Geri Dön

Kripto varlıklardan doğan uyuşmazlıklara uygulanacak hukuk

The law applicable to the disputes arising out of crypto-assets

  1. Tez No: 1000239
  2. Yazar: HACER ÜLKÜ DOĞAN KAYA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. GÜLİN GÜNGÖR
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Hukuk, Law
  6. Anahtar Kelimeler: Devletler özel hukuku, Karşılaştırmalı hukuk, Private international law, Comparative law
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Özel Hukuk Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışmada, kripto varlıkları konu alan ve uygulamada sıklıkla karşılaşılabilecek belirli hukukî uyuşmazlık tiplerinin yabancı unsur taşıması hâlinde Türk milletlerarası özel hukukuna göre uygulanacak hukukun nasıl tespit edileceği incelenmiştir. Bu bakımdan, çalışma, kripto varlıkların ilk arzı, kripto varlıklar, itibarî para ya da mal veya hizmet karşılığı devri, rehnedilmesi ve saklama hizmetine konu edilmesine yönelik işlemlerde karşılaşılabilecek uyuşmazlıklara yoğunlaşmıştır. İncelemede, bu işlemlerden kaynaklanabilecek sözleşmesel ve haksız fiile dayalı uyuşmazlıklar ile aynî haklara ilişkin meseleler hukuki açıdan değerlendirilmiştir. Sözleşmesel uygulanacak hukuk açısından, kripto varlık işlemlerinden doğan sözleşmelere MÖHUK m. 24 (genel bağlama kuralı) ve m. 26 (tüketici sözleşmeleri) hükümlerinin uygulanabileceği tespit edilmiştir. Kripto varlıkların birincil veya ikincil piyasada devri veya saklanmasına yönelik işlemler belirli koşullar altında milletlerarası özel hukuk bağlamında korunan tüketici işlemi sayılabilir. Bu takdirde, tüketicinin mutad meskeninin bulunduğu ülke hukukunun sağladığı asgarî koruma saklı kalmak üzere hukuk seçimine izin verilir. Objektif bağlama kuralına başvurulması gereken hâllerde ise, tüketicinin mutad meskeninin bulunduğu ülke hukuku uygulanır. MÖHUK m. 24'ün uygulandığı hâllerde ise sözleşmede hukuk seçimi yapılmışsa bu hukuk uygulanır, aksi hâlde uygulanacak hukuk karakteristik edim borçlusunun mutad meskeni, işyeri ya da yerleşim yerine göre belirlenir. Platformlar üzerinden yapılan sözleşmelerde ise, en sıkı ilişkili hukuk kuralı veya daha sıkı ilişkili hukuk istisnasına başvurularak, platformun bulunduğu ülke hukukunun uygulanması söz konusu olur. Tez çalışmamız kapsamında haksız fiillerden doğan uyuşmazlıklara iki hususla sınırlı olarak değinilmiştir. İlk olarak, beyaz kâğıttan doğan sorumluluk bakımından MÖHUK m. 34'ün uygulanacağı tespitinde bulunulmuştur. Bu hükmün uygulanmasında ikâ yeri ilk arzın gerçekleştiği yer, zarar yeri ise yatırımcının ilk arza katıldığı hesap veya cüzdanın bulunduğu yer olarak somutlaştırılmıştır. Ancak platform üzerinden gerçekleşen ilk arzlarda platformun bulunduğu yer hukuku MÖHUK m. 34'teki daha sıkı ilişkili hukuk istisnasına dayalı olarak uygulanmalıdır. Haksız fiillerle ilgili ikinci incelenen konu blokzincirdeki yazılım hataları veya güvenlik açıkları nedeniyle oluşan zararlardır. Bu gibi durumların MÖHUK m. 36 uyarınca imalâtçının sorumluluğuna uygulanacak hukuk kapsamında ele alınması gerektiğini