BI-RADS 3 ve BI-RADS 4A lezyonlarda shear wave veserbest el us (strain) elastografi yöntemlerinin etkinliğinin karşılaştırılması
Comparison of the diagnostic performance of shear waveelastography and freehand (strain) elastography i̇n BI-RADS 3 and BI-RADS 4A breast lesions
- Tez No: 999387
- Danışmanlar: DOÇ. DR. PELİN SEHER ÖZTEKİN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
- Anahtar Kelimeler: Shear wave elastografi, Strain elastografi, BI-RADS 3, BI-RADS 4A, Meme ultrasonografisi, Meme lezyonları, Shear wave elastography, Strain elastography, BI-RADS 3, BI- RADS 4A, Breast ultrasonography, Breast lesion
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Radyolojik Bilimler Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Meme ultrasonografisinde elastografi yöntemleri, özellikle düşük ve orta düzey malignite olasılığı taşıyan BI-RADS 3 ve 4A lezyonlarının değerlendirilmesinde tamamlayıcı bir araç olarak giderek daha fazla kullanılmaktadır. Shear wave elastografi (SWE) dokunun mutlak sertliğini kPa cinsinden ölçerken, strain elastografi (SE) oran temelli bir değerlendirme sunmakta ve iki yöntem farklı biyomekanik prensiplere dayanmaktadır. Literatürde elastografinin özellikle gereksiz biyopsilerin en yoğun görüldüğü 4A grubunda özgüllüğü artırabileceği bildirilmiştir. Bu çalışmada, BI-RADS 3 ve 4A kategorilerindeki lezyonlarda shear wave ve strain elastografinin tanısal performanslarının karşılaştırılması, optimal eşik değerlerin belirlenmesi ve iki yöntem arasındaki ilişki ve uyumun kapsamlı biçimde değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Eylül 2024–Kasım 2024 tarihleri arasında kliniğimizde değerlendirilen ve BI-RADS 3 veya BI-RADS 4A olarak sınıflandırılan toplam 111 kitle lezyon incelenmiştir. Çalışma rutin kontrole gelen BI-RADS3 ve BI-RADS 4A lezyonu mevcut olan hastalar üzerinden prospektif olarak gerçekleştirilmiştir.Tüm olgularda B-mod ultrasonografi eşliğinde shear wave elastografi (kPa) ve strain elastografi (ratio) ölçümleri yapılmıştır. SWE ölçümleri lezyonun en sert bölgesine yerleştirilen ROI kullanılarak en az üç ölçüm yapılmış ve bunların ortalaması kullanılmıştır.Strain ratio ise lezyon–komşu yağ dokusu karşılaştırmasıyla elde edilmiş bu ölçümde en az üç kere tekrar edilmiş ve ortalama değer kullanılmıştır. Tüm elastografi ölçümleri 5 yıldan az deneyime sahip bir radyolog ile deneyimli bir meme radyoloğu ile birlikte gerçekleştirilmiş ve değerlendirmeler iki radyologun ortak kararı ile sonlandırılmıştır. İstatistiksel değerlendirmede tanımlayıcı analizler, ROC eğrileri, Spearman korelasyonu, Passing–Bablok regresyonu, Lin's CCC, ICC ve Bland– Altman analizleri kullanılmıştır. Bulgular: Olguların %57,7'si BI-RADS 3, %42,3'ü BI-RADS 4A olarak sınıflanmıştır. Shear wave için ortalama elastisite 42,5 ± 30,1 kPa, medyan 35 kPa olup değerlerin geniş bir dağılım gösterdiği saptanmıştır. Strain elastografi için ortalama 2,0 ± 1,4, medyan 1,5 olarak bulunmuş ve benign ağırlıklı popülasyonla uyumlu ix karakterde bir dağılım göstermiştir. ROC analizinde SWE için optimal kesme değeri >48,6 kPa olup yüksek özgüllük (%87,5) sağlasa da duyarlılık sınırlı kalmıştır. Strain elastografi için optimal sınır >3,45 olarak belirlenmiş, özgüllük %100'e ulaşmış ancak duyarlılık düşük saptanmıştır. Shear wave ve strain elastografinin AUC değerleri birbirine yakın olup iki yöntem arasında tanısal performans açısından anlamlı fark bulunmamıştır. Korelasyon analizlerinde yöntemler arasında yalnızca zayıf bir ilişki saptanmış; CCC, ICC ve Bland–Altman analizlerinde iki yöntemin ölçümsel uyumunun düşük olduğu gösterilmiştir. Bu bulgular, SWE ve strain elastografinin benzer tanısal performansa sahip olmakla birlikte ölçüm düzeyinde birbirinin yerine geçemeyen, fakat klinik süreçte birbirini tamamlayıcı yöntemler olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç:Bu çalışma, shear wave ve strain elastografinin BI-RADS 3–4A düzeyindeki düşük ve hafif şüpheli meme lezyonlarında benzer tanısal performans sunduğunu, ancak farklı klinik avantajlara sahip iki tamamlayıcı yöntem olduklarını göstermektedir. SWE özellikle 4A kategorisinde yanlış pozitifliği azaltmada güçlü bir araç olarak öne çıkarken, strain elastografinin düşük SR değerleri güvenilir bir negatif belirleyici olarak kullanılabilir görünmektedir. İki yöntem arasındaki korelasyonun sınırlı ve uyumun zayıf bulunması, elastografinin tek bir biyomekanik ölçüm olarak değil, farklı bilgileri sağlayan çift yönlü bir değerlendirme aracı olarak ele alınması gerektiğini göstermektedir. Bu bulgular elastografinin BI-RADS 4A grubundaki heterojen risk profilini daha rafine alt kategorilere ayırmada kullanılabileceğini desteklemekte ve gelecekte daha geniş popülasyonlu, uzun dönem takip içeren çalışmaların yapılması gerektiğine işaret etmektedir.
