Geri Dön

Renal iskemi-reperfüzyon modeli oluşturulan sıçanlarda ellajik asidin pankreas ve böbrek üzerindeki etkileri

The effects of ellagic acid on pancreas and kidney in a rat model of renal ischemia-reperfusion

  1. Tez No: 1002534
  2. Yazar: ERCAN ÖNDER
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ADEM AKÇAKAYA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Ellajik Asit, Renal İskemi-Reperfüzyon Hasarı, Oksidatif Stres, Pankreas, Böbrek, Antioksidan, Ellagic Acid, Renal Ischemia-Reperfusion Injury, Oxidative Stress, Pancreas, Kidney, Antioxidant
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Bezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: İskemi, bir doku veya organın kanlanmasının çeşitli etiyolojilere bağlı olarak bozulmasıdır. Reperfüzyon ise iskemiye uğramış dokunun tekrar kanlanması sürecidir. Dokuda meydana gelen iskemik süreç dokuya ihtiyacı olan metabolitlerin sağlanamaması ve ortaya çıkan toksik metabolitlerin uzaklaştırılamamasına sebep olur. Bu süreçte oluşan serbest oksijen radikalleri ise reperfüzyonun başlaması ile mevcut dokuda oluşturdukları hasara ek olarak dolaşıma katılarak uzak organ hasarı meydana getirir. Vücudun sahip olduğu antioksidan savunma sistemleri ise bu gibi durumların etkisini sınırlamaya ve ortadan kaldırmaya çalışır. Oksidan-antioksidan dengesinin antioksidan sistemler aleyhine bozulması ise toksisitenin artışına bağlı olarak morbidite ve mortaliteyle sonuçlanabilir. İskemi ve reperfüzyon süreçleri çeşitli patoloji ve girişimsel müdahaleler sonucu ortaya çıkabilir. Transplantasyon cerrahileri ve travmalar buna en iyi örneklerdendir. Cerrahi tekniklerde meydana gelen gelişmeler ile kısmen azaltılsa da bu etkiler tamamen ortadan kaldırılamamaktadır. Çeşitli organik moleküllerin antioksidan etkilerinden faydalanmak ve bunları tedavi ve profilakside kullanmak için çalışmalar sürmektedir. Ellajik asit ise bu konuda çalışılan ve antioksidan etkisinden faydalanılan polifenolik bir bileşik olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapılan çalışmalarda ellajik asidin antioksidan etkisi ile çeşitli mekanizmalar üzerinden bu tarz süreçlerde etkinliği gösterilmiştir. Çalışmamızda ellajik asidin antioksidan etkisinin renal iskemi-reperfüzyon modeli oluşturulan deneklerin böbrek ve pankreaslarındaki protektif etkisinin gözlenmesi hedeflenmektedir. Bu amaç doğrultusunda risk grubunda olan hastalarda kullanımının önünün açılabileceği de düşünülmektedir. Gereç ve Yöntem: Çalışma için ağırlıkları 200-250 gr. arasında değişen yaklaşık olarak aynı yaşta bulunan yetişkin Wistar albino cinsi 36 adet erkek sıçan kullanıldı. Hayvanların deney boyunca 12 saat ışık 12 saat karanlıkta kalacak şekilde, 22-25 C oda sıcaklığında uygun boyutta kafeslerde tutuldu. Deney süresince hayvanlara standart yem ve su erişimi sağlandı. Hayvanlar Grup-1 (Sham), Grup-2 (DMSO), Grup-3 (EA) olarak 3 ayrı gruba atandı. İskemi oluşturulacak deney gününden 10 gün önce başlayacak şekilde tüm gruplara gavaj uygulaması yapıldı. İlk gruba diğer gruplar ile eş stres oluşturmak amacıyla oral yoldan salin çözeltisi, ikinci gruba EA'nın çözücüsü olarak kullanılan %5'lik dimetilsülfoksit (DMSO) çözeltisi, üçüncü gruba ise çözücüsü ile ellajik asit 150mg/kg dozunda intragastrik olarak gavaj yardımıyla her uygulamada 1 ml içerik verilecek şekilde uygulandı. Sürecin tamamlanması sonrasında hayvanlar ketamin ve ksilazin anestezisi altında işleme alındı. Cerrahi alan sterilitesi sağlandıktan sonra laparatomi yapılarak batına girildi. Sham grubu haricindeki iki gruba bilateral renal iskemi uygulandı. İskemi