıştır. İntraoperatif minör komplikasyon oranı %23,1, geç postoperatif radyolojik komplikasyon oranı %38,5 bulunmuştur. İşlem sonrası DWI'de yeni iskemik lezyon oranı %23,1 olup lezyonlar çoğunlukla minör ve asemptomatiktir. Tüm supraklinoid ICA dalları birlikte değerlendirildiğinde ICA yan dal oklüzyonu 4/26 hastada (%15,4) izlenmiş; dal oklüzyonu gelişen grupta anevrizma boynu (6,8±2,46 mm vs 4,17±1,99 mm; p=0,048) ve kubbe çapı (11,8±4,51 mm vs 7,07±2,89 mm; p=0,039) anlamlı derecede büyükken, aspect ratio ve dome/neck oranı açısından fark saptanmamıştır (p>0,05). Sonuç olarak, supraklinoid ICA anevrizmalarında FD tedavisi ile yüksek anevrizma oklüzyon oranları, sınırlı oranda ve çoğunlukla klinik olarak tolere edilen dal oklüzyonları ve düşük kalıcı nörolojik morbidite elde edilerek, bu yaklaşımın etkin ve güvenli bir seçenek olduğu sonucuna varıldı.

Özet (Çeviri)

Flow diverter (FD) have become an increasingly preferred endovascular treatment option for wide-necked and complex lesions in supraclinoid internal carotid artery (ICA) aneurysms. The aim of this study was to evaluate morphological and clinical factors associated with aneurysm occlusion, side-branch patency, and diffusion-weighted MRI (DWI) lesions after FD treatment of supraclinoid ICA aneurysms. In this single-center retrospective study, 26 consecutive patients with unruptured supraclinoid ICA aneurysms treated with an FD (Surpass Evolve or Derivo) were analyzed. Patients were stratified into subgroups according to the presence or absence of internal carotid side-branch occlusion (ophthalmic artery, posterior communicating artery, superior hypophyseal artery) after FD placement; aneurysm neck width, dome diameter, height, aspect ratio, and dome/neck ratio, as well as O'Kelly–Marotta (OKM) score and clinical outcomes, were compared between groups. All patients underwent postoperative DWI and at least one follow-up DSA, and the median radiological follow-up duration was 35 months (IQR: 21.75–44.25). In the final DSA, aneurysm occlusion according to the OKM scale was found to be 77.8% complete occlusion (D) and 88.9%“favorable”occlusion (C2–D). The intraoperative complication rate was 23.1%, and the late postoperative radiological complication rate was 38.5%. The rate of new ischemic lesions on post-procedural DWI was 23.1%, and the lesions were mostly small and asymptomatic. When all supraclinoid ICA branches were evaluated together, ICA side branch occlusion was observed in 4/26 patients (15.4%); in the group with branch occlusion, aneurysm neck width (6.8±2.46 mm vs 4.17±1.99 mm; p=0.048) and dome diameter (11.8±4.51 mm vs 7.07±2.89 mm; p=0.039) were significantly larger, whereas no difference was detected in terms of aspect ratio and dome/neck ratio (p>0.05). In conclusion, In conclusion, in supraclinoid ICA aneurysms, high aneurysm occlusion rates, a limited frequency of mostly clinically tolerated branch occlusions, and low permanent neurological morbidity were achieved with FD treatment, leading to the conclusion that this approach is an effective and safe therapeutic option.

Benzer Tezler

  1. İntrakranial anevrizmalarda endovasküler tedavi yöntemlerinin etkinliği

    Efficiency of endovascular treatment methods in intracranial aneurysm

    MUHAMMED EMİN SEVİMLİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HATEM HAKAN SELÇUK

  2. Akım yönlendirici stentler ile tedavi edilmiş serebral anevrizmalardaperiprosedürel ve postoperatif komplikasyonlar ve tedavileri

    Periprocedural and postoperative complications and secondary treatments in cerebral aneurysms treated with flow-diverting stents

    EMIL HIKMAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OSMAN KIZILKILIÇ

  3. Parsiyel tromboze intrakranial anevrizmalarda endovasküler tedavi

    Endovascular treatment of partially thrombozed intracranial aneurysms

    MOHAMMADREZA SOBHANİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Radyoloji ve Nükleer TıpEge Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. İSMAİL ORAN

  4. Stentle yapılan intrakranial anevrizmaların endovasküler tedavisinde klopidogrel ile prasugrelin klinik ve radyolojik sonuçlarının retrospektif değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of clopidogrel and prasugrel clinical and radiological results in endovascular treatment of intracranial aneurysms made with stent

    ELİF KIR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Radyoloji ve Nükleer TıpBursa Uludağ Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BAHATTİN HAKYEMEZ

  5. Serebral ön dolaşım anevrizmalarının akım çevirme cihazları ile endovasküler tedavisi

    Endovascular treatment of intracranial aneurysms with flow diverters arising from anterior circulation

    EZEL YALTIRIK BİLGİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Radyoloji ve Nükleer TıpGazi Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET BARAN ÖNAL