Türk endüstri ilişkilerinde grev hakkı ve gelişimi
The right to strike and its development in Turkish industrial relations
- Tez No: 1005868
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MEHTAP DEMİR
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri, Labour Economics and Industrial Relations
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Kırklareli Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışma, Türkiye'de grev hakkının tarihsel gelişimini, hukuki dayanaklarını ve endüstri ilişkileri sistemi içindeki dönüşümünü çok yönlü biçimde incelemektedir. Grev hakkı, yalnızca işçi ile işveren arasındaki ekonomik uyuşmazlıkların çözümünde kullanılan bir araç değil, demokratik katılımın, toplumsal adaletin ve emek mücadelesinin önemli bir göstergesi olarak değerlendirilmiştir. Çalışma, grev hakkının zaman içinde geçirdiği değişimleri devlet politikaları, ekonomik yönelimler ve toplumsal dinamiklerle ilişkilendirerek açıklamaktadır. Sanayileşme süreciyle birlikte ortaya çıkan iş bırakma eylemleri, emek hareketlerinin örgütlü biçimde güç kazandığını göstermiştir. Türkiye'de de benzer şekilde gelişmiş, bu gelişme sonrası Cumhuriyetin ilk yıllarında çalışma ilişkileri devlet merkezli bir anlayışla düzenlenme ihtiyacı duyulmuştur. Grev hakkı 1936 tarihli İş Kanunu'yla sınırlı bir biçimde tanımlanmıştır. 1961 Anayasası, bu hakkı anayasal güvenceye alarak demokratikleşme sürecine katkı sağlamış, ancak 1980 sonrasında yürürlüğe giren düzenlemelerle grev hakkı tekrar daraltılmıştır. Bu durum, Türkiye'de grev hakkının tarih boyunca siyasal iktidarların yaklaşımına bağlı olarak genişleyen ve daralan bir karakter taşıdığını ortaya koymaktadır. Çalışmada grev hakkı, yalnızca ulusal bir düzenleme alanı değil, aynı zamanda uluslararası normlarla şekillenen bir insan hakkı olarak ele alınmıştır. Uluslararası Çalışma Örgütü'nün 87 ve 98 sayılı sözleşmeleri, Avrupa Sosyal Şartı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları bu hakkın temel dayanaklarını oluşturmaktadır. Türkiye, bu sözleşmelere taraf olarak uluslararası yükümlülük üstlenmiş olsa da kamu hizmetlerinde uygulanan kapsamlı grev yasakları ve yürütmenin geniş erteleme yetkileri, uluslararası standartlarla tam bir uyumun sağlanamadığını göstermektedir. Bu çalışmada, grev hakkının kullanımında karşılaşılan yasal ve yapısal engeller incelenmiştir. Sendikaların grev kararı alma süreçleri, devletin düzenleyici ve denetleyici rolü, kamu ve özel sektör arasındaki farklılıklar ile grev yasaklarının toplumsal etkileri değerlendirilmiştir. Bulgular, grev hakkının yalnızca yasal düzenlemelerle değil, ekonomik koşullar, sendikal örgütlenme düzeyi, işgücü piyasasındaki kırılganlıklar ve siyasal baskı ortamı gibi unsurlarla da yakından ilişkili olduğunu göstermektedir. Günümüzde dijitalleşme, otomasyon ve esnek çalışma biçimlerinin yaygınlaşması, grev hakkının uygulanma biçimlerini dönüştürmektedir. Yeni üretim modelleri, geleneksel sendikal yapıları zayıflatmakta, çalışanların kolektif eylem biçimlerini dijital ortamlara taşımaktadır. Bu gelişmeler, grev hakkının gelecekte yalnızca hukuki değil, teknolojik ve toplumsal değişimlerle birlikte yeniden tanımlanması gerektiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, demokratikleşme sürecinin, toplumsal barışın ve çalışma yaşamında eşitliğin temel göstergelerinden biri olarak değerlendirilen grev hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi için uluslararası normlara uyumlu yasal reformların yapılması, tüm çalışanların da bu haktan yararlanması ve sendikal yapının dijital çağın koşullarına uygun biçimde yeniden örgütlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Elde edilen sonuçlar, grev hakkının yalnızca bir hukuk meselesi değil, aynı zamanda demokratik kültürün, toplumsal bilincin ve adalet anlayışının yansıması olduğunu ortaya koymaktadır.
