Derin endometriozis cerrahisinde üreteral ICG kullanımının intraoperatif ve postoperatif üreter komplikasyonları üzerine etkisinin araştırılması
Investigation of the effect of ureteral indocyanine green (ICG) use on intraoperative and postoperative ureteral complications in deep endometriosis surgery
- Tez No: 995957
- Danışmanlar: DOÇ. DR. BARIŞ KAYA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Derin infiltratif endometriozis, DİE, laparoskopik cerrahi, üreterolizis, intraüreteral ICG, ICG-NIRF, floresan haritalama, üriner morbidi, Deep infiltrating endometriosis, DIE, laparoscopic surgery, ureterolysis, intraureteral ICG, ICG-NIRF, fluorescence mapping, urinary morbidity
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Derin infiltratif endometriozis (DIE) cerrahisinde intraüreteral indosiyanin yeşili (ICG) ile floresan görüntülemenin yapıldığı hastalarda demografik ve klinik özelliklerini, hastalığın anatomik yayılımını ve postoperatif morbidite üzerindeki etkisini değerlendirmek; ayrıca üriner morbiditenin bağımsız belirleyicilerini tanımlamaktır. Çalışma, confounder etkiler düzeltilmiş kanıt eksikliğini gidermeyi ve ICG'nin vaka-seçimli kullanımının klinik önemini analiz etmeyi hedeflemiştir. Gereç ve Yöntem: Tek merkezli retrospektif kohort tasarımında, 2021–2025 yılları arasında aynı cerrah tarafından standart laparoskopik teknikle opere edilen 62 DİE olgusu incelendi. Maruziyet grupları intraüreteral ICG kullanılan (n=11) ve kullanılmayan (n=51) hastalardan oluşturuldu. Demografik ve klinik bazal özellikler ile hastalık yayılımı revize Enzian kompartman skorlarıyla (A, B, C, O, F, U, FB) karşılaştırıldı. Postoperatif majör morbiditeler (üriner, barsak, ostomi, nefrostomi, reoperasyon) ki-kare/Fisher testleriyle değerlendirildi. Üriner morbiditeyi öngören bağımsız faktörler Backward LR lojistik regresyon ile analiz edildi. Cerrahi süre eşik performansı ROC/Youden J ile metodolojik olarak sorgulandı. Bulgular: Toplam 62 DİE olgusu (ICG yok: n=51; ICG var: n=11) analiz edildi. Gruplar arasında yaş, BMI, gravida, parite, preoperatif hidronefroz derecesi, CA-125 ve ağrı skorları (kronik ağrı, dismenore, disparoni, diskezi VAS) açısından anlamlı fark saptanmadı (tümü p>0,05). Revize Enzian kompartman skorları (A, B, C, O, F, U, FB), takip süresi ve ameliyat süresi bakımından da gruplar benzerdi (tümü p>0,05). Kategorik değişkenlerde doğum öyküsü, sezaryen öyküsü, Visanne kullanımı ve sliding sign açısından fark izlenmezken; abdominal operasyon öyküsü ICG grubunda belirgin olarak daha yüksekti (%100 vs %45,1; p=0,001). Postoperatif üriner morbidite ICG kullanılan grupta %9,1 (1/11), ICG kullanılmayan grupta %31,4 (16/51) olup fark istatistiksel anlamlılığa ulaşmadı (p=0,133). Barsak morbiditesi, ostomi, nefrostomi ve reoperasyon gereksinimi açısından da gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı (tümü p>0,05). Backward LR lojistik regresyonda preoperatif hidronefroz derecesi (OR=3,289; %95 GA:1,005–10,757; p=0,049) ve ameliyat süresi (OR=1,008; %95 GA:1,002–1,014; p=0,010) üriner morbiditenin bağımsız belirleyicileri olarak bulundu; abdominal operasyon öyküsü modelde ters yönde ilişki gösterdi (OR=0,099; %95 GA:0,019–0,525; p=0,007). Ameliyat süresine dayalı ROC analizinde ≥340 dk denenen eşiği için duyarlılık 0,588 ve özgüllük 0,778 olarak saptanmış olup, bu eşik noktasının ayırt edici performansı sınırlı bulunmuştur. Sonuç: İntraüreteral ICG-NIRF uygulaması, postoperatif üriner morbiditeyi istatistiksel olarak anlamlı düzeyde azaltmamış olmakla birlikte (%9,1 vs %31,4), klinik olarak azalma eğilimi göstermiştir. ICG'nin pratikte özellikle abdominal cerrahi öyküsü olan daha kompleks olgularda seçilerek kullanıldığı görülmüştür. Üriner morbiditenin bağımsız belirleyicileri preoperatif hidronefroz derecesi ve ameliyat süresi olup, ameliyat süresinin tek bir cut-off ile klinik ayrım sağlaması zayıftır (≥340 dk için düşük özgüllük ve negatif Youden J). Bulgular, riskin tek değişkene dayalı eşik yaklaşımıyla değil, preoperatif üriner risk işaretleri ve cerrahi zorluk göstergelerinin birlikte değerlendirildiği çok değişkenli bir çerçevede ele alınmasının daha uygun olduğunu düşündürmektedir. Daha güçlü örneklemli ve confounder kontrollü çalışmalarla ICG'nin potansiyel koruyucu etkisinin doğrulanması gereklidir.
