Geri Dön

Meme kanserinde core needle biyopsi ve cerrahi rezeksiyon arasındaki HER2 low durumunun ilişkisi

Relationship of HER2-low status between core needle biopsy and surgical resection in breast cancer

  1. Tez No: 1005468
  2. Yazar: HATİCE KURT
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HAYRİYE ŞAHİNLİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Meme kanseri, Meme kanseri
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Etlik Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: İç Hastalıkları Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: HER2-low kavramının, özellikle DESTINY-Breast04 çalışmasının ardından klinik önem kazanması, meme kanserinde HER2 immünohistokimyasal değerlendirmesinin daha ayrıntılı yorumlanmasını gerekli hale getirmiştir. Bu çalışma ile bir antikor-ilaç konjugati olan Fam-trastuzumab deruxtecan'ın (T-DXd) HER2 Low hasta grubunda klinik fayda ve sağkalım avantajı gösterdiği kanıtlanmış olup bu hasta grubunda kullanım onayı almıştır. Tedavi kararlarını doğrudan etkileyebildiği için HER2 ekspresyon düzeyini güvenilir biçimde belirlemek amacıyla detaylı bir HER2 IHC skorlaması ve ASCO-CAP kılavuzlarına göre immünohistokimya (IHC) skoru 1+/2+ ve negatif in situ hibridizasyon (ISH) ile tanımlanan HER2 Low grubunun belirlenmesi gerekmektedir. ASCO-CAP kılavuzlarına göre, belirli özel durumlar dışında, kor biyopsi örneklerinde yapılan biyobelirteç analizlerinin cerrahi eksizyon materyalinde rutin olarak yeniden değerlendirilmesi genellikle önerilmemektedir. Çalışmamızın temel amacı, invaziv meme kanseri hastalarında Core Needle biyopsi ve cerrahi eksizyon örnekleri arasındaki HER2 Low düzeyinin uyumunu araştırmaktır. Ayrıca, mevcut kılavuzlar doğrultusunda biyobelirteç analizlerinin eksizyon materyalinde tekrar edilme gerekliliğinin klinik açıdan sorgulanması ve HER2 değerlendirmesindeki olası uyumsuzlukların ortaya konulması hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda Kasım 2022 ve Şubat 2025 tarihleri arasında Ankara Etlik Şehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji kliniğine başvuran meme kanseri tanılı hastalar retrospektif olarak tarandı (n=1655). Tarafımızca belirlenen dahil edilme kriterlerini karşılayan invaziv meme kanseri tanılı (n=490) hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların klinik ve patolojik verileri hastane bilgi yönetim sistemi ve hasta dosyalarından retrospektif olarak elde edildi. Tüm core biyopsilerde HER2 değerlendirmesi, 2018 ASCO/CAP kılavuzuna uygun olarak immünhistokimyasal boyama sonuçlarına göre yapıldı. HER2 skoru 0, 1+, 2+ ve 3+ olarak sınıflandırıldı. HER2 2+ olgularında gümüş in situ hibridizasyon (SISH) yöntemi kullanılarak HER2 amplifikasyonu değerlendirildi. Hastalar HER2-negatif (skor=0), HER2-low (skor=1+, skor=2+/ISH -) ve HER2-pozitif (skor=3+, skor=2+/ISH +) olmak üzere üçlü sınıflama sistemine göre analiz edildi. Core biyopside HER2 IHC 0, 1+ ve 2+ gelen tüm hastalar cerrahi eksizyonda HER2 IHC değerlendirilmesi yeniden yapıldı ve core biyopsi ile cerrahi eksizyon sonuçları uyumlu gelen hastalar belirlendi. Yaş, histolojik alt tip, TNM evresi, histolojik grade, lenfovasküler invazyon, moleküler alt tip, tümör lokalizasyonu, cerrahi türü, tümör boyutu, immünhistokimyasal parametreler (ER, PR, Ki-67, HER2) ve hemoglobin, lenfosit, trombosit, nötrofil sayısı, albümin, LDH Düzeyi gibi biyokimya değerleri kaydedildi. Moleküler alt tipler 2013 St. Gallen Konsensüsü'ne göre sınıflandırıldı. İstatistiksel analizler SPSS 25 programı kullanılarak gerçekleştirildi. Kategorik değişkenler frekans ve yüzde ile, sürekli değişkenler ortalama ± standart sapma ile ifade edildi. Gruplar arası karşılaştırmalarda ki-kare testi ve ANOVA kullanıldı. CNB ve SEB arasındaki HER2 uyumu Kappa analizi ile değerlendirildi. HER2-low ve HER2-pozitif durumunu etkileyen faktörler lojistik regresyon analizi ile incelendi. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edildi. Hastaların eşleştirilmiş CNB ve SEB örnekleri arasındaki özellikle HER2 Low durumuna dikkat ederek HER2 durumu uyumu, uyum oranı ve κ istatistikleri hesaplanarak değerlendirildi. Tek değişkenli ve çok değişkenli lojistik regresyon analizleri her iki test arasındaki uyumsuzlukla ilişkili olabilecek faktörleri araştırmak için kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen toplam 490 invaziv meme kanseri hastasının yaş ortalaması 58.88±11.87 yıl olup, hastaların %76.1'i 50 yaş ve üzerindeydi. Olguların büyük çoğunluğu unilateral tümör yerleşimine sahipti (%95.7). Hastaların %50.6'sı T2 evresinde, %63.7'si N0 nodal evredeydi. Histolojik grade dağılımında Grade 2 tümörler baskın olup (%56.9), olguların %69.2'sinde lenfovasküler invazyon saptanmadı. Moleküler alt tip açısından en sık görülen gruplar Luminal A (%45.9) ve Luminal B (%43.1) olarak belirlendi. CNB örneklerinde HER2 dağılımı %40.8 HER2-negatif, %51.2 HER2-low ve %8 HER2-pozitif olarak saptanırken; SEB örneklerinde