Özet (Çeviri)
This study examines the historical development, legal foundations, and transformation of the right to strike within the industrial relations system in Türkiye from a multidimensional perspective. The right to strike is evaluated not only as a tool used to resolve economic disputes between workers and employers, but also as an important indicator of democratic participation, social justice, and labor struggle. The study explains the changes in the right to strike over time by relating them to state policies, economic orientations, and social dynamics. Work stoppages that emerged with the process of industrialization demonstrated the increasing organizational strength of labor movements. A similar process occurred in Türkiye, and following this development, labor relations in the early years of the Republic were regulated within a state-centered framework. The right to strike was defined in a limited manner by the Labor Law of 1936. The Constitution of 1961 contributed to the democratization process by placing this right under constitutional protection; however, regulations enacted after 1980 narrowed the scope of the right to strike once again. This situation reveals that the right to strike in Türkiye has historically exhibited an expanding and contracting character depending on the approach of political authorities. In this study, the right to strike is addressed not only as a matter of national regulation but also as a human right shaped by international norms. The International Labour Organization's Conventions No. 87 and No. 98, the European Social Charter, and the decisions of the European Court of Human Rights constitute the fundamental basis of this right. Although Türkiye has undertaken international obligations by becoming a party to these conventions, comprehensive strike bans in public services and the broad postponement authority granted to the executive indicate that full compliance with international standards has not been achieved. This study also examines the legal and structural barriers encountered in the exercise of the right to strike. The processes through which trade unions make strike decisions, the regulatory and supervisory role of the state, differences between the public and private sectors, and the social impacts of strike bans are evaluated. The findings demonstrate that the exercise of the right to strike is closely related not only to legal regulations but also to economic conditions, the level of union organization, vulnerabilities in the labor market, and the political climate. Today, the widespread adoption of digitalization, automation, and flexible working arrangements is transforming the implementation of the right to strike. New production models weaken traditional trade union structures and shift collective forms of action into digital environments. These developments indicate that the right to strike must be redefined in the future not only in legal terms but also in accordance with technological and social transformations. In conclusion, this study emphasizes that in order for the right to strike—considered one of the fundamental indicators of democratization, social peace, and equality in working life—to be exercised effectively, legal reforms aligned with international norms must be implemented, all workers must be able to benefit from this right, and trade union structures must be reorganized in accordance with the conditions of the digital age. The results reveal that the right to strike is not merely a legal issue but also a reflection of democratic culture, social awareness, and the understanding of justice.
Benzer Tezler
- Toplu pazarlık sürecinde yetki tespiti ve karşılaşılan sorunlara yönelik bir yaklaşım
An Approach towards authority fixation and related problems in the process of collective bargaining
M. ERŞAN GÖRGÜN
Doktora
Türkçe
1996
Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileriDokuz Eylül ÜniversitesiPROF.DR. ADNAN GÜLERMAN
- Türkiye'de grev ertelemeleri ve Türk endüstri ilişkilerine etkileri
Başlık çevirisi yok
H. OKAN YILDIRIM
Doktora
Türkçe
2020
Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileriKocaeli ÜniversitesiÇalışma Ekonomisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ABDULKADİR ŞENKAL
- Türk Hukukunda grev hakkına ilişkin sınırlama ve yasaklar
Restrictions and bans on the right to strike in Turkish Law
BURCU EZER
- Sosyal politika açısından özel istihdam büroları: Meslek edinilmiş geçici iş ilişkisi
Private employment agencies in terms of social policy: Temporary agency work
YELİZ POLAT
Doktora
Türkçe
2021
Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileriİstanbul ÜniversitesiÇalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HALİL İBRAHİM SARIOĞLU
- Sanayi burjuvazisinin üst örgütü: Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu
Upper organization of the industrial bourgeoisie: Turkish Confederation of Employer Associations
MELTEM TEKEREK
Doktora
Türkçe
2017
Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileriAnkara ÜniversitesiAtatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HAKAN UZUN