değerlendiriyoruz. Buna göre, zarar gören zarar verenin mutad meskeni veya yerleşim yerinden birini tercih edebilir. Bunlara alternatif olarak, izinli blokzincirlerde veya ilk arzda gerçekleşen iktisaplar bakımından, ihraççının kripto varlığın iktisap ülkesine rızası dışında sokulduğunu ispatlayamaması durumunda zarar gören iktisap yeri hukukunu da tercih edebilecektir. İzinsiz blokzincirlerde kayıtlı kripto varlıkların ikincil piyasada iktisap edilmesi hâlinde ise, kanaatimizce kripto varlığın iktisap ülkesine ihraççının rızasıyla sokulduğundan bahse olanak yoktur. Kripto varlıklardan doğan uyuşmazlıklarla ilgili en karmaşık milletlerarası özel hukuk sorunu, kripto varlıklar üzerindeki aynî hakların hangi hukukla idare edileceğidir. Bu bakımdan MÖHUK m. 21'deki lex rei sitae kuralının nasıl uygulanacağının somutlaştırılması gerekir. Kanaatimizce, mevcut hukuk bakımından kripto varlık bir kripto varlık hizmet sağlayıcıda tutuluyorsa, öncelikle bu hizmet sağlayıcının bulunduğu ülke hukuku uygulanmalıdır (PRIMA kuralı). Aksi hâlde, eğer bir izinli blokzincir söz konusuysa blokzincir işleticisinin bulunduğu ülke hukukunun uygulanması gerekir (PROPA kuralı). Her iki koşul da sağlanmadığında, lex rei sitae kuralı kripto varlığın kontrolünü elinde bulunduran kişinin yerleşim yeri esasına dayalı bir şekilde uygulanmalıdır. Olması gereken hukuk açısından ise, kanaatimizce, kontrolünü elinde bulunduran kişinin yerleşim yeri hukukuna geçmeden önceki basamakta ihraççının bulunduğu ülke hukukunun uygulanmasına olanak sağlayan bir bağlama kuralı yaratılması yerinde olacaktır. Kripto varlıklarla ilgili işlemlerle ilgili uyuşmazlıklarda yabancı hukukun uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin olarak doğrudan uygulanan kurallar ve kamu düzeni müdahalesi de önem taşımaktadır. Türk hukukunun doğrudan uygulanan kuralları (müdahaleci normlar), Türk hukuk düzeninin ekonomik ve sosyal yapısını koruma amacı taşıyan ve yabancı unsurlu uyuşmazlıklarda da uygulanması amaçlanan emredici hükümlerdir. Bu bağlamda, örneğin, SPKan'da kripto varlık hizmet sağlayıcılarına ilişkin veya suç gelirlerinin aklanması ve terörün finansmanının önlenmesiyle ilgili bazı düzenlemeler müdahaleci norm özelliği taşır. Sözleşmelere ilişkin uyuşmazlıklar bakımından, ayrıca, MÖHUK m. 31 gereği üçüncü ülkelerin doğrudan uygulanan kurallarının da dikkate alınması gerekebilir. Bu kapsamda özellikle ekonomik yaptırımlara veya kripto varlıklara yönelik yasaklara ilişkin düzenlemelerin önem taşıyabileceğini değerlendiriyoruz. Son olarak, Türk kamu düzenine açıkça aykırılık taşıyan yabancı hukuk hükümleri veya sonuçlarının uygulanması MÖHUK m. 5 gereği engellenebilir ve bunun yerine gerekli hâllerde uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanabilir. Bu kapsamda, özellikle Türk hukukunun korumayı amaçladığı tecrübesiz yatırımcının, örneğin yabancı kripto varlık platformları üzerinden kaldıraçlı işlemlere izin verilmesi gibi nedenlerle, mağdur olması sonucunu doğuran uyuşmazlıklarda kamu düzenine açıkça aykırı kuralların uygulanması Türk hâkimi tarafından engellenebilir.