bu oranlar sırasıyla %40.2, %50.4 ve %9.4 olarak bulundu. ER ve PR pozitifliği hem CNB hem de SEB örneklerinde yüksek oranda izlenirken, Ki-67 ≥%20 oranı SEB örneklerinde %51.8 olarak belirlendi. SEB HER2 gruplarına göre yapılan karşılaştırmada histolojik grade, cerrahi türü, ER, PR ve Ki-67 durumu açısından gruplar arasında anlamlı farklılık izlendi (p<0.05). HER2-pozitif tümörlerde Grade 3 histoloji, yüksek Ki-67 ekspresyonu ve hormon reseptör negatifliği daha sık gözlendi. CNB ve SEB arasındaki HER2 uyumu değerlendirildiğinde, üçlü sınıflama sistemine göre genel uyum oranı %64.6 olarak bulundu ve Kappa katsayısı 0.638 idi. Bu sonuç orta düzeyde uyumu göstermektedir. İkili sınıflamada ise genel uyum oranı %95.3 ve Kappa katsayısı 0.824 olarak saptandı; bu durum çok yüksek düzeyde uyuma işaret etmektedir. Tek değişkenli lojistik regresyon analizinde HER2-low durumuyla histolojik grade ve östrojen/progesteron reseptörü pozitifliği arasında anlamlı ilişki saptanırken, çok değişkenli analizde bağımsız anlamlı faktör belirlenmedi. Sonuç: Bu çalışmada eşleşmiş core needle biyopsi ve cerrahi eksizyon örnekleri arasındaki ikili HER2 sınıflamasında (HER2 negatif/pozitif) yüksek düzeyde uyum (%95.3, k:0.824) saptanırken, üçlü sınıflamada (HER2 negatif/low/pozitif) uyum oranının daha düşük (%64.6, k:0.638) olduğu görülmüştür. Uyumsuzluk en çok CNB HER2 0 vakalarında görüldü.; bu hastaların %30.4'ü sonrasında yapılan cerrahi rezeksiyonda çoğunlukla HER2 IHC 1+ olmak üzere HER2 low olarak yeniden sınıflandırıldı. Görülen bu HER2 uyumsuzluğunun; başta iğne biyopsisi ve eksizyon materyali arasındaki pre-analitik farklılıklar (fiksasyon süresi, doku iskemi zamanı ve örnekleme koşulları), intratümöral heterojeniteye bağlı değişken HER2 ekspresyonu, analitik süreçteki laboratuvarlar arası teknik farklılıklar ile antikor ve boyama protokolü değişkenlikleri ve özellikle HER2-low sınırında ortaya çıkan gözlemciler arası değerlendirme farklılıklarından kaynaklandığı düşünülmektedir. Ayrıca tümör biyolojisindeki zaman içinde ortaya çıkan HER2 ekspresyon değişiklikleri de bu uyumsuzluğa katkıda bulunabilmektedir. Sonuç olarak CNB'nin meme kanserinde HER2 Low durumunu belirlemede sınırlı tanısal değerinin olduğu ve özellikle core biyopsi HER2 negatif olan vakalarda cerrahi eksizyonda HER2 durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Aim: The clinical significance of the HER2-low concept, particularly following the DESTINY-Breast04 trial, has necessitated a more detailed interpretation of HER2 immunohistochemical assessment in breast cancer. This study demonstrated that Fam-trastuzumab deruxtecan (T-DXd), an antibody–drug conjugate, provides clinical benefit and a survival advantage in patients with HER2-low breast cancer, leading to its approval for use in this patient population. Because treatment decisions may be directly influenced by HER2 expression levels, reliable determination of HER2 status requires detailed HER2 immunohistochemical scoring and identification of the HER2-low subgroup, defined according to ASCO-CAP guidelines as immunohistochemistry (IHC) scores of 1+/2+ with negative in situ hybridization (ISH). According to the American Society of Clinical Oncology–College of American Pathologists (ASCO-CAP) guidelines, routine reassessment of biomarker analyses on surgical excision specimens is generally not recommended when these analyses have already been performed on core biopsy samples, except in certain specific circumstances. The primary aim of our study was to investigate the concordance of HER2-low status between core needle biopsy and surgical excision specimens in patients with invasive breast cancer. In addition, the study sought to evaluate the clinical necessity of repeating biomarker analyses on excision specimens in accordance with current guidelines and to identify potential discrepancies in HER2 assessment. Materials and Methods: In our study, patients diagnosed with breast cancer who were admitted to the Medical Oncology Clinic of Ankara Etlik City Hospital between November 2022 and February 2025 were retrospectively screened (n=1655). Patients with invasive breast cancer who met the predefined inclusion criteria (n=490) were included in the study. Clinical and pathological data were retrospectively obtained from the hospital information management system and patient medical records. HER2 assessment in all core biopsy specimens was performed according to the 2018 ASCO/CAP guidelines based on immunohistochemical staining results. HER2 status was classified as scores of 0, 1+, 2+, and 3+. In cases with a HER2 score of 2+, HER2 amplification was evaluated using silver in situ hybridization (SISH). Patients were analyzed using a three-tier classification system as HER2-negative (score = 0), HER2-low (score = 1+ or score = 2+/ISH−), and HER2-positive (score = 3+ or score = 2+/ISH+). All patients with HER2 IHC scores of 0, 1+, or 2+ on core