gruplarına 45 dakika iskemi ve 2 saat reperfüzyon uygulandı. Deneyin tamamlanmasını takiben tüm hayvanlardan intrakardiyak olarak kan alımı ve total pankreatektomi işlemleri uygulandı. Alınan kanlar santrifüje edilerek serum kısımları ayrıldı ve laboratuvar koşullarında -80 derecede saklandı. Diseke edilen pankreas dokuları parafin blokların hazırlanması için patoloji laboratuvarına ulaştırıldı. Bulgular: Yapılan değerlendirmelerde TAS, TOS ve OSI gibi oksidatif stresin göstergeleri olarak kullanabileceğimiz markerlarda gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu izlendi (p<0,001). Benzer şekilde çinko ve bakır gibi antioksidan enzim kofaktörlerinin de istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gösterdiği görüldü (p<0,001). Böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesi açısından kullandığımız kreatinin ve BUN değerlerinin incelenmesi sonucunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu görüldü (p<0,001). Pankreatik hasarın ve ekzokrin fonksiyonlarının değerlendirilmesi açısından incelenen amilaz ve lipaz değerlerinin de yine istatistiksel olarak anlamlı derecede farklılık gösterdiği gözlendi (p<0,001). TAS değerinin Grup-3 (EA)'te Grup-2 (DMSO) ye göre yüksek olduğu izlendi (p<0,001). Yine benzer şekilde OSI değerinin Grup-3 (EA)'te Grup-2 (DMSO) ye göre anlamlı derece düşük olduğu görüldü (p<0,001). Üre değerinin Grup-3 (EA)'ün Grup-2 (DMSO) 'den anlamlı derecede düşük olduğu tespit edildi (p<0,001). Aynı şekilde kreatinin değerinin de Grup-3 (EA) ile kıyaslandığında Grup-2 (DMSO)'de anlamlı derece yüksek seyrettiği görüldü (p<0,001). Grup-3 (EA)'ün amilaz değerlerinin Grup-2 (DMSO)'ye kıyasla anlamlı derecede düşük olduğu belirlendi (p<0,001). Lipaz değerlerinin de aynı şekilde Grup-3 (EA) ile karşılaştırıldığında Grup-2 (DMSO)'de yüksek olduğu görüldü (p<0,001). Pankreatik hasarın endokrin yönden kıyası açısından gruplar arasında HbA1c ve c-peptid değerlerinin istatistiksel analizi gösterildi. Burada fonksiyonel olarak daha erken dönemde bulgu vermesini beklediğimiz c-peptid değerinde gruplar arasında anlamlı derecede farklılık olduğu tespit edildi (p<0,001). Grup-3 (EA) 'ün Grup-2 (DMSO) ile kıyaslandığında anlamlı derecede yüksek olduğu görüldü. Histopatolojik incelemeye bakıldığında hiçbir grupta nekroz ve hemoraji gibi iskeminin ileri evrelerini ifade edecek bulgular izlenmedi. Ancak iskemi oluşturulan gruplarda (Grup-2 (DMSO) ve Grup-3 (EA)) konjesyon/ödem ve lökosit infiltrasyonu gibi erken evre bulgularda anlamlı derecede farklılık izlenmiştir (p<0,001). Adacık boyutları açısından yapılan ölçümlerde Grup-3 (EA)'ün Grup-2 (DMSO) ye göre her iki parametre açısından anlamlı derecede farklı olduğu görüldü (p<0,001). Aynı şekilde Grup-3 (EA)'ün Grup-2 (DMSO)'den anlamlı derecede fazla adacık sayısına sahip olduğu görüldü (p<0,001). Ayrıca Grup-3 (EA)'ün adacık boyutlarının alt ve üst sınırlarda Grup-2 (DMSO) 'ye kıyaslandığında anlamlı derecede büyük olduğu görüldü (p<0,001). Sonuç: Yapılan bu çalışma ile ellajik asidin iskemi-reperfüzyon hasarından kaynaklı olan oksidatif hasara karşı hem doku hem kan incelemelerinde korucu etkiye sahip olduğu izlendi. Bu etkinin antioksidan seviyelerindeki artışla beraber olması mevcut antioksidan mekanizmaların etkisini arttırarak organizmanın savunma sistemlerini desteklenmesi ile gerçekleştiği gösterildi. Ellajik asidin iskemi-reperfüzyon hasarına karşı destek tedavide kullanılmasının faydalı olabileceği düşünüldü. Ancak kesin sonuçların elde edilmesi açısından daha geniş çaplı araştırmaların yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

