Geri Dön

Bir eğitim aile sağlığı merkezine başvuran hastalarda kanser taramalarına yönelik tutum ile aile hekimine güven arasındaki ilişki

The relationship between attitudes toward cancer screening and trust in family physicians among patients attending a training family health center

  1. Tez No: 1005207
  2. Yazar: ERTUĞRUL GİÇİ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. VELİTTİN SELÇUK ENGİN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Kanser Taramaları, Hasta-Hekim İlişkisi, KTYTÖ, AHGÖ, Cancer Screening, Physician–Patient Relationship, ASTCS, TFPS
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Kanser taramaları, henüz klinik belirti ortaya çıkmamış bireylerde hastalığın erken evrede saptanmasını amaçlayan sistematik uygulamalardır. Bu yaklaşımın temel amacı, kanseri semptomatik hale gelmeden önce yakalayarak tedavi başarısını artırmak ve kanser ilişkili mortaliteyi azaltmaktır. Hekim-hasta ilişkisi, temelinde güven bulunan ve karşılıklı beklentiler ile deneyimler üzerinden şekillenen bir etkileşim sürecidir. Güven; hastanın hekimin kendi yararını ön planda tutacağına, mesleki açıdan yeterli ve dürüst davranacağına, verdiği kararların tıbbi olarak doğru olduğuna ve paylaşılan bilgilerin gizliliğini koruyacağına inanmasıdır. Buradan yola çıkarak, çalışmamızın amacı Eğitim Aile Sağlığı Merkezi'ne başvuran 30–70 yaş arasındaki bireylerin demografik, sosyal ve tıbbi özelliklerini belirlemek; bu bireylerde kanser taramalarına yönelik tutum ile aile hekimine duyulan güven düzeyini değerlendirmek ve bu iki değişken arasındaki ilişkiyi incelemektir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, birinci basamak sağlık hizmetlerinde kanser taramalarına katılımın teşvik edilmesi ve hekim-hasta ilişkisinin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız tek merkezli,, tanımlayıcı, prospektif tipte bir anket çalışmasıdır. Bu kapsamda 15.12.2025 ile 16.02.2026 tarihleri arasında hastanemiz Başakşehir Emel Ağma Eğitim Aile Sağlığı Merkezi (EASM)'ne başvuran 30-70 yaş arasındaki hastalara araştırmacı tarafından hazırlanan bir anket formu uygulandı. Anket formunda sosyodemografik verileri içeren 13 soru soruldu, ayrıca kanser taramalarına yönelik tutumu belirlemek için 24 sorudan oluşan Kanser Taramalarına Yönelik Tutum Ölçeği (KTYTÖ) ile aile hekimine güven düzeyini belirlemek için 9 sorudan oluşan Aile Hekimine Güven Ölçeği (AHGÖ) kullanıldı. Verilerinin analizinde“IBM SPSS 27.0”programı kullanıldı. Çalışmada p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Araştırma için etik kurul onayı İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Bilimsel Araştırmalar Etik