Özet (Çeviri)

In this study, the determination of the applicable law under Turkish private international law in cases involving foreign elements concerning specific legal disputes related to crypto-assets -frequently encountered in practice- has been examined. For this reason, the study focuses on potential disputes arising from initial coin offerings (ICOs), the transfer of crypto-assets in exchange for fiat currency, goods or services, their pledge, and their custody. Contractual and tortious disputes, as well as issues concerning proprietary rights, are analysed from a legal perspective. With regard to the applicable law in contractual matters, it has been concluded that Articles 24 (general choice of law rule) and 26 (consumer contracts) of the Turkish Private International Law Act (PILA) may be applied to contracts arising from crypto asset transactions. Transactions involving the transfer or custody of crypto-assets in primary or secondary markets may, under certain conditions, be considered consumer transactions protected under private international law. In such cases, choice of law is permitted provided that the minimum protection afforded by the law of the consumer's habitual residence is preserved (PILA Article 26 (1)). Where the objective connecting rule must be applied, the law of the consumer's habitual residence is applicable. In cases where Article 24 is applied, the chosen law in the contract shall be applied; in absence of such a choice, the applicable law is determined based on the habitual residence, place of business, or domicile of the party effecting the characteristic performance. For the contracts concluded via platforms, the law most closely connected, or alternatively the more closely connected law exception, may lead to the application of the law of the country where the platform is located. In our thesis, tort-based disputes are examined in two specific respects. First, regarding liability arising from the white paper, it has been concluded that Article 34 of PILA is applicable. In the application of this provision, the place of act is construed as the location where the ICO occurs, and the place of damage is the location of the account or wallet from which the investor participated in the ICO. However, for ICOs conducted via platforms, the law of the country in which the platform is located should be applied based on the more closely connected law exception under Article 34. The second topic addressed in relation to torts is the damage caused by software errors or security vulnerabilities on the blockchain. It is evaluated that such cases should be assessed within the scope of the law applicable to the producer's liability under Article 36 of PILA. Accordingly, the injured party may choose between the habitual residence or domicile of the liable party. Additionally, in cases of acquisitions on permissioned blockchains or during initial offerings, if the issuer cannot prove that the crypto-asset entered the country of acquisition without its consent, the injured party may opt for the law of the place of acquisition. In the case of acquisitions via permissionless blockchains in secondary markets, it is our view that the issuer cannot be deemed to have consented to the entry of the crypto-asset into the country of acquisition. The most complex issue of private international law concerning disputes arising from crypto-assets is determining the law governing proprietary rights over such assets. In this respect, how the lex rei sitae rule under Article 21 of PILA is to be applied must be clarified. In our opinion, under the current legal framework, if the crypto-asset is held with a crypto-asset service provider, the law of the country where the provider is located should apply first (PRIMA rule). Otherwise, in the case of a permissioned blockchain, the law of the country where the blockchain operator is located should apply (PROPA rule). When neither condition is met, the lex rei sitae rule should be applied based on the residence of the person controlling the crypto-asset. From a de lege ferenda perspective, it would be appropriate to establish a connecting rule enabling the application of the law of the issuer's country, before applying the residence of the controlling person. Regarding the applicability of foreign law in crypto-asset-related disputes, overriding mandatory provisions and the public policy exception are also of significant importance. The overriding mandatory provisions of Turkish law are imperative rules designed to protect the economic and social structure of the Turkish legal order and are intended to be applied even in cross-border disputes. In this context, for example, certain provisions in the Capital Markets Law regarding crypto-asset service providers, or in anti-money laundering and counter-terrorism financing regulations, qualify as overriding mandatory norms. For contractual disputes, Article 31 of PILA may also require consideration of overriding mandatory rules of third countries. Within this framework, provisions related to economic sanctions or prohibitions concerning crypto-assets may be particularly relevant. Finally, the application of foreign law provisions or outcomes that are manifestly incompatible with Turkish public policy may be precluded under Article 5 of PILA, and Turkish law may be applied to the dispute when necessary. In this regard, especially in cases where inexperienced investors -whose protection is a key concern in Turkish law suffer harm, for instance through leveraged transactions allowed by foreign crypto-asset platforms, the application of foreign rules that are contrary to public policy may be rejected by Turkish courts.

Benzer Tezler

  1. On-chaın BTC transferinden doğan kanunlar ihtilafı

    Conflict of laws arising from on-chain BTC transfers

    GÖKÇE KELAHMET

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    HukukBaşkent Üniversitesi

    Özel Hukuk Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEMA ÇÖRTOĞLU KOCA

  2. Türkiye'de dijital para fiyat dalgalanmaları ve BİST100 borsa endeksi arasındaki finansal bulaşma: DCC-GARCH analizi

    Financial contamination between digital money price fluctuations and BIST100 stock exchange index in Turkey: DCC-GARCH analysis

    TUĞÇE KARAPINAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    EkonomiKocaeli Üniversitesi

    İktisat Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜLTEN DURSUN

  3. Kripto varlıkların çevresel etkileri üzerine bir analiz

    An Analysis of the Environmental Impacts of Crypto Assets

    KEREM ATİLA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Ekonomiİstanbul Gelişim Üniversitesi

    Ekonomi ve Finans Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EMRAH DOĞAN

  4. Kripto varlıkların hukuki niteliği ve borç ilişkilerine etkisi

    The legal nature of crypto assets and their effects on legal relations

    ALPEREN POLAT

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    HukukErciyes Üniversitesi

    Özel Hukuk Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MURAT DOĞAN

    DOÇ. DR. SİNAN OKUR

  5. Yapay zeka algoritmaları ile blok zinciri tabanlı kripto para optimizasyonu

    Optimization of blockchain-based cryptocurrencies using artificial intelligence algorithms

    AHMET YURTSAL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Yönetim Bilişim SistemleriOsmaniye Korkut Ata Üniversitesi

    Yönetim Bilişim Sistemleri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AHMET DOĞAN