Geri Dön

Türkiye'de uygulanan ekmek politikalarının siyasi, sosyal ve ekonomik sonuçlarının değerlendirilmesi (1923-1960)

Evaluation of the political, social, and economic consequences of bread policies implemented in Türkiye (1923-1960)

  1. Tez No: 1003400
  2. Yazar: SEDA İSKENDER
  3. Danışmanlar: PROF. DR. FİRDES TEMİZGÜNEY
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Tarih, History
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Atatürk Üniversitesi
  10. Enstitü: Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Tarih boyunca temel besin maddeleri arasında yer alan ve üretimi büyük önem taşıyan ekmek, Türk toplumu açısından yalnızca bir gıda maddesi değil aynı zamanda ekonomik ve kültürel bir değerdir. Atasözleri ve deyimlerde kutsallık, bereket ve geçim gibi kavramlarla ilişkilendirilmesi, bu temel gıdanın tarihsel süreç içerisinde kazandığı toplumsal anlamı açıkça ortaya koymaktadır. Ekmeğin tarihi, geleneksel hammaddesi olan buğdayın üretim süreciyle başlamış; tarımsal yapıdan devlet politikalarına kadar uzanan geniş bir iktisadi çerçeve içinde şekillenmiştir. Bu nedenle buğday ve ekmek; üretiminden dağıtımına, fiyatlandırılmasından kalite denetimine kadar her dönemde devlet düzenlemelerine dolayısıyla müdahalesine konu olmuştur. Ekmek, temel bir tüketim maddesi olarak Osmanlı toplumunun ekonomik ve toplumsal düzeninde öncelikli bir konuma sahipti. Bu çerçevede devlet, ekmek üretiminin sürekliliğini ve fiyat istikrarının sağlanmasını doğrudan kendi sorumluluğu olarak değerlendirmiştir. Özellikle şehirlerde toplumsal huzursuzluğa yol açma potansiyeli taşıyan ekmek fiyatları, narh sistemi aracılığıyla devlet kontrolüne alınmış; buğday, un ve ekmek üretimi hem miktar hem de fiyat bakımından sıkı bir şekilde denetlenmiştir. Osmanlıda olduğu gibi Cumhuriyet Dönemi'nde de buğdayın ekim anından başlayarak ekmeğin satışına kadar geçen süreç yönetmelik, kararname ve kanunlarla kontrol altına alınmıştır. Devlet, halkın temel besin maddesi olan ekmeğe kesintisiz ve uygun fiyatla ulaşabilmesini sağlamak amacıyla üretim süreçlerine müdahale etmiş ve kalite ile fiyat üzerinde doğrudan denetim uygulamıştır. Bu doğrultuda, 1929 Dünya Ekonomik Krizi'nin buğday ve dolayısıyla ekmek üretimi ve fiyatlandırılması üzerindeki olumsuz etkilerini hafifletmek amacıyla tek tip ekmek uygulamasına gidilmiştir. Tek tip ekmek uygulaması, Cumhuriyet Dönemi'nde temel gıda maddelerine devlet müdahalesinin önemli örneklerinden biri olmuştur. Nitekim İkinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla ekmek üretimi ve dağıtımıyla ilgili düzenlemeler daha kapsamlı bir nitelik kazanmıştır. Bu dönemde de tek tip ekmek üretimi devam ederken, 1940 yılında yürürlüğe giren Millî Korunma Kanunu, Hükûmet'e ordunun ve halkın ekmek ihtiyacını karşılamak için geniş yetkiler tanımış; Toprak Mahsulleri Ofisi, uygulamaların yürütülmesinde önemli bir rol üstlenmiştir. Ekmek üretimi ve dağıtımındaki bu sıkı denetim, 1942'de ekmek karnesi uygulamasının hayata geçirilmesiyle daha da pekiştirilmiştir. Bu uygulamalar ile hem buğday tüketiminde tasarruf sağlanması hem de halkın ekmeğe eşit koşullarda erişiminin temin edilmesi hedeflenmiştir. İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini takiben çok partili hayata geçiş sürecinde kurulan ve 1950 seçimlerinin ardından iktidara gelen Demokrat Parti Dönemi'nde (1950-1954), tarımsal üretimde belirgin bir artış gözlenmiştir. Bu artışta, Marshall Planı kapsamında sağlanan yardımların etkisiyle tarımda makineleşmenin hız kazanması önemli rol oynamıştır. Ayrıca Kore Savaşı'nın meydana getirdiği uluslararası talep doğrultusunda, başta buğday olmak üzere hububat ürünlerinin ihracatında da artış görülmüştür. Bu süreçte ekmek fiyatları, buğday üretimindeki artışa bağlı olarak sabit tutulmaya çalışılmıştır. Demokrat Parti iktidarının devam ettiği 1954-1959 yılları arasında buğday üretimi daha çok iklim koşullarına bağlı olarak şekillenirken ekmek fiyatları ise buğday fiyatlarına bağlı olarak değişiklik göstermiştir. Çalışmada, 1923-1960 yılları arasında Türkiye'de uygulanan ekmek politikaları; siyasi, sosyal ve ekonomik etkiler üzerinden değerlendirilmiştir.

