Geri Dön

Tamoksifen ve aromataz inhibitörü hepatotoksisitesinin fibroscan ile incelenmesi

Evaluation of hepatotoxicity of tamoxifen and aromatase inhibitors using fibroscan

  1. Tez No: 998475
  2. Yazar: SEMRA ORHAN DZHEMAL
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ YASEMİN BAKKAL TEMİ, PROF. DR. DEVRİM ÇABUK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Onkoloji, Oncology
  6. Anahtar Kelimeler: Meme Kanseri, Tamoksifen, Aromataz İnhibitörü, FibroScan, Hepatosteatoz, Karaciğer Fibrozisi, Breast cancer, Tamoxifen, Aromatase inhibitor, FibroScan, Hepatic steatosis, Hepatic Fibrosis
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kocaeli Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Meme kanseri, dünya genelinde kadınlarda en sık görülen malign tümör olup hormon reseptörü pozitif (HRP) hastalarda endokrin tedaviler (Tamoksifen ve Aromataz İnhibitörleri) temel tedavi yaklaşımını oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı, hormon reseptörü pozitif meme kanseri tanısıyla Tamoksifen (TMX) veya Aromataz İnhibitörü (Aİ) kullanan hastalarda karaciğer yağlanması ve fibrozis düzeylerini non invaziv ve kantitatif bir yöntem olan FibroScan (transient elastografi) ile karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Kliniği'nde 1 Ocak 2018 ile 31 Ocak 2025 tarihleri arası takip edilen, aktif olarak endokrin tedavi alan 207 kadın hasta dahil edilmiştir. DM ve viral hepatit tanısı olan hastalar çalışma dışı bırakılmıştır. Hastaların demografik verileri, laboratuvar parametreleri (lipit profili, HbA1c) ve ultrasonografi (USG) bulguları kaydedilmiştir. Karaciğer yağlanması prospektif olarak Kontrollü Atenuasyon Parametresi (CAP), karaciğer sertliği ise E skoru (kPa) ölçümleriyle FibroScan aracılığıyla analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların 102'si TMX, 105'i Aİ kullanmaktaydı. Her iki grup arasında FibroScan parametreleri (CAP ve E skoru) açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır (p>0,05). Medyan CAP değerleri TMX grubunda 261,5 dB/m, Aİ grubunda 270,0 dB/m olarak ölçülmüş olup her iki grupta da hafif-orta derece (S1-S2) hepatosteatoz gözlenmiştir. Karaciğer sertliğini gösteren medyan E skorları (TMX: 4,85 kPa; Aİ: 5,10 kPa) fibrozis sınır değerlerinin altında kalmıştır. Çok değişkenli analizlerde, Vücut Kitle İndeksi'ndeki (VKİ) karaciğer yağlanması riskini 1,27 kat artırdığı (p<0,001), HbA1c ise 8,46 kat artırdığı (<0,001) saptanmıştır. Sonuç: Bu çalışma, meme kanseri hastalarında TMX ve Aİ kullanımının karaciğer yağlanması ve fibrozis riski açısından benzer düzeyde etkiler gösterdiğini ortaya koymuştur. FibroScan ile saptanan karaciğer hasarı her iki grupta da genellikle hafif düzeydedir. Ancak, Aromataz İnhibitörü kullanan hastalarda saptanan daha yüksek VKİ, lipit profili ve HbA1c değerleri bu hastaların metabolik açıdan daha yakından izlenmesi gerektiğini göstermektedir. Endokrin tedavi alan hastaların takibinde FibroScan gibi non 50 invaziv yöntemlerin klinik pratiğe entegre edilmesi önerilmektedir.

