Geri Dön

Arap şiirinde bireysel hiciv ve tematik çerçevesi

Individual satury and the thematic framework in Arabic poetry

  1. Tez No: 996767
  2. Yazar: KÜBRA KILIÇ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. YAŞAR FATİH AKBAŞ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Doğu Dilleri ve Edebiyatı, Eastern Linguistics and Literature
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kafkas Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Arap edebiyatı, tarih boyunca farklı edebî türlerin doğuşuna, gelişimine ve dönüşümüne sahne olmuştur. Bu türler arasında hiciv, bireylerin ve toplumların kusurlarını alaycı, iğneleyici ve çoğu zaman sert bir üslupla dile getiren bir türdür. Hiciv bireysel ve toplumsal eleştirilerin en güçlü araçlarından biri olarak öne çıkar. Hiciv, gerek İslamiyet öncesi dönemde kabileler arası çekişmelerin bir ifadesi, gerekse İslam sonrasında ahlaki, sosyal ve siyasî meselelerin dile getirilmesinde önemli bir edebî araç olmuştur. Çoğu zaman sert bir üslup taşıyan hiciv, yalnızca bireyleri değil, toplumun aksayan yönlerini de hedef alarak edebî yönünün yanında sosyolojik bir işlev üstlenmiştir. İslamiyet öncesinde kabileler arası rekabetin önemli bir aracı olan hiciv, İslam'ın ilk yıllarında ahlaki uyarı ve toplumsal savunma işlevi üstlenmiştir. Dolayısıyla İslamiyet'in doğuşuyla birlikte hiciv yeni bir boyut kazanmış, Hz. Peygamber döneminde Hassân b. Sâbit gibi şairler, hicvi İslam toplumunu savunmanın ve müşriklere karşı manevi bir cihad yürütmenin aracı olarak kullanmışlardır. Bu dönemde hiciv, ahlaki yozlaşmalara ve toplumsal zaaflara karşı uyarıcı bir işlev üstlenmiş; münafıklar, müşrikler ve İslam düşmanları şairlerin hedefi olmuştur. Emevi döneminde hiciv, siyasî kimlik kazanmış; Cerîr, Ferezdak ve Ahtal gibi şairler nakiza tarzı karşılıklı atışmalarıyla türü zirveye taşımıştır. Bu dönemde hiciv siyasî muhalefetin güçlü bir aracı olarak öne çıkmıştır. Daha sonraki dönemlerde hiciv, toplumsal şartlara göre farklı boyutlar kazanmıştır. Abbâsîlerde hiciv daha incelikli ve mizahî bir boyut kazanarak toplumsal yozlaşmayı, ahlaki zaafları ve saray bürokrasisini eleştiren bir edebî silaha dönüşmüştür. Endülüs ve Mağrib'de siyasi çekişmeler ve kültürel farklılıklar hicvin konularına yansırken, modern dönemde hiciv, yalnızca bireyleri değil doğrudan devlet düzenini, toplumsal eşitsizlikleri, dini istismarı veya medya-bürokrasi yozlaşmasını hedef almış, devlet, toplum, ideoloji ve medya gibi daha geniş alanlara yayılmış, çağdaş Arap edebiyatında eleştirel düşüncenin en güçlü araçlarından biri hâline gelmiştir. Hiciv, Arap edebiyatında sadece bir edebî tür değil toplumsal eleştirinin, kültürel bilincin ve siyasal muhalefetin en güçlü araçlarından biri olarak varlığını sürdürmüştür. Geçmişten günümüze uzanan bu gelenek, hem edebî yaratıcılığı hem de dönemin sorunlarına verilen tepkileri yansıtarak önemli bir işlev üstlenmiştir. Bu çalışmada, Arap şiirinde bireysel hicvin tarihsel serüveni ve bireysel hicivde işlenen temalar İslamiyet öncesinden modern döneme kadar ele alınacak; dönemin toplumsal yapısıyla edebî üretim arasındaki ilişki değerlendirilecektir. Ayrıca her dönemin öne çıkan hiciv şairleri, kullandıkları üslup ve işledikleri temalar incelenerek hicvin sadece bir edebî tür değil, aynı zamanda Arap toplumunun sosyo-kültürel yapısını yansıtan ve şekillendiren bir araç olduğu ortaya konulacaktır. Nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde yürütülen bu incelemede, hiciv örnekleri tarihsel ve metin merkezli bir perspektifle ele alınmıştır. Metinler, ait oldukları dönemlerin toplumsal ve kültürel bağlamları dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Araştırma, İslamiyet öncesi dönemden modern Arap edebiyatına uzanan zaman dilimiyle sınırlandırılmıştır. Ortaya çıkan bulgular, hiciv dilinin zaman içerisinde belirgin bir dönüşüm geçirdiğini göstermektedir. Câhiliye dönemine özgü sert, doğrudan ve aşağılayıcı söylem, İslamiyet'le birlikte farklı biçimlerde yumuşamış; ahlaki, dinî ve toplumsal sınırlar çerçevesinde yeniden şekillenmiştir. Emevî ve Abbâsî dönemlerinde hiciv, çoğunlukla doğrudan saldırıdan ziyade ima, ironi ve dolaylı anlatım üzerinden kurulmuştur. Modern dönemde ise hiciv, siyasî rejimler, otoriter yapılar ve sömürü düzenini hedef alan eleştirel bir söylem hâline gelmiştir. Bu durum, hicvin yalnızca saldırı ya da doğrudan eleştiri amacıyla değil, toplumun değer yargılarını, ahlaki ölçütlerini ve kültürel kabullerini görünür kılan bir ifade alanı olarak işlev gördüğünü ortaya koymaktadır. Sonuç olarak hiciv, Arap edebiyatında sadece bir edebî tür veya eleştiri aracı değildir. Birey, toplum ve iktidar arasındaki ilişkileri yansıtan, dönemin zihniyet dünyasını görünür kılan ve kültürel sürekliliği ifade eden çok katmanlı bir edebî söylem olarak değerlendirilebilir.