Özet (Çeviri)

Bread, a staple food throughout history with significant production importance, represents not merely a foodstuff for Turkish society but also holds economic and cultural value. The association with concepts such as sanctity, abundance, and livelihood in proverbs and idioms clearly demonstrates the social significance this staple food has acquired over the course of history. The history of bread begins with the production process of wheat, its traditional raw material, and has been shaped within a broad economic framework ranging from agricultural structures to state policies. Consequently, wheat and bread, from production to distribution, and pricing to quality control, have been subject to state regulations and, by extension, state intervention in every era. As a fundamental consumption item, bread held a primary position within the economic and social order of Ottoman society. Within this context, the state considered ensuring the continuity of bread production and price stability as its direct responsibility. Bread prices, which carried the potential to incite social unrest particularly in urban areas, were brought under state control via the narh system; consequently, the production of wheat, flour, and bread was strictly monitored regarding both quantity and price. Similar to the Ottoman era, the process spanning from wheat cultivation to the sale of bread was brought under control through regulations, decrees, and laws during the Republican period. The state intervened in bread production processes and directly undertook quality and price controls to ensure the public had uninterrupted access to this staple food at affordable prices. Accordingly, in order to mitigate the negative effects of the 1929 World Economic Crisis on wheat and consequently on bread production and pricing, a standardized bread system was implemented. The standard type bread policy constitutes a significant example of state intervention in basic foodstuffs during the Republican era. Indeed, with the outbreak of the Second World War, regulations regarding bread production and distribution became more comprehensive. While the production of standard type bread continued during this period, the National Protection Law enacted in 1940 granted the Government broad powers to meet the bread requirements of the army and the public; the Turkish Grain Board played a crucial role in the execution of these practices. This strict control over bread production and distribution was further reinforced by the implementation of bread rationing in 1942. These measures aimed both to conserve wheat consumption and to ensure public access to bread under equal conditions. Following the end of the Second World War, a significant increase in agricultural production was observed during the Democrat Party era (1950-1954), which came to power after the 1950 elections during the transition to a multi-party system. The acceleration of agricultural mechanization, driven by aid provided under the Marshall Plan, played a significant role in this increase. Furthermore, in line with the international demand generated by the Korean War, an increase was observed in the export of cereal products, particularly wheat. During this process, efforts were made to keep bread prices stable, contingent upon the increase in wheat production. Between 1954 and 1959, as the Democrat Party remained in power, wheat production was largely shaped by climatic conditions, while bread prices fluctuated in accordance with wheat prices. In this study, bread policies implemented in Turkey between 1923 and 1960 are analysed through their political, social, and economic impacts.

Benzer Tezler

  1. Privatization of state owned mining companies and its effect on the Turkish economy

    Devlet madencilik işletmelerinin özelleştirilmesi ve Türk ekonomisine etkisi

    MEHMET TEKELİOĞLU

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    1999

    Maden Mühendisliği ve MadencilikDokuz Eylül Üniversitesi

    Maden Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HALİL KÖSE

    DOÇ. DR. ERCÜMENT YALÇIN

    DOÇ. DR. AHMET HAKAN ONUR

  2. Uluslararası dış borç krizi

    Başlık çevirisi yok

    ZUHAL AKBELEN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    EkonomiUludağ Üniversitesi
  3. Monetary and multidimensional poverty analysis for the period 2003-2022 in Türkiye

    Türkiye'de 2003-2022 dönemi için parasal ve çok boyutlu yoksulluk analizi

    MUHAMMET EMRE BİLGİÇ

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2025

    Ekonomiİstanbul Teknik Üniversitesi

    İktisat Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. QUENTİN XAVİER MARİN STOEFFLER

  4. Planlı dönemde kalkınma ve yapısal değişmenin analizi

    Başlık çevirisi yok

    MURAT NİŞANCI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1994

    EkonomiAtatürk Üniversitesi

    İktisat Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. RECEP KÖK