Ankara Bilkent Şehir Hastanesi asistanlarında fiziksel aktivite düzeyi ve mesleki doyum
Physical activity level and job satisfaction among resident physicians at Ankara Bilkent City Hospital
- Tez No: 1004646
- Danışmanlar: DOÇ. DR. İSMAİL KASIM
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Asistan doktorlar, fiziksel aktivite, mesleki doyum, Resident physicians, physical activity, job satisfaction
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Aile Hekimliği Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, asistan doktorlarda fiziksel aktivite düzeyi ile mesleki doyum arasındaki ilişkiyi incelemek ve bu ilişkinin sosyodemografik ve mesleki özellikler açısından değerlendirilmesidir. Asistan doktorluk, uzun çalışma saatleri, yoğun nöbet yükü, yüksek sorumluluk düzeyi ve eğitimsel beklentilerin eş zamanlı olarak yürütüldüğü, mesleğin en yoğun ve zorlayıcı dönemlerinden biridir. Fiziksel aktivite, bedensel sağlığın yanı sıra ruhsal iyilik hâlini destekleyen ve stresle başa çıkma kapasitesini artıran önemli bir yaşam tarzı bileşenidir. Mesleki doyum ise bireyin yaptığı işe yönelik duygusal tutumunu, işinden elde ettiği tatmini ve mesleğinin kişisel beklentilerini ne ölçüde karşıladığını ifade eden çok boyutlu bir kavramdır. Asistan doktorlarda mesleki doyumun korunması hem hekim sağlığı hem de sunulan sağlık hizmetinin kalitesi açısından kritik öneme sahiptir. Bu bağlamda, çalışmamızda fiziksel aktivite ile mesleki doyum arasındaki ilişkinin incelenmesi; bireysel iyilik hâlini destekleyen koruyucu faktörlerin anlaşılması ve asistan doktorların çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik öneriler geliştirilmesi açısından önem taşımaktadır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız 29.05.2025-29.08.2025 tarihleri arasında bilinen kronik veya psikiyatrik hastalığı olmayan Ankara Bilkent Şehir Hastanesi asistan doktorları üzerinde yürütülmüştür. Toplam 286 asistan doktor çalışmaya dâhil edilmiştir. Katılımcıların sosyodemografik ve mesleki özellikleri yapılandırılmış bir anket formu ile değerlendirilmiştir. Fiziksel aktivite düzeyi Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (UFAA), mesleki doyum düzeyi ise Mesleki Doyum Ölçeği (MDÖ) kullanılarak belirlenmiştir. Elde edilen veriler uygun istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiştir. Bulgular: Katılımcıların %36,0'ı aile hekimliği, %32,2'si dahili branşlar ve %31,8'i cerrahi branşlarda görev yapmaktadır. Bireylerin %9,8'i mesleki doyumunu kötü, %28,4'ü idare eder, %37,4'ü orta, %22,7'si iyi ve %1,7'si çok iyi olarak değerlendirmiştir. UFAA toplam fiziksel aktivite ortalaması 1809,38±1287,06 MET (Metabolic Equivalent of Task)-dk/hafta olup, bu değer orta düzey fiziksel aktiviteye karşılık gelmektedir. Kadın asistanların fiziksel aktivite düzeyi erkeklere göre anlamlı derecede daha düşüktür (p<0,001). Alkol kullanan bireylerin fiziksel aktivite düzeyi, kullanmayanlara göre anlamlı derecede daha yüksektir (p=0,016). Haftalık çalışma süresi >40 saat olan bireylerin fiziksel aktivite düzeyi ≤40 saat çalışanlara göre daha yüksektir (p=0,007). Yaş ile UFAA-toplam fiziksel aktivite değeri arasında çok zayıf düzeyde, negatif yönlü ancak istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p=0,040). Haftalık çalışma süresi ile UFAA-toplam fiziksel aktivite değeri arasında ise çok zayıf düzeyde, pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p=0,002). Kendi ifade ettikleri mesleki doyum durumuna göre bireylerin MDÖ-Niteliklere Uygunluk puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (p<0,001). Branşlara göre MDÖ-Gelişme İsteği puanları incelendiğinde; aile hekimliği asistanlarının ortalama puanı 22,79±3,81, dahili branş asistanlarının 24,50±4,29 ve cerrahi branş asistanlarının 24,10±4,89 olarak bulunmuş olup; bu fark istatistiksel olarak anlamlıdır (p=0,016). Ayrıca bireylerin kendi ifade ettikleri mesleki doyum durumuna göre MDÖ-Gelişme İsteği ve MDÖ-Toplam puanları arasında da istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar saptanmıştır (her ikisi için p<0,001). UFAA-toplam fiziksel aktivite değeri ile MDÖ-Niteliklere Uygunluk ve MDÖ-Toplam puanları arasında çok zayıf düzeyde, pozitif yönlü istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmuştur (sırasıyla p=0,005 ve p=0,001). UFAA-toplam fiziksel aktivite değeri ile MDÖ-Gelişme İsteği puanı arasında ise zayıf düzeyde, pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p<0,001). Sonuç: Asistan hekimlerde fiziksel aktivite düzeyi ile mesleki doyum arasında anlamlı bir ilişki bulunması, fiziksel aktivitenin mesleki iyilik hâlini destekleyen önemli bir yaşam tarzı bileşeni olduğunu göstermektedir. Özellikle fiziksel aktivitenin mesleki gelişme isteği ile daha güçlü ilişkili olması, fiziksel aktivitenin motivasyon ve öz yeterlilik algısını artırıcı etkilerini ön plana çıkarmaktadır. Asistan doktorların yoğun ve stresli çalışma koşulları göz önünde bulundurulduğunda, fiziksel aktiviteyi teşvik eden bireysel ve kurumsal düzenlemelerin hem mesleki doyumun artırılmasına hem de genel iyilik hâlinin korunmasına katkı sağlayabileceği kanaatine varılmıştır.