Özet (Çeviri)

Objective: Ischemia is the impairment of blood supply to a tissue or organ due to various etiologies, while reperfusion is the process of re-oxygenating the ischemic tissue. The ischemic process results in the failure to provide necessary metabolites and the inability to remove toxic metabolites. Reactive oxygen species generated during this process not only aggravate local tissue damage upon reperfusion but also enter the systemic circulation, leading to distant organ injury. The body's antioxidant defense systems attempt to limit or eliminate these effects. An imbalance between oxidant and antioxidant systems in favor of oxidants can result in increased toxicity, leading to morbidity and mortality. Ischemia-reperfusion (I/R) processes can occur due to various pathologies or interventional procedures, with transplantation surgeries and traumas being primary examples. Although advances in surgical techniques have partially mitigated these effects, they cannot be entirely eliminated. Research is ongoing to utilize the antioxidant properties of various organic molecules for treatment and prophylaxis. Ellagic acid (EA) is a polyphenolic compound studied for its antioxidant benefits. Studies have demonstrated that EA, through various mechanisms, is effective in such processes. This study aims to observe the protective effects of ellagic acid's antioxidant properties on the kidneys and pancreases of subjects in a renal ischemia-reperfusion model. Consequently, it is anticipated that its use in high-risk patient groups may be facilitated. Materials and Methods: Thirty-six adult male Wistar albino rats, weighing between 200-250 g and of approximately the same age, were used in the study. Throughout the experiment, the animals were housed in appropriately sized cages at a room temperature of 22-25°C with a 12-hour light/dark cycle. Standard feed and water were provided. The animals were assigned to three groups: Group 1 (Sham), Group 2 (DMSO), and Group 3 (EA). Gavage was administered to all groups starting 10 days before the day of ischemia induction. To induce equal stress across groups, the first group received oral saline; the second group received 5% dimethyl sulfoxide (DMSO) as a solvent for EA; and the third group received 150 mg/kg of ellagic acid dissolved in its solvent, administered intragastrically via gavage in a 1 ml volume per dose. Following the completion of the pretreatment, the animals were operated on under ketamine and xylazine anesthesia. After ensuring surgical field sterility, a laparotomy was performed. Bilateral renal ischemia was applied to the two groups excluding the Sham group. Ischemia was maintained for 45 minutes, followed by 2 hours of reperfusion. Upon completion of the experiment, intracardiac blood samples were collected, and total pancreatectomy was performed on all animals. The blood samples were centrifuged to separate the serum and stored at -80°C. Dissected pancreatic tissues were transferred to the pathology laboratory for the preparation of paraffin blocks. Results: In the evaluations conducted, a statistically significant difference was observed between the groups in markers used as indicators of oxidative stress, such as TAS, TOS, and OSI (p<0.001). Similarly, antioxidant enzyme cofactors, including zinc and copper, exhibited statistically significant differences (p<0.001). Analysis of creatinine and BUN levels, utilized to evaluate renal function, also revealed statistically significant differences (p<0.001). Regarding the assessment of pancreatic injury and exocrine functions, amylase and lipase values were found to differ significantly among the groups (p<0.001). Specifically, TAS levels were significantly higher in Group 3 (EA) compared to Group 2 (DMSO) (p<0.001). Conversely, OSI values were significantly lower in Group 3 (EA) than in Group 2 (DMSO) (p<0.001). Urea and creatinine levels were found to be significantly lower in Group 3 (EA) compared to Group 2 (DMSO) (p<0.001). Furthermore, amylase levels in Group 3 (EA) were significantly lower than those in Group 2 (DMSO) (p<0.001), and lipase levels were similarly higher in Group 2 (DMSO) when compared to Group 3 (EA) (p<0.001). To compare pancreatic damage from an endocrine perspective, statistical analyses of HbA1c and C-peptide values were performed. A significant difference was detected among the groups in C-peptide levels—which are expected to provide earlier functional findings (p<0.001); specifically, Group 3 (EA) values were significantly higher than those of Group 2 (DMSO). Histopathological examination revealed no evidence of advanced ischemia, such as necrosis or hemorrhage, in any of the groups. However, significant differences were observed in early-stage markers, such as congestion/edema and leukocyte infiltration, in the ischemia-induced groups (Group 2 and Group 3) (p<0.001). Regarding islet morphology, Group 3 (EA) differed significantly from Group 2 (DMSO) in both islet size and count parameters (p<0.001). Group 3 (EA) possessed a significantly higher number of islets and significantly larger islet dimensions (at both lower and upper limits) compared to Group 2 (DMSO) (p<0.001). Conclusion: This study demonstrates that ellagic acid has a protective effect in both tissue and blood analyses against oxidative damage caused by ischemia-reperfusion injury. This effect, accompanied by an increase in antioxidant levels, was shown to occur by enhancing existing antioxidant mechanisms and supporting the organism's defense systems. It is suggested that ellagic acid could be beneficial as a supportive treatment against ischemia-reperfusion injury. However, larger-scale studies are required to obtain definitive results.

