Geri Dön

Ortopedik onkolojide kullanılan lokal adjuvanların kemik üzerine etkisi; deneysel bir çalışma

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 1004851
  2. Yazar: CİHAN ÜNYILMAZ
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ MURAT EREM
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Onkoloji, Orthopedics and Traumatology, Oncology
  6. Anahtar Kelimeler: lokal adjuvan, kemik nekrozu, intraosseöz ödem, fenol, radyofrekans ablasyon, kriyoterapi, polimetilmetakrilat, elektrokoter, ortopedik onkoloji, local adjuvant, bone necrosis, intraosseous edema, phenol, radiofrequency ablation, cryotherapy, polymethyl methacrylate, electrocautery, orthopedic oncology
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Trakya Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Onkoloji ve Klinik Araştırma Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu deneysel çalışmanın amacı, ortopedik onkoloji pratiğinde sıkıca uygulanan fenol, radyofrekans ablasyon, sıcak su, elektrokoter, kriyoterapi ve polimetilmetakrilat gibi lokal adjuvanların sağlıklı kemik dokusu üzerindeki histopatolojik ve radyolojik etkilerini in vivo bir rat modeli kullanarak niceliksel olarak değerlendirmektir. Her biri sekiz rat içeren altı gruba ayrılan toplam 48 ratta, iliak kanat bölgesinde standart defektler oluşturulmuş ve ilgili adjuvanlar uygulanmıştır. Postoperatif 3. gününde hayvanlar sakrifiye edilerek nekroz derinlikleri histopatolojik olarak, ödem derinlikleri ise manyetik rezonans görüntüleme ile radyolojik olarak ölçülmüştür. Elde edilen bulgulara göre, fenol uygulanan grupta ortalama nekroz derinliğinin 3.38 mm ile en düşük olduğu ve istatistiksel olarak anlamlı şekilde diğer gruplardan ayrılırdığı; radyofrekans ablasyon (11 mm) ve sıcak su (10,5 mm) gruplarında bu değerlerin belirgin şekilde daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Benzer bir şekilde, ödem derinliği de fenol (5,01 mm) ve kriyoterapi (4,78 mm) gruplarında en düşük olduğu; radyofrekans ablasyon (8,33 mm) ve sıcak su (6,56 mm) uygulamalarını takiben daha yaygın intraosseöz inflamasyon gözlenmiştir. Elektrokoter ve polimetilmetakrilat grupları ise nekroz ve ödem derinlikleri açısından orta düzey etkiler göstermiştir. Nekroz ve ödem arasında zayıf pozitif bir korelasyon bulunmuş (r=0,21), ancak bu ilişki istatistiksel olarak anlamlı değildir (p>0,05). Bu durum, nekrozun ve inflamasyonun birbirinden bağımsız fizyopatolojik mekanizmalarla gelişebileceğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, bu çalışma lokal adjuvanların kemik dokusunda oluşturduğu biyolojik etkilerin sadece tümör kontrolü değil, sağlıklı doku korunumu açısından da dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini göstermiştir. Fenol en düşük histolojik ve radyolojik hasarı 54 gösteren adjuvan olarak öne çıkarken, radyofrekans ablasyon ve sıcak su gibi adjuvanlar daha agresif doku yanıtı oluşturmuştur. Klinik uygulamalar için bu bulgular, adjuvan seçiminin tümör eradikasyonu kadar, kemik dokusunun korunmasına da odaklanması gerektirdiğini vurgulamaktadır.

Özet (Çeviri)

The aim of this experimental study was to quantitatively evaluate the histopathological and radiological effects of commonly used local adjuvants in orthopedic oncology-including phenol, radiofrequency ablation, hot saline, electrocautery, cryotherapy, and polymethyl methacrylate on healthy bone tissue using an in vivo rat model. A total of 48 rats were divided into six groups of eight and standard bone defects were created in the iliac wings of each. Local adjuvants were applied to these cavities. On postoperative day 3, rats were sacrificed and necrosis depth was assessed histologically, while edema depth was evaluated radiologically via magnetic resonance imaging. Results showed that the phenol group had the lowest mean necrosis depth (3,38 mm), which was significantly less than in other groups, while radiofrequency ablation (11 mm) and hot saline (10,5 mm) produced the highest necrosis levels. Similarly, the lowest edema depths were observed in the phenol (5,01 mm) and cryotherapy (4,78 mm) groups, while the most pronounced intraosseous inflammation occurred in the radiofrequency ablation (8,33 mm) and hot saline (6,56 mm) groups. Electrocautery and polymethyl methacrylate produced intermediate effects in both necrosis and edema measurements. 56 There was a weak positive correlation between necrosis and edema (r=0,21), but it was not statistically significant (p>0,05). This indicates that necrosis and inflammation may develop through distinct pathophysiological mechanisms. In conclusion, the biological effects of local adjuvants on bone tissue should be evaluated not only for tumor control but also in terms of healthy tissue preservation. Phenol emerged as the most bone-conserving adjuvant with the lowest histological and radiological damage, while radiofrequency ablation and hot saline induced more aggressive tissue responses. These findings underscore the importance of considering both efficacy and tissue preservation when selecting adjuvants for clinical use.

Benzer Tezler

  1. Osteosarkomda in vivo ksenograft modelde lokal rekürrensi önleme

    Prevention of local recurrences of Osteosarcoma in xsenograft in vivo model

    NİHAT DEMİRHAN DEMİRKIRAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    OnkolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Temel Onkoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SAFİYE AKTAŞ

  2. Antineoplastik farmasötik eklenmiş kemik çimentosu bloklarının tümör hücre kültürü üzerine biyolojik etkileri, blokların mekanik analizi ve yüzey incelemelerinin değerlendirilmesi

    The biological effects of bone cement samples added with antineoplastic pharmaceuticals on tumor cell culture, mechanical analysis of bone cement samples and evaluation of surface observations

    HAKAN ÖZBEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Ortopedi ve Travmatolojiİstanbul Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İ. LEVENT ERALP

  3. Onkolojik rezeksiyon sonrası kemik defektlerinin desellülerize kemik skaffoldu ile desteklenmiş serbest fibula flebi ile onarımı

    Reconstruction of bone defects after oncological resection with free fibula flap supported with decellularized bone scaffold

    MEHMET FATİH ÇAMLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Plastik ve Rekonstrüktif CerrahiBezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi

    Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ NUH EVİN

  4. Osteoartrit progresyonunda kan ve diz eklem sıvısı mmp-13,tnf-alfa değerlerinin rolü ve diz fonksiyonları ile ilişkisi

    Başlık çevirisi yok

    KENAN ÖZLER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bakanlığı

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. B. ŞAFAK GÜNGÖR

  5. Alt ekstremite uzun kemiklerinin tümöral defektlerinde sıvı azotla geri kazanılmış kemik ve vaskülerize fibula (frozen hotdog) yönteminin kullanımı

    Use of liquid nitrogen–treated autograft combined with vascularized fibular graft (frozen hotdog technique) for tumoral defects of the lower extremity long bones

    BERKSU POLAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. OSMAN EMRE AYCAN