Kurulu'ndan 28.11.2025 tarihli E-80929729-000-296195545 sayılı yazı ile alındı. Bulgular: Çalışmayı 211 kişi tamamlamıştır. Katılımcıların yaşları 30 ile 70 arasında değişmektedir. Katılımcıların %63,0'ının (133 kişi) kadın, %37'sinin (78 kişi) erkektir. Katılımcıların aile hekimi tarafından kanser taramaları hakkında bilgilendirilme durumu sorgulandığında, katılımcıların %55,9'u (118 kişi) bilgilendirilmediğini belirtti. Benzer şekilde, katılımcıların %63,5'i (134 kişi) son 5 yıl içerisinde aile hekimi aracılığıyla herhangi bir kanser taraması yaptırmadığını belirtti. Katılımcıların KTYTÖ puan ortalaması 94,26 ± 18,16 olarak saptanmıştır, ortanca değer 98'dir. AHGÖ puan ortalaması ise 38,27 ± 7,34 olarak tespit edilmiştir, ortanca değer 38'dir. Çalışmamızda yaş ile kanser taramalarına yönelik tutum arasında negatif yönlü, zayıf düzeyde ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptandı. Katılımcıların eğitim düzeyi ve meslekleri ile KTYTÖ puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptandı. Üniversite mezunlarının puanları, okuryazar/ilkokul mezunlarına göre daha yüksek bulundu. Beyaz yaka çalışanların puanları, çalışmayan/emekli gruba göre daha yüksek bulundu. Son 5 yıl içinde tarama yaptırmış olan katılımcıların KTYTÖ puan ortalaması, yaptırmayanlara göre anlamlı düzeyde daha yüksek bulundu. Çalışmamızda, son 1 yılda aile hekimine hiç muayene olmayan grubun güven puanlarının;“2-3 kez”,“4-6 kez”ve“7 ve üzeri”muayene olan gruplara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha düşük olduğu saptandı. Kanser taramalarına yönelik tutum ile aile hekimine güven arasında ise pozitif yönlü ve istatistiksel olarak orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulundu. Sonuç: Kanser taramalarına yönelik tutum ile aile hekimine güven arasında, istatistiksel olarak orta düzeyde anlamlı bir korelasyon bulunmuştur. Bu ilişki dikkate alındığında, güveni artırıcı iletişim ve süreklilik odaklı uygulamaların tarama davranışını olumlu yönde etkileyebileceği varsayılabilir. Tutum niyeti ve güven davranışı olumlu yönde olsa da, katılımcıların önemli bir kısmının aile hekimi tarafından taramalar konusunda bilgilendirilmemiş olması ve son beş yılda tarama yaptırmamış olması dikkate alınmalıdır. Bu bulgular doğrultusunda, birinci basamakta kanser taramaları konusunda sistematik bilgilendirme ve taramaya teşvik uygulamalarının güçlendirilmesi önerilebilir. Bununla birlikte, çalışmanın kesitsel tasarımı nedensellik ilişkisi kurmaya izin vermediğinden, bu ilişkilerin yönünü ve uzun dönem etkilerini ortaya koymak için daha geniş örneklemli ve prospektif çalışmaların yapılması gerekmektedir.

