Geri Dön

Yoğun bakım ünitesi kan transfüzyon araştırılması

Investigation of blood transfusion frequency in intensive care unit

  1. Tez No: 998285
  2. Yazar: SANAZ FARAJI FIJANI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. DİLEK MEMİŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Yoğun Bakım, Kan Transfüzyonu, Mortalite, Intensive Care, Blood Transfusion, Mortality
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Trakya Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışma, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 15 Mart 2023 – 15 Mart 2024 tarihleri arasında Postoperatif Yoğun Bakım, Reanimasyon ve Cerrahi Yoğun Bakım ünitelerinde izlenen 18 yaş üstü hastalarda kan ve kan ürünü transfüzyonlarının epidemiyolojisini, uygulama sıklığını, transfüzyon endikasyonlarını ve bu uygulamaların mortalite ile morbidite üzerine etkilerini incelemek amacıyla 1253 hastada gerçekleştirilmiştir. Hastaların demografik özellikleri, yatış tanıları, yoğun bakım skorlama sistemleri laboratuvar değerleri, uygulanan kan ve kan ürünleri ile klinik sonuçları ayrıntılı biçimde kaydedilmiştir. Çalışmada hastaların %20,1'ine kan veya kan ürünü transfüzyonu uygulanırken, %79,9'una transfüzyon yapılmadığı belirlenmiştir. Transfüzyon yapılan grupta hastalık şiddetini gösteren SOFA ve APACHE II skorları anlamlı derecede yüksek, GKS ise daha düşük bulunmuştur. Bu durum transfüzyon gereksiniminin hastaların klinik şiddeti ile yakından ilişkili olduğunu göstermektedir. Ayrıca transfüzyon yapılan hastalarda hem yoğun bakımda hem de hastanede kalış süreleri belirgin şekilde daha uzun bulunmuştur. Yatış tanıları incelendiğinde gastrointestinal hastalıklar, intrakraniyal patolojiler ve travma olgularının transfüzyon gereksiniminin daha yüksek olduğu görülmüştür. Buna karşılık solunum ve sepsis tanılı hastalarda restriktif transfüzyon yaklaşımının daha sık uygulandığı anlaşılmaktadır. Transfüzyon yapılan hastalarda hemoglobin düzeylerinin belirgin şekilde daha düşük olduğu, Hb düzeyinin eritrosit süspansiyonu ve kriyopresipitat kullanımıyla pozitif ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte APACHE II skoru ile kriyopresipitat kullanımı arasında ters yönlü bir ilişki gözlenmiştir. Mortalite açısından değerlendirildiğinde transfüzyon yapılan hastalarda bu oranın %67 olarak bulunurken, transfüzyon yapılmayan hastalarda mortalite oranı %40,9 olup aradaki fark istatistiksel olarak anlamlıdır. Bununla birlikte transfüzyon yapılan grupta hastalık şiddetinin daha yüksek olması, mortalite farkının yalnızca transfüzyona bağlanamayacağını göstermektedir. Sonuç olarak; bu çalışma, yoğun bakımda transfüzyon uygulamalarının sıklığını, endikasyonlarını ve hasta sonuçlarıyla ilişkisini kapsamlı biçimde ortaya koymaktadır. Bulgular, transfüzyon gereksiniminin çoğunlukla ağır klinik tabloya sahip hastalarda ortaya çıktığını, restriktif stratejilerin önemini ve hasta bazlı karar verme gerekliliğini desteklemektedir.

Özet (Çeviri)

This study was conducted on 1253 patients aged 18 and over, who were monitored in the Postoperative Intensive Care, Resuscitation, and Surgical Intensive Care units of Trakya University Medical Faculty Hospital between March 15, 2023, and March 15, 2024, to investigate the epidemiology, frequency, and indications for transfusions, as well as the effects of these practices on mortality and morbidity. Patient demographics, admission diagnoses, intensive care scoring system laboratory values, administered blood and blood products, and clinical outcomes were recorded in detail. The study determined that 20.1% of patients received a blood or blood product transfusion, while 79.9% did not. SOFA and APACHE II scores, which indicate disease severity, were significantly higher in the transfused group, while GCS scores were lower. This suggests that transfusion requirements are closely related to the clinical severity of the patients. Furthermore, transfused patients experienced significantly longer lengths of stay in both the intensive care unit and hospital. An examination of admission diagnoses revealed a higher rate of transfusion requirements in patients with gastrointestinal diseases, intracranial pathologies, and trauma. Conversely, restrictive transfusion approaches are more frequently used in patients with respiratory and sepsis diagnoses. Hemoglobin levels were significantly lower in transfused patients, and Hb levels were positively correlated with the use of packed red blood cells and cryoprecipitate. However, an inverse relationship was observed between the APACHE II score and cryoprecipitate use. Mortality was 67% in transfused patients, compared to 40.9% in non-transfused patients, a statistically significant difference. However, the higher severity of illness in the transfused group suggests that the difference in mortality cannot be attributed solely to transfusion. In conclusion, this study comprehensively demonstrates the frequency of transfusion practices in intensive care units, their indications, and their relationship to patient outcomes. The findings support the importance of restrictive strategies and the need for patient-based decision-making, as transfusion is most common in patients with severe clinical conditions.

Benzer Tezler

  1. Çocuk yoğun bakım ünitesi hastalarına uygulanan transfüzyonlarının incelenmesi

    An investigation into transfusions administered to pediatric intensive care unit patients

    İZZET TÜRKALP AKBAŞLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHacettepe Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SELMAN KESİCİ

  2. Acil serviste proksimal femur fraktürü tanısı alan geriatrik hastalarda 28 günlük mortalite üzerine etkili faktörlerin araştırılması

    Investigation of factors effective on 28-day mortality in geriatric patients diagnosed with proximal femur fracture in the emergency department

    OLCAY KORKMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Acil TıpMuğla Sıtkı Koçman Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ KIVANÇ KARAMAN

  3. Kardiyopulmoner bypass süresi uzamış kardiyak cerrahilerde postoperatif akut böbrek hasarının erken tespitinde doppler renal rezistif indeksin etkinliği

    Effectiveness of doppler renal resistive index in early detection of postoperative acute kidney injury in prolonged cardiopulmonary bypass cardiac surgeries

    MUSA HARUN UÇAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CANAN YILMAZ

  4. Yoğun bakım hastalarında yoğun insülin tedavisi ile kan şekerinin sıkı kontrolünün mortalite, morbidite ve immünparaliziye etkileri

    The effects of intensive insulin therapy on mortality and immunparalysis in critically ill patients

    ÖZLEM SELVİ CAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Anestezi ve ReanimasyonAnkara Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. MELEK TULUNAY

  5. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde izlenen prematür bebeklerde ortaya çıkan intraventriküler kanamaların risk faktörleri, sıklığı, şiddeti ve prognozu açısından değerlendirilmesi

    Evaluation of risk factors, incidence, severity andprognosis of intraventricular hemorrhages in preterminfants followed in the Neonatal Intensive Care Unit ofCerrahpaşa Medical Faculty

    SEZİN ÜNVER AKTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ZEYNEP ALP ÜNKAR