biopsy underwent repeat HER2 IHC evaluation on surgical excision specimens, and concordance between core biopsy and surgical excision results was determined. Clinical and pathological variables including age, histological subtype, TNM stage, histological grade, lymphovascular invasion, molecular subtype, tumor localization, type of surgery, tumor size, immunohistochemical parameters (ER, PR, Ki-67, HER2), and biochemical parameters such as hemoglobin, lymphocyte, platelet, and neutrophil counts, as well as albumin and LDH levels, were recorded. Molecular subtypes were classified according to the 2013 St. Gallen International Breast Cancer Conference Consensus. Statistical analyses were performed using IBM SPSS Statistics version 25. Categorical variables were expressed as frequencies and percentages, while continuous variables were presented as mean ± standard deviation. Group comparisons were conducted using the chi-square test and ANOVA. Concordance of HER2 status between CNB and SEB was evaluated using Kappa analysis. Factors affecting HER2-low and HER2-positive status were examined using logistic regression analysis. A p-value of <0.05 was considered statistically significant. Concordance of HER2 status between paired CNB and SEB specimens, with particular emphasis on HER2-low status, was assessed by calculating concordance rates and κ statistics. Univariate and multivariate logistic regression analyses were performed to investigate factors potentially associated with discordance between the two testing methods. Results: A total of 490 patients with invasive breast cancer were included in the study, with a mean age of 58.88 ± 11.87 years; 76.1% of the patients were aged 50 years or older. The vast majority of cases exhibited unilateral tumor localization (95.7%). Regarding tumor stage, 50.6% of patients were classified as T2, and 63.7% were node-negative (N0). Grade 2 tumors were predominant in the histological grade distribution (56.9%), and lymphovascular invasion was absent in 69.2% of cases. In terms of molecular subtype, the most common groups were Luminal A (45.9%) and Luminal B (43.1%). In CNB specimens, the distribution of HER2 status was 40.8% HER2-negative, 51.2% HER2-low, and 8.0% HER2-positive, whereas in SEB specimens, these proportions were 40.2%, 50.4%, and 9.4%, respectively. Estrogen receptor (ER) and progesterone receptor (PR) positivity were observed at high rates in both CNB and SEB specimens, while a Ki-67 index ≥20% was identified in 51.8% of SEB specimens. Comparisons according to HER2 groups in SEB specimens demonstrated significant differences among groups with respect to histological grade, type of surgery, ER status, PR status, and Ki-67 expression (p<0.05). HER2-positive tumors were more frequently associated with Grade 3 histology, high Ki-67 expression, and hormone receptor negativity. When concordance between CNB and SEB HER2 status was evaluated, the overall agreement rate according to the three-tier classification system was 64.6%, with a Kappa coefficient of 0.638, indicating moderate agreement. In the binary classification system, the overall concordance rate was 95.3%, with a Kappa coefficient of 0.824, reflecting very high agreement. In univariate logistic regression analysis, histological grade and estrogen/progesterone receptor positivity were significantly associated with HER2-low status; however, no independent significant factor was identified in multivariate analysis. Conclusion: In this study, a high level of concordance was observed between paired core needle biopsy (CNB) and surgical excision biopsy (SEB) specimens in the binary HER2 classification system (HER2-negative/positive) (95.3%, κ = 0.824), whereas a lower concordance rate was identified in the three-tier classification system (HER2-negative/low/positive) (64.6%, κ = 0.638). Discordance was most frequently observed in CNB HER2 0 cases; 30.4% of these patients were subsequently reclassified as HER2-low following surgical resection, predominantly with a HER2 IHC score of 1+. The observed HER2 discordance is thought to result from several factors, including pre-analytical differences between core biopsy and excision specimens (such as fixation time, tissue ischemia interval, and sampling conditions), variable HER2 expression related to intratumoral heterogeneity, technical differences in analytical procedures across laboratories, variations in antibody selection and staining protocols, and interobserver variability, particularly in cases near the HER2-low threshold. In addition, temporal changes in tumor biology and HER2 expression may also contribute to this discordance. Overall, these findings suggest that CNB has limited diagnostic value in determining HER2-low status in breast cancer and indicate that HER2 reassessment on surgical excision specimens may be warranted, particularly in cases initially classified as HER2-negative on core biopsy.