Özet (Çeviri)
Objective: This study aimed to examine the relationship between physical activity level and job satisfaction among resident physicians and to evaluate this relationship in terms of sociodemographic and professional characteristics. Residency training represents one of the most intensive and demanding periods of medical practice, characterized by long working hours, heavy on-call duties, high levels of responsibility, and concurrent educational expectations. Physical activity is an important lifestyle component that not only supports physical health but also enhances psychological well-being and increases the capacity to cope with stress. Job satisfaction is a multidimensional concept that reflects individuals' emotional attitudes toward their work, the level of satisfaction they derive from their job, and the extent to which their profession meets personal expectations. Maintaining professional job satisfaction among resident physicians is critically important for both physician well-being and the quality of healthcare delivery. In this context, investigating the relationship between physical activity and job satisfaction is essential for understanding protective factors that support individual well-being and for developing recommendations aimed at improving the working conditions of resident physicians. Materials and Methods: This study was conducted between May 29, 2025, and August 29, 2025, among resident physicians working at Ankara Bilkent City Hospital who had no known chronic or psychiatric diseases. A total of 286 resident physicians were included in the study. Sociodemographic and professional characteristics of the participants were assessed using a structured questionnaire. Physical activity levels were determined using the International Physical Activity Questionnaire (IPAQ), and job satisfaction levels were measured using the Job Satisfaction Scale (JSS). The collected data were analyzed using appropriate statistical methods. Results: Of the participants, 36.0% were family medicine residents, 32.2% were residents in internal medicine specialties, and 31.8% were residents in surgical specialties. Regarding self-reported job satisfaction, 9.8% of the participants rated their job satisfaction as poor, 28.4% as fair, 37.4% as moderate, 22.7% as good, and 1.7% as very good. The mean total physical activity score according to the IPAQ was 1809.38±1287.06 MET-min/week, corresponding to a moderate level of physical activity. Female residents had significantly lower physical activity levels compared to male residents (p<0.001). Physical activity levels were significantly higher among participants who consumed alcohol compared to those who did not (p=0.016). Residents working more than 40 hours per week had significantly higher physical activity levels than those working 40 hours or less per week (p=0.007). A very weak but statistically significant negative correlation was found between age and total IPAQ physical activity score (p=0.040). A very weak but statistically significant positive correlation was observed between weekly working hours and total IPAQ physical activity score (p=0.002). Significant differences were found in the JSS-Person-Job Fit subscale scores according to self-reported job satisfaction levels (p<0.001). When JSS-Desire for Professional Development scores were evaluated by specialty, the mean scores were 22.79±3.81 for family medicine residents, 24.50±4.29 for internal medicine residents, and 24.10±4.89 for surgical residents, with a statistically significant difference among specialties (p=0.016). Additionally, significant differences were observed in both JSS-Desire for Professional Development and JSS-Total scores according to self-reported job satisfaction levels (both p<0.001). A very weak but statistically significant positive correlation was found between total IPAQ physical activity score and both JSS-Person-Job Fit and JSS-Total scores (p=0.005 and p=0.001, respectively). Moreover, a weak but statistically significant positive correlation was observed between total IPAQ physical activity score and JSS-Desire for Professional Development score (p<0.001). Conclusion: The presence of a significant relationship between physical activity level and job satisfaction among resident physicians indicates that physical activity is an important lifestyle component supporting professional well-being. The stronger association between physical activity and the desire for professional development highlights the motivational and self-efficacy–enhancing effects of physical activity. Considering the intensive and stressful working conditions of resident physicians, individual and institutional initiatives that promote physical activity may contribute to increasing job satisfaction and maintaining overall well-being.
Benzer Tezler
- Aile hekimliği asistanlarında defansif tıp davranışları ile iletişim becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Investigation of the relationship between defensive medicine behaviors and communication skills in family medicine residents
SERVER NARİNOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Aile HekimliğiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. TUĞBA YILMAZ
- Acil servis asistanlarının nöbet öncesi ve sonrasıanksiyete düzeyinin oksidatif stres parametreleri ve stai ölçeği (durumluk ve sürekli kaygı ölçeği) ile değerlendirilmesi
Evaluation of anxiety levels of emergency room assistants before and after shift with oxidative stress parameters and state-trait anxiety inventory
DERYA MENEKŞE PARLAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Acil TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HAKAN OĞUZTÜRK
- Acil tıp asistanlarının uyguladığı wellness aktivitelerinin tükenmişlik düzeyine ve iş doyumuna etkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the effect of wellness activities used by emergency medicine assistants on the level of burnout and job satisfaction
ELİF KIZILKAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Acil TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HAVVA ŞAHİN KAVAKLI
- Asistan hekimlerin sağlıkta şiddet olayları karşısındaki tutumlarının, hasta ve hastalık yönetimi sürecindeki kararlarına olan etkisi
The effect of resident physicians' attitudes towards violence against healthcare workers on their decisions in the disease management process
KAAN EMRE BOZKURT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Aile HekimliğiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. İSMAİL KASIM
- Ankara ilindeki Aile Hekimliği uzmanlık öğrencilerinin otizm spektrum bozukluğu'na yönelik bilgi düzeylerinin değerlendirilmesi
Evaluation of the knowledge levels of family medicine speciality students in Ankara for autism spectrum disorder
NAGİHAN ÇELİK
Tıpta Uzmanlık
İngilizce
2022
Aile HekimliğiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
UZMAN İREP KARATAŞ ERAY