Özet (Çeviri)

Background and Aim: Breast cancer is the most frequently diagnosed malignant tumor among women worldwide, and endocrine therapies (tamoxifen and aromatase inhibitors) constitute the main treatment approach in hormone receptor–positive (HRP) patients. The aim of this study was to comparatively evaluate the degree of hepatic steatosis and fibrosis in patients with hormone receptor–positive breast cancer receiving tamoxifen (TMX) or aromatase inhibitors (AI), using FibroScan (transient elastography), a non-invasive and quantitative method. Materials and Methods: A total of 207 female patients who were followed at the Medical Oncology Clinic of Kocaeli University Faculty of Medicine between January 1, 2018, and January 31, 2025, and who were actively receiving endocrine therapy were included in the study. Patients with diabetes mellitus or viral hepatitis were excluded. Demographic characteristics, laboratory parameters (lipid profile, HbA1c), and ultrasonographic findings were recorded. Hepatic steatosis was prospectively assessed using the Controlled Attenuation Parameter (CAP), and liver stiffness was evaluated using the E score (kPa) measured by FibroScan. Results: Among the included patients, 102 were receiving TMX and 105 were receiving AIs. No statistically significant difference was observed between the two groups in terms of FibroScan parameters (CAP and E score) (p>0.05). Median CAP values were 261.5 dB/m in the TMX group and 270.0 dB/m in the AI group, indicating mild to moderate (S1 S2) hepatic steatosis in both groups. Median liver stiffness values were 4.85 kPa in the TMX group and 5.10 kPa in the AI group, remaining below the threshold values for fibrosis. In multivariate analyses, each unit increase in body mass index (BMI) increased the risk of hepatic steatosis by 1.27-fold (p<0.001), while elevated HbA1c levels increased this risk by 8.46-fold (p<0.001). Conclusion: This study demonstrates that tamoxifen and aromatase inhibitor therapies have comparable effects on hepatic steatosis and fibrosis risk in patients with breast cancer. Liver damage detected by FibroScan was generally mild in both treatment groups. However, higher BMI, lipid profile parameters, and HbA1c levels observed in patients 52 receiving aromatase inhibitors suggest that this group requires closer metabolic monitoring. The integration of non-invasive methods such as FibroScan into the routine follow-up of patients receiving endocrine therapy is recommended.

Benzer Tezler

  1. Tamoksifen ve aromataz inhibitörü kullanan meme kanserihastalarında vaginal atrofi ve disparoni tedavisinde ER: YAG lazertedavisinin etkilerinin incelenmesi

    Investigation of the effects of ER: YAG laser therapy in the treatment of vaginal atrophy and dyspareunia in breast cancer patients using tamoxifen and aromatase inhibitors

    ÜMMÜGÜLSÜM DÖNER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SÜLEYMAN ENGİN AKHAN

  2. Ratlarda parsiyel östrojen antagonisti olan tamoksifenin ve aromataz inhibitörü olan letrozolün endometrium üzerine olan etkilerinin araştırılması ve nonselektif COX inhibitörü olan asetilsalisilik asit (Aspirin) ile kombinasyonu halindeki etkilerinin belirlenmesi

    Researching the effects of tamoxifen which is a partial estrogen antagonist and letrozole which is an aromatase inhibitor on endometrium, and determining the effects when these drugs are combined with a non-selective COX inhibitor acetylsalicylic acid (aspirin) in rats

    HANDE TÖRE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Kadın Hastalıkları ve DoğumEskişehir Osmangazi Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. S.SİNAN ÖZALP

  3. Endometrial örnekleme yapılan meme kanseri tanılı hastaların klinik ve histopatolojik sonuçlarının retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of the clinical and histopathological results of patients with breast cancer diagnosed who underwent endometrial sampling

    SOHEIL KOOHNAVARD

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET ANIL ONAN

  4. Aromataz inhibitörü kullanan meme kanserli hastalarda artralji sıklığı ve patogenezinin araştırılması

    Arthralgia frequency and pathogenesis in patients with breast cancer taking aromatase inhibitor treatment.

    ÖMER DİZDAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    OnkolojiHacettepe Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. M. KADRİ ALTUNDAĞ

  5. Pre/post menapozal erken evre adjuvan kemoterapilerini tamamlamış, endokrin tedavi almakta olan, aromataz inhibitörü kullanan meme kanserli hastalarda miyalji ve artraljinin yaptığı fonksiyon kaybı

    Loss of function done by arthalgia and myalgia in pre/post menopausal breast cancer patients who had completed the early stages of adjuvant chemotherapy, receving endocrine therapy and use aromatase inhibitors.

    SABİYE ÖZGE ÖZGEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    OnkolojiÇukurova Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BERKSOY ŞAHİN