Özet (Çeviri)

Arabic literature has, throughout history, witnessed the emergence, development, and transformation of various literary genres. Among these genres, satire stands out as a form that articulates individual and social flaws through a mocking, ironic, and often harsh style. Satire emerges as one of the most powerful instruments of individual and social criticism. While it functioned as an expression of intertribal rivalry in the pre-Islamic period, it later became an important literary vehicle for addressing moral, social, and political issues in the post-Islamic era. Often characterized by a sharp tone, satire has targeted not only individuals but also the dysfunctional aspects of society, thereby assuming a sociological function alongside its literary dimension. In the pre-Islamic period, satire served as a key instrument of tribal competition, whereas during the early years of Islam it assumed a role of moral admonition and social defense. With the advent of Islam, satire acquired a new dimension; during the time of the Prophet Muhammad, poets such as Ḥassān b. Thābit employed satire as a means of defending the Islamic community and conducting a form of moral and ideological struggle against the polytheists. In this period, satire functioned as a warning against moral corruption and social weaknesses, with hypocrites, polytheists, and opponents of Islam becoming the primary targets of poets. During the Umayyad period, satire acquired a distinctly political character, reaching its peak through the naqāʾiḍ duels of poets such as Jarīr, al-Farazdaq, and al-Akhtal. In this era, satire emerged as a powerful tool of political opposition. In subsequent periods, satire assumed different forms in response to changing social conditions. Under the Abbasids, it developed a more refined and humorous tone, transforming into a literary weapon that criticized social corruption, moral decadence, and court bureaucracy. In al-Andalus and the Maghreb, political rivalries and cultural differences were reflected in the themes of satire. In the modern period, satire expanded its scope beyond individuals to directly target state structures, social inequalities, religious exploitation, and media–bureaucratic corruption. Consequently, it spread across broader domains such as the state, society, ideology, and the media, becoming one of the most powerful instruments of critical thought in contemporary Arabic literature. In Arabic literature, satire has endured not merely as a literary genre but as one of the most effective means of social criticism, cultural consciousness, and political opposition. This tradition, extending from the past to the present, has fulfilled a significant function by reflecting both literary creativity and societal responses to the problems of each era. This study examines the historical trajectory of individual satire in Arabic poetry and the themes addressed within it from the pre-Islamic period to the modern era, while also evaluating the relationship between social structure and literary production. Furthermore, by analyzing prominent satirical poets of each period, along with their stylistic features and thematic concerns, the study aims to demonstrate that satire is not only a literary genre but also a medium that reflects and shapes the socio-cultural structure of Arab society. Conducted within the framework of a qualitative research approach, this study examines examples of satire from a historical and text-centered perspective. The texts are analyzed within the social and cultural contexts of their respective periods. The scope of the research is limited to the period extending from pre-Islamic times to modern Arabic literature. The findings reveal that the language of satire has undergone a marked transformation over time. The harsh, direct, and derogatory discourse characteristic of the Jāhiliyya period softened in various ways with the advent of Islam and was reshaped within moral, religious, and social boundaries. During the Umayyad and Abbasid periods, satire was constructed primarily through implication, irony, and indirect expression rather than overt attack. In the modern period, satire evolved into a critical discourse targeting political regimes, authoritarian structures, and systems of exploitation. This transformation indicates that satire functions not merely as a tool of attack or direct criticism, but as a discursive space that renders visible a society's value systems, moral standards, and cultural assumptions. In conclusion, satire in Arabic literature is not simply a literary genre or a means of criticism. Rather, it can be regarded as a multilayered literary discourse that reflects the relationships between the individual, society, and power, makes the intellectual world of each period visible, and expresses cultural continuity.

Benzer Tezler

  1. Çağdaş Arap şiirinde kimlik ve aidiyet temaları

    Identity and belongi̇ng in contemporary Arab poetry

    ŞİFA YİĞİTER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Doğu Dilleri ve EdebiyatıTokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi

    Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MOHAMADOU ABOUBACAR MAIGA

  2. Bişâr el-Hûri'nin şiirinde sembolik anlatım

    الصورة الشعرية في شعر بشارة الخوري

    RAZAW ABDULRAHMAN SADEQ LAK

    Yüksek Lisans

    Arapça

    Arapça

    2020

    Doğu Dilleri ve EdebiyatıBingöl Üniversitesi

    Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA AGÂH

  3. İbn Hamdis El-Sakalli'nin şiirinde su teması

    The theme of water in the poetry of Ibn Hamdis al-saqalli

    DUNYA AHMED MOHAMMED MOHAMMED

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Doğu Dilleri ve EdebiyatıAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Arap Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AHMED ALDYAB

  4. Divan şiirinde çocuk

    The child in Diwan poetry

    SUEDA YILMAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Türk Dili ve EdebiyatıÇukurova Üniversitesi

    Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HALUK GÖKALP

  5. Çağdaş şair ve eleştirmen Ali Ahmed Said Eşber'in (Adonis) modern Arap edebiyatına katkısı

    The contribution of contemporary poet and critic Ali Ahmad Said Esber (Adonis) to modern Arabic literature

    HATİCE ERAT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Doğu Dilleri ve EdebiyatıNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUHAMMET VEHBİ DERELİ