Benzer Tezler

  1. Deneysel iskemi reperfüzyon modeli oluşturulan ve parsiyel nefrektomi yapılan sıçanlarda saflaştırılmış mikronize flavonoid fraksiyonu'nun renal iskemi reperfüzyon hasarına koruyucu etkisi

    Protective effect of micronized purified flavonoid fraction on renal ischemia reperfusion injury in experimental ischemic reperfusion model and partial nephrectomy rats

    SİNA KARDAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    ÜrolojiBezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    ÖĞR. GÖR. CEVPER ERSÖZ

  2. Renal iskemi reperfüzyon hasarı oluşturulan sıçanlarda antioksidan, antiinflamatuvar ve fosfodiesteraz inhibitörü olan butein (3,4,2,4-tetrahydroxychalcone ) ile maruziyet sonrası histopatolojik değişikliklerin incelenmesi

    Investigation of histopathological changes after exposure with buteine (3,4,2,4-tetrahydroxychalcone) with antioxidant, antiinflammatory and phosphodyterase inhibitors in renal ischemia reperfusion insured rats

    MEHMET AKİF RAMAZANOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    ÜrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FERİDUN ŞENGÖR

  3. Sıçanlarda tek taraflı olarak aralıklı ve aralıksız renal iskemi-reperfüzyon modeli oluşturulması ve sonuçlarının karşılaştırılması

    The creation and comparison of unilateral intermittent and unintermittent renal ischemia-reperfusion models in rats

    MUSTAFA SOYTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Ürolojiİstanbul Medipol Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RAHİM HORUZ

  4. Sıçan (Rattus norvegicus)'larda akut iskemi reperfüzyon modeli ile oluşturulan böbrek yetmezliğinde prostaglandin E (1)'in rolü

    The role of prostaglandin E (1) on the model of acute ischemia reperfusion-induced renal failure in rats (Rattus norvegicus)

    NURCAN ORHAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Biyolojiİstanbul Üniversitesi

    Biyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞEHNAZ BOLKENT

  5. Sıçanlarda LPS ile oluşturulan septik şok modelinde uzaktan iskemik ön koşullandırmanın artan nitrozatif/oksidatif strese bağlı olarak gelişen kardiyovasküler yanıt ve enflamatuvar doku zedelenmesine karşı koruyucu etkisine U-II/UT yolunun katkısının araştırılması

    Investigation of the contribution of U-II/UT pathway to the protective effect of remote ischemic preconditioning against cardiovascular response and inflammatory tissue injury due to increased nitrosative/oxidative stress in LPS-induced septic shock model in rats

    PARINAZ AMINI DIDANI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Eczacılık ve FarmakolojiMersin Üniversitesi

    Eczacılık Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BAHAR TUNÇTAN