Özet (Çeviri)
Aim: To evaluate demographic and clinical characteristics, anatomical extent of disease, and the impact on postoperative morbidity in patients who underwent fluorescence imaging using intraureteral indocyanine green (ICG-NIRF) during deep infiltrating endometriosis (DIE) surgery, and to identify independent predictors of urinary morbidity. The study aimed to address the evidence gap by minimizing confounding effects and to analyze the clinical relevance of case-selected ICG use in practice. Materials and Methods: In this single-center retrospective cohort study, 62 DIE cases operated between 2021–2025 by the same surgeon using standardized laparoscopic techniques were analyzed. Exposure groups were formed as patients with intraureteral ICG use (n=11) and without ICG (n=51). Baseline demographic, clinical characteristics, and disease dissemination were compared using the revised Enzian compartment classification (A, B, C, O, F, U, FB). Postoperative major morbidities (urinary complications, bowel morbidity, ostomy, nephrostomy, and reoperation) were assessed using chi-square or Fisher's exact tests where appropriate. Independent predictors of postoperative urinary morbidity were analyzed using Backward LR logistic regression. The discriminatory performance of surgical duration thresholds was methodologically explored via ROC analysis and Youden J index. Results: A total of 62 DIE cases were analyzed (ICG-negative: n=51; ICG- positive: n=11). Groups were similar in age, BMI, gravida, parity, preoperative hydronephrosis grade, CA-125, and pain scores (chronic pelvic pain, dysmenorrhea, dyspareunia, dyschezia VAS) (all p>0.05). Revised Enzian compartment scores, follow-up duration, operative time, obstetric history, prior cesarean, Visanne use, and sliding sign showed no group differences (all p>0.05). Prior abdominal surgery was more common in the ICG group (100% vs. 45.1%; p=0.001). Postoperative urinary morbidity was 9.1% (1/11) with ICG vs. 31.4% (16/51) without ICG, a non-significant decreasing trend (p=0.133). Bowel morbidity, ostomy, nephrostomy, and reoperation rates were comparable (all p>0.05). Backward LR logistic regression identified urinary morbidity predictors as preoperative hydronephrosis grade (OR=3.289; 95% CI: 1.005–10.757; p=0.049) and operative time (OR=1.008; 95% CI: 1.002–1.014; p=0.010); abdominal surgery history showed inverse association (OR=0.099; 95% CI: 0.019–0.525; p=0.007). ROC analysis for ≥340 min revealed sensitivity 0.588 and specificity 0.778, indicating poor discrimination for this tested threshold. Conclusion: Although intraureteral ICG-NIRF did not result in a statistically significant reduction in Although intraureteral ICG-NIRF did not significantly reduce postoperative urinary morbidity (9.1% vs. 31.4%), a clinically relevant decreasing trend was observed. ICG was selectively used in more complex cases, especially in patients with prior abdominal surgery. Independent predictors of urinary morbidity were preoperative hydronephrosis grade and operative time. Surgical duration alone showed poor discrimination (≥340 min: low specificity, negative Youden J). Risk stratification should therefore integrate preoperative urinary risk markers and surgical complexity in multivariable models. Larger, confounder-controlled, adequately powered real-world cohorts are needed to validate the protective role of selective intraureteral ICG and its impact on urinary system preservation.
Benzer Tezler
- Endometrioid tip endometrium kanserinde paraaortik lenf nodu tutulumu için risk faktörleri
Risk factors for paraaoritc lymph node metastasis in endometrioid type endometrial cancer
EDA KOCAMAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Kadın Hastalıkları ve DoğumBaşkent ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÜLKÜ ESRA KUŞÇU
- Endometrioid tip endometrium kanserinde lenfovasküler alan invazyonunun prognoza etkisi
The effect of lymphovascular field invasion on prognosis in endometrioid type endometrial cancer
GÜNAY SADIGOVA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HAMDULLAH SÖZEN
- Yüksek riskli endometrium kanserinde lenfadenektominin üst sınırı inferior mezenterik arter mi sol renal ven mi olmalıdır?
Başlık çevirisi yok
İSMAİL ALAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık BakanlığıKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HAKKI GÖKHAN TULUNAY
PROF. DR. AHMET TANER TURAN
- Derin infiltratif endometriozis hastalarında CA 19-9 düzeyi ile barsak tutulumu arasındaki ilişki
The relationship between CA 19-9 level and boot involvement in patients with deep infiltrative endometriosis
ATILIM GÜLÇİÇEK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÇETİN KILIÇÇI
- Kronik pelvik ağrısı olan kadınlarda relaksin, matriks metalloproteinaz-2 ve Interlökin-6'nın derin infiltratif endometriozis tanısı ve takibindeki yerinin araştırılması
Investigation of the place of relaxin, matrix metalloproteinase-2, and interlukin-6 in the diagnosis and follow-up of deep infiltrative endometriosis in women with chronic pelvic pain
SEDA BAŞALAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NEFİSE NAZLI YENİGÜL