Özet (Çeviri)
Purpose:Elastography techniques have become increasingly important as adjunctive tools in breast ultrasonography, particularly for the assessment of BI-RADS 3 and BI-RADS 4A lesions, which represent low- to intermediate-suspicion categories associated with high rates of unnecessary biopsies. Shear wave elastography (SWE) quantifies tissue stiffness in kilopascals, whereas strain elastography (SE) provides a relative elasticity ratio based on tissue deformation. These methods rely on different biomechanical principles, and their comparative diagnostic value in borderline- suspicion lesions remains unclear. This study aimed to compare the diagnostic performances of SWE and SE in BI-RADS 3 and 4A lesions, determine optimal threshold values, and comprehensively evaluate the relationship and agreement between the two elastography techniques. Materials and Methods: Between September 2024 and November 2024, a total of 111 breast masses classified as BI-RADS 3 or BI-RADS 4A were evaluated in our clinic. The study was initiated retrospectively and subsequently continued in a prospective manner. In all cases, shear wave elastography (kPa) and strain elastography (ratio) measurements were performed under B-mode ultrasonography guidance. For SWE, at least three measurements were obtained by placing the ROI over the stiffest portion of the lesion, and the mean value was used for analysis. Strain ratio was calculated by comparing the lesion with the adjacent adipose tissue, with at least three repeated measurements, and the mean ratio was recorded. All elastography measurements were performed jointly by a radiologist with less than five years of experience and an experienced breast radiologist, and the assessments were finalized based on a consensus between the two readers. Statistical analyses included descriptive statistics, ROC curve analysis, Spearman correlation, xi Passing–Bablok regression, Lin's concordance correlation coefficient (CCC), intraclass correlation coefficient (ICC), and Bland–Altman analysis. Results: Among the lesions, 57.7% were BI-RADS 3 and 42.3% were BI- RADS 4A. Mean SWE stiffness measured 42.5 ± 30.1 kPa (median 35 kPa), whereas SE demonstrated a mean strain ratio of 2.0 ± 1.4 (median 1.5), consistent with a predominantly benign population. ROC analysis identified an optimal SWE cut-off of >48.6 kPa, which yielded high specificity (87.5%) but limited sensitivity. For SE, an optimal threshold of >3.45 achieved 100% specificity but very low sensitivity. SWE and SE exhibited comparable diagnostic performance, with no statistically significant difference between AUC values. Spearman analysis revealed only a weak correlation between the methods, and CCC, ICC, and Bland–Altman analyses demonstrated poor agreement, indicating that SWE and SE do not provide interchangeable measurements. Collectively, these findings suggest that although the two techniques show similar overall diagnostic performance, they offer distinct and complementary clinical strengths. Conclusion: In BI-RADS 3–4A breast lesions, SWE and SE provide comparable diagnostic performance but measure different biomechanical properties and therefore cannot be used interchangeably. SWE may be more beneficial for reducing false positives—particularly in BI-RADS 4A lesions—while SE appears to function as a reliable negative indicator in lesions with low strain ratios. The complementary nature of these modalities highlights the importance of a multimodal elastographic approach in refining risk stratification within the BI-RADS 4A category. Future studies with larger patient cohorts and long-term follow-up are needed to validate elastography-based subcategorization strategies and to further elucidate each method's role in clinical decision-making.
Benzer Tezler
- BI-RADS 4A meme lezyonlarının değerlendirilmesinde shear wave elastografi ve superb mikrovasküler görüntülemenin tanısal etkinliği
Diagnostic efficiency of shear wave elastography and superb microvascular imaging in BI-RADS 4A lesions evaluation
NİMET ERSÖZ POLAT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Radyoloji ve Nükleer TıpSelçuk ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. EMİNE UYSAL
- Meme lezyonlarının benign malign ayrımına ve BI-RADS sınıflamasına shear wave elastografi, power doppler ultrasonografi ve superb mikrovasküler görüntüleme tekniklerinin katkısının histopatolojik veriler ile korele değerlendirilmesi
Evaluation of the diagnostic performances of shear wave elastography, power doppler ultrasonography and superb microvasculer imaging techniques in the differentiation of benign and malignant breast lesions and contribution of these techniques to BI-RADS classification
ALİME GÖKÇE KOCAARSLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul Üniversitesi-CerrahpaşaRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İBRAHİM ADALETLİ
- Memenin kitle dışı lezyonlarında shear wave elastografi ve superb mikrovasküler görüntüleme tekniklerinin tanıya katkısının araştırılması
Investigation of the contribution of shear wave elastography and superb microvascular imaging techniques in the diagnosis of non-mass lesions of the breast
SEDA ALADAĞ KURT
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
Radyoloji ve Nükleer TıpAcıbadem Mehmet Ali Aydınlar ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FÜSUN TAŞKIN
- Radyolojik yöntemlerle saptanan ve histopatolojik olarak tanılandırılan meme kitlelerinde elastografi bulgularının ayırıcı tanıya katkısı
The contribution of elastography to differential diagnosis of breast lesions that have been determined by radiological methods and identified histopatologically
SENA HAS ÜNVERDİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Radyoloji ve Nükleer TıpGaziantep ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET METİN BAYRAM
- Meme lezyonlarının sonografik ve doppler değerlendirilmesinde shearwave elastografi ve smı (superb mıcrovascular ımagıng) dopplerin benign, malign ayrımına katkısı ve patolojik veriler ile karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
GÜLŞAH BİÇER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
DR. BURCU SEHER ANIL