Özet (Çeviri)

Aim: Cancer screening refers to systematic practices aimed at detecting disease at an early stage in individuals who have not yet developed clinical symptoms. The primary objective of this approach is to identify cancer before it becomes symptomatic, thereby improving treatment success and reducing cancer-related mortality. The physician–patient relationship is an interactive process grounded in trust and shaped by mutual expectations and experiences. Trust is defined as the patient's belief that the physician will prioritize their best interests, demonstrate professional competence and honesty, make medically sound decisions, and maintain the confidentiality of shared information. Based on this framework, the aim of our study is to determine the demographic, social, and medical characteristics of individuals aged 30–70 years who present to the Training Family Health Center; to assess their attitudes toward cancer screening and their level of trust in their family physician; and to examine the relationship between these two variables. In light of the findings, the study seeks to contribute to promoting participation in cancer screening within primary care settings and to strengthening the physician–patient relationship. Materials and Methods: Our study is a single-center, descriptive, prospective survey study. Within this scope, a questionnaire prepared by the researcher was administered to patients aged 30–70 years who presented to the Başakşehir Emel Agma Training Family Health Center of our hospital between December 15, 2025, and February 16, 2026. The questionnaire included 13 items assessing sociodemographic characteristics. In addition, the Attitude Scale Toward Cancer Screening (ASTCS), consisting of 24 items, was used to evaluate participants' attitudes toward cancer screening, and the Trust in Family Physician Scale (TFPS), consisting of 9 items, was used to assess their level of trust in their family physician. Data were analyzed using IBM SPSS Statistics version 27.0. A p-value of <0.05 was considered statistically significant. Ethical approval for the study was obtained from the Scientific Research Ethics Committee of Istanbul Kanuni Sultan Süleyman Training and Research Hospital with decision number E-80929729-000-296195545 dated November 28, 2025. Results: A total of 211 individuals completed the study. Participants' ages ranged from 30 to 70 years. Of the participants, 63.0% (n = 133) were female and 37.0% (n = 78) were male. When participants were asked whether they had been informed about cancer screening by their family physician, 55.9% (n = 118) reported that they had not received any information. Similarly, 63.5% (n = 134) stated that they had not undergone any cancer screening through their family physician within the past five years. The mean ASTCS score was 94.26 ± 18.16, with a median value of 98. The mean TFPS score was 38.27 ± 7.34, with a median value of 38. In our study, a weak, negative, and statistically significant correlation was identified between age and attitudes toward cancer screening. A statistically significant difference was found between participants' education level and occupation and their ASTCS scores. University graduates had higher scores compared to individuals who were literate/primary school graduates. White-collar employees had higher scores than those who were unemployed or retired. Additionally, participants who had undergone cancer screening within the past five years had significantly higher mean ASTCS scores than those who had not. Furthermore, trust scores were found to be significantly lower among participants who had not visited their family physician at all in the past year compared to those who had visited 2–3 times, 4–6 times, or 7 or more times. A positive, statistically significant, and moderate correlation was observed between attitudes toward cancer screening and trust in the family physician. Conclusion: A statistically significant, moderate correlation was identified between attitudes toward cancer screening and trust in the family physician. Considering this relationship, it may be assumed that communication strategies and continuity-focused practices aimed at enhancing trust could positively influence screening behaviors. Although attitudes, intentions, and trust-related behaviors appeared favorable, it should be noted that a substantial proportion of participants reported not having been informed about cancer screening by their family physician and not having undergone screening within the past five years. In light of these findings, strengthening systematic patient education and screening promotion practices in primary care settings may be recommended. However, given the cross-sectional design of the study, causal inferences cannot be established. Therefore, larger-scale and prospective studies are needed to clarify the direction of these associations and to determine their long-term effects.

Benzer Tezler

  1. Obezite merkezinde izlenen ve aile hekimliği polikliniğine başvuran obezitesi olan hastaların kanser tarama programlarına katılım durumunun karşılaştırılması

    Comparison of the participation status of patients with obesity to cancer screening programs followed in the obesity center and admitted to family medicine polyclinic

    SEZGİN TÜRKOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET ÖZEN

  2. Erişkin hastalarda sağlık okuryazarlığı düzeyinin birinci basamak sağlık hizmetlerini kullanımı üzerine etkisi

    The effect of health literacy level on the use of primary health services in adult patients

    ÖMER FARUK AKPINAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEÇİL ARICA

  3. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Acil Servisine başvuran kadın hasta popülasyonunda kadın ve üreme sağlığı farkındalığının belirlenmesi

    Determination of women's and reproductive health awareness in the female patient population applying to the Emergency Service of Akdeniz University Hospital

    RAMAZAN SARAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Kadın Hastalıkları ve DoğumAkdeniz Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖZLEM YİĞİT

  4. İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Bornova 27 no'lu Eğitim Aile Sağlığı Merkezine başvuran hastalarda periyodik sağlık muayenesi bilgi düzeyi, tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi

    The evaluation of level of knowledge, attitude and behavior of periodic health examination in patients who applicant to İzmir Tepecik Education and Research Hospital Bornova No 27 Education Family Health Center

    ŞEYMA CUNİER BABÜRŞAH

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HALUK MERGEN

  5. 50-70 yaş arası hastalarda kolorektal kanser farkındalığı

    Colorectal cancer awareness in patients between 50-70 years of age

    MUSTAFA OKTAY ELUMAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEÇİL GÜNHER ARICA

    DR. FEYZANUR ERDEM