Benzer Tezler

  1. Lokal ileri meme kanserli hastalarda neoadjuvan kemoterapi sonrası tümör-infiltre eden lenfosit (TIL) ve androjen reseptör (AR) ekspresyonlarındaki değişim ve rezidü tümör varlığı arasındaki ilişki

    The relationship between the change in the tumor-infilteringlymphocyte (tiltıl of residential tumor after neoadjuvanchemoteraphy in patients with local advanced breast cancer

    VEDAT BUĞRA EROL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    İç Hastalıklarıİstanbul Medipol Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET BİLİCİ

  2. İnvaziv meme karsinomlarında kor biyopsi ve eksizyon materyallerinin histolojik tip, histolojik grade, hormon reseptörleri ve HER2 ekspresyonu yönünden karşılaştırılması

    Comparison of core biopsy and excision specimens according to histologic TYPE, histologic grade, hormone receptor and HER 2 status in invasive breast carcinoma

    EMEL ONAYGİL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Patolojiİstanbul Üniversitesi

    Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞENNUR İLVAN

  3. US eşliğinde kesici iğne biyopsi sonucu fibroepitelyal lezyon olarak gelen meme lezyonlarının US bulgularının eksizyonel biyopsi sonuçlarıyla karşılaştırılması

    Comparison of US findings and excisional biopsy results of fibroepithelial lesions proven by US-guided core needle biopsy

    BAŞAK ERDEMLİ GÜRSEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Radyoloji ve Nükleer TıpUludağ Üniversitesi

    Dahili Tıp Bilimleri Bölümü

    PROF. DR. UĞUR TOPAL

  4. Meme tru-cut biyopsi öncesi hastalara bilgilendirme videosu izlettirmenin anksiyete üzerine etkisi

    The effect of viewing an informational video before a core needle biopsy on patients' anxiety

    KÜBRA KUZUCU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Genel CerrahiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SELMA PEKGÖR

    DOÇ. DR. ABDÜLHALİM SERDEN AY