Geri Dön

Polikistik over sendromlu hastalar ile azalmış over rezervine sahip hastaların folikül sıvılarındaki eksozomal içeriğin oosit maturasyonu açısından karşılaştırılması

Comparison of exosomal content in follicular fluids of patients with polycystic ovary syndrome and patients with diminished ovarian reserve in terms of oocyte maturation

  1. Tez No: 1000337
  2. Yazar: TURGAY BARUT
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MERYEM AKPOLAT FERAH, DR. ÖĞR. ÜYESİ HAKAN DARICI
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Histoloji ve Embriyoloji, Histology and Embryology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu tez çalışmasında, kadın infertilitesinin iki önemli nedeni olan Azalmış Over Rezervi (AOR) ve Polikistik Over Sendromu (PCOS) olgularında, foliküler sıvı içerisinde yer alan eksozomal biyobelirteçlerin (eNOS, iNOS, Inhibin B, Follistatin ve Activin A) düzeyleri araştırılmış ve bu belirteçlerin oosit maturasyonu üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Araştırma; AOR (n=20), PCOS (n=18) ve bu iki grup hasta grubu dışında infertilite tanısı almış IVF tedavisi alan kontrol (n=14) olmak üzere toplam 52 hastanın folikül sıvısı örnekleri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, folikül sıvısından elde edilen eksozomlar aracılığıyla biyobelirteç düzeyleri ELISA yöntemiyle ölçülmüş, aynı anda klinik veriler (toplam oosit sayısı, M2 oosit sayısı, fertilizasyon oranları, AMH, FSH, LH, E2 gibi hormonal parametreler) analiz edilmiştir. Bulgular doğrultusunda AOR grubunda eNOS düzeylerinin PCOS ve kontrol gruplarına göre anlamlı düzeyde düşük olduğu, Follistatin ve Activin A düzeylerinin ise özellikle kontrol grubuna kıyasla anlamlı şekilde yüksek olduğu belirlenmiştir. Bu biyobelirteç profilinin AOR grubundaki düşük M2 oosit oranı ve fertilizasyon başarısı ile paralel olduğu gösterilmiştir. Korelasyon analizlerinde, yalnızca kontrol grubunda iNOS düzeyleri ile M2 oosit sayısı arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Diğer gruplarda anlamlı bir korelasyon izlenmemiştir. PCOS grubunda oosit ve M2 sayısı kontrol grubuna göre anlamlı şekilde yüksek bulunmuş olsa da, eksozomal belirteç dağılımının daha heterojen olduğu görülmüştür. Bu çalışmanın sonuçları, folikül mikroçevresindeki eksozomal biyobelirteçlerin fertilite üzerine etkilerini moleküler düzeyde ortaya koymakta, özellikle AOR ve PCOS hastalarında kişiselleştirilmiş infertilite tedavileri için potansiyel biyobelirteç hedeflerini göstermektedir. Ayrıca, IVF başarısını önceden öngörebilmek amacıyla ve hastaya özgü bireysel bir yaklaşım geliştirme açısından yeni bir perspektif sunmaktadır.

Özet (Çeviri)

This doctoral thesis investigated the levels of exosomal biomarkers (eNOS, iNOS, Inhibin B, Follistatin, and Activin A) in follicular fluid from women diagnosed with Diminished Ovarian Reserve (DOR) and Polycystic Ovary Syndrome (PCOS), two significant causes of female infertility. Furthermore, the study evaluated the impact of these biomarkers on oocyte maturation. The research was conducted on follicular fluid samples obtained from a total of 52 patients, comprising three groups: DOR (n=20), PCOS (n=18), and a control group (n=14) consisting of infertile patients undergoing IVF treatment without a diagnosis of DOR or PCOS. Biomarker levels were measured by using ELISA on exosomes isolated from follicular fluid. Simultaneously, clinical data, including total oocyte count, M2 oocyte count, fertilization rates, and hormonal parameters (AMH, FSH, LH, E2), were analyzed. The findings revealed significantly lower eNOS levels in the DOR group compared to the PCOS and control groups. Conversely, Follistatin and Activin A levels were significantly elevated in the DOR group, particularly when compared to the control group. This distinct biomarker profile in the DOR group was observed to parallel with its lower M2 oocyte rates and reduced fertilization success. Correlation analyses demonstrated a significant positive correlation solely between iNOS levels and M2 oocyte count within the control group. No significant correlations were observed in the other groups. Although the PCOS group exhibited significantly higher oocyte and M2 counts compared to the control group, the distribution of exosomal biomarkers in this group appeared more heterogeneous. The results of this study elucidate the molecular effects of exosomal biomarkers within the follicular microenvironment on fertility, particularly highlighting potential biomarker targets for personalized infertility treatments in patients with DOR and PCOS. Additionally, this research offers a novel perspective for predicting IVF success and developing patient-specific individualized approaches.

Benzer Tezler

  1. Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi

    The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma

    HACI HASAN ESEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Selçuk Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  2. Böbrek kitlelerinin tanısına İVP ve ultrasonografinin katkısı

    Başlık çevirisi yok

    RAFET ÇAKMAKÇI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Erciyes Üniversitesi

    Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  3. Menepoz sonrası kanama nedenlerinin histopatolojik yönden değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    MÜBERRA KILIÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Akdeniz Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  4. PCOS lu hastalarda karbonhidrat metobolizması ile endokrin sistemin 6 saatlik GOTT ile değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    C. TAMER EREL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    İstanbul Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...